İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal’in (İUB-DE) Brezilya seksiyonu olan Sosyalist İşçi Akımı’nın (CST) Brezilya’daki genel seçimlerin ilk turundan sonra yayımladığı bildiriyi okurlarımızla paylaşıyoruz.
Brezilya’daki seçimlerin ilk turunun sonucu, önümüzdeki mücadelenin boyutunu gözler önüne serdi. Kıtaya ve Brezilya’ya sürekli müdahalelerde bulunan Donald Trump yönetimindeki ABD emperyalizminin desteklediği aşırı sağ, toplumsal karşılığını ispatladı ve seçimlerde büyük bir ilerleme kaydetti.
Flávio Bolsonaro’nun (Liberal Parti-PL) ilk turda Lula’yı (İşçi Partisi-PT) geride bırakmasının yanı sıra Minas Gerais’te Nikolas Ferreira (tarihin en çok oy alan federal milletvekili oldu), São Paulo’da ise Lucas Pavanato gibi Bolsonaracu isimlerin yüksek oy alması, ikinci tura giden önümüzdeki haftalarda Brezilya için şüphesiz zorlu bir dönemin filizlenmesine işaret ediyor.
Flávio’nun programının açıkça gerici olduğunu belirtmek gerekir. Sermayedar Daniel Vorcaro’dan fon alan tek cumhurbaşkanı adayı olan Flávio’nun hakkında çok sayıda yolsuzluk soruşturması bulunmakta. Ayrıca kendisinin Rio de Janeiro paramiliter örgütleriyle de bağları bulunuyor. 8 Ocak darbe girişimini planlayanlar arasında olan Flávio, cezai ehliyet yaşının düşürülmesini savunuyor ve kadın haklarına yönelik saldırılarıyla biliniyor. Hak gasplarını ve özelleştirmeleri savunurken 6×1 çalışma düzeninin (ç.n. haftanın 6 günü çalışmayı öngören çalışma sistemi) kaldırılmasına karşı çıkıyor. Flávio, Milei’nin Arjantin halkını sefalete sürükleyen ekonomik modelini Brezilya’da uygulamak istediğini de belirtti. Dahası, Trump’ın bir müttefiki olarak Jair Bolsonaro’yu ve darbecileri affetmek gibi antidemokratik hedefleri var ve tüm ulusal zenginliklerimizi emperyalizme teslim etmeyi amaçlıyor.
Buraya nasıl geldik?
Lula’nın iktidara geldiğinden beri burjuvaziyle uzlaşma içinde bir yönetim sergilediği doğrudur. Yaşananlar bununla da sınırlı değil. Darbecilere karşı hoşgörülü tutumuyla bilinen Savunma Bakanı José Múcio gibi bakanları görevde tuttu ve görev süresi boyunca büyük tarım işletmelerine kredi ve finansman desteği sağlayan Plano Safra’ya (tarım destek planı) toplam bir trilyon realin üzerinde rekor kaynak ayırdı. Böylece, 8 Ocak darbe girişimiyle bağlantılı olan ve Bolsonaro ailesinin yandaşlığını yapıp aşırı sağın kampanyalarını finanse eden tarım firmaları daha da zenginleşti.
Çevrenin korunması açısından da tablo vahim. Hükümet madencilik faaliyetinin genişlemesini teşvik etti, nadir toprak kaynaklarının teslimi için pazarlık yaptı. Ülkenin kuzeyindeki nehirleri özelleştirmeye çalışması sonucu yerli halklar karşısında yenilgiye uğrasa da Amazon’un denize döküldüğü bölgede petrol çıkarılmasını onayladı.
Lula yönetimi ayrıca posta hizmeti ve diğer devlet işletmelerinin tasfiyesinden de sorumludur. Eğitime, sağlığa ve sosyal programlara ayrılan kaynakları sistematik olarak kesti. 6×1 çalışma düzeninin sona erdirilmesini başaramayarak bunun yerine merkez partiler ve senato başkanı Davi Alcolumbre ile pazarlık etmeyi yeğledi.
PT hükümetinin tüm bu uzlaşmacılığın sonucu, Flávio karşısında iki milyondan fazla oyla yenilgi oldu. İkinci turu kazanmak için bu tabloyu tersine çevirmek gerekiyor. Aşırı sağı yenilgiye uğratmak daimi bir görevimiz olduğu için biz de bu doğrultuda şimdiden harekete geçmiş bulunuyoruz.
CST, Flávio Bolsonaro ve Trump’a karşı Lula’ya (13) oy vermeye çağırıyor!
CST olarak, ilk turda PSTU’nun (Birleşik Sosyalist İşçi Partisi) bir işçi sınıfı programını ve Lula hükümetinden sınıf bağımsızlığını savunan adayı Hertz Dias’ı destekledik. Şimdi de aşırı sağın seçimlerde yenilgiye uğratılması için büyük bir güçle harekete geçmek ve örgütlenmek gerektiği kanısındayız. Hükümetle tüm farklılıklarımıza rağmen kampanyamızı Flávio Bolsonaro ve Trump’ı yenilgiye uğratmak için Lula’ya (13) (ç.n. PT’nin seçimlerdeki resmi numarası olan 13, Lula ve PT ile özdeşleşen bir sembol haline gelmiştir) eleştirel oy verilmesi çağrısı ile yürütüyoruz.
FBP ve FPSM, UNE, UBES, CUT ve CTB yeni bir Ele Não hareketi için bir araya gelmeli!
Şu ana dek aşırı sağa karşı birçok miting ve gösteri çağrısı yapıldı. Bütün gücümüzle bu girişimlere katılmak gerektiğine inanıyoruz. Aşırı sağı kesin olarak sahneden silmek için mücadeleyi örgütlemek zorundayız. Yeni bir Ele Não hareketinin (ç.n. “O Değil, Onu Seçme” anlamlarına gelen ifade, 2018 yılında Brezilya’da kadınların başını çektiği Jair Bolsonaro karşıtı kampanyanın adıydı) inşasını savunuyoruz. CUT (Brezilya Birleşik İşçi Konfederasyonu), CTB (Brezilya İşçi Konfederasyonu), UNE (Ulusal Öğrenci Birliği), UBES (Brezilya Lise Öğrencileri Birliği), FBP (Brezilya Halk Cephesi) ve FPSM (Korkusuz Halk Cephesi) kitleleri sokağa çağırmalıdır. İspanya, Şili ve Fransa gençliği Brezilyalılara önemli bir mesaj ve ders vermiştir: Gerici aşırı sağı ancak sokaklarda işçilerin ve gençliğin birlikte mücadelesi yenilgiye uğratabilir.
7 Ekim 2026
