ODTÜ emekçileri banka promosyon ödemeleri görüşmelerindeki anlaşmazlık nedeniyle 15-16 Aralık tarihlerinde 2 günlük uyarı grevi düzenledi.
UIT-CI bildirisi: ABD ve Küba arasında diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması üzerine
ABD’nin 50 yıldan fazla süredir devam ettirdiği diplomatik kopukluğun ve ambargonun ardından, Barack Obama ve Raul Castro tarafından eş zamanlı olarak, diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edildiğinin duyurulması, dünya çapında büyük bir etki yarattı. Söz konusu olan, bu değişikliğin nedenleri ve kapsamına ilişki her türden yoruma kapıyı aralayan bir gelişme.
Demokrasiyi kim savunabilir?
14 Aralık’ta AKP-Cemaat çatışması yeni bir evreye taşındı. AKP bir yıldır polis ve bürokrasi içindeki cemaat mevzilerine yönelik yer yer düşük yer yer yüksek şiddette operasyonlar gerçekleştiriyordu. Bu kez hedef cemaatin başlıca propaganda araçları Zaman, Bugün gazeteleri ve Samanyolu televizyonu oldu. Sivil, mevcut toplumsal algıda görece meşru ve en açık hedeflerin üzerine pervasızca yürünmeye başlanması bir yandan AKP’nin tahakküm tarzını daha da keskinleştirdiğini diğer yandan burjuva gerici kliklerin mücadelesinde yeni bir denge durumuna girilmekte olduğunu işaret ediyor. Operasyonun tarihi de AKP’nin yolsuzlukları örtme, intikam, misilleme hırsını gösteriyor.
Türkiye’de çocuk olmak
Türkiye Cumhuriyeti iktidarlarının övündükleri bir durumdur, dünyada sadece Türkiye’de çocukların bir bayrama sahip olmaları! Cumhuriyet tarihinin bütün iktidarları tarafından övgüyle söz edilen durum gerçekten böyle midir?
Yıldızlararası: Yok oluşumuzun hikâyesi mi?
Interstellar: Türkçe adıyla Yıldızlararası. Henüz vizyona girmeden hakkında tartışmaların başladığı son yılların en iddialı bilimkurgu filmlerinden biri.
Pastayı büyütemiyoruz, yeniden paylaşalım!
Uluslararası emperyalist işbölümü ve ulus devlet aygıtının birbiriyle olan diyalektik ilişkisi son derece karmaşık ve bu ilişki ulus devlet perdesi arkasına gizlenmiş durumda.
Tuğçe Albayrak ve kadın dayanışması
Almanya’da Offenbach kentinde bir kadın, iki genç kadını tacizden korumaya çalıştığı için, tacizci erkekler tarafından dövülerek öldürüldü.
Perşembe buluşmaları kapsamında “Rejim” tartışması gerçekleştirildi
İDP Gençliği, Perşembe buluşmalarının üçüncüsünü 18 Aralık Perşembe günü İDP Beyoğlu ilçe lokalinde gerçekleştirdi. Daha önceki buluşmalarda, Arap Devrimleri ve Kürt halkının mücadele tarihinin tartışıldığı buluşmaların üçüncüsü, “Rejim” konusu etrafında şekillendi.
Mesleki Liseleri’ne dönük yeni bir saldırı paketi
Türkiye’de yaşanan siyasal ekonomik krizin derinleşiyor oluşuyla birlikte burjuvazinin krizden çıkış reçetelerinin bizler üzerindeki yıkıcı etkileri de sürekli olarak artmakta. Tüm bu politikaların eğitim ayağına baktığımızda da durumun pek farklı olmadığını anlayabiliyoruz. Öyle ki her yeni karar gençlik üzerindeki somut basıncı şiddetlendiriyor. Eğitim sisteminin neo-liberal gerçeklerine baktığımızda, bir adım ileriye iki adım geriye giden bir eğilimle karşılaşıyoruz.
