Fon değil, güvenceli gelecek istiyoruz!

166

Tüm dünyada sermayenin temsilciliğini üstlenmiş hükümetler işçi sınıfının kazanılmış haklarına ilişkin saldırı programlarını hayata geçiriyorlar. Patronlar kârlarını yükseltebilmek, kendi yarattıkları krizin faturasını emekçilere ödetmek için işçi sınıfının elindeki son haklarına saldırmaktan geri durmuyor. Türkiye’de de emeğe yönelik bu saldırılar AKP eliyle, dünyayla eşgüdümlü olarak gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de gündemdeki son saldırı 75 yıllık kıdem tazminatına yönelik. 1936 yılından bu yana geçerli olan bu hak işçi sınıfının mücadeleleriyle 1975’ten bu yana şimdiki haliyle uygulamada. Lakin çok önemli bir iş güvencesi olan bu hak hükümet ve patronlara göre çağın ekonomik-sosyal gerçekleriyle örtüşmüyormuş! Öyle ya çalışanları istedikleri gibi, istedikleri zaman, sıfır maliyetle kapı önüne koymak güzel olurdu patronlar için…

AKP hükümetine göre kıdem tazminatının bir fona devredilmesi (Kıdem Tazminatı Fonu) çalışanların ancak yüzde 8’inin kullanabildiği bu hakkın tüm çalışanlar tarafından kullanılmasını sağlayacakmış! Oysa tam tersine eğer hükümet bu fonu kurarsa çalışanlar on yıl boyunca kıdem tazminat hakkından hiçbir şekilde yararlanamayacak, on yılın sonunda da birikmiş tazminatının ancak bir kısmını alabilecek, üstelik şimdi bir yıl çalışmayla tam bir maaş tazminat hakkı kazanılırken bu hak bir yıla yarım maaşa düşecek. Bir çalışanın kıdem tazminatının tamamını alması ise ancak emekli olunca mümkün olacak. Emeklilik yaşının 65 olduğu düşünülürse ne kadar beklemek gerekeceği de ortada.

Son olarak hükümetin Kıdem Tazminatı Fonu’nda birikecek parayı patronlara ucuz kredi ya da teşvik olarak vereceğini de belirtelim. Nereden biliyoruz? İşsizlik Fonu’ndan her on işsizden sadece biri yararlanabilirken fonda biriken paranın GAP projelerine, patronlara sermaye yapılmasından biliyoruz. Geçmişin Konut Edindirme Fonu (KEY), Tasarrufu Teşvik Fonu (TTF) gibi örnekleri de görünen köyün kılavuz istemediğini gösteriyor.

AKP iktidara geldiğinden beri emeğe yönelik mevcut saldırı programını patronlar adına başarıyla yürütüyor. Hükümet tabii ki haklarınızı elinizden alıyorum demiyor, tersine hakları güçlendiriyorum, yeni haklar veriyorum diyor. Kısacası yaptıklarını örtbas etmek için yalan söylüyor. Nitekim Kıdem Tazminatı Fonu’nu eşitsizliğin ortadan kaldırılması olarak sunarken aslında iş ve gelir güvencemizi tasfiye ediyor. Kıdem tazminatının tasfiyesi güvencesiz, esnek, sendikasız bir çalışma düzeninin daha da rahatlıkla hayata geçirilmesi demektir!

Önümüzde karanlık bir tablo var ancak umutsuzluğa yer olmamalı. Unutulmamalı ki birlik ve kararlılık içinde verilen mücadeleler en zorlu koşulları dahi aşacaktır. Bu nedenle yapılması gereken güvencesiz, esnek, taşeron çalışma biçimlerinin terk edilmesi, tüm çalışanlar için insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşullarının sağlanması ve tüm sosyal hakların emeklilik, işsizlik sigortası, sağlık hizmetleri dahil tüm çalışanlar ve aileleri için ulaşılabilir, yararlanılabilir şekilde düzenlenmesi için mücadele etmektir.

Yorumlar kapalıdır.