Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can alan “iş kazası” olarak kayıtlara geçen Soma maden faciasında tutuklu hiç kimse kalmadı. Göz yuman, ihmal eden, tedbirsiz davranan herkes paçayı!-->…
Çeşmenin başına çöreklenmiş bir avuç kodamanı ve onların çevresindeki asalak takımını bir yana bırakırsak, bugün Türkiye’de kim hayatından memnun? Kim kendini güven ve huzur içinde!-->…
Nereden baksanız tutarsızlık ve alabildiğine bir tuhaflık!
Normalde -böyle bir şey kaldıysa tabii- devleti temsil eden iktidar ve bürokrasi, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatın, başta!-->!-->!-->…
Yoksulluk bir tercih ya da şansızlık değil, sömürü ve eşitsizliğin yarattığı korkunç bir sonuç. Öylesine bir sonuç ki adeta genetik bir hastalık gibi nesiller boyu devam edebilen bir lanet.!-->…
Eğer zamanı gelmişse, tek bir damla barajları yıkacak hareketi başlatabilir. Ama karıştırmayalım. O son damlanın çok önemi olsa da esas maharet birikimin kendisinde gizlidir. Öyle!-->…
Malum eline biraz güç geçen, kaynağını düşünmeden, yenilmez olduğu zannına kapılıyor. Bin yıllık iktidar hayalleri bile kurabiliyor. 28 Şubat muhtırasını yapan asker-sivil bürokrasisi!-->…
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS) iki buçuk yıl önce tüm sorunların çözümü için bir kurtuluş modeli olarak sunulmuştu. Adeta bir maymuncuk gibi kilitli her kapıyı açacak, sistemin tüm!-->…
Büyük bir çoğunluk, yaşanan bunca şeye rağmen AKP’nin, tersini istese de, yenilmez olduğuna inanıyor. AKP yenilmez değil. Nitekim daha geçen yıl başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bütün!-->…
Erdoğan’ın Malatya’da “keyif çayı” dağıtırken kendisine “İşsiziz, eve ekmek götüremiyoruz” diye seslenen esnafa, “Bu bana çok abartılı geldi” diye cevap verdiğini duymayan kalmamıştır. Öyle!-->…
Bazen tek bir olay bütün cevapları içinde barındırır. Yokluktan, yoksulluktan intihar eden dört kardeş gibi. İşsizlikten bunalıma girip kendini yakan emekçiler gibi. Eylül ayı başında!-->…
Gün geçmiyor ki falanca tarikatta yaşanan bir skandal açığa çıkmasın. Çocuk istismarından insanların türlü şekillerde kandırılmalarına dek tarikatlarda yaşanan sayısız olayın üst üste!-->…
AKP, 3 Kasım 2002 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı. Seçim sisteminin antidemokratik bir sonucu olarak yüzde 33 oyla mecliste üçte iki çoğunluğu sağladı ve tek başına iktidar oldu.!-->…
Giresun’da yaşanan sel ve heyelan sonucu 9 kişi hayatını kaybetti. Halen 7 kişinin de kayıp olduğu ifade ediliyor. Büyük maddi hasar da söz konusu ama sonuçta mal bir şekil yerine konur;!-->…
Emekçiler için durum vahim. Günde 39 liranın yaralara merhem olması mümkün değil, olmuyor da. Üstelik 39 lira kötünün iyisi. Milyonlarca işsizin, yoksulun böyle bir geliri dahi yok.!-->…
Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı hemen hemen her iptal başvurusundan ret yanıtı alıyor. Buna rağmen, ne zaman mecliste “adrese teslim” bir yasal düzenleme söz!-->…
Haziran ayında Bursa ve İstanbul’da sel sonucu 7 kişi hayatını kaybetmişti. Açıklama alışıldıktı: Çok aşırı yağmur yağdı, böyle oldu! Bir ay geçmeden bu kez Artvin ve Rize’de sel ve heyelan!-->…
Nasrettin Hoca misali, işsiz kalanın halinden gerçekten işsiz kalmış olanlar anlıyor. Çünkü işsizlik hiçbir şeye benzemiyor! Nazım’ın Galip Usta’sı gibi ömrünü “işsiz kalırsam” diye!-->…
Kapitalizmin önceliği daima ve sadece kârlılık! Herhangi bir şeyin kapitalizmde değerini, önemini, önceliğini ne kadar kârlılık sağlayacağı belirliyor. İşin ucunda kârlılık varsa kapitalist!-->…
Covid-19 nedeniyle dünyada 6 milyonu aşkın insan hasta oldu. 400 bine yakın insan hayatını kaybetti. Bunlar mayıs sonu itibarıyla kayıtlara girebilmiş veriler. Gerçekte kaç kişinin virüs!-->…
Arife tarif gerekmez denir. Her şey ortada! COVID-19 virüsünün yol açtığı salgın sonucu yüz binlerce işyeri ya tamamen ya da geçici/kısmi olarak kapandı. Ekonominin çarkları iyice!-->…
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporuna göre Nisan ayında 103’ü Covid-19 kaynaklı olmak üzere en az 220 işçi hayatını kaybetti. Mart ayında bu sayı 113, Şubat’ta 133,!-->…
Gerçekten de kişinin âyinesi iş, lafa bakmamak gerekiyor. En azından lafın değeri işle, icraatla ölçülmeli. Bu açıdan Soma maden faciası çok ama çok fazla şey anlatmaya devam ediyor. En az!-->…
Salgın öncesinde de işçi ve emekçiler hayatlarını zorlukla sürdürmekteydi. Milyonlarca hane ancak sosyal yardımlarla ayakta durabilmekteydi. Gelirlerin azlığı, düzensizliği neredeyse 20!-->…
Salgın nedeniyle 30 büyükşehire uygulanan giriş-çıkış yasağı 15 gün süreyle uzatıldı. Hafta sonlarını kapsayan iki günlük sokağa çıkma yasağı da yine büyükşehirlerde devam ediyor.!-->…
Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Fabrikası’nın Diyarbakır-Mardin-Mazıdağı Demiryolu inşaatında çalışan 118 işçi işten atıldı.
İşten atılmalarının!-->!-->!-->…
Tek Adam rejimi olarak ifade edilen oluşum (koalisyon), içinde çok fazla ve farklı gücün yer aldığı bir mücadele ve hükmetme alanı. Etkinlik düzeyleri ve beklentileri farklı güçlerden!-->…
Büyük sözü dinlediniz, mesela en az üç çocuk yaptınız. Aza kanaat ettiniz, çok çalıştınız. Şikâyetiniz az, şükrünüz bol oldu. Bir kapı kapanırsa, öbürü açılır dediniz. Dirayetle hayata!-->…
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi! Demek ki neymiş, her koyun kendi bacağından asılmıyormuş. Neoliberalizmin içi boş birey yüceltmeleri karın doyurmuyormuş. İşte dönüp dolaşıp gelinen!-->…
Dünün ihmalleri bugünün felaketlerine dönüşebiliyor. Dün
yapılan yanlışlar bugün yıkımlara yol açabiliyor. Hayatımızın her alanında bunu
görüyor ve yaşıyoruz.