Ankara’da kadın dayanışması kahvaltısı
14 Aralık Pazar günü Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde “Kadın Kardeşlerimiz Yaşasın Diye” bir kadın dayanışması kahvaltısı düzenledi. Katılımın yüksek olduğu kahvaltıda platformun Ankara temsilcisi kısa bir konuşma yaptı. Konuşmada her ay yaklaşık 30 kadının, daha Aralık ayı başında ise 10 kadının öldürüldüğünü belirtti. Kasım ayının ise 25 Kasım’dan dolayı mücadelelerle dolu bir ay olduğunu vurguladı. Kadın cinayeti davalarının takiplerinin yapılmasının ve yetkililerin yetkilerini kullanmadıkları müddetçe kadın cinayetlerinin durmayacağının üzerinde durdu.
Birleşik Haziran Hareketi’nin karakteri ve sınırları
Haziran Ayaklanması’nın ardından, ÖDP’nin çağrısı ile toplantılar ve forumlar yapmaya başlayan Birleşik Muhalefet Hareketi, HDK/HDP çizgisi dışında kalan sosyalist yapıları, Gezi’nin tutkal olduğunu söyleyerek birleştirmeyi hedefliyordu. Bir diğer süreç ise, yerel seçimlerin ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin oluşturduğu boşluklu dinamikle birlikte doğdu ve böylece ODTÜ Vişnelik toplantılarını başlatmış oldu.
Kobane’den sonra; Süreç mi Heval?
Kobane’nin düşüşüne bel bağlayan AKP hükümeti Kürt siyasi önderliğini masada dizleri kırılmış bir biçimde oturtma planları yapıyordu. Kobane kahramanca bir savunmanın ardından düşmedi ve AKP hükümeti büyük bir öngörüsüzlük yapmış olmasına rağmen, Kobane sonrasında, müzakere sürecinde hamle üstünlüğünü korumaya çabalıyor.
Sermaye sağlığı ve güvenliği paketi
2014 Kasım’ında en az 123 işçi daha öldü. Onlar da ölen binlerce işçi gibi maliyetler düşsün, kârlar artsın, tekeller gölgelerini yaşamlarımıza daha fazla uzatsın diye öldürüldüler. Vasıf yelpazesi epey geniş; ölenlerin içinde madenci, doktor, tarım işçisi, sıvacı, teknisyen, şoför, itfaiyeci var. Onlarca farklı hikayeyi bir araya getiren ise patronların kâr hırsı, yaşamlarına bilinçle, isteyerek saldırılmış olunması ve elbette hepsinin aynı sınıfa mensup olması.
Ülker’de direniş sürüyor
Hak-İş’ e bağlı Öz Gıda-İş’ ten DİSK Gıda-İş’ e geçmelerinin ardından işten atılan 8 Ülker işçisinin direnişi devam ediyor. İşci Cephesi gazetesi olarak Topkapı Ülker fabrikası önünde direnen işçilere geçtiğimiz günlerde ziyaret ettik.
İzmir’de yolsuzluk protesto edildi
Hakkında haber yapılması yasak olan 17 Aralık operasyonlarının yıl dönümünde İzmir’de yolsuzluğa karşı eylem yapıldı. Kesk İzmir Şubeler Platformu’nun çağrıcılığını yaptığı eyleme katılım yeterlilik gösteremese de AKP’nin 12 yıllık talan ve yolsuzluk hikayesi yeniden hatırlatıldı ve adaletin emekçilerle geleceği vurgulandı. 19.00’da Sevinç Pastanesi’nin önünde buluşan eylemciler Alsancak boyunca slogan atarak ilerledi. “Hırsız var!” ve “Yolsuzluk,yoksulluk düzenine hayır!” sloganları atıldı. Grup basın açıklamasından sonra dağıldı.
Belçika’da işçi eylemleri
Belçika’nın başkenti Brüksel’de 100 bine yakın işçi ve emekçi sokaklara çıkarak yeni merkez sağ hükümeti protesto etti. Çünkü Başbakan Charles Michel öncülüğündeki hükümetin ilk icraatı krizin faturasını işçilere kesmek oldu. 65 yaş olan emeklilik yaşını 67’ye çıkarmak, eğitim, sağlık gibi alanlara yapılan sosyal fonları kısmak, enflasyon oranında yapılan zamları geri almak gibi kemer sıkma politikalarını hayata geçirmeye çalışan hükümetin bu adımına karşı üç büyük sendikanın öncülüğünde eylemler, bölgesel grevler, blokajlar gerçekleştirildi.
