İspanya: “Cádiz’deki süresiz metal grevinin yanındayız, bir adım geri atmak yok”

135

Lucha Internacionalista (Enternasyonalist Mücadele, İUB-DE İspanya Devleti seksiyonu)

16 Kasım Salı günü, Cádiz’deki süresiz metal grevi, toplu sözleşme müzakerelerinde yaşanan tıkanıklık nedeniyle yeni bir evreye sıçradı. Patron, ücretler ile haklarda güçlü kesintiler yapmak istiyor: İki ekstra ödemeyi ortadan kaldırmayı, çalışma saatlerini artırmayı, ikramiyeleri iptal etmeyi istiyor ve işçilerin zehirlenmesine yol açabilen, acı verici ve tehlikeli riskler karşısında gerekli sağlık önlemlerini almayı reddediyor; aynı zamanda uzmanların altında çalışacak olan yeni bir kategori oluşturmak istiyor. İşçiler, kasım ayında iki günlük grev çağrısında bulundular ve bu çağrı başarılı oldu. Ancak patronlar pes etmediler ve işçilerin aldığı birkaç toplantıdan sonra, resmi sendikalar olan CC.OO ve UGT’nin ortaya koyduğu engellere rağmen süresiz grev ilan edildi. Özellikle Cádiz Körfezi’nde süresiz grevin etkisi, güçlü seferberlikler ve polisle çatışmalarla birlikte sarsıcı oldu.

İşçiler, yıllardır içine sürüklendikleri sanayisizleşme sürecinin ve çalışma koşullarının kötüleşmesinin devam etmesini engellemek istiyor. İki Airbus fabrikası (biri kapanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı ve zorlu bir mücadele verdi), üç Navantia fabrikası (kamu tersaneleri) ve Dragados fabrikası, bölgede pratikte sanayiden geriye kalan tek yapılar. Farklı merkezi ve bölgesel hükümetler tarafından turizme açık bir taahhütte bulunuldu ve bu bölgenin tüm dokusunun değiştirilmesine izin verildi. Cádiz bölgesi, eyalette yıllardır en yüksek işsizlik oranlarına sahip olan eyalet.

Bu bölgede taşeron acımasız bir biçimde kullanılıyor ve tersanelerdeki başlıca eğilim de taşeron işçi çalıştırmak: Taşeron rejim, işçi haklarını büyük ölçüde yok eden bir silah olarak kullanılıyor. Binlerce işçinin yüzlerce şirkete bölünmesi, ana şirketin birimlerinin sürekli ihmali ve çoğu durumda işverenlerin akrabalarından ve güvendiği kişilerden seçilen taşeronların sendika delegelerinin sınırlı yetkileri, çoğunluğu geçici taşeron statüsünde çalışan işçileri, seslerini yükseltmeye ve örgütlenmeye yöneltti. Son anlaşmazlıklardan biri, işyerindeki resmi iş konseyi bunu yapmadığında bir işçi meclisi toplamaya cüret eden CTM sendikasından iki kişinin işten atılmasıyla yaşandı.

Anlaşmanın müzakere masası CC.OO ve UGT tarafından kontrol ediliyor. Ancak bu sürece Cádiz’in alternatif sendikalarının katılımı da çok önemli çünkü bu sendikalar mücadelelerini işçilerin seferberliğine ve işçi meclislerinin karar almasına dayandırıyorlar. Bu sendikalar, patronların lehine tavizlerde bulunmak konusunda uzun bir geçmişi olan hükümet yanlısı sendika merkezlerinin olası manevralarına güvenmiyorlar. Grevin çekirdeği Cádiz Körfezi’nde bulunmakta. Endülüs Cuntası, grevin eyalet genelinde güçlenmesini önlemek için her iki tarafı da arabuluculuk yapmaya çağırdı. Ancak sokaklarda, kararlı bir savaşma iradesi hissediliyor.

Bu saldırılar birer istisna değil, devlet içindeki genel eğilimdir. Patronlar, endüstriyel yer değiştirme planlarını etkinleştirmek ve çalışma koşullarında muazzam gerilemeler ile fabrikaların kapatılmasını gerçekleştirmek için pandeminin etkilerinden yararlanmak istiyor. Bunun için, özellikle PSOE-IU/Podemos hükümetinin (PSOE: İspanyol Sosyalist İşçi Partisi, IU: Birleşik Sol) yürürlükten kaldırmadan sürdürdüğü ve 2012’de PP (Halk Partisi) hükümeti tarafından getirilen uygulamalardan faydalanıyorlar: Bu uygulamalar ardışık çalışma reformları şeklinde hayata geçirilmişti ve işten atmalarda patronlara tam bir dokunulmazlık tanımıştı.

Cádiz greviyle aynı zamana denk gelen Çarşamba günü, yine sanayisizleştirmeye karşı yapılan bir başka genel grev ise, Lugo’daki Galiçya bölgesi olan Amariña’yı tamamen felç etti ve Burela sokaklarını doldurdu. Nissan fabrikasının kapatılması karşısında taşeron işçilerinin verdiği mücadele, Cádiz metal işçilerinin verdiği mücadelenin aynısıdır. Bu nedenle, Cádiz’deki süresiz metal grevi tüm işçi sınıfının grevidir ve bu grevle en yüksek dayanışma sağlanmalıdır.

Endüstriyel gerileme derhal durdurulmalı, işçi hakları kaybına son verilmeli. Taşerona ve işçilerin bölünmesine son. 2012 tarihli çalışma reformu yürürlükten kaldırılsın. Mücadelenin tüm kontrolü işçi meclislerinin elinde toplansın. Yaşasın işçi sınıfının mücadelesi.

Editörün önerisi:

İspanya ve Meksika: Reformist iktidarların bir bilançosu

https://trockist.net/wp-content/uploads/2021/01/Ispanya-Meksika.pdf

Yorumlar kapalıdır.