SON EKLENENLER

  • ...

HDP’ye siyasi operasyona hayır!

HDP’li ve bağlantılı çok sayıda siyasetçi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında HDP’li eski milletvekilli Sırrı Süreyya Önder, Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, HDP

Highlights

Fabrika ve işyerlerinde mücadeleler yaygınlaşıyor

Pandemiye karşı yürütülen politikalar patronlarla işçiler arasındaki ilişkiyi açığa çıkartıyor. Amaçları sadece kâr olan patronlar işçileri "ölümüne" çalıştırıyorlar. Ve iktidar attığı her adımda işçi ve emekçilerin haklarına saldırıyor. Bunun en büyük göstergesi, salgını fırsat bilerek kıdem tazminatına tekrar göz dikmeleri oldu. Ancak şimdilik "ertelenmiş" durumda çünkü birçok işyerinde işçiler bu duruma karşı çıktılar ve yaptıkları eylemlerle hükümeti ve patronları genel grevle tehdit ettiler. Hükümetin büyük

THY ile Hava-İş işçi düşmanlığında anlaştı!

Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance'ın “Türkiye'nin en değerli markası” seçtiği Türk Hava Yolları’nda (THY) son dönemde yaşanan kriz pandemiyle ilişkilendirilse de bu süreç, krizin ötesinde, alınan yeni kararlarla çalışanlar için ciddi endişeler barındırıyor. Pandeminin açığa çıktığı mart ayından beri yaşanan sürece şöyle bir göz atalım. Öncelikle, yerde çalışan personel idari izne çıkarılarak uzaktan çalışma dönemi başladı. Devamında uçuşlar yavaş yavaş durdu, öte taraftan da iştirak olan Turkish

Belarus: Rejim, sınıf ve sol

9 Ağustos başkanlık seçimlerini oyların %80’ini aldığını iddia ederek kazandığını söyleyen Lukaşenko’ya karşı patlak veren kitlesel eylem ve grev dalgası sürüyor. 1994’ten beri iktidarda olan ve ülke kaynakları ile zenginliklerinin özelleştirilme süreçlerini yöneten Lukaşenko, eylemcilere karşı İçişleri Bakanlığına bağlı paramiliter çeteleri sokağa indirmiş durumda. Ülkenin batısı sanayi işçilerinin grev dalgasıyla felç olmuşken, Lukaşenko Belarus ordusunu batı sınırında “tatbikat” eğitimine gönderdi. Bunların yanı sıra

Giresun sel felaketinin sorumlusu siyasi iktidardır!

Giresun’da yaşanan sel ve heyelan sonucu 9 kişi hayatını kaybetti. Halen 7 kişinin de kayıp olduğu ifade ediliyor. Büyük maddi hasar da söz konusu ama sonuçta mal bir şekil yerine konur; giden canların ise telafisi mümkün değil. Maalesef bu kayıpları yaşayanlar için artık hiçbir şey eskisi olmayacak. Bu derece büyük felaketlerin mutlaka bir siyasi, idari, hukuki sorumluluğu ve bedeli olmalı. Peki, siyasi sorumluluk kime ait? İdari, hukuki bedeli kim üstlenecek? Kuşku yok ki siyasi sorumluluk iktidara ait. İdari, hukuki

Manisa’dan bir mobilya işçisiyle söyleşi

Covid-19 döneminde Manisa’daki birçok fabrikada gerçekleşen dönüşümler, patronların salgın boyunca aldığı tutumlar, vaka sayıları ve ölüm oranlarını bölgede yaşayan bir mobilya işçisiyle konuştuk. Gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi Gazete Nisan okurlarıyla paylaşıyoruz. Söyleşi: Sedat Durel Merhabalar, bize çalıştığın yer ve çalışma koşulların hakkında biraz bilgi verir misin? Merhaba, ben Manisa’da mobilya işçiliği yapıyorum. Covid-19 ile beraber hem çalıştığım fabrikada yaşadıklarımı hem de diğer fabrikalarda çalışan

Ziller kimin için çalıyor?

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle 13 Mart’ta kapatılan okulların 21 Eylül’de açılacağını duyurdu. Aslında ilk duyuru okulların 31 Ağustos itibarıyla açılacağıydı. Ancak salgının son süreçte hızlanarak yayılması ve vaka sayısındaki artışlar bu ertelenmenin yaşanmasında etkili oldu. Bakanlık bu ertelemeleri mart ayında da yapmıştı. Önce okulların mart sonuna kadar kapalı olacağını duyurmuş, daha sonra nisan ayı ve en nihayetinde eylüle kadar okulların açılmayacağını duyurmuştu.

Cargill işçilerinden “Ya iş ya da direniş” mesajı

Sendikaya üye oldukları için işlerinden atılan ve 860 gündür mücadelelerine devam eden Cargill işçileri, Cargill müşterisi olan Assan Gıda önünde bugün bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına çeşitli siyasi parti ve sendikalar da destek verdi. Basın açıklamasından önce Tek Gıda-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya konuştu. Karlıkaya konuşmasında, Cargill direnişinin sadece 14 işçinin işlerine geri dönüş mücadelesi olmadığını; aynı zamanda bütün işçilerin yaşadığı “kapının önüne” konulma korkusuna

Son Gönderiler

Politics

Economy

world

culture