Fon krizi: Çürük elmalar değil çürük düzen!

Fon krizi Türkiye’nin ana gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Nasıl olmasın ki? Bu satırlar kaleme alınırken neredeyse 450 kişi hakkında işlem gerçekleştirildi, 200’ü aşkın kişi tutuklandı, 350’nin üzerinde şahsın mal varlığına tedbir getirildi. İşi skandal düzeyine vardıran temel meselelerden biri, adı fon krizine karışan kişilerin hiç de öyle “herhangi kimseler” olmamaları. İçerisi adeta şampiyonlar ligi gibi; fon kriziyle ilgili çekilen her perdenin ardında bir başka rejim ilişkisi ortaya çıkıyor.

Tüm bu ilişkilerin tam bir haritalandırmasını yapmak bu yazının kapsamını epey aşıyor. Fakat bazı isimler öyle ışıltılı ki diğer “basit” ilişkileri gölgede bırakıyorlar. AKP ile doğrudan ilişkisi olan bu “ışıltılı” isimlere dair Erdoğan, “nefsine yenik düşenlerle” yollarını ayıracaklarını belirtmişti. AKP genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden ve mal varlığına tedbir konulan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından tutuklandı. Erdoğan’ın başbakanlık dönemindeki başdanışmanı ve eski AKP Milletvekili Ertan Aydın da ayrılığın bedelini tutuklulukla ödüyor. İlişkileri bir adım öteye taşıdığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz: Eski AKP Milletvekili ve MKYK üyesi Asuman Erdoğan’ın eşi ve Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan’ın mal varlığına tedbir konuluyor; 21 yıl milletvekilliği ve 7 yıl bakanlık yapan eski tüfek AKP’li Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı bir günde kaldırılan mal varlığına tedbir kararı ile ayrılıktan paçayı kurtarıyor. Mustafa Yazıcı’nın ortağı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı ise fon soruşturması kapsamında mal varlığına konulan tedbirin kaldırılmasından kısa bir süre sonra başından vurulmuş olarak ölü bulunuyor.

Kamu kurumlarının sicilleri de pek temiz değil. SPK’nın eski daire başkanı Erman Çete, Merkez Bankası’nın eski başkan yardımcısı Taha Çakmak tutuklanırlarken SPK ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda istifalar birbirini kovalıyor. Bu istifalardan en çarpıcı olanı ise, eski BDDK yöneticisi Mustafa Balcı’nın oğlu ve Özata Denizcilik yönetim kurulu üyesi İskender Balcı’nın tutuklanmasının ardından kayınpederi ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in istifası oldu. Hem fon krizi hem de “Sarıgül soruşturması” kapsamında tutuklanan Altınbaş ailesi mensupları, babası Yeni Şafak’ın eski genel müdürü ve Merkez Bankası Denetim Kurulu eski üyesi Namık Kemal Gökalp, Alkin kardeşler… Uzattıkça uzayan bu listede birbirinden girift ilişkilerin gösterdiği, rejimle yakından uzaktan iltisaklı herkesin fon skandalının girdabına kapılıp gitme riskinin olduğu.

Bunu da okuyunİktidarın seçim hesapları karşısında cevap “emek ittifakı” olabilecek mi?

Girdaba kapılmayanlar

Böylesine geniş ve girift ilişkiler halinde, rejimin her kademesine bu kadar yayılmış bir “vurgun” ağından hükümetin en üst kademelerinin haberinin olmaması akla yatkın değil, hele hele Mehmet Şimşek daha bir sene öncesinden borsa manipülasyonlarından haberdar olduğunu belirtirken. Nasıl bedenin tamamını korumak için kangrenli uzuv kesilip atılırsa, Tek Adam rejimi de fon skandalının altında ezilmemek için “nefsine yenik düşen” çürük elmaları bir bir koparıyor, kamuoyuna adeta yem ediyor. Oysa, rejim ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, enfeksiyonun tüm vücuda yayıldığını bilmeyen yok: Teknofest Güneydoğu’da Fatma Betül Sayın Kaya’ya manidar göndermelerde bulunan Selçuk Bayraktar’ın kardeşiyle kurduğu fon şirketinin, krizin patlamasından henüz bir ay önce SPK izni almasına dair rejim cephesinden çıt çıkmıyor; AKP sözcüsü Ömer Çelik’in soruşturmada adı geçen bir isimle fotoğrafını yayınlamak ise tutukluluğa gerekçe sayılıyor. Fon soruşturması tam gaz devam, rejimin çizdiği sınıra kadar!

Şimdi ne olacak?

Şüphesiz, soruşturma ve tutuklama haberlerinin sonunu görmedik. Bununla birlikte, fon skandalı gündeminde rejimin belirli açılardan kontrolü eline aldığını söylemek mümkün. Cevdet Yılmaz’ın açıklamasına göre fon mağdurlarına 30 Ekim’den itibaren 1 milyon TL’ye kadar ödemelere başlanacak, uzun vadeli olarak da SPK’nın yetkilerini genişletecek bir kanun tasarısı üzerine çalışılıyor. Aksi iddia edilse de fon ödemelerinin kamu kaynaklarından yapılıp yapılmayacağı hâlâ soru işareti, daha yüksek meblağlardaki ödemelere dair ise belirsizlik devam ediyor. Fon gündemi daha çok su kaldıracak, zira çürük elmaları koparmakla düzenin çürümüşlüğünü gizlemek mümkün değil.

İlginizi çekebilir

Kavram atölyesi

Bir kavram:

Evrim nedir?

Evrim, biyoloji biliminde canlı varlıkların (organizmaların) zaman içerisinde geçirdikleri değişiklikleri açıklayan bir teoridir. Modern biyoloji, birçok alanında evrim teorisinden beslenir. Evrim, ilk sistematik ifadesini Darwin'in Türlerin Kökeni adlı yapıtındaki doğal seçilim anlayışında ve Mendel'in kalıtım üzerine çalışmalarında bulmuştur. Bunları teker…

Kavram Atölyesi · 20 Mart 2009

Yazının devamı
Yeni sayı çıktı30 TL · Satış noktaları

Son yazılar

Tüm yazılar →