Bir kavram: eşel mobil
Emperyalist savaşın etkisinin Türkiye’deki akaryakıt fiyatları üzerindeki kaçınılmaz etkisiyle hükümet, geçici olarak “eşel mobil” sistemine geçildiğini duyurdu. Bu terim Fransızcadan geliyor; échelle ölçek anlamına gelirken, mobile de hareketli anlamına geliyor. Türkiye’de güncel olarak kullanıldığı anlamıyla, akaryakıt fiyatları belirli bir seviyenin üzerine çıktıkça, akaryakıttan alınan ÖTV’nin indirilmesiyle artışın tüketici tarafındaki etkisinin hafifletilmesi kastediliyor.
Ancak bir kavram olarak eşel mobil yalnızca bu tür uygulamalarda değil, Troçki’nin Geçiş Programı’nda da karşımıza çıkıyor. Devam eden kısımda bu metinde bahsedildiği anlamıyla “eşel mobil” ya da daha önce Türkçeleştirildiği haliyle “oynak merdiven” kavramını inceleyeceğiz.
Troçki, Geçiş Programı’nda ücretler ve çalışma saatleri için birbiriyle bağlantılı iki ayrı oynak merdivenden bahseder. Özellikle çözülme koşulları altında, hatta güncel duruma benzer şekilde savaşın yaklaşmakta olduğu dönemlerde artan ve kapitalist sistemin abesliğini özetleyen iki temel ekonomik kötülüğe; yani işsizlik ve yüksek fiyatlara karşı genel mücadele sloganları ve yöntemlerine ihtiyaç olduğunu söyler.
Kapitalistlerin ya da reformistlerin enflasyon ya da istikrar politikalarını aynı kazığın iki ucu olarak niteler. Bunlar emekçiler için bir çözüm sunamaz. Hayat pahalılığıyla gerçek anlamda mücadele etmek için kullanılabilecek tek slogan, ücretlerin oynak merdiven sistemine göre ayarlanmasıdır. Bununla ifade edilen; ücretlerin tüketim mallarındaki fiyat artışı oranında otomatik ve sürekli olarak artırılmasının toplu sözleşmelerle güvence altına alınmasıdır.
İki büyük ekonomik beladan hayat pahalılığına karşı kullanılacak olan slogan budur. Bir diğer belanın da işsizlik olduğunu söylemiştik. Geçiş Programı’ndaki ilgili bölümde Troçki, sömürü toplumunda işçilerin elinde kalan yegâne ciddi hakkın çalışma hakkı olduğuna değinir. Bu hakkın gerçek anlamda güvence altına alınabilmesi için, dönemsel ya da yapısal işsizliğe karşı da işgücünün oynak merdiven sistemine göre ayarlanması ve kamu hizmetlerinin genişletilmesi sloganı kullanılmalıdır.
Bundan kasıt, bütün işlerin bütün mevcut işçiler arasında paylaştırılmasıdır. İşçilerin aldıkları eski ücretler değişmeksizin, iş süresi bu yeni işbölümüne göre kısaltılmalıdır. Tabii ki bu sisteme ücretlerin de enflasyon oranında artması eşlik etmelidir.
Troçki, kapitalistlerin elbette bunun gerçekçi olmayışı üzerinde duracaklarını, hatta bazı şirketlerin bu sistemle batabileceklerini söyler. Ancak burada sorunun bir maddi gerçekçilik sorunu olmadığının altını çizer. Sorun bu taleplerin karşılanmasının gerçekçi olmaması değildir. Sorun, kapitalizmin bu talepleri karşılayabilecek güce sahip olmamasıdır. Dolayısıyla sloganın işaret ettiği yer açıktır: Kapitalizm bu kabiliyete sahip değilse emekçilerin hayatları değil, kapitalizmin kendisi yıkılmalıdır.
Yorumlar kapalıdır.