Bilinçli işçi umutsuzluğa karşı da mücadele etmelidir…

36

Dedik ki, “mücadele bulaşıcıdır, bazen tek bir kıvılcım yeter!” Bu sözün doğruluğunu yaşayanlar mutlaka bilir. Nice mücadele benzer bir deneyimin ışığında filizlenip büyümüş ve bir yanardağ patlamasına dönüşmüştür.

Dolayısıyla bilinçli işçi hayatın bize öğrettiği bu gerçeği mücadele içinde daima hatırlamalıdır. Bilinçli işçi, en zor ve karamsar zamanlarda dahi en küçük umut ışığını görebilmelidir. Bilinçli işçiyi, bilinçli ve mücadeleci yapan bu ısrar ve kararlılık, inat ve çabalamadır…

Yine hayat pratiğimizle biliriz ki mücadele gibi umutsuzluk da bulaşıcıdır. Bazen tek bir umutsuzluk kıvılcımı bütün bir mücadele olanağını yerle bir edebilir. Bilinçli işçi, “umutsuzluk bulaşıcıdır, bazen tek bir kıvılcım yeter!” sözünü de asla unutmamalıdır. Umutsuzluğa karşı mücadele, tüm mücadeleler içinde en önemli, en başta gelenidir…

Bilinçli işçi aynı anda iki mücadeleyi birden vermek zorundadır. Bir yandan kendi hayatını ayakta tutmanın, bir işe ve aşa olan ihtiyacını kendi ve ailesi için gerçekleştirmenin mücadelesi peşindedir. Zorluklarla dolu bu mücadele de bilinçli işçi, kendi adına umutsuzluğa karşı direnir, mücadele eder. Diğer yandan bilinçli işçi, işçi arkadaşlarının umutsuzluğa düşmesine karşı da mücadele verir. En zor durumlarda kendi başına gelenler dolayısıyla karamsarlığa kapılmayarak işçi arkadaşlarına nasıl tutum alınması gerektiğini de göstermiş olur.

Bilinçli işçi kapitalist sömürü ve ekonomik kriz karşısında efsunlu değildir. İşsiz kalabilir, aç ve açığa düşebilir. Yani umutsuzluk belası tüm işçiler gibi bilinçli işçiyi de ele geçirmek için dört bir yandan saldırır. Bu durum mücadelenin hem bir zorluğu hem de aynı zamanda kolaylığıdır bilinçli işçi için. Çünkü o her şeyden önce kendi ve ailesi için de mücadele vermektedir ve bu nedenle doğrudan mücadelenin kalbindedir. İşsizliğin çözümü, yoksulluk ve açlık sorununun aşılması, insanca bir hayat bilinçli işçinin hayatının tam orta yerinde yer alır…

Yazarın diğer yazıları

Mücadele ve umutsuzluğun bulaşıcılığı ve ikisi için de bazen tek bir kıvılcımın yetebilmesi nedeniyle bilinçli işçinin, her şeyin üst üste kötü gittiği ve gidebileceği günümüz kriz koşullarında umudu ayakta tutması öncelikli görevidir. Çünkü kriz koşullarında umutsuzluğa kapılmak kolay ve yeniden umutlu hale gelmek gerçekten zordur.

Bilinçli işçi bilmelidir; günümüz kriz koşullarında umutsuzluğun başlıca kaynağı işsizliktir. İşsizlik bir duygu olarak korkudur. Korkunun nedeni belirsizlik ve güvencesizliktir. Kriz koşullarında işsizliğin sıradanlaşması korkunun da toplumda yaygınlaşması anlamına gelir. İşçi sınıfı kendini bu belirsizlik içinde hisseder. Güvence arayışı temel arayış olur…

İşçi sınıfı için güvence nerede olabilir? Kapitalist düzen bugünkü krizin yaratıcısı olduğuna göre onun çözümü sermaye için bir çözüm olacaktır. İşçi sınıfının ise kendisi ve toplumun tüm ezilen ve sömürülenleri için bir çözüme ihtiyacı var. Kuşkusuz bu çözüm işçiler için bir seçenek olmak durumunda. İşçi sınıfının krize karşı güvencesi bu nedenle bir işçi seçeneğinin yaratılmasındadır.

Öyleyse bilinçli işçi, umutsuzluğa karşı mücadelesinde bir işçi seçeneğinin yaratılmasını temel hedef yapmalıdır. Mücadeleyi birleştirmek, işçi seçeneğinin yaratılmasının ilk adımıdır… Bir işçi seçeneğinin yaratılması hem umutsuzluğa karşı mücadele, hem de o mücadele için gerekli tek bir kıvılcım olacak…

Evet, tartışmasız mücadelenin yönünü ve sonucu bilinçli işçiler tayin edecek! Umutsuzluk değil, mücadele kazansın istiyoruz…

Yorumlar kapalıdır.