Deveyi hamuduyla götürmek

102

Açlığımız, yoksulluğumuz üzerine tevekkül mü edeceğiz? Kader deyip döktüğümüz alın terini yok mu sayacağız? Başımıza ne gelse alın yazısı mı diyeceğiz? Ruhi Su’nun o güzel sesiyle, bize reva görülen bu hayat üzerine söylediklerini anımsayalım; “Alın yazısı değil bu yaşadıklarımız, el yazısı, el yazısı…”

Hatırlamak çok önemli, neler olduğunu anlamak için… Dünya zenginlerinin listesini yayınlayan Forbes diye bir dergi var. Her yıl dünyanın en zengin 1000 kişisini açıklıyor. Listeye girmek için servetinizin en az 1 milyar dolar olması gerekli. 2008 yılında 2007 listesi açıklandı. Bir farkla, liste 1000 değil 1125 kişilikti! Dünya milyarderlerinin sayısı artmıştı… Aynı şekilde dünyada açlık çekenlerin sayısı da! Son 30 yıl içinde dünyada açlık iki kat arttı, bir milyar oldu… Bir yanda bir avuç milyarder, bir yanda milyarlarca aç… İşte bu el yazısı!

Acaba bu milyarderler listesine Türkiye’den giren var mı? Evet var! Üstelik tam 35 kişi. Bunların 13’ü listeye yeni girmiş. İsimleri merak mı ettiniz? Meraka gerek yok, hepsi tanıdık, her gün gazete ve tv’lerde “kendimiz için bir şey istiyorsak namerdiz!” diyen memleket âşıkları… Ortak özellikleri, milyarderlik dışında, TÜSİAD üyesi olmaları… Bu arada Türkiye’de 5,5 milyon işsiz, 400 bin aç, 20 milyon yoksul varmış… Üstelik asgari ücret açlık sınırın yüzde 50 altındaymış, ne gam… İşte bu el yazısı!

Unutmadan, Türkiye’nin yeni nüfusu açıklandı. Başbakan Erdoğan sevinmiştir, neredeyse 72 milyona gelmişiz! Hatırlarsınız kendisi çoğalmaya meraklı… Bu arada sadece nüfus değil, kişi başına düşen milli gelir de artmış. İnanırsanız 11 bin doların üzerine çıkmış… Artan bir başka şey de Halk Ekmek satışları! 2008 yılı satışları bir önceki yıla göre yüzde 33 artmış.

Malumunuz Halk Ekmek, adı üstünde, halk için ucuz ekmek anlamına geliyor. Anlayacağınız emekçi halk olarak karnımızı ekmekle doyuruyor ve ekmeğin de en ucuzuna yöneliyoruz! Bu arada Türkiye’de günde 123 milyon, yılda 44 milyar ekmek üretiliyormuş. AB ülkelerinde bir kişi yılda ortalama 50 kilo ekmek yerken biz Türkiye’de 125 kilo ekmeği götürüyormuşuz… Yılda 11 bin doların üzerinde geliri olan insan neden bu kadar ekmek yer, harcadığı enerjinin yüzde 56’sını neden ekmekten alır, işte bunu bilmiyorum!

Geldiğimiz son nokta: Bu kriz de nereden çıktı? Hakikaten, ne güzel her şey yolunda gidiyordu, di mi! Neyse, Allahtan TÜSİAD’ımız, AKP hükümetimiz ve en geç üç vakte kadar kriz mriz kalmayacak diyen ekonomi doktorlarımız var. Gerçi düne kadar; taş gibiyiz, efsunluyuz, tecrübeliyiz, bize bir şey olmaz, teğet geçer diyorlardı ama neyse…

Neyse diyeceğim ama şimdi de diyorlar ki, bu krize açgözlülük yol açtı… Yani; açgözlülüğe son, şimdi fedakârlık ve tasarruf zamanı, eski alışkanlıkları terk ediyoruz… İyi de kardeşim Forbes’un milyarderler listesine giren ben değilim ki, sensin! Benim açgözlülüğüm yılda 125 kilo yerine 140 kilo ekmek yemek olabilir ancak; o da param yeterse…

Hay Allah, yoksa senin fedakârlık ve tasarruf dediğin; işten atılmam, ücretimin düşmesi, işsizlik fonumdaki paramın sana verilmesi mi? Onu baştan söyleseydin ya! “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır…”

Yorumlar kapalıdır.