Ana Sayfa Blog Sayfa 127

Bir film: Bahoz – Fırtına

0

Bahoz, Kazım Öz yönetmenliğinde çekilen, MKM (Mezopotamya Kültür Merkezi) yapımı bir film. Doksanlı yılların yükselen öğrenci hareketine Kürtlerin gözünden bakan filmin bir kısmı İstanbul’da, bir kısmı ise Dersim’de geçiyor.

Paralı eğitime hayır!

0

İnsanların yaşamak için gerekli en temel ihtiyaçlara bile para ile ulaştıkları ve milyonlarca insanın parasızlıktan dolayı öldüğü, acı çektiği bir sistemde, paralı eğitimin de kanıksanmış olmasına şaşmamalı.

Nahuel Moreno (1924 – 1987)

0

“Sonucu belirleyecek olan, içine gömüldüğümüz sınıf mücadelesidir. Kaçınılmaz olansa, mücadele etmektir, başarmak için tutkuyla mücadele etmek.”

Dünyada kriz günlüğü

0

Tüm dünyada kriz, gün be gün derinleşiyor. İşten çıkarmalar, ücretsiz izinler, üretime ara verilmesi, fabrika kapatmalar… Ve elbette giderek yaygınlaşan mücadeleler…

Liselerde paralı eğitim

0

Her yıl okullar açılırken MEB açıklamalar yapar: “Eğitim ücretsizdir, zorla bağış alınmaz.” Bunların hepsinin yalan olduğunu biliyoruz. Aynı yalanları o kadar çok dinledik ki…

Kriz’de işçi kadınlar

0

Ben 12 yıldır tekstil de makineci olarak çalışan bir kadın işçiyim. Sendikalı sendikasız birçok işyerinde çalıştım. Bir çocuğumla birlikte ailemin yanında yaşıyorum. Ailem olmasaydı öğrenci olan oğlumla tek başıma ayaklarım üzerinde duramazdım.

Aile planlaması ve sorunları

0

Her kadının istediği zaman ve istediği sayıda çocuk sahibi olması en doğal hakkıdır. Ancak kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar ve düşükler anne-çocuk sağlığını tehdit eder. Aile planlaması işte burada devreye girer.

Devrimci Marşlar

0

İşçi sınıfının mücadele tarihinde izler bırakmış devrimci marşlar ve öyküleri…

Devrimci Ezgiler

0

Gerek yaşadığımız coğrafyada, gerekse tüm dünyada işçi sınıfın kitlesel mücadeleleri ile özdeşleşmiş, deyim yerindeyse klasikleşmiş devrimci ezgilerden seçkiler ve bu ezgilerin öyküleri…

İşçi (proleter) kimdir? İşçi sınıfı (proletarya) nedir?

0

Geçimini sağlayabilmek için emek gücünü ücret ya da maaş karşılığı satmak zorunda olanlara işçi (proleter) denir. Bu açıdan, Türkçede yer etmiş, işçi ve memur arasındaki ayrım sınıfsal değil, hukukidir.

İşsizlik Sigortası Fonu

0

Tasarrufu Teşvik Fonu kaldırılarak yerine İşsizlik Sigortası Fonu 1 Haziran 2000 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. İşsizlik Sigortası Fonu’nun yürürlükte bulunduğu 9 yıllık süreçte biriken paralar sermaye çevrelerinin iştahını kabartıyor.

İspanya’dan: 15 Kasım Zirvesi karşısında

0

15 Kasım tarihinde kapitalizmi yeniden şekillendirmek için bir zirve gerçekleştirildi. Bu zirveye katılabilmek için büyük mücadele veren başbakan Zapatero da sonunda zirvede yerini aldı.

Türkiye’nin Son 500 Günü: Sorular-Cevaplar

0

AKP’nin kapatılması davası, Ergenekon davası, Silahlı Kuvvetlerin Kuzey Irak’ta sürdürdüğü operasyonlar derken 28 Temmuz günü Güngören’de patlatılan bombalar, ülkedeki politik keşmekeşin derinleşmekte, ya da derinleştirilmeye çalışılmakta olduğunun işaretini verdi. İşçi sınıfının örgütlü bir güç olarak doğrudan taraf olmadığı böylesi bir kaotik ortam taktik yanlışlar yapmaya, hatta stratejik hatalara düşmeye son derece elverişli olduğundan, bazı belirlemelerin tekrardan altını çizmekte yarar var.

