Cargill direnişi sürüyor

Sendikalaştıkları için işten atılan Cargill işçilerinin direnişi devam ediyor. Bizler de, Gazete Nisan olarak, Cargill işçilerine direnişlerinin 498. gününde (28 Ağustos) bir dayanışma ziyareti gerçekleştirdik. Bu ziyaret sırasında direnişçi işçilerle yaptığımız röportajı okurlarımızla paylaşıyoruz.

Nisan: Merhaba, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Cargill işçisi: Merhabalar, hoş geldiniz. Adım F. G. 17 senelik bir çalışma hayatım var fabrikada, aslında kuruluşundan beri de diyebiliriz. 17 sene sonra sendikal örgütlenme istedik. Bundan dolayı da işveren 17 Nisan 2018 tarihinde “nişasta bazlı şeker” kutusunu bahane göstererek 14 arkadaşımla beraber işimize son verdi. O günden bu yana 498 gündür direniyoruz. Direnişimiz Orhangazi’de başladı, daha sonra İstanbul’a birkaç kez geldik. Bunlardan bir tanesini yürüyerek gerçekleştirdik. Şu an yerel davaların bitmesiyle Cargill 15 günlük süresini kullanarak, 15 günün sonunda, gerekçeli karar açıklandıktan sonra bizi istinafa verdi. Böylece de kötü niyetini ortaya koymuş oldu. İşe dönüş (sendikal) davamızı kazandık fakat bizi işe almamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizler de işimize geri dönmek istiyoruz. O yüzden de direnişimizi İstanbul’a taşıdık. Avrupa ve Amerika’daki çeşitli kuruluşlardan da bize destek var. Burada mücadelemize devam ediyoruz, kazanana kadar da direnişimiz devam edecek.

Nisan: Bildiğiniz gibi Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilme meselesi Türkiye gündemine epey oturmuştu, bundan dolayı sizlere destek olundu mu? Gerek kamuoyundan gerekse de basından destek gördünüz mü?

Cargill işçisi: Şeker fabrikaları olayını çoğu kişi biliyor fakat biz buradan hareketle de bir destek görmedik. Gelen kişiler de fabrika tamamen kapatılsın diyor. Ama bizim aracımız fabrika duruyor, bir tane de olsa orada bir işçinin çalışması gerekiyor diyoruz ve biz de işimize tekrardan dönmek istiyoruz. Yani Şeker Fabrikaları üzerinden destek yok fakat genel olarak desteklerini gördük.

Nisan: Peki mahkeme sürecini kazandığınızı ifade ettiniz, yöneticilerin ve avukatların tepkisi ne oldu? Arabuluculuk teklifi geldi mi size? Görüşmek istediler mi veya taleplerinize dair herhangi bir şey oldu mu?

Cargill işçisi: İşten çıkarıldığınızda devletin zaten bir arabuluculuk sistemi var. O devreye girdi ve bizi sendikanın avukatına yönlendirdi fakat biz görüşmedik. Daha sonra süreç mahkemeye taşındı ve kazandık. Ondan sonra da bu süreçle ilgili herhangi bir şey yaşanmadı. Bizim zaten aracımız bu yollarla para kazanmak değil, bizler işimize dönmek istiyoruz. Eğer arabulucular bize gelecekse bunlarla gelmeli; yoksa şu kadar para verelim, buradan gidin tekliflerine karşıyız.

Nisan: Sonuç olarak siz fabrikaya girip işinizi geri almak ve hayatınızı devam ettirmek istiyorsunuz. 17 senedir de fabrikadasınız zaten. Peki direnişiniz kaç gündür sürüyor ve nasıl bir dayanışmayla sürdürüyorsunuz bu direnişi?

Cargill işçisi: 498 gündür direnişimiz devam ediyor. Burada ise 8. günümüz. Buradaki ilk günler biraz sıkıntılı geçti bizim açımızdan ama insanlar gelip öğrendikçe, sosyal medyadan araştırdıkça bizlere dönüş sağladılar ve sağlıyorlar da. Erzak olarak desteklerini sürdürüyorlar, yapabileceklerini mümkün olduğu kadarıyla yapıyorlar. Tabii bunun tam tersi olanlar da var. Hiç ilgilenmeyip geçenler de var, ne yaptığımızı anlamayanlar da… Onlar içim mesele işten atıldıktan sonra parayı alıp başka yerlere bakmak. Ama bu hep mi böyle devam edecek? Biz burayı düzeltmek istiyoruz ve bu olanlara son vermek istiyoruz.

Nisan: Peki şu anda fabrikada kaç kişi çalışıyor ve size destekleri nasıl?

Cargill işçisi: Orhangazi’dekilerin çoğunluğu beyaz yakalı olduğu için onlar kendilerini işçi sınıfından görmüyorlar ve bize destek vermiyorlar. Fakat biliyorlar ki bu mücadelemiz onlar için de geçerli. Ama mavi yakalılardan, patrona yakın olan 7-8 işçi hariç, onlar bu sürecin başından beri gelip gidiyorlar ve bizi yalnız bırakmıyorlar.

Nisan: Peki sizin buraya, Palladium’un önüne gelişinizin temel amacı nedir? Yöneticilerin size karşı tutumu ne oldu?

Cargill işçisi: Buradaki yöneticilerden herhangi bir dönüş yok ve destek de olmuyorlar. Bizim buraya gelme amacımız paramızı alıp gitmek değil; biz fabrikaya dönüp işbaşı yapmak istiyoruz.

Nisan: Burada polis var ve bu durum her gün aynı. Onların sizi engellemeye dönük bir uğraşı oldu mu?

Cargill işçisi: İlk gün biraz münakaşa oldu aramızda ama bu bir hak ve neye göre bizi buradan kaldıracaklar? Bu benim yasal hakkım. İlk tepkilerinden sonra geri adım attılar. Fakat sürecin devamında neyin olacağını bilemeyiz.

Nisan: Çok teşekkürler. Biz de Gazete Nisan olarak sizin sesini elimizden geldiğince duyurmaya çalışacağız ve biliyoruz ki bu uğraşınız hepimiz için. Sizin mücadeleniz bizim için de ve yarınlar için değerli.

Cargill işçisi: Biz insanların bize destek vermelerini istiyoruz. Buradaki mücadelemiz tüm insanlık için. İşçi ve emekçiler olarak yarınlarımız daha iyi olsun diye mücadele ediyoruz ve insanların da bize sırtını dönmeyip, desteklerini vermelerini bekliyoruz. Buna çok ihtiyacımız var…

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.