Hatırlayalım, 13 Mayıs!-->!-->!-->…
Konu işçiye emekçiye gelince onlardan hemen aza kanaat etmeleri isteniyor. Niye? Sürekli israftan kaçınma, ölçülü yaşama öğütleri veriliyor. Neden? Dört emekliden üçü açlık sınırının!-->…
Ozanın dediği gibi; bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete! Kapitalizm aynı bir mirasyedi gibi dünyayı yedi, neredeyse bitirme noktasına getirdi. Bundan sonra tercih edilecek yol dünya için!-->…
Tam olarak şöyle demiş Hazine ve Maliye Bakanı Damat Berat
Albayrak: “2020, emeklilik sisteminde ciddi bir reform yapma zamanı. 2023’e
doğru hedef bu. Tüm emeklilik sistemini dünyada en!-->…
Oxfam’ın açıkladığı son rapora göre büyük bir otele rahatça
sığacak sayıda patronun serveti dünya nüfusunun yarısının servetine denk hale
gelmiş. Hesabı kıtalara bölerek yapsalar muhtemelen!-->…
Erdoğan, en basit haliyle söylersek, Davutoğlu’na “üçkâğıtçı” dedi. Sebep, Davutoğlu’nun Şehir Üniversitesi’ne tahsis olunmuş araziyi kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na bedelsiz olarak!-->…
Mesele yavaşça kaynayan kazandaki kurbağa hikâyesini geçeli çok oldu. Un ufak ediliyoruz; yoksuluz, işsiziz, yalnız, mutsuz ve umutsuzuz… Sadece geçen hafta bu nedenle üç emekçi daha!-->…
Dedem bundan 80 yıl önce öldürülmüş… 1930’lu yıllarda Anadolu insanının zorunlu olarak yol çalışmasına katılması gerekirmiş. Bu zorunlu yol çalışmasından muaf olabilmek için ya parayla!-->…
Biri, "On farklı senaryo üzerine çalıştık. Hiçbiri sürdürülebilir değil. Emeklilikte yaşa takılanlar takılmaya devam edecekler," dedi. Diğeri, "Seçim de kaybetsem geçit vermeyeceğim,"!-->…
Kapitalizmin
terazisi bozuktur. Doğru tarttığı görülmemiştir. Doğru tartması da mümkün değildir.
Çünkü kapitalist düzen eşitsizlik üzerine kurulmuştur. Özü budur! Her kim bu
teraziyi doğru!-->…
Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, Borsa İstanbul Genel Müdürü olarak atanınca kızan, eleştiren çok oldu! Malum Hakan Atilla İran'a yönelik ABD yaptırımlarını deldiği!-->…
İşsizlik Sigortası Fonu 2000 yılında hayata geçti. Geride
kalan 19 yıl içinde fonda biriken para 131 milyar liraya ulaştı. Fon şu an sona
erdirilse ve biriken para yıllardır maaşlarından bu!-->…
“Borcunu ödeyemeyen emekli kendini yaktı!” “Başkentin ortasında kendini yaktı!” “Ankara’da ‘işsizim, açım’ diyen bir kişi kendini yaktı!” “Üzerine benzin döküp kendini yaktı, hastanede!-->…
Onat Kutlar, o güzelim şiirlerinden birinde şöyle diyor:
“Sordum kendi kendime, ne yapılabilir çamurdan?
Heykel!
Acılardan? Aşk.!-->!-->!-->!-->!-->!-->!-->…
Barış Bıçakçı nefis hikâyelerinden birinde bu
soruyu; hayat yaşadıklarımız değil, hatırladıklarımızdır diye yanıtlıyor.
Gerçekten öyle değil mi? Aksi geçerli olsa geçmiş hepimiz için ortak!-->…
Türkiye’de asgari ücret 2 bin 20 lira. Her 100 çalışandan en az 43’ü asgari ücretle çalışıyor. Bu en az yedi milyon işçinin asgari ücretle çalıştığı anlamına geliyor. Demek ki neredeyse!-->…
Hemen hepimizin başına gelmiştir: bir şeyi bir şeye uydurmak! Yanlış alınan bir ölçü, yanlış yapılan bir hesap sonucu “şartlar” zorlanarak netice almaya çalışılır. Örneğin yerine uymayan!-->…
İnsan neresi ağrırsa canını orada hissedermiş! Çok doğal ve anlaşılır bir durum değil mi? Başımız ağrıdığında başımızın ağrısını dindirecek çözümler ararız. Eğer doktora gidersek!-->!-->!-->…
Seçimler bitti! Farklı siyasi gelişmeler olmazsa önümüzdeki
dört buçuk yıl artık seçim yok. Yani “oy için” kapımızı çalan patron
partilerinin yüzünü, işleri düşmedikçe, bir dahaki seçime!-->…
Tabii ki ne köylünün, ne işçinin ne de bir başka insanın ümüğü sıkılır! Sıkılmaması gerekir! Ama AKP Türkiye’sinde yaşıyoruz; ümük de sıkılıyor, tekme de atılıyor. Üstelik gizlisi!-->!-->!-->…
Dünyanın bütün patronları ve onların iktidarlarının ortak bir özelliği var: Alırlarken deve pire oluyor ama iş vermeye gelince bir de bakıyoruz pireler deve oluvermiş.
Masal değil,…