Suriye devrimine destek çağrısı

31

Translate

Mart 2013’teki Dünya Sosyal Forumu (DSF) kapsamında Suriye devrimine destek adına yapılan etkinliklerin devamı doğrultusunda, bu sene DSF’ye katılan sol güçler ve partiler, devrime olan desteklerini tekrar ortaya koymanın ve altını çizmenin gerekliliğine karar verdiler ve Suriye devrimini destekleyen, Suriye halkının devrim ve kanlı Esad rejiminin devrilmesi yolundaki mücadelesini savunmaya hazır olan tüm sol güç ve partileri, toplumsal örgütleri, sendikaları ve dayanışma hareketlerini Temmuz 2015’te İstanbul’da biraraya getirecek bir toplantının örgütlenmesi için gerekli tüm çabaları ortaya koymaktalar.

Suriye’de Mart 2011’den bu yana yaşanan gelişmeler gerçek bir devrimdir ve ayaklanan halka karşı Suriye rejiminin yürüttüğü tüm şiddet ve vahşete rağmen devrim halen sürmektedir. Öte yandan, bölgesel ve uluslararası güçler -söylemlerinden bağımsız olarak- farklı yöntemlerle devrimi yok etmeye çabalamaktalar çünkü devrimin başarısından ve yaygınlaşmasından büyük bir korku duymaktalar.

Bütün bu bölgesel ve uluslararası güçler Suriye devriminin düşmanıdırlar. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri radikal İslamcı grupları destekleyerek, “cihatçıları” ülkeye göndererek ve devrimin İslamlaştırılmasını finanse ederek devrimi rayından saptırmak ve onu bir mezhep çatışmasına, gerici bir iç savaşa dönüştürmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Türkiye ise, Beşşar Esad rejiminden önemli ekonomik menfaatler elde ettikten sonra, “Müslüman Kardeşler”in temel yapıtaşı olacağı bir rejimin kurulması yoluyla iktidarı elinde tutarak bölgesel etkisini artırma çabası içerisine girdi ve bu nedenle de “cihatçılar”ın Suriye’ye geçişlerine ve ülkeye yerleşmelerine yardım etti. Ya da Rusya ve İran’ın Esad’ın kanlı ve katil rejimine verdikleri destek öyle bir boyuta vardı ki, İran’ın sağladığı askeri güçler Suriye rejiminin düşmesinin engellenmesinde ve kaderinin belirlenmesinde başat bir role sahip oldu.

Aynı zamanda Suriye, kendi iktidarlarını dayatmak adına halka karşı savaşan ve en az rejimin kendisi kadar vahşi ve kanlı olan radikal İslamcılar tarafından kuşatılmış durumda. Bu güçler, Suriye iktidarının varlığını güçlendirmekteler. IŞİD ya da “İslam Ordusu” veya “Nusra Cephesi” bütün bu kesimler, daha önce belirttiğimiz gibi bölgesel ve uluslararası güçler tarafından finanse edilip destekleniyorlar ve şu anda Suriye’nin geniş bölgelerine hükmeden gerici ve son derecede vahşi olan iktidarlarını dayatmaya çalışan karşıdevrimci bir eylemi temsil ediyorlar. Aynı şekilde bu güçler, silahlı mücadele gruplarının eylemcilerini ve önderlerini tutukluyor ve katlediyorlar.

Solda olma iddiasını taşıyan birçok parti, devrimlerin Arap ülkelerinden çok uzaklara yayılma olasılığının bulunduğu bir küresel kriz döneminde, Suriye’deki rejimin asıl amacının halkları korkutarak başkaldırmaktan ve ayaklanmaktan caydırmak olduğunu tamamen unutup, rejimi destekler ve devrimi bir “komplo” olarak mahkûm ederken; Suriye devrimi, onu kararlıkla yok etmeye çalışan tüm emperyalist güçlere karşı mücadele ediyor.