İnşaat işçilerinin PTT direnişindeydik
PTT Sirkeci ek hizmet binası önündeki İnşaat İşçileri Sendikası’nın öncülüğünde yapılan direnişi İşçi Cephesi olarak ziyeret ettik. 4 aya yakın PTT binasının restorasyonunda çalışan ve taşeron firma tarafından maaşları yatırılmayan inşaat işçileri, PTT yönetiminden alacaklarını talep ederek direnişe geçtiler.
Taşeronluk sistemi ve kıdem tazminatı
Türkiye’de 1980 askeri darbesinin hemen ardından Özal döneminde uygulanmaya başlayan neoliberal iktisat politikalarının devamı olarak, AKP’nin iktidara gelmesiyle beraber bir güvencesiz çalışma rejimi olan taşeronluk sistemi yaygın şekilde uygulanmaya başlanmıştır.
Üniversitelerde taşerona karşı mücadele!
13 Aralık Cumartesi günü TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nda, ÜNİDA ve VİDA’nın çağrıcılığı ile çeşitli üniversitelerden taşeron işçiler, öğrenciler ve öğretim görevlileri “Üniversitelerde Taşerona Karşı Mücadele” adlı forumda bir araya geldi.
Biz işçiler birlik olmadan asla kazanamayız!
Merhaba, sanırım her işçinin korkulu rüyasıdır işten atılmak. Ben de geçtiğimiz günlerde bu korkulu rüya hatta kabusla karşı karşıya kaldım; şu an işsizim. Tabii işten çıkarılmak kötü de, bundan daha kötüsü de sigortalı olduğunuz halde tazminat alamamakla karşı karşıya kalmanız. Süreci en baştan sizlerle paylaşmak istiyorum. 3-4 aydır iş yerinde işler pek iyi gitmiyordu. Bir tekstil atölyesinde çalışıyorum, manto kaban üretiyoruz. Normalde mesai yapmamız gereken aylarda bile yeterli miktarda iş gelmiyor ama boş da durmuyoruz; hesabıma göre işyeri zarar da etmiyor ama işler de pek canlı değil.
Mısır: “Bizi de, rüyalarımızı da öldürdünüz!”
2011 yılında Tahrir Meydanı’nı işgal eden kitlelerin kararlı mücadelesi diktatörü devirmiş ancak askeri bürokrasinin desteklediği rejim ayakta kalmayı başarmıştı. Diktatörün devrilmesinin hemen ardından yapılan seçimler sonucunda iktidara gelen Müslüman Kardeşler neoliberal karşı devrimci programını hızla uygulamaya koymuş ve aynı hızla kitleler nezdinde destek kaybetmişti. Bunun üzerine kitlelerin Mursi karşıtı seferberliğini arkasına alan Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı El-Sisi geçtiğimiz yıl Haziran ayında Körfez ülkelerinin açık desteğini alarak “başarılı” bir darbe yapmıştı. İslamcı neoliberal burjuvazi ve askeri bürokrasi arasındaki bu danışıklı dövüş kitlelerin devrimci enerjisini soğurmayı henüz başarabilmiş değil.
“Sermayeden değil, halktan yana bir bütçe için” Ankara’daydık!
13 Aralık Cumartesi günü Ankara’da, DİSK ve KESK’in çağrısıyla Türkiye’nin her tarafından katılan siyasi partiler, STK’lar ve devrimci gruplar ile ‘Bütçe Mitingi’ gerçekleşti. İDP Girişimi olarak “Güvenceli bir iş, onurlu bir yaşam için mücadelemizi birleştirelim!” sloganımızla biz de oradaydık.
AKP’nin fıtratı: İşçisini öldürmeyen patronu ödüllendirmek!
