Bir kavram: sovyet

Bugün sovyet deyince aklımıza muhtemelen Ekim Devrimi’yle kurulan ilk işçi devleti Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) geliyor. Ancak Rusça “konsey” anlamına gelen bu kelime Ekim Devrimi’nden on iki yıl öncesine, grev komitelerinden doğan mücadele organlarına dayanıyor.

1905 Devrimi olarak tarihe geçecek grevler ve ayaklanma sürecinin başlarında, mayıs ayında İvanovo-Voznesensk’te gerçekleşen tekstil grevinde 150 kişilik grev komitesi kendine delegeler sovyeti demeye başlamıştı. 13 Ekim 1905’te, genel grev sırasında kurulan Petersburg Sovyeti kasım ortasına gelindiğinde 147 fabrika, 34 atölye ve 16 sendikadan gelen 562 delegeden oluşuyordu. Bu sovyet yaklaşık 200 bin işçinin iradesini temsil ediyordu. Sekiz saatlik işgünü ilan ederek sınırlı da olsa fiilen hükümet yetkilerini üstlenen bir mücadele organı haline geldi. Troçki’nin başkan yardımcılığı yaptığı ve geri çağırılabilir delegelerden oluşan bu sovyet, Paris Komünü’nden sonra işçi demokrasisinin en güçlü örneklerinden biri oldu. Sonunda çarlık rejimi tarafından ezildiyse de sovyet organı mücadeleci işçilerin hafızasında kaldı ve 1917 yılında kitlesel düzeyde yeniden inşa edildi.

1917 Şubat Devrimi’nde çarlık iktidarı devrilip geçici hükümet kurulduğunda Rusya’da halihazırda yüzlerce sovyet meclisi vardı. 27 Şubat 1917’de kurulan Petrograd Sovyeti bunların en büyüklerinden biriydi. Bu dönem kurulan sovyetler 1905’ten farklı olarak 1 Mart’ta asker delegelerinin sovyetiyle birleşen Petrograd örneği gibi silahlı işçi ve askerlerin kitlesel katılımıyla ikili iktidar niteliği kazandı.

Bunu da okuyun4 Ocak 1923: Lenin, Stalin’in görevden alınmasını istedi

Sovyetlerin bu niteliğini gören Lenin, devrimin görevlerini yerine getirmeyen geçici hükümete karşı Nisan Tezleri’nde “Bütün iktidar sovyetlere!” sloganını öne sürecekti. Ağustos ayında geçici hükümete ve Petrograd Sovyeti’ne karşı General Kornilov bir darbe girişimi düzenledi. Kerenski’nin geçici hükümeti darbe karşısında Petrograd Sovyeti’nin desteğini istedi. Demiryolu işçileri Kornilov’un birliklerini taşıyan trenleri durdurdu, Kornilov’un birliklerine ajitatörler gönderildi ve darbe yürüyüşü Petrograd Sovyeti’nin müdahalesiyle durduruldu. Bu olayla geçici hükümetin zaafları daha belirgin hale geldi ve sovyetlerin Bolşevikleşmesi hızlandı. Bu süreçte hapisten çıkan Troçki, Petrograd Sovyeti’nin başkanı seçildi. Ekim ayında toplanan İkinci Tüm Rusya İşçi ve Asker Delegeleri Sovyetleri Kongresi iktidarı devraldığını ilan etti. Kongre kararnamesiyle halk komiserlikleri kuruldu ve yeni hükümet sovyetlerin içinden doğdu. Böylece işçi devleti de ismini sovyetlerden almış oldu.

Stalin Anayasası olarak da bilinen 1936 Anayasasında ise sınıfa ve üretim birimine göre belirlenen seçim sistemi değiştirildi, sovyetlerin iktidarı budandı ve Troçki’nin deyimiyle “sovyetsiz bir sovyet iktidarı” doğdu. Bu, işçi devletindeki bürokratikleşmenin yasal karşılığıydı. İşçilerin hükümet üzerindeki doğrudan denetim ve yönetim rollerinin budanması devrimin emelleriyle doğrudan çelişiyordu.

Bugün aklımıza bürokratik bir devleti getirse de sovyetler esasen işçilerin kitle hareketinin en devrimci anında doğurduğu mücadele, temsil ve yönetim organlarıydı. İşçi sınıfı süregelen ekonomik ve sosyal sorunlarını ortadan kaldıracağı mücadele aracını grevlerden ve işyeri komitelerinden doğurarak bütün bir ülkeye bu şekilde yaymıştı.

İlginizi çekebilir

Kavram atölyesi

Bir kavram:

Dördüncü Enternasyonal

Çağdaş işçi sınıfı hareketinin en önemli özelliklerinden biri uluslararası olmasıdır. Kapitalizm oluşmaya başladığı günden beri dünyanın her köşesini sermaye-ücretli emek-emek sömürüsü düzeninin içine doğru çekmiş, günümüzde kapitalizm dışında kalan hiçbir kayda değer büyüklükte insan topluluğu bırakmamıştır. Kapitalizmin bu eğilimi aynı…

Kenan Zorlu · 4 Eylül 2026

Yazının devamı
Yeni sayı çıktı30 TL · Satış noktaları

Son yazılar

Tüm yazılar →