Termik santraller öldürüyor

21 Kasım’da AKP ve MHP oylarıyla kabul edilen yeni yasayla 15 kömürlü termik santralin çevre mevzuatına uyum süresi 2022 yılına kadar uzatıldı. Böylece santrallerin bacalarına filtre takma zorunluluğu 2,5 yıl uzatılmış oldu. Peki, sermayenin yararı uğruna halk sağlığını ve taleplerini hiçe sayan bu uzatma ne anlama geliyor?

Hava kirliliğinin olumsuz ve hatta ölümcül etkileri hakkında onlarca rapor bulunabilir. Ancak özetlemek gerekirse; termik santrallerde fosil yakıtların yakılması sonucu atmosfere kirletici gazlar yayılıyor ve böylece hava kirliliği meydana geliyor. Yani her şeyden önce bu santrallerin filtre takmaması halkın zehirlenmesi demek; akciğer hastalıklarına, kansere ve başka hastalıklara davetiye çıkarmak demek.

Bu 15 termik santral arasında bulunan Elbistan santrali, tehlikenin boyutlarını en açık şekilde ortaya koyanlardan biri. Santralin bulunduğu Kahramanmaraş’ın 2018 yılında hava kalitesi en kötü olan il olduğu; santrallerin yol açtığı kanserojen parçacık madde ve kirlilik nedeniyle bugüne kadar 17 bin erken ölüm yaşandığı tespit edildi. Burada yaşayanlar neredeyse yıl boyunca zehir solumakta. Zonguldak, Çatalağzı santralinin ölçüm sonuçları da pek çok değer açısından Dünya Sağlık Örgütü’nün sınırlarını aşmış ve çevresel açıdan sağlık sorunları oluşturan kritik seviyelere ulaşmış durumda. Dahası, Çevre Mühendisleri Odası’nın ölçümleriyle termik santralin hazırladığı ÇED raporundaki ölçüm sonuçları arasında ciddi farklar söz konusu. Diğer santrallerde de Çatalağzı ve Elbistan’a benzer bir tabloyla karşılaşacağımızı tahmin etmek hiç de zor değil.

Torba yasa yoluyla havayı kirletme izni

Konuyla ilgili 2013 yılından bugüne kadarki süreç, Türkiye’de verilen taahhütler ve tutulmayan sözlerin özeti gibi. Sürecin arka planında elbette özelleştirmeler, kâr planları, ihaleler ve denetimsizlik var. 2013’te çevre yükümlülüklerini yerine getirmeyen kömürlü termik santrallere 31 Aralık 2019 tarihine kadar baca filtresi takma zorunluluğu getirilmiş ve filtre takmayan santrallerin kapatılacağı öngörülmüştü. Ağustos 2017’de dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak “Eski Türkiye’den kalan santraller vardı. 2019 yılına kadar bu eski santrallerin tamamının en son çevre kriterlerine dayalı filtreleme sistemlerinin tamamını bitireceğiz. Bununla ilgili bütün firmalarla birebir konuştuk. Eğer bitiremezlerse külahları değişeceğiz. O santrallerle yolumuzu ayıracağız,” demişti. Kasım 2019’da konu tekrar gündeme getirildi ve söz konusu yasa teklif edildi. Kararın alınacağı gün Erdoğan “Kirliliğe kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Kimse milletin havasını kirletemez. Mutlaka filtreleme sistemi yapılmalı,” şeklinde açıklamada bulundu. Sonuç olarak teklif kabul edildi ve 6 yıldır yasaya uymayan santraller 2,5 yıl daha havayı kirletme iznini kullanarak zehir saçmaya devam edecek. Bu santrallerin süreç içerisinde özelleştirildiğini ve milyonlarca lira teşvik aldığını da unutmamak gerek.

Yapılan bu uzatmayla halk sağlığının değil, maliyeti düşürerek kazancını artıracak santral patronlarının zenginliğinin korunacağı çok açık. Tüm yeni kömürlü termik santral planları iptal edilmeli ve var olanlar acilen kapatılmalı. Solunabilir bir hava için tüm kirletici enerji santralleri kamulaştırılmalı.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.