Kayyum politikasına son!

Pandemi süreci ülkenin gündeminde yer alan ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluk gibi birçok meseleyi daha da açığa çıkarırken, baskı politikaları bu sorunların üzerini örtercesine hükümetin güçsüzlüğünü savuşturmanın bir aracı oldu. Antidemokratik uygulamaların hız kesmeden devam etmesi için iktidarın salgına ihtiyacı yoktu elbette! Ancak pandeminin yarattığı ülkeye özgü birçok sorun kangrenleşirken; birlik ve beraberlik söyleminin, rıza üretiminin yine başta muhalif belediyeler olmak üzere Kürt siyasi hareketine yapılan saldırılar üzerinden gerçekleştirilmeye çalışılması, iktidarın her sıkıştığı anda başvurduğu imdat freni gibi.

Nisan ayında HDP’li Batman Belediyesi ve Diyarbakır’ın Silvan, Lice, Ergani ve Eğil ilçe belediyeleri dahil beş belediyeye kayyum atanmıştı. Mayıs ayında ise bu süreç Iğdır, Siirt ve Siirt’e bağlı Baykan, Kurtalan ve Muş Altınova belediye başkanlarının gözaltına alınarak kayyum atanması ile devam etti. Atanan kayyumlar da o ilde görev yapan valiler veya kaymakamlar. Yani 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından HDP’li 65 belediyeden 45’ine kayyum atandı. 21 belediye eşbaşkanı halihazırda cezaevinde ve son gelişmelerle birlikte HDP’nin elinde kalan belediye sayısı sadece 12. Kayyum atamaları sonrasında yapılan protestolarda HDP’li vekillere sert bir biçimde müdahale edilmesi de hükümetin hiçbir hukuki gerekçesi olmayan bu uygulamaya dönük itirazlara tahammülünün olmamasından kaynaklanıyor.

Öyle bir rejimde yaşıyoruz ki, iktidar en temel hak olan seçme ve seçilme hakkını seçilmişleri içeri atarak hiçe sayabiliyor. Hiçe saymakla kalmayıp, seçilmiş belediyeleri atama yoluyla kontrol altına alıyor. Bu kontrol süreci belediyenin tüm kaynaklarına el koymak, o belediyeyi borçlandırmak ve haksız harcamalar (seçim çalışmalarına belediye kaynaklarının aktarımı, aşırı lüks makam odaları, etrafa dağıtılan rant vb.) yapmakla devam ediyor. En son Mardin Belediyesi’ne atanan kayyumun icraatı bunun bir örneği. Kayyum yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, 18 taşınmazı 18 milyon TL muhammen bedelle satılığa çıkardı. Mardin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin HDP Grup Sözcüsü Mehmet Ali Amak’a göre kayyum döneminde 6 milyon geliri olan belediye iştiraki MARSU 620 milyon TL borçlandırıldı, belediyenin 63 milyon TL olan borcu ise 406 milyon TL’ye çıkarıldı. Şimdi bu borçların kapatılması için taşınmazlar satılığa çıkarılıyor.

Halk sağlığı üzerindeki tehdidin hâlâ sürdüğü, salgının devam ettiği şu günlerde çoğunluğu Kürt siyasetinden olan siyasi tutsakların infaz yasası kapsamında salınmamış olmaması, hatta daha fazla sayıda siyasetçinin gözaltına alınarak içeri atılmakla tehdit edilmesi demokratik hakların tamamen zapturapt altına alınması anlamına gelmektedir. Kayyum politikasına derhal son verilmeli, kayyum atanan belediyeler seçilmiş belediye başkanlarına iade edilmeli, tüm siyasi tutuklu ve hükümlüler serbest bırakılmalı, siyasal demokrasi önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.