Filistin: Soykırım ateşkesle sürerken

Gazze Şeridi’nde Siyonist İsrail’in iki yılı aşkın zamandır sürdürdüğü ve çoğunluğu kadınlar ile çocuklar olmak üzere yaklaşık 71 bin kişinin ölümüne yol açan soykırım, 10 Ekim’de imzalanan ateşkese rağmen devam ediyor. Gazze hükümetine göre, bölgeye günlük olarak ulaşması gereken insani yardım tırlarının yalnızca 244’ü Gazze’ye giriş yapabiliyor. Oysa anlaşmaya göre her gün 600 tırın Şerit’e girmesi kararlaştırılmıştı.

Ayrıca Gazze Şeridi’nde kışın başlaması ve soykırım sonucunda çöken altyapının da etkisiyle, şiddetli soğuklar nedeniyle hipotermi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 13’e yükseldi. Gazze’de yaşanan selin ortaya çıkardığı görüntüler, insanların çadırlarda yaşamaya zorlandıkları koşulların ne denli ağır olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bunun yanında işgal ordusu ateşkesi en az 875 kez ihlal ederken, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana katledilen Gazzelilerin sayısı en az 411 olarak kaydedildi.

Korsan devlet İsrail, Gazze’de soykırımı sürdürürken hapishanelerde Filistinli mahkûmlara yönelik işkenceyi de devam ettiriyor. Geçtiğimiz ay Damon Hapishanesi’ndeki kadın mahkûmlar, sistematik saldırılara maruz kaldıklarını açıkladılar. Aynı şekilde Batı Şeria’da da yüzlerce ev işgal ordusu tarafından yıkıldı ve binlerce Filistinli yerinden edildi.

İsrail bölgede soykırımcı politikalarını sürdürürken, geçtiğimiz ay Birleşmiş Milletler’de alınan bir kararla emperyalizmin Gazze’yi yeniden sömürgeleştirmeyi hedeflediğini yine bu satırlarda ifade etmiştik. Alınan karar doğrultusunda Filistin direniş örgütlerinin silahsızlandırılması hedefinin nasıl hayata geçirileceği temel bir tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Buna karşılık Filistin direnişi, işgal sona ermeden silahlarını bırakmayacağını bir kez daha yineledi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu arabulucu ülkelerin, Filistin direnişine silah bırakması yönünde baskı uyguladığı biliniyor. Tüm bunlar yaşanırken işgal devletinin bakanı Katz, Gazze’deki işgali sürdüreceklerini ve ne Gazze’den ne de Suriye’den çekileceklerini açıkça dile getirdi. Bu tablo, Tek Adam rejiminin soykırımcı İsrail’e değil, Filistin direnişine baskı uygulamayı tercih ettiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Emperyalist devletler ve bölgedeki gerici rejimler, soykırıma rağmen İsrail’in ulaşamadığı hedefleri gerçekleştirmesi için çalışıyor. Buna karşılık Filistin halkının en büyük güvencesi, dünya halklarının dayanışması olmayı sürdürüyor. İtalya’da gerçekleşen genel grev, İngiltere’de açlık grevindeki tutsak Palestine Action üyeleri için düzenlenen eylemler ve yeniden hazırlıklara başlayacaklarını duyuran Küresel Sumud Filosu bu dayanışmanın somut örnekleri arasında yer alıyor. Tüm bu mücadeleler öncelikle ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi, işgal güçlerinin Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi ve Şerit’in yeniden inşası için gerekli seferberliklerin başlıca örnekleridir. Bizler de bu topraklarda Gazze için seferber olmalı ve “İsrail’e Tam Ambargo” talebini yükseltmeye devam etmeliyiz.

Yorumlar kapalıdır.