Farkında mıyız? Türkiye’yi CHP/muhalefet değil Erdoğan/AKP yönetiyor!

Erdoğan/AKP’nin keyfi yerinde! Mutlak butlan kararıyla CHP yönetiminin fiilen ikiye bölünmesi, tarafların birbirlerine yönelik ağır suçlamaları ana muhalefet partisini kaçınılmaz bir parçalanmanın eşiğine sürükledi. Erdoğan/AKP’nin keyfinin nedeni bu gelişme. Nitekim Erdoğan CHP’deki bu tabloyu AKP dışında Türkiye’yi yönetecek bir başka güç olmadığının delaleti saymakta.

Gerçekten öyle mi? Gerçekten Erdoğan/AKP ülkeyi çok güzel bir şekilde yönetiyor mu? Kime göre, neye göre? Örneğin bizzat TÜİK verileri AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında asgari ücretin (184 TL) yoksulluk sınırına (310 TL) yakınsadığını (1,6 kat) gösteriyor. Türkçesi, 2002 yılında iki asgari ücret tutarı dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının üzerinde bir alım gücüne sahipti. Haziran 2026 itibarıyla asgari ücret 28 bin 75 lira. Türk-İş Haziran 2026 yılı verilerine göre yoksulluk sınırı 118 bin lira. Açlık sınırı dahi 36 bin lira. Kısacası 2002 alım gücü korunabiliyor olsa bugün asgari ücret 74 bin lira civarında olmalıydı. Tam Türkçe meali; Erdoğan/AKP yönetiminde çeyrek asırda dört asgari ücret dahi dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırına erişemez hale gelmiş. Bırakalım yoksulluk sınırını, asgari ücret dahi açlık sınırının neredeyse 10 bin lira gerisine düşmüş. Kısacası Erdoğan/AKP yönetiminde emekçi halk kaybetmiş, sermaye kazanmış. Ama CHP şöyle böyle imiş! Ama AKP aslan kaplanmış! CHP öyle olsa ne olur, böyle olsa ne olur? Erdoğan/AKP, CHP’ye bakıp keyiflenebilir. Yargı müdahalesiyle CHP’nin saf dışı kalması iktidar çevrelerinde kutlanabilir. İyi de bunun işçiye, emekçiye, 20 bin lirayla hayatta kalmaya çalışan emekliye, milyonlarca geleceksiz gence, sayısı 10 milyonu geçen işsizlere, traktörünün mazotunu dahi ödeyemeyen yüz binlerce çiftçiye, elindeki bulgurdan dahi olmuş milyonlarca yoksula faydası ne? Zararı ortada!

Ülkeyi CHP/muhalefet yönetiyor olsaydı

Eğer çeyrek asırdır ülkeyi Erdoğan/AKP değil de CHP ve benzeri partiler yönetiyor olsaydı, bu çok iyi haber olabilirdi. CHP’nin mutlak butlan kararıyla içine düştüğü tabloya hep birlikte zil takıp oynayabilirdik. İlk seçimlerde de CHP’ye oy vermez, çeyrek asırdır iktidar olmak için sıra bekleyen Erdoğan/AKP’ye oy verir, bütün ülkeye bir nefes aldırırdık. Ama 24 yıldır Türkiye’yi CHP yönetmiyor, Erdoğan/AKP yönetiyor! 28 bin liralık asgari ücretin de, 20 bin liralık emekli aylıklarının da, milyonların işsiz, yoksul, geleceksiz, umutsuz olmasının da nedeni CHP iktidarı değil Erdoğan/AKP iktidarı.

CHP’nin durumu ne olursa olsun bu, Erdoğan/AKP’yi haklı ve başarılı yapmıyor. Bu tabloya rağmen başdanışmana göre ülkenin Erdoğan’a ihtiyacı varmış. Bir dönem daha!!! Erdoğan/AKP’yi başdanışmanın, rejimin, bürokrasinin, sermaye gruplarının niye istediği, desteklediği anlaşılır. Erdoğan/AKP sayesinde hepsi güç ve iktidar sahibi oldular. Peki, alım gücü yerlerde sürünen, yoksulluğu katmerlenmiş bu ülkenin işçileri, emekçileri Erdoğan/AKP’yi neden desteklemeye devam etsin? Çalışan her iki kişiden biri asgari ücret ve civarında bir ücret alırken, emeklilerin yüzde 80’inin aylığı asgari ücreti dahi bulmazken başdanışman nasıl ve kimin ihtiyacından bahsediyor olabilir? CHP bugün kapansa, ülkedeki bütün muhalefet partileri kapılarına kilit vursa bu kendi başına Erdoğan/AKP’yi ne haklı ne başarılı ne de vazgeçilmez yapar. Yapmıyor da zaten. Başkalarının günahlarıyla vazgeçilmez olunmaz!

Sorun da, sorumlu da, çözüm de belli

Bu ülkenin insanları en az 10 yıldır iktidardan sürekli bahane, sabır ve sürekli geleceğe ertelenen vaatler dinliyor. Hiçbir gün bir önceki günden daha iyi olmuyor. Bizimkiler dizisinde sürekli camdan dışarıyı seyreden Cemil karakterinin “koş Sevim, kavga var” seslenişine nazire yaparcasına Erdoğan/AKP’nin dört bir yanı sarmış gazete ve televizyonlarında 7/24 sürekli “koş Türkiye, CHP’de kavga var” denmesinin hangi yaraya merhem olması bekleniyor? Bunun kime ne faydası var? Emekçi halkın “Allah başımızdan bu iktidarı eksik etmesin, gelen gideni aratır” demesi mi bekleniyor? Bu ülkenin sömürü ve eşitsizlik sorunu var. Bu ülkenin adalet ve özgürlük sorunu var. Bu ülkenin egemenlik ve bağımsızlık sorunu var. Bu ülkenin refah, güvenlik ve istikrar sorunu var. Peki, bütün bunların sorumlusu CHP ve muhalefet olabilir mi? Kimse kimseyi aldatmasın. Bu ülkeyi çeyrek asırdır kim yönetiyor ise, tüm kararları kim alıyor, tüm kaynakları/bütçeyi kim yönetiyor ise kuşkusuz tüm sorunların sorumlusu odur. Körlerin fili tarifine gerek yok…

Yorumlar kapalıdır.