Irkçılığa hayır, sınıf kardeşliğine evet!

15

Merhaba arkadaşlar; Geçen akşam işten dönmüştüm. Yemeğimi ve çayımı içtikten sonra çekyata uzanıp ülkemizde ne var ne yok diye haberleri izlemeye başladım. Dikkatimi bir haber çekti. Haberde Fransa’daki uyum yasası ve Türklere yapılan baskılardan bahsediliyordu. Bir okulda bir öğrenci Ermeni Soykırımı’nı kabul etmediği için okulda gördüğü baskılardan bahsediyordu. Ayrıca Türkçeye yapılan kısıtlamalardan söz ediliyordu.

Bir an kendimi kaptırmışım haberin akışına. ‘Yakınımda herhangi bir Fransız vatandaşı varsa biz de onlara aynısını yapalım.’ diye düşünüyordum ki, birden kendimi silkeledim. Bana ne oluyor? Haberler o kadar ırkçı bir şekilde anlatılıyordu ki insanın kendini kaptırmaması imkânsızdı. Çünkü görsel ve yazılı basın, dünyada ve ülkemizde işçi ve yoksul kesimi birbirine düşürmek ve bizlerin bedenine milliyetçi zehri boşaltmak için kapitalistlerin başvurduğu en büyük silahlardan biri.

Bizler birbirimize düştükçe gerçeklerden uzaklaşıp, kendi gerçeğimizi unutup burjuvalara hizmet etmeye başlıyoruz. Bu tür olaylar sadece Fransa’da olmuyor. Bu tür olaylar bizim ülkemizde de oluyor. Hatta daha ırkçı bir şekilde oluyor. Bizim ülkemizde Aydın’a bağlı Kardeş köyünde konserden dönen Kürtlere muhtar ve köylüler tarafından saldırıldı. Çanakkale’ye bağlı Biga ilçesinde bir çalgıcı nişan töreninde Kürtçe müzik çaldığı gerekçesiyle MHP’li faşistler tarafından taşlı sopalı saldırıya uğradı. “Kahrolsun PKK!”, “Kürtlere ölüm!” diye slogan atanlar Adapazarı’nda Ahmet Kaya tişörtü giydiği ve Özgür Gündem okuduğu için üç genci linç etmek istedi.

Bunun gibi bir sürü saldırıların Kürt halkına yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bu tür haberler görmezden geliniyor. Ama bizler artık uyanmak zorundayız. Tepemizdeki kapitalistler ve onların hizmetçisi siyasetçiler bize kardeşliği getiremezler. Biz işçiler kardeş olduğumuzu hatırlamak zorundayız. Çünkü çıkarlarımız bir. Bizler birbirimizin hakkını koruyup savunmadıkça kaybeden yine biz işçiler oluruz. Bunu hiçbir zaman unutmamalıyız; bir Kürt bir Türk’ün hakkını savunmuyorsa veya bir Türk bir Kürdün hakkını savunamıyorsa ‘kardeşlik’ kelimesini kullanmak ne kadar doğru olur, bilemiyorum. Böylesi kardeşlik olsa olsa Recep Tayip Erdoğan’ın önümüze getirmek istediği ‘patronlara köle kardeşliği’ olur.

Yazan: Ali Büyükdere, 19 Kasım 2009

Yorumlar kapalıdır.