1 Mayıs 2010: Mücadeleyi Birleştirelim!

117

İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele Günü 1 Mayıs’a doğru ilerlerken geçen yıllardan farklı olmayan bir gerçeklikle karşı karşıyayız: Ekmeğimiz küçülürken, sırtımızdaki yük artıyor. Dünya çapında işçi ve emekçiler alıştırıla gelmiş sömürü çarkının yanı sıra, ya hiç gelmediği ya da gelse de gittiği iddia edilen krizin sonuçlarıyla mücadele ediyor. Artan yoksulluk ve işsizlik bu dönemin ilk sonuçları ve bunları, yaygınlaştırılmak istenen ‘yeni çalıştırma düzeni’ yani esnek, güvencesiz, yok paraya çalışma koşulları izliyor.

Diğer yandan, yaşamlarımızı bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürenlere karşı mücadele de işyerlerinden sokaklara doğru ilerliyor. Direnişler artıyor, Fransa’dan Yunanistan’a grev dalgası yükseliyor. Süre giden saldırılara karşı savunma güçlü tutulmaya çalışılıyor. Fakat birçoğu yerel ve dağınık savunular olmanın ötesine varamıyor.

Türkiye’de de durum dünyadaki genel eğilime ters düşmüyor. Direniş sayısında geçen yıllara göre artışlar da olsa, bunlar birbirini çoğaltan, besleyen, güçlendiren bilinçli bir etkileşimde bulunmaktan uzaklar. Sendika bürokrasileri bunun gerçekleşmesi önüne çeşitli engeller koyarken, sınıf önderlikleri de yönlendirici olamıyor ve kendi gerçekliklerini ve ihtiyaçlarını sınıfın gündem ve ihtiyaçlarının önüne geçiriyor.

Tüm bu engel ve çelişkiler karşısında ise mücadelelerimizi birleştirme gerekliliği aciliyetini koruyor.

Mücadeleyi birleştirmeliyiz; çünkü…

Mücadeleyi birleştirmeliyiz; çünkü taleplerimiz ortak. Sin-ter’den TEKEL’e, TEKEL’den Esenyurt Belediye’ye İSKİ’ye, TARİŞ’e vb baktığımızda her direnişin kendine özgü bir gelişim süreci ve çeşitlenen talepleri olduğunu görebiliriz; ancak aynı zamanda her birinin (4C’nin iptali, işe iade vd) özünde ortak bir talebin varlığını görmek gerekir. Bu talep iş güvencesi talebidir. İşten çıkarmalara ve halihazırda yüksek boyutlarda olan işsizliğe karşı, “iş güvencesi” istemi, bugün tüm direnişlerin olduğu gibi, her an işten atılma tehdidi altında bulunan, ve bu tehditle esnek, düşük ücretli ve sağlıksız koşullarda çalışmaya mecbur bırakılan tüm işçi ve emekçilerin ortak talebidir! Bu ve bunu destekleyen “İşten Çıkarmalar Yasaklansın” vb talepler etrafında mücadeleyi örmek büyük önem taşımaktadır.

Mücadeleyi birleştirmeliyiz; yoksa…

Aksi, tüm bu savunu mücadelelerini kendi içinde sönümlemeye mahkûm edecektir. Yerel mücadeleler içinde elde edilebilecek kısmi kazanımları her defasında daha büyük saldırılara karşı korumakla karşı karşıya bırakılacağız. Çünkü elimizden bu kazanımları almaya çalışan patronlar sınıfı, her seferinde kendi çıkarına dersler alarak, eksikliklerini gidererek, daha güçlü karşımıza çıkacak. Karşısında yapmamız gereken, onların bir sınıf olarak topyekûn sürdürdüğü saldırıya topyekûn cevap verebilmek… Ortak taleplerimiz etrafında birleşik bir mücadele sürdürmek…

İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği

Ancak bu birleşik mücadele, bugün egemen sınıfın tüm baskı ve saldırılarına karşı bir mevzi oluşturabilir. Kürt sorununu çözümden, baskı rejimini dönüştürmeye yönelik güç, sınıf hareketinin bu birliğinden beslenecektir.

Bu yüzden, 1 Mayıs 2010’u önceki 1 Mayıslarda da dile getirdiğimiz aynı vurguyla örgütlemek gerekliliğini ısrarla dile getiriyoruz. 1 Mayıs, uluslararası birlik ve dayanışma günüdür! Öncelikli tartışma birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs’ın nasıl örgütleneceği olmalıdır, bu bakış açısıyla hareket edebildiğimizde, ancak o zaman, sayıca da gündemce de alanları aşabiliriz.

Ve yalnız bu bakış açısı, Avrupa’dan Ortadoğu’ya emperyalist saldırganlığın diplomatik, ekonomik, askeri bin bir yüzüyle karşı karşıya olan emekçi kitleler için bir çıkış açabilir. 1 Mayıs’ın simgesi olduğu, uluslararası dayanışma, birlik ve mücadeleyi sağlama yolunda attığımız her adım Filistin’den Türkiye’ye, Fransa’dan Yunanistan’a sınıfsal, ulusal, cinsel her türlü sömürüye ve baskıya karşı dile getirdiğimiz ortak tepkiyi ve benzer talepleri güçlü kılacaktır.

Emperyalist saldırganlığa, baskı ve şiddet rejimlerine, neoliberal saldırılara karşı!

İşten çıkarmaların yasaklanması için…

İş güvenceli çalışma hakkı için…

İnsanca çalışma ve yaşam koşulları için…

Halkların kardeşliği ve uluslararası dayanışma ve birlik için..

Birleşik- kitlesel 1 Mayıs!

Yazan: İşçi Cephesi, 04 Nisan 2010

Yorumlar kapalıdır.