Salgınla mücadele antikapitalist bir mücadele olmalıdır

Covid-19 virüsü bir yandan hızla yayılıp her gün pek çok insanın ölümüne neden olurken, diğer yandan da kapitalist sistemin yaldızlarını (!) pul pul dökmektedir. Emekçiler kitle iletişim araçlarından insanların salgın karşısındaki çaresizliklerini her gün kaygıyla izlerken, her sokağa çıkışlarında korkuyu bizzat yaşamaktadırlar. Diğer yandan ise satır aralarında egemenlerin, kapitalist şirketlerin kâr uğruna ne kadar pervasızlaşabildiklerini görüp, farkında olarak veya olmayarak kapitalist sistemin gerçek yüzü ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

Örneğin ABD’de insanların test yapabilmek ve virüs tedavisi olabilmek için ne kadar çabaladıklarını, parası olmayanların salgına terk edildiklerini satır arasında görüyoruz. Ya da salgının en çok etkilediği ülkelerden biri olan İtalya’da hastanelerdeki solunum vanası ihtiyacını gidermek için kendi imkânları ile vana üreten 2 mühendisin, vanayı fahiş fiyatla satan şirket tarafından tehdit edildiği ile ilgili haber, kapitalist şirketlerin kâr uğruna ne kadar alçalabildiklerini göstermiştir. Bir başka örnek de Almanya’dan. Almanya’nın Tübingen kentinde, CureVac isimli bir ilaç firması koronavirüse karşı ilaç geliştirmede önemli bir gelişme kaydetmiş; bunun üzerine ABD Başkanı Trump, geliştirdiği ilacın patent hakkını satması için firmaya bir milyar dolar teklif etmiş ve bunun üzerine Almanya ile ABD arasında yine satır arasında kalan bir kriz yaşanmıştır. Salgın süresince Avrupa Birliği ülkeleri arasında yaşananlar da cabasıdır. Sınırların kalktığı, büyük Avrupa medeniyetinin (!) konfederasyon biçiminde tek ülkeye dönüşmeyi hedeflediği Avrupa Birliği’nin yıldızları da tıpkı kapitalizmin yaldızları gibi pul pul dökülmüştür bu süreçte.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün; ama bu yazının amacı salgın süresince kapitalist sistemin çürüyen yanlarını göstermek değil. Esas olarak, bu salgın süreci sonunda ortaya çıkacak büyük ekonomik kriz, bu krizin izleyeceği seyir ve krizin nihayetlenmesi üzerine birkaç kelam edebilmektir…

Kapitalizm yapısal olarak devrevi krizler üreten bir sistemdir. Daha eski dönemlere dayanan ancak en son 2008 yılında su yüzüne çıkan büyük kriz günümüze kadar etkilerini sürdürmüştür. Yaşanan Covid-19 salgını ise bu krizin derinleşmesine ve hızlanmasına neden olmuştur. Bu sağlık krizi çok kısa bir süre sonra herkesin çıplak gözle bile görebileceği sosyal ve ekonomik bir altüst oluşa neden olacaktır.

Yazarın diğer yazıları

Kapitalist sistem daha önce de iki büyük kriz yaşamıştır ve bu krizlerden çıkmak için 2 dünya savaşı çıkartmıştır. Kapitalizm, emperyalizm aşamasına geldiğinde daralan pazarları tekrar paylaşmak, yeni pazar alanları açmak ve düşen kâr oranlarını artırmak için dünyayı büyük bir yıkıma sokmaktan çekinmemiştir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ise Sovyetler Birliği ve bir dizi işçi devleti kurulmuş, bu güç dengesi içinde karşılaşılan 3. krizde yeni bir dünya savaşı çıkmamıştır. Bunun yerine neoliberal politikalar geliştirilerek emekçilerin tüm kazanımları büyük tekellere peşkeş çekilmiş ve kapitalist sistem kısa süreliğine de olsa bir nefes almıştır. Ancak bulunan her yol kapitalizmi sona daha hızlı yaklaştırmaktadır. Bu sona yaklaşma süreci Covid-19 salgını ile daha da hız kazanmıştır.

Covid-19 salgını tıpkı dünya savaşları sonundakine benzer sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Milyona varacak insan ölümleri, büyük bir işsiz ordusu, körüklenen gerici ve şovenist fikirler ve daha da önemlisi birçok kapitalist şirketin büyük tekellerce yutulması, yok olan ekonomik işleyiş…

Karl Marks, kapitalizmin büyük krizlerinin sınıflar arasındaki çelişkileri çıplak bir biçimde ortaya çıkaracağını belirtmiştir. Kapitalistler bu salgını ve salgın sonrasında –ya da sırasında- ortaya çıkacak krizi lehlerine çevirmek isteyecek, kırılan kanlı çarklarını yeniden çevirmeye çalışacaklardır. Bunu yaparken de geniş emekçi kitlelere kapitalizmden başka bir alternatifin olmadığını yutturmaya çalışacaklar, yutturamazlarsa da şiddete başvurmaktan, insanları ve doğayı katletmekten çekinmeyeceklerdir.

Bu nedenle Covid-19 salgınına karşı insanlığın mücadelesi bugün kapitalizme karşı mücadele olmak zorundadır. Bu kavga antikapitalist bir kavgadır ve sınıfsal bir mahiyet taşır. Salgından nemalanmaya çalışanlarla salgından ölenler aynı gemide değildir. Bu mahiyet kavranamazsa kapitalizm insanlığın ve dünyanın sonunu getirecektir…

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.