Milliyetçilik kisvesi altında sömürü ve yağma sınır tanımıyor!

Date:

Share post:

Kapitalist sistem altındaki Türkiye’nin milliyetçilik ve muhafazakârlık yalanı içinde, iktidarın ve yancılarının bu toprakları ve halkı nasıl sömürü düzeninde yok etmeye çalıştığını görüyoruz.

24 yıllık iktidarın acı tablosuna bakarken nereden başlayacağını bilemiyor insan. Kazdağları’na çöken Alamos Gold şirketinden mi başlasak? Evet, milliyetçilik bunu gerektirir, ormanları yabancı şirketlere talan ettirmezsen kimse sana milliyetçi demez…

Şimdilerde ise Alamos Gold, Kazdağları’ndaki hisselerini Nurol Holding’e bağlı Tümad Madencilik’e sattı. Kanadalı sömürgeci gitti, yandaş sömürgeci geldi. Eldorado Gold, SSR Mining (Anagold), Centerra Gold, Cengiz Holding… Bütün bu maden şirketlerinin yağmasıyla ülkemiz toprak egemenliğini iktidar eli ile kaybetmiştir. Toprağını ve ağacını korumaya çalışan halk ise hainlikle, bölücülükle suçlanmıştır. Satanlar milliyetçi, direnenler hain. Büyük bir ironi; sanki ütopya içinde yaşıyoruz.

İktidarın sarsılmaz hukuk bilgisi çerçevesinde hak ve adalet isteyen halk her zaman kinden daha fazla ayrımcılığa uğramakta, en küçük bir hak arayışına giren insanlara adaletin keskin kılıcı ile baskı kurulurken; taciz, tecavüz, yaralama, haneye tecavüz, dolandırıcılık gibi benzer suçlardan onlarca suç kaydı olan insan müsveddeleri dışarıda rahatça dolaşmaktadır. İktidarın ve yancılarının eliyle içinde bulunduğumuz topluma suçun cezasız kalacağını empoze etmeye çalışmaktalar.

Bizler emekçi halk olarak her türlü değerlerimizi korumak için sosyalizm çatısı altında toplanmalıyız. İçinde yaşadığımız bu ülke, toprak ve insan tümüyle yitip gitmektedir. Topraklarımız iktidarın eli ile şirketlere peşkeş çekilirken, insanımız her an ölüm tehdidi, hapis gibi tehditlerle abluka altındadır.

İzmir’den bir metal işçisi

Son Yazılarımız