18 Temmuz 1936’da, aynı yılın şubat ayında seçimle iktidara gelen sol partilerin oluşturduğu Halk Cephesi’ne karşı İspanyol ordusunun bir kısmı darbe girişiminde bulundu. Darbe girişiminin başlıca önderi Francisco Franco’ydu.
1936’dan altı yıl önce, 1923’te yaptığı darbe ile başa gelen askeri diktatör Rivera, 1929 ekonomik buhranının ardından 1930 yılında istifa ederek Fransa’ya gitmişti. Bu askeri diktatörlüğü desteklemiş olan Kral 13. Alfonso, 1931 yılında yapılan belediye seçimlerinde Madrid, Barselona gibi büyük şehirlerde işçi sınıfının cumhuriyetçilere destek vermesiyle aynı yıl ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Böylece ikinci İspanya Cumhuriyeti sosyalistlerin ve cumhuriyetçilerin katılımıyla kurulmuş oldu. Cumhuriyet kilise ve devlet işlerini ayırdı, kadınlara oy hakkı tanıdı, toprak reformu yaptı, orduyu küçülttü, Katalonya’ya özerlik verdi ve bunun üzerine toprak sahiplerinin, Katolik Kilisesinin, monarşistlerin ve ordunun düşmanlığını kazandı.
1930-1936 yılları arasında İspanya’da sınıf mücadelesi ivmelendi. 1933-1935 arasında Katolik muhafazakârların iktidarı ile önceki reformlar geri alınmaya başlandı; toprak reformu yavaşlatıldı, kiliseye ayrıcalıklar tanındı, solcu belediye yönetimleri görevden alındı ve grevlere karşı sert önlemler alındı. 1934 Ekim ayında sosyalist partiler genel grev çağrısında bulundu ve bu, Asturias bölgesindeki madenciler arasında hükümete karşı silahlı bir ayaklanmaya döndü. Kendi yerel yönetimlerini kuran devrimci işçiler ordu tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Bu dönemin ardından sol partiler sağın tekrar kazanmasını engellemek için ortak liste oluşturarak Halk Cephesi’ni kurdular.
Şubat 1936’da Halk Cephesi Mecliste çoğunluğu sağladı. Temmuz ayında ise darbe girişimi ile iç savaş başlamış oldu. Ordunun darbe girişimine karşı yine temmuz ayında ülke çapında işçiler silahlandı. Barselona’da anarşist ağırlıklı sendikal konfederasyon CNT altında örgütlenen işçiler ordu birliklerini yenerek şehrin kontrolünü ele geçirdi. Avrupa ve Amerika’dan proleter devrimciler cumhuriyetçi saflarında devrim için savaşmak üzere İspanya’ya akın etti.
Bu esnada farklı eğilimlerden Antistalinist komünistler 1935 yılında POUM’u kurdular. Stalinist bürokrasi aşamalı devrim stratejisi ve Halk Cephesi politikasıyla, burjuvazi ile siyasal cephe kurulmasını öneriyor, dolayısıyla kamulaştırmalara sıcak bakmıyordu. Troçkistler ise toplumsal devrim ile faşizme karşı savaşın bir arada yürütülmesi gerektiğini, zaferin ancak bu şekilde elde edilebileceğini savunuyordu. Bu tartışma 1937’de silahlı çatışmaya döndü ve hükümet Stalinist olmayan grupları bastırıp yasakladı. POUM’un lideri Andreu Nin, Sovyet gizli servisi tarafından kaçırılıp öldürüldü. Stalinist bürokrasinin Halk Cephesi politikası 1939’da Franco’nun zaferi ile hezimete uğradı. Bu ihanetin sonunda Franco 1975’teki ölümüne dek iktidarda kaldı.
