SpaceX: Kapitalizmin son oyuncağı!

Salgına yönelik önlemlerin azaldığı fakat salgının bunun farkında olmadığı ve hız kesmeden her gün yeni bulaşma rekorlarının kırıldığı bugünlerde, Elon Musk bizi “yeni bir çağa” daha taşıdı! İlk defa özel bir şirket uzaya insan gönderdi. Bu olay neden önemli ya da gözümüz nasıl boyanıyor gelin beraber bakalım.

Elon Musk kimdir?

“Geleceğimiz Musk’a mı bağlı?” yazımızda da belirtmiştik; Elon Musk 1990’lardan bu yana, “teknoloji devrimi fırtınası”nda sahibi olduğu birkaç önemli şirket ile geleceğimizi kurtaracak vizyoner olarak bize tekrar tekrar pazarlanmakta. Fakat işin aslı, diğer patronlar gibi kendi servetini ve şirketlerinin kârlılığını düşünmesi. Sadece koronavirüs ile mücadele ettiğimiz bugünlerde servetine 5 milyar dolar daha ekledi. Bunu yaparken de aynı Trump gibi önce bu hastalığı yok saydı, sonra küçümsedi ve çalışanlarını tehlikeye rağmen işe gitmeye zorladı. 12 Mayıs’ta attığı tweet’te sahibi olduğu elektrikli araba üreticisi Tesla şirketinin tekrar üretime başladığını duyururken, her kim çalışanlarını işe gittiği için göz altına alacaksa kendisini karşısında bulacağını belirtiyordu. İşin özü, işçilerinin sağlığını korumak onun için sadece bir kâr-zarar bilançosu.

SpaceX ile neyi amaçlıyor?

SpaceX 2002 yılında Elon Musk tarafından, Mars’ın kolonileştirilmesini sağlamak üzere uzay taşımacılığının maliyetini düşürme hedefiyle kuruldu. Geçtiğimiz 18 yıl boyunca ticari uzay roketlerini üretti ve pazarladı; ek olarak geçtiğimiz 25 Mayıs’ta ilk defa bir özel şirketin insanlı uzay görevini gerçekleştirmesini sağladı. Ancak NASA’nın artık kârlı olmadığı için 2011’de insanlı uzay görevlerini durdurduğunu ve bunları yapması için SpaceX’e 3 milyar dolar ödediğini de unutmayalım.

Şirketlerin uzaydan çıkarı ne?

Bu çıkarları 3 maddede toplayabiliriz: Uzay turizmi, uzay madenciliği ve ilk hedef Mars’ın kolonileştirilmesi. Uzay turizmi ile zenginler hem tatillerini dünya yörüngesinde yapabilecekler, hem de şehirler arasındaki uzun uçuşları ciddi bir şekilde kısaltacaklar. İsviçre Ulusal Bankası’nın hazırladığı rapora göre bu sektörün şimdiden 400 milyar dolar değeri var. 2030 yılına gelindiğinde ise bu değerin 800 milyar dolara çıkacağını öngörüyorlar. Uzay madenciliğiyle de altın, platin ve diğer nadir bulunan metal ve mineralleri toplayıp işlemeyi öngörüyorlar. Bu sektörün de 2025 yılına gelindiğinde değerinin 3 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. SpaceX’in kuruluş nedeni, Mars’ın kolonileştirilmesi ile hem uzay turizmi ve madenciliği, hem de ticari şirketlerin uzayı fethi için önemli bir adımın atılması. İnsanlığın evrendeki kaderini etkileyecek bu denli önemli adımlar yine ticari kıskaçlara sıkışmış durumda ve bunu yaparken de burjuvazinin kamuda öne çıkan figürleri vizyoner, kurtarıcı sıfatlarıyla kendilerini pazarlamaktan geri kalmıyorlar.

Tüm bunlar olurken nasıl bir bilim ve teknoloji kavrayışına ihtiyacımız var?

Mevcut pandemi bize bir virüsün insanlığın geleceğini nasıl tehdit edecek boyuta gelebileceğini gösterdi. Ticarileştirilmiş sağlık sektörü, buna çanak tutan iktidarlar ve aşırı tüketim temelli politikalar bu salgına zemin hazırladı. 2014 yılındaki raporlara göre, ülkeler 1 trilyon dolardan fazla askeri harcama yapmış; bunun 500 milyar dolarını ise sadece Amerika Birleşik Devletleri gerçekleştiriyor. Bu da yayılmacı ve yok etmeye yönelik anlayışın nelere sebep olduğuna dair açık bir kanıt; aynı tehlike uzay için de geçerli. İnsanlığın geleceği bir avuç kâr odaklı şirket ve onların iktidarıyla sürdürülemez, bunun için kamulaştırılmış sektörlere ve denetlenebilir planlara ihtiyacımız var.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.