Normaliniz çok esnek ve güvencesiz!

“Yeni” normalin eskisinden farkını henüz görememişken, bir de “yeni” çalışma biçimleri gündemimize girdi.

İşçi ve emekçiler içinse mevzu oldukça eski.

Çünkü “yeni” diye sunulan, özünde yıllardır dayatmaya çalıştıkları modelin bir devamı.

Onların esnek, bizim kuralsız dediğimiz; işçi sınıfının tüm hak ve kazanımlarının altını oyan bir çalışma sistemi.

Yeni olan ise, Covid-19 sürecini bahane ederek yıllardır yaygınlaştırmaya çalıştıkları bu uygulamaları meşrulaştırma çabaları (bir başka yazının konusu olmakla birlikte, uzaktan çalışma/evden çalışma modellerini de öncelikle bu açıdan incelemek gerek).

Bu noktada da artan işsizliği arkalarına alıyorlar. Manipüle edilmiş resmî istatistiklerle bizi işsizliğin azaldığına inandırmayı deneyenler, aynı anda yeni istihdam paketleri hazırlıyorlar.

Ve sözde istihdama “kalkan” olacak bu paket, bize çözüm olarak esnek çalışmayı işaret ediyor. Bir yandan, kısmî zamanlı çalışma, vergi istisnası ve prim desteğiyle işverene teşviğin sürdürülmesi planlanırken; diğer yandan 20 yaş altı ve 50 yaş üstündeki çalışanlar için “belirli süreli” iş sözleşmesi, yani esnek ve güvencesiz çalışma tanımlıyor.

Belirli süreli iş sözleşmesi ile işverene bu yaş grubundaki işçileri istediği gibi işe alıp işten çıkarabileceği yasal zemin sunuluyor. Normalde yasal olarak belirli süreli iş sözleşmesi, işin bitirilmesi belirli bir süreyle öngörülebiliyorsa yapılır, yani çok sınırlı ve istisnai durumlar için geçerlidir. Ancak bu teşvik sonucunda bu yaş grubundakiler için belirli süreli iş sözleşmesi bir istisnadan çok kural halini alıyor. Ve ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, işe iade davası haklarının da elden alınması anlamına geliyor… Üstelik 25 yaşından küçüklerin ayda 10 günden az çalışması halinde sigorta yatırma zorunluluğu da olmayacak. İşte 25 yaş altı ve 50 yaş üstündeki çalışanların istihdamını teşvik için buldukları çözüm bu! Bu yaş grubunu işveren için daha az maliyetli hale getirmek…

Covid-19 salgını süresince işçi ve emekçilerin en önemli talebi zorunlu sektörler dışında çalışanlara idari/ücretli izin verilmesiydi… Ancak tüm uyarılara rağmen zorunlu olmayan pek çok alanda üretime ve çalışmaya devam edildi. İşçiler ya salgın koşullarında yaşam hakları ihlal edilerek çalışmak zorunda bırakıldı ya da zaten işinden oldu… Koşullar buyken esnek çalışma, emekçilerin çalışma koşullarının, çalışma sürelerinin ve ücretlerin bu koşullara boyun eğdirilmesi anlamı taşıdı. Ve belli ki normalleşme sürecini emekçilere dönük bu saldırılarla sürdürmeye devam edecekler. Zaten 18 yıllık iktidarları boyunca da istikrarlı oldukları tek nokta bu oldu!

Onlar güvencesiz, örgütsüz, çalışma kurallarını tamamen kendilerinin belirlediği bir çalışma rejimi dayatıyorlar ve her şeyi pazarladıkları gibi bunu da “esneklik” olarak pazarlıyorlar. Daha önce de gördük, kadın istihdamı için de genç istihdamı için de hep bir  “esnek” çözümleri var! Ama sonunda esneyen hep işçi sınıfının on yıllara dayanan mücadeleleri sonucunda elde ettiği hakları, kazanımları oluyor…

Onların sermayeleri var, arkalarında duran hükümetleri var, yasaları var, var da var! Bizim ise emeğimiz ve inatla büyütmemiz gereken mücadelemiz var! Süregiden bu esnek ve güvencesiz normaller gerçekten değişecekse, işte o mücadeleyle değişecek!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.