68 kuşağı ve “İşçi Mücadelesi”

0

İşçi Mücadelesi dergisi Mayıs 2008 sayısında “Türkiye’nin Che Gueveraları” olarak sunduğu “Deniz Gezmiş ve Arkadaşları” başlıklı yazısında Türkiye’de 1968 kuşağı ve o dönemde yapılmış silahlı hareketler üzerine, yalnızca kafası dumanlı, amatör radikal bir sol aydının yapabileceği değerlendirmelerde bulunmakta; Türkiye’deki sosyalizm mücadelesi ve sol harekete damgasını vurmuş eylemler üzerine birbiriyle çelişkili, son derece kolaycı ve yanlış tespitler yapmakta.

Örgütsüzlüğün ölçüsü, 1 Mayıs

0

“500 bin kişi geleceğiz,” diyordu, basına ve işçilere yaptığı açıklamalarda, DİSK, KESK ve Türk-İş’in oluşturduğu 1 Mayıs Tertip Komitesi. Fakat 1 Mayıs sabahı değil Taksim’e gitmek bulundukları binadan bile çıkamadılar.

Demokratik devrimin görevleri ve din ve vicdan özgürlüğü

0

Osmanlı İmparatorluğu’nda 1908 Jön Türk devrimiyle başlayıp, 1923’te Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşuyla birlikte politik zafere ulaştığını söyleyebileceğimiz Türk burjuva devrimi, gerek emperyalist çağda gecikmiş bir tarihsel olgu olarak ortaya çıkmış, gerekse bir halk devrimi yerine Bonapartist (İttihatçı ya da Kemalist de diyebilirsiniz) darbeler ve savaşlar biçiminde gerçekleştirilmiş olmasından ötürü, 18. ya da 19. yüzyıllarda özellikle Batı Avrupa’da yaşanan demokratik devrimlerin çözmeyi başardığı pek çok kapitalizm öncesi toplumsal ve politik sorunu çözümsüz bıraktı.

Vatan, Millet, Sermaye: 1 Mayıs’ta işsizlik

0

2000 Kasım ve 2001 Şubat ekonomik krizini hatırlıyor musunuz? Hani günün her saati trafik yoğunluğundan şikâyet ettiğimiz Boğaz köprülerinden neredeyse araç geçmediği günleri.

Ufuk Uras kötünün iyisi mi?

0

“Meclis’e Ufuk gerek” sloganlarıyla uğurlarken bin umuttan biri, domates tezgâhının önünde, iki büklüm olmuş yaşlı kadın, kırmızımsı ezik domateslere umutsuz gözlerle bakan torununa öğütleniyordu: “Kötünün iyisini seçmeyi öğrenmelisin!”

Türban sorunu ve sınıf mücadelesi

0

Bazı basın yayın organlarında yayımlanan istatistiklere göre üniversiteli genç kızların sadece yüzde 10’unu ilgilendiren türban sorunu, demokratik hak ve özgürlükler ya da laiklik bağlamlarında Türkiye’nin gündemine oturmuş durumda.

Kosova’nın Kendi Kaderi, “Komünistler” çatlasın

0

1990’ların başında, Alibeyköy, Aksaray, Zeytinburnu, Bağcılar gibi Kosova’dan göçüp gelmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak ikamet ettikleri semtlerde dolaştığınızda otomobillerin arka camında ya da dükkân vitrinlerinde ender de olsa şu slogana rastlayabilirdiniz: “Bağımsız Kosova Cumhuriyetini Tanıyalım.”

“Üçüncü Cephe” üzerine

0

Toplumsal ve politik kutuplaşmanın şiddetlendiği zamanlarda genellikle radikal solda, özellikle de kendini Troçkist olarak adlandıran kimi çevrelerde derhal bir “üçüncü cephe” söylemi oluşmakta.

Borges, Sabato, Cruyff Castro ve Arjantin Cuntası

0

[Güneş Çelikkol’un bu yazısı Mesele dergisinin Mayıs 2007 tarihli 5. sayısında yayımlanmıştı. İngiltere ile Arjantin arasında yaşanan Malvinas (Falkland) Adaları için yapılan savaşın, Morenocu hareketin Arjantin’deki gelişimi açısından taşıdığı önemi sebebiyle, bu kapsamlı yazıyı sitemize aktardık.]

