İstanbul’dan bir eğitim emekçisi: “Çarık sıkmaya başladı”

156

Gazetenin yeni sayısı çıktığında yeni yıla girmiş olacağız. Ekonomik kriz derinleşirken Tek Adam rejimi de kendi kendini yönetememekte. Son bir yılda neler mi oldu? Herkesin merak ettiği asgari ücret açıklandı, işsizlik her geçen gün artarken iş kazalarında ölenlerin sayısı arttı, TL dolar karşısında değer kaybettikçe iğneden ipliğe her şeye zam üstüne zam geldi, yoksulluk arttı, pandemiyle birlikte okul terkleri başladı ve çocuk işçi sayısında artış görüldü, nefret söylemleriyle birlikte ırkçı saldırılar arttı ve İzmir’de üç Suriyeli işçi yakılarak katledildi…

Eskiler “çarık sıkmaya başladı” derler. Gerçekten de çarık sıkmaya başladı. Eskisi gibi her şeyi alamıyoruz, eskiden iki tane aldığımızın şimdi bir tanesini zor alıyoruz. Onların deyimiyle, porsiyonu ister istemez eksiltmek zorunda kalıyoruz. Sermaye kanımızı emdikçe emiyor, bir türlü doymak bilmiyor. Biz işçilerin kanıyla beslenmeye, büyümeye devam ediyor.

Ancak biz biliyoruz ki bu böyle gitmez. Bizler milyonlarız, onlarsa az. İşçi bir arkadaşımın söylemiyle, tükürsek boğulacaklar. Asıl mesele de tükürecek olanların yan yana gelmesi, sorunlarını ortak potada eriterek birlikte mücadele etmesinde.

Biz gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir hayat istiyoruz. Ücretli kölelik düzeni, bu yaşamı biz işçilere, emekçilere çok görmektedir. Biz biliyoruz ki tahayyül ettiğimiz hayat biz mücadele ettiğimizde gerçekleşecek. O yüzden bulunduğumuz her alanda yan yana gelerek, sorunlarımız etrafımızda örgütlenmemiz gerekiyor.

Yorumlar kapalıdır.