Türkiye’de nüfusun yüzde 78,5’i yani neredeyse her on kişiden sekizi, ekonomik nedenlerle, evden uzakta bir haftalık tatil dahi yapamamış. Kaynak devletin resmi istatistik kurumu TÜİK’in, 2013 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması raporu. Pekiyi, çok fakir bir ülke olduğumuz için mi böyle? IMF verilerine göre Türkiye 2013 yılı itibariyle dünyanın en büyük 17. ekonomisi durumunda. Yani fakir değiliz! Lakin sorun da burada başlıyor. Küresel Servet Raporu’na göre Türkiye’de 37 dolar milyarderi bulunurken dünyanın en büyük 3. ekonomisi Japonya’da dahi bu sayı 14! Özcesi fakir değiliz ama gelir dağılımımız son derece bozuk. Nitekim TÜİK raporuna göre en zengin kesimin toplam geliri en yoksul kesimin gelirinden 7,7 kat daha fazla. AKP’nin ekonomik mucizesi işte bu!
ABD’de halk, bir kez daha polisin ırkçı şiddetini protesto etmek için sokağa çıktı
Bu yazı, İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)’in sitesinden alınmış ve İspanyolcadan dilimize Oğuz Selim Baş tarafından çevrilmiştir.
Limanda işçi cinayeti
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı Beldesi’nde bulunan Eren Holding’e ait limanda çalışan İbrahim adlı işçi iş güvenliği önlemleri alınmadığı için 1 metre yükseklikteki platformdan denize düştü.
Perşembe tartışmalarımız sürüyor!
Bizler, İşçi Demokrasisi Partisi Gençliği olarak, geçtiğimiz perşembe akşamı Arap Devrimleri sürecini tartışmak üzere İDP Beyoğlu İlçe Bürosu’nda bir araya geldik. Tartışmamıza, devrimlerin filizlendiği ekonomik, politik ve toplumsal arka planların değerlendirmesini yaparak başladık. Ardından, devrimci süreçlerin görüldüğü ülkelerde yaşananlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyduk. Devrimler süreci boyunca işçi sınıfının oynadığı rolü değerlendirip, bu ülkelerdeki sendikalar ve komünist partilerin devrimlere yaklaşımını tartıştık. Tüm bu tartışmalardan hareketle devrimci önderlik krizi sorunu üzerinde yoğunlaştık.
Ödemişliler altın madeni istemiyor
İzmir’in Ödemiş İlçesi’nde halk, bir firmanın altın aramak için başvuru yapmasına tepki gösterdi. Doğa yürüyüşü yaparak eylem yapan Ödemişlililer “Toprağın üstü altından değerlidir” sloganıyla Ödemiş’in zeytinlik (gölcük) bölgesinden Oğuzlar mahallesine yürüdüler. Küçükmenderes Havzası Tarih ve Doğa Katliamına Hayır Platformu tarafından (HAVZA-PLAT) Ödemiş’in Zeytinlik (Gölcük) Mahallesi’nde düzenlenen ‘Altın Madenine Hayır Doğa Yürüyüşü’ yaklaşık bin kişinin katılımıyla gerçekleşti.
Osmaniye’de işçi cinayeti
Osmaniye’nin merkeze bağlı Akyar Köyü’nde bulunan krom madeninde göçük meydana geldi. 1 işçi öldü.
Ülker işçilerinin direnişi sürüyor
Topkapı’da bulunan Ülker fabrikasında Hak-İş’e bağlı patron yandaşı sarı sendika Öz Gıda-İş’ten DİSK’e bağlı Gıda-İş’e geçiş yaptıkları için hukuksuzca işten atılan 8 işçinin mücadelesi sürüyor. 8 işçi 37 gündür sendika seçme özgürlüklerini gasp eden patrona karşı fabrika kapısında nöbet tutuyor. İşçi Demokrasisi Partisi olarak direnişteki işçilerden Ercan Durak ve Gıda-İş İstanbul Bölge Temsilcisi İbrahim Kızılyer ile direniş üzerine sohbet ettik.
