Patrona ve müdüre değil işçi kardeşine güven!

171

Yazının başlığına bakınca, “bu zamanda kardeş kardeşe güvenmez, ben yanımda çalışan yabancıya nasıl güvenirim?” diyebilirsiniz. Ama gerçekten de biz işçiler birbirimize güvenmek zorundayız. Hele ki krizden dolayı işsizliğin yükseldiği bu günlerde birlikte mücadele etmeliyiz, yoksa kaybeden hep bizler oluruz.

Hatırlarsanız 28 Mayıs’ta 150 kişilik bir tekstil atölyesinde yaşananlarla ilgili bir haber yazmıştım, arkadaşlarımız gerçekten birbirilerine güvenselerdi ve birlikte mücadele etselerdi patrondan bütün paralarını almış olurlardı. Ancak öyle yapmadılar ve bugün (20 Ekim) bu arkadaşlarımız paralarını halen alamadılar. O tekstil atölyesi ise hâlâ üretime devam ediyor, yine yaklaşık 150 kişi çalıştırıyor, çalışan işçi kardeşlerimizden çoğu kayıt dışı çalışıyor ve paralarını düzenli alamıyorlar.

Bu işçi kardeşlerimi ziyaret ettiğim günü hatırlıyorum da patronun ettiği yeminler aklıma geliyor; müdürlerinin ona nasıl sahip çıktığını düşünüyorum ve biz işçilerin tek dostu yine biz işçileriz diyorum tekrar. Biz işçiler, kardeş olduğumuzu bilmeli ve birbirimize güvenip sahip çıkmalıyız.

20 Temmuz 2009 tarihinde Tekirdağ-Çerkezköy’de üretim yapan Profilo-telra’da çalışan işçi kardeşimle yaptığımız röportajı hatırlarsınız. O gün yaklaşık 500 işçi kardeşimiz tazminatlarını alamadıkları için Mecidiyeköy’deki Profilo alışveriş merkezinde eylem yapmışlardı. O zaman Profilo yetkililerinin yaptığı açıklama; “Paramız yok, ama bayramdan sonra ödemeleri yapacağız.” idi. Bayram geçti, hâlâ ödeme yapılmadı. Gerçi bayram demişlerdi hangi bayram olduğunu söylememişlerdi, belki de kurban bayramı ya da başka bayram olabilir…

Sonuç olarak ödemeler hâlâ yapılmadı ve aradan 2,5 ay geçti. Röportajı yaptığım işçi kardeşimin en son bana söylediği cümle aklıma geliyor şimdi. “Biz yaklaşık 500 kişiydik azdık, sayımız daha çok olsaydı o zaman sesimizi daha iyi duyururduk”, demişti “Biz işçiler her yerde birleşmek zorundayız” diyordu işçi kardeşlerim.

Birbirimize destek çıkmak zorundayız. Hangi işyerinde veya fabrikada kazanım varsa bu kazanım biz bütün işçilere yansıdığı gibi kayıplar da bize yansıyacaktır. Biz işçiler bunu görmek zorundayız ve birlikte mücadele etmenin yolunu bulmak için mücadelelerimizi birleştirmeliyiz.

Yazan: Ali Büyükdere (20 Ekim 2009)

Yorumlar kapalıdır.