Sevgili Gazete Nisan Okurları,
Gazetenin 100. sayısında bu satırları yazarken içimde hafif bir gurur, heyecan ve umut oluşmadı değil… Bu umudun nereden geldiğini sizlerle paylaşmak anlamlı olacak. Yıl 2019, Kadıköy Belediyesi işçi kadınları olarak sendikalarda kadınların adının olmamasına karşılık “Mor Liste” çalışması ile tarihe not düştük. Üyesi olduğumuz sendikanın bile bu önemli kadın çalışmasına sessiz kaldığı süreçte Kadın Dayanışması’ndan gelen bir telefon kadınlara umut oldu. İşçi mücadelesindeki kadın işçilerin bu çabasını erkenden fark edip gazetenin sayfalarını bize açan, meramımızı anlatmamıza yardımcı olan Kadın Dayanışması’nın tüm kadınlarına selam ederiz. O tarihten bu yana belediye işçilerinin tüm süreçlerinde desteğini, dayanışmasını esirgemeyen bütün Gazete Nisan ekibine teşekkür ederiz. İşçilerin mücadelesinin görmezden gelindiği, kendimizi anlatacak alanların sınırlı olduğu böyle bir dönemde işçilerin mücadelesinin yanında olan Gazete Nisan’ın 100. sayısı kutlu olsun…
Dayanışma ile…
Kadıköy Belediyesi işçisi Nazan Gevher Çam
***
Selamlar dostlar,
Maalesef emekçi halk olarak tamamen köleleştirme siyasetinin uygulandığı çok zor zamanlardan geçiyoruz. Artık işçiler olarak daha iyi çalışma şartları için mücadele değil, var olan haklarımızı patronlardan alabilme mücadelesine kadar geriledik. Bunun sebebi maalesef örgütsüzlüğümüz ve birlikte hareket edebilme kabiliyetimizi kaybetmemiz. Ülkeyi yöneten siyasette ve alternatif olarak sunulan siyasi partilerin söylemlerinde emek, işçi geçmemesine rağmen bu siyasete destek vermek sadece bizim köleliğimizi perçinlemekle kalmıyor. Maalesef ileride çocuklarımızın da birer köle olmasının yolunu açmaktadır. İşte bu sebeple biz işçiler birlik olmalıyız. Siyasetimizi söyleminde işçi olan, emek olan, eşitlik olan yapıların içerisinde yürütmeli; bunları da denetleyerek desteğimizi vermeliyiz. Bu vesile ile yıllardır verdiğimiz tüm mücadelelerde yanımızda olan İşçi Demokrasisi Partisi’ne ve bizlerin sesi olan Gazete Nisan’a teşekkür ediyorum. Biz bir olursak, beraber olursak kazanılmayacak bir mücadele olamaz. Bu sebeple, işçi olduğumuzun bilinciyle tüm dostları örgütlü mücadeleye davet ediyorum.
Suat Karlıkaya
***
Sevgili Gazete Nisan okurları,
Ben eski bir Termokar direnişçisiyim. Ben ve direnişteki diğer işçi arkadaşlarım zorlu bir süreçten geçmekteydik. Sesimizi duyurmak için büyük bir mücadele içerisindeydik. O süreç içerisinde İDP ve Gazete Nisan ekibi bizimle iletişime geçerek haykırışlarımızı duyan nadir ekiplerden oldu. Haykırışlarımızı duyup geçmediler; mücadelemizin sesi oldular. Bizim için bu yalnızca birer haber değil; mücadelemizin görünür olması, işçilerin yalnız olmadığını hissetmeleri anlamına geliyordu. Termokar direnişindeki arkadaşlarımın ve benim bugün geriye dönüp baktığımızda o zorlu günlerde yanımızda olan ekibin bizler ve mücadelemiz için yaptıklarını unutmamız mümkün değildir. 100. sayısına ulaşan Gazete Nisan’a ben ve direnişteki arkadaşlarım en içten tebriklerimizi iletir, başarılarının devamını dileriz.
