Ofiste sistematik iş cinayetleri

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2018 yılında 1923 işçi iş cinayetlerine kurban verildi. 2019 yılında da Ekim ayı sonuna kadar 1477 işçiyi bu cinayetlerde kaybettik.

Görüldüğü üzere ülkemizin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki karnesi maalesef sıfırlarla dolu. Neoliberal politikalar eliyle emek, günden güne sermaye için kırpılması gereken üretim maliyeti olarak görülüyor. Güvencesizliğin arttığı, sendikal örgütlülüğün zayıfladığı bu dönemde iş cinayetleri de bununla orantılı olarak artıyor.

Ofis ve plaza çalışanlarının durumu da bu durumdan azade değil. Krizin vites yükseltmesiyle kârlılıklarını kaybetmek istemeyen işletmeler, maliyetlerden kısmak için kadrolarını daraltıyor, emekçilerinin ücretlerine ve sosyal haklarına saldırıyor. Bu da çalışanlarına işsizlik, sistematik psikolojik baskı ve güvencesizlik olarak geri dönüyor. Bunun yanında Türkiye’de çalışanların antidepresan kullanım oranları incelendiğinde de son on yılda yüzde 225 oranında artış olduğunu görüyoruz. Etrafımızda kaygı ve stres bozukluğu yaşamayan büro çalışanı ise yok denecek kadar az.

Gazete haberlerinde iş cinayetleri kapsamında görmesek de, plazalarda çalışanlar da patronların kârlılıklarını korumaları uğrunda yavaş yavaş öldürülüyor. 2017 yılında mobbing sebepli olarak beyin kanamasından kaybettiğimiz on beş yıllık bankacı Nadide Kısa vakası bu durumun su yüzüne çıkmış vakalarındandır. Sistematik psikolojik baskı da bir iş cinayeti yöntemidir. Nasıl ki işveren maliyetlerden kısmak için işçisine iş güvenliği ekipmanları ve uygun şartları sağlamadığından iş cinayetleri gerçekleşiyorsa, işsizlik korkusuyla mecbur kalınan zorunlu ve ücretsiz mesai, performans baskıları, dar kadro sebebi ile yaşanan yoğun çalışma ve düşük ücret politikaları da çalışanları öldürüyor.

Diyoruz ki, patronların yarattığı krizin sebebi biz çalışanlar değiliz, bu krizin bedelini de bizler ödememeliyiz. İşten çıkarmalar yasaklansın, zorunlu ve ücretsiz fazla mesai uygulamaları son bulsun. Sistematik psikolojik baskılara; cinsiyetçi ve ırkçı ayrımcılığa karşı işçilerin denetiminde mobbing kriz merkezleri kurulsun. Ofis işçilerinin çalışma hayatı önündeki engellerden biri olan çocuk bakımı için işyerleri ücretsiz ve nitelikli kreş hizmeti sağlasın.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.