Okmeydanı Hastanesi işçileri direniyor!

88

SSK Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin taşeron sağlık işçileri, işten çıkarıldıklarını öğrendikleri 2 Ekim’den bu yana işe geri alım ve işten çıkarılmaların durdurulması talebiyle hastane önündeki direnişlerini sürdürüyorlar. Ancak işçilerin mücadelesi bunun da öncesine uzanıyor.

2,5 ay boyunca ücretlerini alamayan işçiler, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikasında (Dev Sağlık-İş) örgütlenmelerinin ardından, sendikanın desteği ile yaptıkları eylem sonucunda gecikmiş ücretlerini hastaneden toplu olarak alıyorlar. Fakat bu başarı kısa zamanda onların işten çıkarılmalarının gizli gerekçesi haline geliyor…

Direnişlerinin 18. gününde ziyaret ettiğimiz işçiler, 2 Ekim günü işten çıkarıldıklarını telefonlarına gelen mesajla öğrendiklerini aktarıyor. Aralarında raporlu olan bir işçi ise raporunu uzatmak için hastaneye geldiğinde öğreniyor yeni durumunu. Gerekçe sorduklarında ise bir muhatap bile bulamıyorlar karşılarında. En sonunda, “Yeni taşeron şirket sizle çalışmak istemiyor” cevabını alıyorlar.

Sendikalı oldukları için çıkarıldılar

Çoğu 4-6 yıldır bu işyerinde çalışan işçiler, “Bize gerekçe gösterilmese de, sendikalı olduğumuz için işten çıkarıldığımızı biliyoruz” diyorlar. Ve ekliyorlar, “eğer biz direnişe geçmeseydik, işten çıkarılmaların arkası gelecekti. İçeride sendikalı iki yüze yakın işçi şuan bu tehdit altında”. Tam da bu yüzden direnişlerinin sadece bir işe geri alım mücadelesinin çok ötesinde olduğunun farkındalar. Bu direnişin, kendileri kadar içerde çalışan arkadaşlarının ve başka hastanelerde kendi mağduriyetlerini paylaşan sınıfdaşlarının durumu için de çok belirleyici olduğunun bilincindeler.

“Sağlıkta taşeronlaştırma büyük tehdit”

18 Ekim günü “Sağlıkta Masal Bitti!” mitingine de katılmış olan işçiler, AKP’nin sağlıkta dönüşüm programının büyük tehdit yarattığını; Kendi durumlarının da bu dönüşümün önemli bir ayağı olan taşeron sistemden kaynaklı olduğunu vurguluyorlar ve “İnsan ihale ile çalıştırılamaz” diyorlar. Hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların, bu taşeronlaştırmanın bir sonucu olarak mağdur edildiğini belirtiyorlar. “Bizi köle gibi görüyorlar, istedikleri her işi yaptırmaya zorluyorlar; öyle ki temizlik yapan bir işçiye ardından gidip hastayla ilgilenmesi bile söyleniyor ya da acildeki bir hastabakıcıya artık çöpleri de alacaksın denebiliyor; bu en başta hastalar için büyük tehdit.”

“Direne direne kazanacağız!”

Böylece hastanenin içyüzünü de açığa çıkarmaya çalışan SSK Okmeydanı Hastanesi’nde direnişi sürdüren 17 işçi bir yandan işe geri alım ve tazminat davalarının sonuçlanmasını beklerken bir yandan da hafta içi her gün 07.00’da 12:00’da ve 15:00’da gerçekleştirdikleri basın açıklamaları ile haklı taleplerini “Ekmek yoksa Adalet yoksa Barış da yok” diyerek dile getiriyorlar.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasından (SES) da büyük destek gördüklerini belirten işçiler, diğer sendikalarla ve süre giden diğer direnişlerle dayanışmanın öneminin bilinciyle 25 Kasım’a hazırlanıyorlar.

Yazan: İC – Haber (21 Ekim 2009)

Yorumlar kapalıdır.