Ahmet Şık ve Nedim Şener tutuklandı

168

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, “2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde olmayı, işsizliği düşürmeyi, kişi başına milli geliri 25 bin dolara çıkarmayı” hedeflediklerini belirtmiş. Ayrıca araştırma sonuçlarının Haziran 2011 seçimlerinde AK Parti’nin yüzde 50 oy alabileceğini gösterdiğini ifade etmiş. Seçim ortamının en önemli gündeminin ise Anayasa olacağını söylemiş. Ve bu yeni anayasa sivil bir anayasa olacaktır, demiş. Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklandığı bir süreçte Atalay’ın yaptığı bu açıklamalar traji-komik bir manzara oluşturuyor.

Öyle ya, muhtemelen Atalay yeni ve sivil bir anayasa derken; 12 Eylül gibi bir askeri darbe anayasası olmayacağını, vesayet içermeyeceğini, ayrımcılığa karşı, hak ve özgürlükleri teminat altına alan bir anayasadan bahsediyor olsa gerekir. Çünkü aksi durumda söylenenin ve yapılanın bir kıymeti harbiyesi olmayacağı açıktır. Unutmadan, hükümetin yüzde 58 oyla kabul edilen kısmi anasaya değişiklik paketiyle artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylemesinin üzerinden de altı ay bile geçmedi. Gelin görün ki iktidarda sekiz yılını geride bırakan Adalet ve Kalkınma Parti’sinin yönetimi altındaki uygulamalar fazlasıyla tersine örnekler içermekte. Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan Ahmet Şık ve Nedim Şener örneğinde olduğu gibi…

İşiçleri Bakanı Atalay bu konu kendisine sorulduğunda soruşturmayı yürüten savcılığın açıklamasını tekrarlamış: “Yapılan işlem basın suçuyla ilgili değil. Kişiler basın mensubu ama yapılan işlem tamamen yasa dışı bir organize suç örgütüyle irtibatlıdır.” Tam bu noktada bizzat Cumhurbaşkanı Gül’ün son tutuklamaların ardından kaygı duyduğunu ifade ettiğini hatırlayalım. Bu kaygıyı hükümetin politikalarını benimseyen birçok gazeteci-yazarın dahi paylaştığını belirtelim.

Tabii ki tutuklama talebini yapan savcılık makamının aynı görüşte olmadığını, açıklamasından da anlıyoruz. Ama ilginç olan Amet Şık’ın avukatı Akın Atalay’ın, gözaltı sürecinde savcı Öz’ün kendisine, “Ben bu son gözaltı ve aramalarda kaç kişi ile ve kimlerle ilgili yakalama ve arama istenildiğini bilmiyorum. Ahmet Bey’in de ismi var mı yok mu dikkat etmedim, biliyorsunuz emniyet bizden talep ediyor, biz de imzalayarak mahkemeye havale ediyoruz” dediğini aktarması. Neler oluyor?

Hatırlanacağı üzere Ergenekon soruşturması yaklaşık dört yıl önce 12 Haziran 2007’de Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde bir gecekonduda el bombaları, TNT kalıpları ve fünyelerin ele geçirilmesiyle başlamıştı. Burada ele geçen el bombalarının Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanmasında da kullanıldığının anlaşılmasıyla dava derinleşmişti. Gerçekleşen tutuklamalar hükümete karşı darbe hazırlıkları yaptığı iddia olunan ve Ergenekon adıyla anılan bir yapıyı açığa çıkarmıştı. Sonradan Danıştay saldırısının da bu kapsam içinde olduğu ifade edildi. Soruşturma kapsamında bugüne dek 300 civarında insan gözaltına alındı. Ahmet Şık ve Nedim Şener son halka oldu.

Sorun da burada! Ahmet Şık ve Nedim Şener, eğer ortada bir Ergenekon terör örgütü varsa onun açığa çıkarılmasına yaptıkları haber ve yazdıkları kitaplarla en fazla katkıda bulunanların başında geliyorlar. Dolayısıyla bu iki gazetecinin Ergenekoncu olarak tutuklanması izahı zor bir durum yaratıyor. Gerçekten, “dava bahane, amaç istenmeyen sesleri susturmak” mı?

Ahmet Şık’ın, “Hazırladığım kitap son 20-25 yılda emniyet teşkilatı içinde cemaat örgütlenmesi sürecini anlatıyor. Yazılanlardan anladığım kadarıyla kitabımın bir kopyası birilerinin eline geçmiş ve orada yazılanlar belli ki birilerini fazlasıyla rahatsız etmiş. Bu nedenle beni Oda TV vasıtasıyla ‘Ergenekon örgütü’yle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Böylece ‘birilerinin’ bana bu kitabı yazdırdığı iddiası dillendirilerek kitabın tarafsızlığı ve objektifliği gölgelenmeye, itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.” açıklaması bu açıdan çok önemli.

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in bir an önce serbest bırakılmasını, ifade ve örgütlenme üzerindeki tüm baskı ve engellerin kaldırılmasını, Ergenekon soruşturmasındaki sis perdesinin aralanmasını, davanın şeffaflaşmasını ve sanık sandalyesine gerçek suçluların oturtulmasını talep ediyoruz.

Yorumlar kapalıdır.