Ferguson’da çakan Siyah Kıvılcım: “Bu anlık bir olay değil, bir Hareket…”
Göstericilere karşı polis ve asker operasyonları, coplu sopalı meydan dayakları, caddelerde panzerler ve tanklar, ateşli silahlar, gaz bombaları, onlarca yaralı, kitlesel tutuklamalar, kentte olağanüstü hâl ilanı… Burası ne Dersim, ne Amed, ne Susurluk. Burası, “demokrasinin kalesi” olarak sunulan ABD’de bir kent; St. Louis vilayetinin küçük Ferguson kenti. En gelişkin araç ve silahlarla donanmış güvenlik güçleri, Siyahi genç Micheal Brown’un katili Beyaz polis Darren Wilson’un mahkemece aklanmasını protesto eden kadınlı çocuklu kitlelere saldırıyor günlerce. Böylece burjuva demokrasisinin sınırları bir kez daha açıklık kazanıyor: Sistemin ana sütunlarına (polis, yargı, idare) dokunulduğunda hak/hukuk bitiyor, demokrasi rafa kaldırılıyor.
Duma dörtlüsüne özgürlük!
Duma 4’lüsünün özgürlüklerine kavuşmaları için başlatılan uluslararası kampanyanın Türkiye ayağı kapsamında bir imza kampanyası başlatılmıştır. İDP Girişimi’nin de imzacısı olduğu kampanyanın çağrı metni şu şekilde:
Samira Al Khalil, Razan Zaitouneh, Wael Hamada ve Nazem Hamadi’nin kaçırılmasının üstünden bir yıl geçti bile. Bu kaçırılma iki anlamda utanmazca bir suç teşkil ediyor: Bir yandan Şam yakınlarında bulunan Douma şehrindeki çalıştıkları ofisten gözleri bağlı bir şekilde silahlı adamlar tarafından kaçırılan savunmasız aktivistlere karşı, diğer yandan kaçırılanlardan şimdiye kadar hiçbir haber alamayan ailelerine karşı işlenmiş bir suç. Aktivistlere dair haber alınamayan her gün bu suç devam ediyor ve yeniden işlenmiş oluyor.
Soma’lı madenciler işten çıkarıldı
Manisa’nın Soma İlçesi’nde, 301 madencinin yaşamını yitirdiği olayın meydana geldiği Eynez ocağındaki işçilerin büyük bölümünün işten çıkarıldığı belirtildi.
İş cinayetleri katlanarak devam ediyor
Geride bıraktığımız Ekim ayında en az 160 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybederken, Kasım ayı da benzer bir savaş bilançosu ile sonlanacakmış gibi duruyor.
Zet Ferma işçisi dayanışmayı büyütüyor
Anayasal haklarını kullanarak DİSK’e bağlı Nakliyat-İş sendikasına üye olan Zet Farma Lojistik’te çalışan 12 işçi işten çıkarıldı. Sendika üyesi işçiler işten atmalara karşı firmanın Hadımköy fabrikası önünde direnişe başladı.
Ermenek’in sorumlusu patron ve bakanlık
Ermenek’te 18 işçinin maden göçüğü altında kalmasının üzerinden bir ay geçti. Facianın üzerinden bir ay geçmiş olmasına rağmen, kimi madencilere hâla ulaşılamadı. Ulaşılan madenciler ise göçükten cansız çıkarıldı…
Yunanistan’da grev hayatı durdurdu
Yunanistan’da 24 saatlik bir genel greve gidildi. Grev, hükümetin kemer sıkma politikalarını ve 2015 yılı bütçe tasarısını protesto etmek amacıyla gerçekleşti ve kamu ve özel sektör çalışanlarından katılım oldu . Başta Atina olmak üzere Yunanistan’da hayat durdu.
25 Kasım: Erkek, Devlet, IŞİD şiddetine karşı isyandayız!
25 Kasım Kadına karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Gününde kadınlar alanları doldurdu.
Bu sene 13.sü gerçekleştirilen gece yürüyüşünde kadınlar kadın ve nefret cinayetlerine, erkek egemen kapitalizme, esnek ve güvencesiz çalışmaya, AKP hükümetinin kadın düşmanı politikalarına ve Kobane’deki IŞİD şiddetine karşı alanlardaydı.
