Cizre’deki abluka devam ediyor: Abluka sonlansın, siyasi ve askeri operasyonlar derhal durdurulsun!

132

23 Ocak 2016 tarihinde Cizre’de bir eve havan topu ve benzeri ağır silahlarla yapılan saldırılar sonucunda önce 10 kişi yaralandı, saldırıların durmaması ile birlikte bu sayı 25’e çıktı. Bu yazının yazıldığı sırada toplam 9 gündür bir binanın bodrumuna sığınarak yaşam mücadelesi veren 16’sı yaralı 25 insan devlet tarafından tecrit edilmiş durumda. Bu süre zarfında her geçen gün bir kişi ölüme yenildi. HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın aktarımına göre, bodrumda bulunan 31 kişiden, 7’si öldü, 15’i yaralı, 9’u bitkin halde. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Adana milletvekili Meral Danış Beştaş ve Urfa milletvekili Osman Baydemir’in yaralıların ve cenazelerin nakli talebiyle başladığı açlık grevi ise devam ediyor.

27 Ocak günü İçişleri Bakanlığı ambulansların ve sağlık ekiplerinin binaya gitmesine izin verdi ancak bu iznin çıktığı 4 günün sonunda bile ambulanslar 8 kez yaralıları almaya gidip askeri güçler tarafından engellenerek geri döndü. İçerideki yaralılar ambulans anonsları duymalarına rağmen, herhangi bir dışarı çıkma hamlelerinde ‘teslim olun’ çağrıları ile yoğun ateşe maruz kalmakta; ambulanslara ulaşmalarına izin verilmemektedir. Şırnak Valiliği ise yazılı bir açıklama yaparak bodrum katının yakınına kadar 10 ambulans ve 2 hasta nakil aracı gönderdiklerini, ancak saatlerce beklenmesine rağmen kimsenin gelmediğini iddia etti. Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) haberine göre, HDP milletvekillerinin, İçişleri Bakanlığı’nda yetkililer ile görüştükleri sırada telefonla bağlantı kurulan yaralılara “binadan çıkın” denilmesine rağmen, saldırıların durmadığı ve yaralılarla irtibat kesildiği belirtildi.

Bu esnada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise söz konusu yaralıları almak için giden ambulansların güvenlik güçlerince engellendiğine itiraz ederek, “Bunların hepsi yalan. Belki de yaralı değiller” yorumunu yaptı. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, 30 Ocak’ta Twitter hesabından yaptığı aktarıma göre, polislerin baskın yaptığını, yaralılardan Sultan Irmak’ın hayatını kaybettiğini yazdı. Sarıyıldız, ayrıca saldırıda yaralıların enkaz altında kaldığını da belirtti. Buna da İçişleri Banlığından yetkililerin yapılan bir telefon görüşmesi esnasında canlı olarak şahit olduklarını ifade etti. Yani Cizre’de insanlar devlet tarafından yaralı, aç-susuz tecrit edilmiş enkazların arasında ölümü bekliyor!

Cizre’de saldırılarda yaralanan ve 9 gündür bir binanın bodrumunda hastaneye kaldırılmayı bekleyen 15 yaralı ve 7 cenazenin alınması için beyaz bayraklarıyla harekete geçen Cizreli anneler, yaralıların bulunduğu sokağa açılan Nusaybin Caddesi’ne ulaşan kadınların etrafı zırhlı araçlar ve özel harekat polisleri tarafından çevrildi. Ablukaya alınan kadınlar gözaltına alınarak zırhlı araç ve özel harekat polislerinin ablukasında Cizre Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Yine bu kapsamda Cizre’ye hareket eden SES ve TTB üyelerinden oluşan 14 kişilik tam teçhizatlı sağlık ekibinin Cizre’de gerekli çalışmaları yürütmesi ile ilgili tüm girişimlere rağmen sağlık ekibi Cizre’ye varmadan, İdil ilçesi girişinde hiçbir yasal dayanak olmaksızın, keyfi bir şekilde engellendi.

Bundan 10 gün önce de içlerinde İMC TV Kameramanı Refik Tekin’in de bulunduğu cenazelerini alma gerekçesiyle sokağa beyaz bayraklarla çıkan bir grup, tanklar tarafından taranmış, 2 kişi hayatını kaybetmişti. Bu vahşeti kamerasıyla kaydeden Refik Tekin’le birlikte 10 kişi de yaralanmıştı.

Bütün bu olaylar gelişirken, meclis 8 Şubat’a kadar tatile girdi ve bu konuda hiçbir adım atılmadı. Batıda derin bir sessizlik hüküm sürerken, Kürt illerinde zorunlu göç ve ölüm devam ediyor. Sorunun, Kürt siyasi hareketinin toplumsal tabanının ve kalelerinin yoğun ve kalıcı bir devlet terörü ile teslim alınması olduğu açıkça ortada. Bu kaleler teslim alınamadığında Cizre örneğinde görüldüğü gibi insanlık bir bodrum katında ölüme mahkum ediliyor.

Çözüm sürecini donduran, siyaset hakkı bırakmayan, bununla da kalmayıp evleri, mahalleleri basıp yaşam hakkını ihlal eden iktidarın Kürt halkına karşı yürüttüğü kanlı operasyon derhal durmalı, sokağa çıkma yasağı süren bütün il ve ilçelerdeki abluka sonlandırılmalıdır. Cizre’ye derhal yardım ulaştırılmalı ve yaralılar kurtarılmalıdır. Kürt illerinde savaş sürerken, Türkiye’nin hiçbir köşesinde adalet, barış ve demokrasi olamaz! Türkiye’nin tüm emekçilerini Kürt halkı ile dayanışma içerisinde olmaya; demokratik hak ve özgürlüklerin açık ihlali olan antidemokratik sokağa çıkma yasaklarına ve operasyonlara tepki göstermeye çağırıyoruz.

Yorumlar kapalıdır.