Suriye halkı, rejimden kurtulmak ve hayatta kalmasını sağlayacak yeni koşulları oluşturmak için mücadele ediyor. Fakat gerek “cihatçılar” olsun, gerek IŞİD’le savaşma bahanesiyle sürece müdahale eden ve asıl amaçları mücadelenin ilerleyiş sürecini yönlendirmek olan emperyalist güçler olsun, ya da gerek Tunus’ta başlayan ve birçok ülkeyi etkileyen devrimin yayılmasını durdurmaya çalışan bölgesel güçler olsun, Suriye halkı bu kibirli rejime karşı mücadelesi sırasında pek çok farklı güçle karşı karşıya kalıyor.

Halkların mücadelelerini ve devrimlerini destekleyen sol parti ve güçler olarak biz, tüm bu nedenlerden dolayı Suriye halkının devrimini destekliyoruz ve onun var olan rejimi devirmek adına verdiği mücadelenin sonuna kadar arkasında duruyoruz. Kürt halkının mücadelesini savunuyoruz ve devrimdeki katkılarını ve IŞİD’e karşı yürüttükleri savaşımı selamlıyoruz. Bu rejimin devrilmesi ve beklentilerine, ihtiyaçlarına ve hedeflerine yanıt verecek yeni bir devletin inşası için mücadele eden tüm Suriye halkının mücadelesini destekliyoruz.

Tüm bunlar bizi biraraya gelmeye ve desteğimizi yükselterek, devrim gerçekliğinin aydınlatılmasına katkı sağlayan, devrimin etkinliğini güçlendiren ve zafere ulaşması için mümkün olan tüm çabayı ortaya koyan bir faaliyet örgütlemeye itiyor.

Kuşkusuz ki Suriye rejimine karşıyız; ancak “İslam Ordusu”, “Nusra Cephesi” ve özellikle IŞİD gibi tüm radikal İslamcı topluluklara da karşıyız. Aynı şekilde devrimi başarısızlığa uğratmak için duruma müdahil olarak Suriye’nin yok edilmesi ve parçalanmasına katkı sağlayan tüm güçlere (Suudiler, Katar, Türkiye, İran, Rusya…) ve IŞİD ile mücadele bahanesiyle bölgedeki rolünü ve çıkarlarını güvence altına almaya ve sağlamlaştırmaya çalışan ABD’nin emperyalist müdahalesine de karşıyız. Tüm emperyalist güçlere ve devrimlerin karşısında yer alarak yok edilmelerine katkı sunan tüm ülkelere karşıyız.

Bütün bu zorluklara ve karmaşaya rağmen Suriye devrimi sürüyor. Bundan dört yıl önce iş, ekmek, özgürlük ve onurlu bir yaşam talepleriyle seferber olan Suriye halkı, bugün gelinen noktada Esad rejimine ve radikal İslamcı gruplara karşı kendi taleplerini savunurken, bölge ülkelerinin ve emperyalizmin müdahalesine karşı da direncini sürdürüyor.

Bizler, bölge ülkeleri ve emperyalizmle yakın temasta bulunan ve devrimi zayıflatan muhalefet odaklarına karşıyız. Sol güçleri ve sınıf örgütlerini, özgür, demokratik ve laik bir Suriye’nin inşası için seferber olan kitleleri desteklemeye çağırıyoruz.

Tüm bu nedenlerle 11-12 Temmuz 2015’te Türkiye’de, İstanbul’da Suriye devrimine destek amacıyla yapılacak uluslararası toplantıya katılım çağrısı yapıyoruz.

29 Mayıs, 2015

Çağrıyı imzalamak ve hazırlık komitesiyle irtibat için:

durugorkem.ic@gmail.com

İlk imzacılar:

Salameh Kaileh

Suriye Devrimci Sol Akımı

İşçi Demokrasisi Partisi (Türkiye)

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)

Sol Hareket (Lübnan)

Yasser Munif

Yorumlar kapalıdır.