Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri ödenmemiş maaşlarını, kıdem ve ihbar tazminatlarını alabilmek için günlerdir Ankara’da mücadele ediyor. Doruk Madencilik işçileri ilk olarak nisan ayında Ankara’ya yürümüştü. Polisin engellemelerine ve gözaltılara rağmen geri adım atmayan işçiler Enerji, Çalışma ve İçişleri bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme sözü alınca eylemlerine ara vermişti. Ancak verilen sözlerin tutulmaması üzerine işçiler tekrar direnişe geçti. Holding ödemeleri yapmadığı için, işçiler bu kez Eti Gümüş madencilerinin de katılımıyla Ankara’da, Bağımsız Maden İş Sendikası ile birlikte Enerji Bakanlığı önünde direnirken Türkiye Maden-İş Sendikası ise holding binası önünde eylemine devam ediyor.
Üç bakanlığın ödemeler için garantör olduklarını ilan etmesine rağmen işçilerin ödemelerini alamamasının, bakanlıkların aczinden veya bürokratik bir tıkanıklıktan olmadığı herkesin malumu. Karşımızda işçi haklarına çökmeyi alışkanlık haline getirmiş bir holding ve bu durumu gayet iyi bilen bir kamu idaresi var. Şirket, kurumlar vergisi ödemezken TEİAŞ’tan milyonlarca liralık kapasite ödemesi alıyor, teşviklerle destekleniyor.
Öyle ki basına yansıdığına göre Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar da “Şirket fırıncıyla bile problemli, ben bunlara bir daha ruhsat vermem” diye bir açıklama yapmış. Madem öyle bir imkân ve gücünüz var, işçilerin önüne polis yığıp eylemlerini yasaklayacağınıza, “Bir daha ruhsat vermem” diye demeç vereceğinize; usulsüzlüğü tescilli şirketin devlet teşviklerini kesip ruhsatını iptal etsenize, işçinin birikmiş alacaklarına el koysanıza? Ama bunu yapmıyorlar. Çünkü patronun geri adım attığı ve işçilerin hakkını söke söke aldığı bir emsalin, hakkı gasp edilen tüm emekçilere cesaret vermesi ihtimali dahi tehlikeli.
Bu yüzden bakanlıkların görev bilinciyle değil, işçilerin kararlı direnişi ve kamuoyu desteği karşısında sıkıştıkları için devreye girdiğini söyleyebiliriz. “Garantörlük” adımı işçilerin hakkını korumak için değil aksine eylemi sönümlendirmek, gündemden düşürmek ve patrona zaman kazandırmak için kullanıldı.
Devlet, sermaye ile işçilerin karşı karşıya geldiği her durumda olduğu gibi safını yeniden belli etti. Madencilerin eylemleri hakların vaatlerle değil ancak direnerek alınacağını gösteriyor. Fakat direnişler yalnız kaldığında, mücadeleler parçalı yürütüldüğünde ne kadar büyük bir irade olursa olsun sonuç almak zorlaşıyor. Emekçiler kazanmak için sektör ve sendika fark etmeksizin tüm mücadeleleri birleştirmek ve dayanışmayı büyütmek zorunda.
