Tarihte bu ay | 1966 Paşabahçe Grevi
31 Ocak 1966’da Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası’nda çalışan 2499 işçi, sendikaları Kristal-İş’in öncülüğünde düşük ücretlere karşı greve çıktı. Kavel Direnişi’nin kazanımlarından biri olan grev hakkının yasal olarak güvence altına alınması, Paşabahçe Grevi ile ilk defa ciddi bir biçimde sınanıyordu. Bunun yanında Paşabahçe Grevi DİSK’in kuruluşuna giden yolun taşlarını döşeyecekti.
İstanbul’un en köklü işçi semtlerinden biri olan Paşabahçe, 31 Ocak günü mahallenin grevci işçilerle tam dayanışmasına sahne olmuştu: Mahalle esnafı alacaklarını erteleyerek veresiye satışa devam etmiş, Beykoz Deri Kundura Fabrikası işçileri grevcilerle dayanışma adına yürüyüş düzenlemiş ve grev ziyareti gerçekleştirmiş, mahalle sakinleri gece nöbetçilere yemek getirmiş, Beykoz-Üsküdar hattında çalışan dolmuş şoförleri bir günlük hasılatlarını ve ispirto fabrikası işçileri üçer günlük yevmiyelerini grevcilere bağışlamışlardı. 5 Şubat günü Kristal-İş’in çağrısıyla gerçekleştirilen ve yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı miting mahallelinin dayanışmasını perçinlemiş, pek çok dayanışma örneği grevin en zor zamanlarda bile yenilmemesini sağlamıştı.
Bu dayanışmanın yanında başlangıçta Türk-İş de grevi desteklemiş; Petrol-İş başta olmak üzere Lastik-İş, Maden-İş, Basın-İş gibi Türk-İş üyesi pek çok sendika greve yükümlülüklerinin ötesinde destek vermişlerdi. Hatta grevin 27. gününde grevcilerin aileleri ve çocukları Türk-İş 1. Bölge Temsilciğine bağlı sendikaların desteği ile vapurla Taksim’e getirilmiş, yürüyüş ve Taksim Anıtı’na çelenk bırakma eylemi gerçekleştirmişti.
Henüz resmi olarak Türk-İş üyesi olmayan Kristal-İş, 7-14 Mart 1966 tarihli 6. Türk-İş Genel Kurulu’nda konfederasyona dahil olurken bir yandan 3 Mart tarihinde Kristal-İş, toplu sözleşme görüşmelerinde bulunma yetkisini Türk-İş’e devretmişti bile. Başta grevi destekleyen Türk-İş, 20 Mart 1966 tarihinde Türkiye İşverenler Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ile bir protokol imzaladı. İşçilerin ve Kristal-İş’in protokolü yeterli bulmaması sonucu greve devam etme kararı alındı. Bu karar sonrası Türk-İş grevden desteğini çekerken konfederasyon üyesi 12 sendika greve destek sundu. Akabinde Kristal-İş ve ona destek çıkan sendikalardan Petrol-İş, Maden-İş, Lastik-İş ve İstanbul Basın-İş sendikaları Türk-İş onur kuruluna sevk edilecekti.
Demirel hükümeti grevin 83. gününde grevi erteledi. Bunun üzerine Kristal-İş Danıştay’a başvurarak grevi erteleme kararına karşı yürütmeyi durdurma kararı çıkmasını sağladı. Sendikanın bu kazanımı sonucu işveren masaya oturmaya karar verdi ve Yüksek Uzlaştırma Kurulu’nda görüşen taraflar bir toplu sözleşme imzaladı. Bu toplu sözleşme sendikanın taleplerinden uzak olsa da grevin de getirdiği yorgunlukla bir ara çözüm olarak razı olundu.
Grevin sona ermesinin ardından onur kuruluna sevk edilen 5 sendika Türk-İş’ten (3 aydan 15 aya uzanan farklı süreler boyunca) geçici olarak ihraç edileceklerdi. Kristal-İş ve Petrol-İş, cezalarının sonunda Türk-İş’e dönmeye razı olsa da Maden-İş, Lastik-İş ve İstanbul Basın-İş sendikaları Türk-İş ile yollarını kesin olarak ayırmaya karar verdiler. Bu sendikalar yanlarına Gıda-İş sendikasını da alarak Sendikalar Arası Dayanışma Anlaşması’nı (SADA) imzaladılar ve DİSK’in kuruluşuna giden süreç başlamış oldu.
Yorumlar kapalıdır.