Bir efsane ve gerçek

0

“İşçi Kardeşliği Partisi” Üzerine Notlar

PBG SOSYALİZM Dergisi aniden “Kitlesel İşçi Partisi”ni keşfetti. Evet, Troçkist tanımlı PBG grubu Amerika’yı henüz yeni keşfetti. Ancak PBG’nin bu keşfi Amerika’nın keşfinin orijinali değil, onun tuhaf bir kopyasıdır.

Enternasyonal Bülten – Sunuş Yazısı

0

[Şubat 1992 ile Ağustos 1994 yılları arasında yayımlanan Enternasyonal Bülten dergisinin ilk sayısında yer alan sunuş yazısıdır.]

Bolşevizm mi, Stalinizm mi?

0

Günümüz benzeri gerici dönemler, işçi sınıfını öncüsünden yalıtıp dağıtmakla ve zayıflatmakla kalmaz, aynı zamanda politik düşünceyi çoktandır aşmış olduğu evrelerin gerisine savurarak, hareketin genel ideolojik düzeyinin düşmesine de neden olur. Bu koşullarda öncünün başlıca görevi, bu genel gerileme seline kapılmamaktır.

Devlet Üzerine

0

Sverdlov Üniversitesinde Verilen Bir Ders

Yoldaşlar, kabul etmiş olduğunuz programa ve bana iletildiğine göre, bugünkü konuşma konusu devlet. Bu konuyla ne denli tanışık olduğunuzu bilmiyorum. Eğer yanılmıyorsam dersleriniz daha yeni başlamış bulunuyor ve bu konuyu sistemli olarak ilk kez bugün ele alacaksınız.

Yakov Sverdlov’un Anısına

0

Yoldaşlar, bugün, bütün ülkelerin işçileri Paris Komünü’nün kahramanca doğuşunu ve acı sonunu anarken, Yakov Mihayloviç Sverdlov’u toprağa veriyoruz. Sverdlov yoldaş, devrimimiz boyunca ve devrimimizin kazandığı zaferlerde, proletarya devriminin temel ve en önemli özelliklerini herkesten daha eksiksiz ve tam olarak cisimleştirmeyi başarmıştır.

Sovyetler İşbaşında

0

Kapitalist basın tarafından Rus sovyetlerine yöneltilmiş olan bütün bir karalama ve çarpıtma korosu, cırlak bir sesle ve bir tür panik içinde bağırıp duruyor: “Rusya’da devlet yok! Rus işçileri örgütsüz! Bu iş yürümez! Bu iş yürümez!”

Lenin’in Emperyalizm Kitabının Özeti

0

Lenin’in 1916 Ocak ve Temmuz ayları arasında yazmış olduğu “Emperyalizm – Kapitalizmin En Yüksek Aşaması” adlı ünlü çalışmasının özeti…

Marksizmin Tarihsel Gelişmesinin Bazı Özellikleri

0

Bizim öğretimiz -demiştir Engels, kendini ve ünlü dostunu kastederek- bir dogma değil, bir eylem kılavuzudur. Bu klasik tümce, Marksizmin çok sık gözden kaçırılan bu yönünü, dikkat çekici bir güç ve anlatımla vurgulamaktadır.

1 Mayıs

0

Yoldaş işçiler! 1 Mayıs geliyor, bütün ülkelerin işçilerinin sınıf-bilinçli bir hayata uyanışlarını, insanın insan üzerindeki her türlü zulüm ve baskısına karşı mücadelelerindeki dayanışmalarını, emekçi milyonların açlık, yoksulluk ve aşağılanmadan kurtulmak için yürüttükleri mücadelelerini kutladıkları gün. Bu büyük mücadelede iki dünya karşı karşıya duruyor: sermayenin dünyasına karşı emeğin dünyası; sömürünün ve köleliğin dünyasına karşı kardeşliğin ve özgürlüğün dünyası.

Marks’ın Mezarı Başında

0

14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.

1 Mayıs’ın Kökenleri Nedir?

0

Bir proleter bayram gününü, sekiz saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi ilk kez Avustralya’da doğdu.

Feodalitenin Çöküşü ve Burjuvazinin Yükselişi

0

Egemen feodal soyluluğun yabanıl savaşımları, ortaçağı, gürültüleri ile doldururken, tüm Batı Avrupa’da ezilen sınıfların sessiz sedasız çalışması feodal sistemi kemirmişti; bu çalışma, içinde feodal beylere gitgide daha az yer kalan koşulları yaratmıştı.