Bu bir cinayettir!

Covid-19 salgınından önce Türkiye’de gerçekleşen işçi ölümlerinin hepsi olduğu gibi, salgın başladıktan sonra gerçekleşen işçi ölümleri de birer cinayettir! Çünkü planlıdır. Faili de bellidir!

Bugün aramızdan ayrılan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Dev Yapı-İş Sendikası Avrupa yakası temsilcisi, mücadele dostumuz, Hasan Oğuz da bir cinayete kurban gitmiştir.

Hasan Galataport şantiyesinde işçiydi. Salgın koşullarında hiçbir önlem alınmadan çalıştırılmaları nedeniyle 20 Mart tarihinde şantiye işçileri iş durdurmuştu. 3 Nisan tarihinde ise şantiyedeki üç işçinin Covid-19 testleri pozitif çıkmış ancak buna rağmen diğer işçiler çalıştırılmaya devam ettirilmişti.

Hasan, 7 Nisan tarihinde kalp krizi geçirdi. Testi negatif çıkmış olsa da tüm Covid-19 belirtilerini gösteriyordu ve kendisine uygulanan tedavi de bu yöndeydi. Hasan’ın ölümü resmi kayıtlara “bulaşıcı hastalık” olarak işlendi. Ancak bizim kayıtlarımıza yine bir “iş cinayeti” olarak geçti.

Nedeni pandemi koşullarında dahi vahşice sürdürülen kapitalist sömürü düzeni. Sorumlusu ise krizin faturasını emekçilere ödetmeye çalışan patronlar ve onların rejimi!

Bir yandan “hayat eve sığar” diyen, öte yandan emekçileri hiçbir önlem dahi alınmadan çalışmak zorunda bırakan ikiyüzlü bir düzen…

Emekçileri hem salgınla mücadele etmeye davet eden hem de onlardan insanca yaşayabilecekleri bir ücreti dahi esirgeyen bir rejim…

Biz tam da bu nedenle, pandemi şartlarında zorunlu olmayan sektörler dışında tüm üretim durdurulsun diyoruz!

Siz “işten çıkarmaları yasaklıyoruz” yalanınızın ardına sığınarak ücretsiz izinleri meşrulaştırıp emekçileri ayda 1177 TL ile ev geçindirmeye mahkum ediyorsunuz.

Biz işten çıkarmalar yasaklansın ve herkes ücretli izine çıkartılsın diyoruz!

Siz devlet kaynakları patronlara “kalkan” olsun, emekçiler de devlete bağış yapsın diyorsunuz.

Biz krizin faturasını emekçiler ödemesin diyoruz! Tüm kamu hizmetleri ücretsiz hale getirilsin, kaynak için de servet vergisi getirilsin diyoruz!

Biz Hasan’lar aramızdan ayrılmasın diyoruz.

Sizse hala salgını fırsata çevirmenin peşindesiniz.

Hasan Oğuz yetkililerin sorumsuzluğu nedeniyle iş cinayetine kurban gitmiştir.

Mücadelesi anımızda yaşayacaktır.

Onun mücadelesini yaşatmanın yolu ise Hasan’ların sayısının artmasını engellemek adına, üç işçi konfederasyonunun taleplerin hayata geçmesi için derhal bir eylem planı hazırlaması, emekten yana tüm kesimleri bu planın hayata geçmesi için birleşik bir eylem platformu çatısı altında toplamasından geçmektedir!

13 Nisan 2020

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.