İDP 3 Yaşında!

78

Yazarın dediği gibi, gemiler için en güvenli yer limanlardır ama hiçbir gemi limanlarda çürüsün diye inşa edilmez. Bütün gemiler açık denizlere açılsın diye yapılır. Partimizi, İşçi Demokrasisi Partisi’ni ilan ederken biz de bu hedefle yola çıktık. Ne bir tabela yeter düşüncemiz oldu ne de küçük olsun ama bizim olsun gibi bir sınır çizdik kendimize. İDP’yi en başından açık denizlere açılmak için inşa etmeye giriştik.

Ardında otuz beş yılı aşkın bir deneyim olan partimizi, İşçi Demokrasisi Partisi’ni, bundan tam üç yıl önce, 21 Ağustos 2015’te ilan ettiğimizde tüm denizler çalkantılıydı. Bugün çalkantılar yerini fırtınalara bırakmış durumda. Lakin bu bizim için bir öngörü eksikliği değildi. Tam tersine. Doksan yıl önce partimize ruhunu veren Sol Muhalefet geleneği neden ve nasıl var olup yola çıktıysa, biz de İDP’yi tam da o nedenle var edip yola çıkardık.

Bizler hayal kurmayı severiz. Aksi takdirde devrimci ve sosyalist olmazdık. Yanlış anlaşılmasın, hayallerimizin olması hayalci olduğumuz anlamına gelmez. Doğru, Sol Muhalefet olacakları engelleyemedi. Sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kuramadı. Ama bu ısrarlı ve kararlı mücadele, bu hayalin yaşamasını sağladı ve bizlere ulaştırdı. İDP ve benzerleri bugün bunun için var. Bizler herhangi bir başka dünya kurmanın peşinde değiliz. Hayalimiz sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurmak…

Bu mümkün mü? Dünyayı çöle çevirenler her devirde, hep aynı şeyi söylerler: Gerçekçi olun! Gerçekçi olmak ne anlama geliyor? ABD’nin başında Trump var; Rusya’yı yıllardır Putin yönetiyor; Türkiye’de Erdoğan artık başkan! Giderek bütün ülkeler de bu örnekleri izliyor. Haritada nerede olduğunun bir önemi olmaksızın, ister İskandinavya’da, ister Afrika’da, ister Güney Amerika’da tüm ülkeler daha fazla baskı, otorite ve sömürü konusunda birbirleriyle yarışıyor. Peki, neden?

Olan şu! Kapitalizm dünyayı yerle bir etti. Patron demokrasileri çuvalladı. Yaldızı dökülen burjuva-kapitalist devletler şimdi tüm insanlığı, sonsuz fedakârlıklar göstermelerini isteyerek, kendi faturalarını ödemeye davet ediyorlar. “Gerçekçi olun”un anlamı işte bu! Pislik içinde bıraktıkları bu dünyaya boyun eğmemizi, razı olmamızı istiyorlar! Hayır, ne boyun eğeceğiz ne de razı olacağız!

Yorumlar kapalıdır.