26 Eylül 2006’da Antalya Serbest Bölge’de bulunan Novamed işçileri, 15 ay sürecek bir greve çıktı. Tarihimize kadın grevi olarak geçen Novamed Grevi 20. yılını doldururken hem kadın hem de emek hareketi açısından hâlâ önemli çıkarımlar barındırıyor.
Almanya merkezli, tıbbi malzeme üreten Novamed fabrikasının işçileri düşük ücretler, sağlıksız ve ağır çalışma koşulları, mola ve tuvalet kısıtlaması ve mobbing nedeniyle sendikalaşmaya karar vermişlerdi. İki yıl süren örgütlenme çalışması sonucunda Petrol-İş Sendikası işyerinde yetki aldı. İşverenin uzlaşmaması ve Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin tıkanması nedeniyle 26 Eylül’de grev başladı. Grevden önce işçileri sendikadan istifa etmeye zorlayan patron, grev kararından sonra da fabrikaya yeni işçi almak gibi grev kırıcılığı yöntemleriyle sendika düşmanlığını sürdürdü.
448 günün ardından grev kazanımla sonuçlandı. İşveren sendikayı tanımak zorunda kaldı, 3 yıllık TİS imzalandı ve ücretler artırıldı. Ancak kadın işçilerin özgül taleplerinin çoğu sözleşmede yer alamadı. Grevi başından beri takip eden ve örgütlenmesine katkı sunan Petrol-İş Kadın Dergisi toplu sözleşme sürecinin dışında bırakıldı. Sonraki süreçte, işverenin baskılarının devam etmesi ve fabrika içinde sendikal örgütlülüğün korunamaması nedeniyle 3 yılın sonunda sendikanın yetkisi düştü.
Neden kadın greviydi?
Novamed Grevi’nin bir kadın grevi olarak anılmasının sebebi greve çıkan işçilerin neredeyse tamamının kadın olması değil; kadın işçilerin kadın olmaktan kaynaklanan sorunlarına dair taleplerin grevde ön planda olmasıydı. Kadın işçilerin erkek yöneticiler tarafından aşağılanmaları, iş saatleri dışında birbirleriyle görüşmelerinin yasaklanması, evlenirken işyerinden izin almalarının gerekmesi, hamilelik için sıraya sokulmaları gibi uygulamalar söz konusuydu. Kadınlar, grev boyunca bu patriyarkal kapitalist baskıyı gözler önüne serdiler.
Ayrıca hem grevci işçiler arasında hem de kadın hareketi ile işçiler arasında kadın dayanışması da örülmüştü. Grev başladıktan yaklaşık 1 yıl sonra İstanbul’da feministlerin çağrısıyla Novamed Greviyle Dayanışma Kadın Platformu kuruldu. İstanbul’la sınırlı kalmayan platform başka şehirlerden de kadın örgütleri, sendika şubeleri, siyasi partiler ve STK’lar gibi bileşenlerden oluşuyordu. İlk eylemini 15 Eylül 2007’de şirketin Maslak’taki Türkiye temsilciğinin önünde yapan platform, kampanyalar ve eylemler yoluyla kadın işçilerin mücadelesini ve taleplerini görünür kıldı, grevi destekledi ve grevin kazanılmasında önemli bir rol oynadı.
Novamed Grevi; kadın hareketi ve emek hareketi arasında bağ kurmanın, hem sınıf hem de kadın dayanışmasının mümkün olduğunu gösteren bir deneyimdi. Aradan geçen 20 yıl sonra sadece kapitalizme ve patriyarkaya değil, aynı zamanda sendika bürokrasisine ve erkek egemen sendikal yapılara karşı mücadele ihtiyacı geçerliliğini koruyor. Bahsi geçen bağın ve örgütlülüğün önemi de işte burada yatıyor.
