Uluslararası İklim Eylemi Haftası: İklim Değişikliğine Karşı Küresel Grev

70 ülkeden 250 bilim insanı tarafından hazırlanan bir BM raporu, 2050 yılında bir çevre felaketi yaşanacağını, gezegenin bu tarihte insan türü için yaşanır olmaktan çıkacağını öngörüyor. Söz konusu rapor, 2015 yılında 195 ülkenin CO2 emisyonlarını azaltmak için imzaladığı Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nı da çöpe atıyor. En fazla CO2 emisyonuna sahip ülkelerden biri olan ABD, söz konusu anlaşmadan çekilmiş; Donald Trump iklim değişikliğinin bir “Çin masalı” olduğunu ifade etmişti.

Bu rapor, öngörülen bu felaketin, çokuluslu şirketler ve kapitalist hükümetlerin doğanın yağması ve işçilerin aşırı sömürülmesi üzerinden aşırı kâr elde ederek işlettiği kapitalist üretim mantığını sürdürmenin ve derinleştirmenin bir sonucu olduğunu gözler önüne seriyor: CO2 emisyonunun başlıca kaynağı olan fosil yakıtların kullanımı; soya fasulyesi gibi biyo-yakıt üretilen ürünlerin ekimi için ormansızlaştırma ve dünyanın büyük akciğerlerinin yakılması; toprağı ve suyu kirleterek maden çıkaran dev madenler; denizler ve okyanuslara karışan gereksiz artıkları üreten seri üretim sistemi. Gidişat değişmezse, kapitalist-emperyalist sistem bizi geri döndürülemez bir çevre felaketine sürükleyecek.

Bu durumu tersine çevirmek için imzalanan anlaşmalara rağmen, hedefe ulaşmak için hiçbir şey yapılmadı. Bilakis, büyük ulusötesi şirketler ve emperyalist güçler yıkıma devam ediyor. Sera etkisi yaratan gazların salınımı 2018 yılında azalmak bir yana %2,2 oranında arttı.

Bu nedenle 20-27 Eylül tarihleri ​​arasında iklim için uluslararası eylemler organize ediliyor. Avrupa’da bu eylemler bir süredir devam ediyor: 16 yaşındaki genç İsveçli aktivist Greta Thunberg’ın çağrısıyla Cuma günleri farklı şehirlerde binlerce gencin katıldığı, iklim değişikliğine karşı büyük öğrenci grevleri gerçekleşiyor. 20-27 Eylül haftasında da, 27 Eylül’deki iklim değişikliğine karşı büyük küresel grevle zirvesine varacak olan eylemler, forumlar ve farklı aktiviteler örgütleniyor.

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) olarak biz, iklim felaketinin sorumlusunun kapitalist emperyalist sistemin ta kendisi olduğu vurgusuyla söz konusu eylem, grev ve seferberlik haftasına müdahil oluyoruz. Bu felaketi durdurmanın tek yolu, işçi hükümetleri kurarak kapitalizmi sona erdirmek için mücadeledir. Söz konusu işçi hükümetleri, büyük kapitalist firmaları herhangi bir tazminat ödenmeksizin kamulaştırarak, işçileri koruyarak, maden, tarım ve sanayi üretimini geniş işçi kitlelerinin yararına ve doğanın korunmasına hizmet edecek şekilde planlamalıdır.

İUB-DE olarak 20-27 Eylül tarihlerinde, her ülkede gerçekleşecek biçimde, eyleme geçme çağrısında bulunuyoruz: Bu uğurda su, hava, kara ve denizin kirletilmesine karşı mücadeleleri; ormanların tahribatına ve fütursuzca kesimine karşı mücadeleleri destekliyoruz; doğanın çokuluslu şirketler tarafından yıkımı ve emperyalistlerce yağmalanmasına karşı çıkıyoruz; açık ocak madenciliğinin yasaklanmasını talep ediyoruz; çokuluslu maden, petrol, gaz ve agrokimya şirketlerinin (Monsanto-Bayer ve diğerleri) kamulaştırılmasını savunuyoruz.

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.