İşçiler örgütlenme yolunda önlerine konulan engelleri aşmaya çalışıyor. İşverenler ise örgütlenmiş işçilerden, onlarla pazarlık masasına oturmaktan kaçmaya devam ediyor.
Ankara Polatlı’da 3 Ağustos’tan bu yana devam eden Panelsan direnişinde işçiler üstlerine tır sürüldüğünü, alanın araçlarla kapatılmaya çalışıldığını dile getirdi. Tüm bunlara rağmen direniş, Birleşik Metal-İş’in yetki kazanmasından sonra işten atılan iki işçinin işe iadesi talebiyle sürüyor.
Aynı manzara Çorlu’da BBCA Storex önündeki direnişte de görülüyor. 20 Temmuz’da Birleşik Metal-İş’in yetki kazanmasından sonra işten atılan 14 işçinin işe iadesi için işçiler direnişe başladı. İşverenin baskı ve hakaretlerinin onları sendikada örgütlenmeye ittiğini belirten işçiler anayasal haklarına saygı duyulmasını istiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası önünde işlerine geri dönmek için aylardır direnen Ağaç A.Ş. işçileri, direnişlerinin 104. gününde açlık grevine başvurmak zorunda kaldı. Haksız gerekçelerle işten çıkarılan işçiler muhatap bulamıyor ve yetkililer tarafından oyalanıyor, belediye bürokrasisi içindeki farklı grupların güç mücadelesine kurban gittiklerini söylüyorlar. İBB yetkililerinin görüşme masasına oturması nedeniyle 117 gün sonra eylemlerine ara veren Ağaç A.Ş işçileri, görüşmede talepleri karşılanmadığı için direnişe devam ediyor.
Bodrum’da Xuma Beach’te OTİS üyesi işçiler 22 Ağustos günü iş durdurdu, işverense işçileri polise ihbar etti. Polis zoruyla direnişi durdurulmaya çalışılan ve işyerinden uzaklaştırılan işçiler mesai ücretlerine, mola haklarına ve hatta bahşişlerine el konulmasından şikâyetçi. İşletme sahibi bazen 18 saate varan çalışma bekleyip istendiğinde maaş bordrosunu vermezken ekipmanların dahi yetersiz olduğunu belirten işçiler, işin bu sebeple aksadığı durumlarda hem fiziksel hem duygusal olarak yorulduklarının altını çiziyor.
Benzer şikâyetlere sahip işçileri her sektörde görmek mümkün. Patronların da “şikâyeti” aslında tek. İşletmelerin büyüğünde de küçüğünde de en büyük korkularının örgütlü bir işçi sınıfı olduğunu, bunu engellemek için ellerindeki her kozu kullanarak kanıtlıyorlar. İşçilerin haklarını istemeye çoğu zaman önce örgütlenme hakkıyla başlaması bu yüzden.