Eski bir Termokar direnişçisi
***
Sevgili Gazete Nisan,
Gazete Nisan’ı okudukça aslında hayatın içinde normal sandığım birçok şeye başka türlü bakmaya başladım. Kadın dayanışmasının ne demek olduğunu, kadınların birbirinin sesini duymasının ve birbirine güç vermesinin ne kadar önemli olduğunu burada daha iyi anladım. Aile içinde, ilişkilerimizde, işte ya da günlük hayatın içinde bazen fark etmeden kabullendiğimiz şeylerin aslında erkek egemen düzenin kadınlar üzerindeki görünmeyen baskısının bir parçası olduğunu fark ettim. Daha önce hissettiğim ama belki de adını koyamadığım birçok şeyin adını Gazete Nisan’ı okurken koyabildim.
Bir taraftan da içinde yaşadığımız kapitalist düzenin hayatımızı, ilişkilerimizi, çalışma biçimimizi, hatta bazen neye değer verip vermediğimizi bile nasıl etkilediğini daha çok düşünmeye başladım. Ama bütün bunların arasında Gazete Nisan’ın bana kattığı en önemli şey sanırım şu oldu: yalnız olmadığımı fark etmek. Benim gibi düşünen, sorgulayan, bazen öfkelenen, bazen yorulan ama yine de dayanışmaya inanan insanların olduğunu bilmek insana gerçekten güç veriyor. 100. sayınız kutlu olsun.
Özel Öğretmen Şeyma
***
Bütün emekçilere ve mücadeleci gençliğe selamlar,
Ben 19 Mart seferberliği sürecinde İDP ve Gazete Nisan ile tanışmış bir İstanbul Üniversitesi öğrencisiyim. Daha üniversiteye başlayalı ve İstanbul’a geleli birkaç ay olmuşken seferberlik içerisinde ne yapacağını bilemeyen ve hayatı yeni yeni keşfeden bir haldeydim. Ben bu halde iken Gazete Nisan hem mücadelemizin sesini duyurdu hem de mücadelemizi ne yönde nasıl ilerletebileceğimize dair bizi politikalarıyla besledi. Üniversitelerde alınan kararlarda biz öğrencilerin de söz sahibi olabileceğini, sadece edilgen değil etken bir özne olmamız gerektiğini bize hatırlattı. Ama belki de öğrendiğimiz en önemli şey, gençlik olarak ancak aynı kaderi paylaştığımız emekçilerle omuz omuza verdiğimiz zaman zafere ulaşabileceğimizdir. Her zaman gençliğin, ezilenlerin ve emekçilerin yanında olan Gazete Nisan’ın 100. sayısı kutlu olsun!
İstanbul Üniversitesi Öğrencisi Çağrı Doğan
***
Yıllardır gerçeğin, emeğin ve halkın sesini büyüten Gazete Nisan’ın 100. sayısını kutluyorum.
Bilimin, aydınlanmanın ve özgür basının yanında; doğanın, emeğin ve yaşamın savunulduğu bir haberciliğin her zamankinden daha değerli olduğuna inanıyorum.
Emek, bilim ve doğa mücadelesinde şubemize ve Çevre Mühendislerine verdiği destekle, mücadelenin parçası ve sesi olan Gazete Nisan hep yanımızdaydı ve yanımızda olmaya da devam edecek.
Emeği geçen tüm Gazete Nisan emekçilerine selam olsun. Nice 100. sayılara, nice mücadelelere.
TMMOB ÇMO İstanbul Şube Başkanı Ömür Yaşayan
***
Taşımacılık işçisi olarak; işçiden, kadınlardan, çevreden, ezilenlerden yana yayın yapan Gazete Nisan’ın 100. sayısını tebrik eder, önümüzdeki sayılarında daha da güçlü olmasını dilerim.
DHL işçisi Gülda