Ülker’de direniş birinci ayını dolduruyor
Geçtiğimiz ayın son haftasında Ülker fabrikasında işten atmaların başlamasıyla beraber, işçiler fabrika önünde direnişe geçmişti. Topkapı’daki fabrikanın önünde sabah akşam vardiya tutmaya devam eden işçiler, bu arada içerideki arkadaşlarına seslenmeyi de ihmal etmiyor.
Ferguson ve ABD ayakta: “Adalet istiyoruz!”
Amerika Birleşik Devletleri’nde Michael Brown adlı siyahi genci vuran polis hakkında açıklanan karar ülke genelinde büyük tepkilerle karşılandı. Ferguson’daki federal mahkemenin jüri heyeti, Brown’ı katleden polis memuru Darren Wilson’a ceza verilmemesi gerektiğine hükmetti.
Diplomalı işsizlik yükselişte
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan Hanehalkı İşgücü Anketi Ağustos 2014 dönem sonuçlarını değerlendirdi. DİSK-AR’ın değerlendirmesinde birkaç madde öne çıktı.
50 adet banka, 187 ülke ekonomisine denk
Dünya bankalarının ilişkilerini ve mevcut durumlarını inceleyen popüler site “www.relbanks.com” adresinden, bir Anadolu Ajansı muhabirinin derlediği verilere göre, 2014 yılı rakamlarıyla dünyanın en büyük 50 bankasının toplam varlığı 70 trilyon 499 milyar 236 milyon doları buluyor. 187 ülkenin GSYH toplamının ise 76,8 trilyon dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.
Nestle işçileri açlık grevinde
Bursa Karacabey’de bulunan Nestle fabrikasından, sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkartılan Nestle işçilerinin kararlı direnişi sürüyor. Birkaç hafta önce direnişlerinin 120. gününün ardından seslerini yükseltmek isteyen işçiler, İstanbul’daki İşviçre Başkonsolosluğu önünde bir protesto eylemi gerçekleştirmişti.
Mesafe’nin 11. sayısı çıktı!
Sosyalist Düşünce Dergisi Mesafe‘nin 11. sayısı, İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)’in Ağustos’ta gerçekleşen Birleşme Kongresi dosyasıyla çıkmış bulunuyor. 11. sayının sunuş yazısı şu şekilde:
Kadınlar 25 Kasımda erkek egemen kapitalizme, işçi ve kadın cinayetlerine karşı mücadelemizi yükseltelim!
Dünyada her 6 dakikada bir kadın tecavüze uğramakta, hayatları boyunca kadınların dörtte biri tecavüze ya da cinsel istismara maruz kalmaktadır. Kadına yönelik şiddet hiç azımsanmayacak ölçüde ölümle sonlanmakta. Türkiye’de resmi olmayan rakamlara göre, 2013 yılında 214 kadın, 2014 yılının ilk 9 ayında ise 207 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Her yıl artarak devam eden kadın cinayetleri tablosuna, iş güvenliğinden yoksun koşullarda çalışan mevsimlik tarım işçileri ve ev işçileri başta olmak üzere, iş cinayetlerini de katarsak bilanço katlanarak büyümekte!
Günümüzde Devrimci Program ve Dördüncü Enternasyonal etkinliği gerçekleşti
Nahuel Moreno’nun Geçiş Programı’nın Güncellenmesi adlı eseri, Günümüz Programı – Geçiş Programı’nın Güncellenmesi başlığıyla 15 Kasım’da Türkiyeli okurlarıyla buluştu. 1980’de kaleme alınan ve devrimci Troçkizm’in temel referanslarından biri olan eserin Türkçe baskısının tanıtımı, 15 Kasım’da Cezayir Toplantı Salonu’nda, “Günümüzde Devrimci Program ve Dördüncü Enternasyonal” başlığı altında, Moreno’nun mücadele arkadaşlarının da katılımıyla gerçekleşti.
2015 bütçesi yahut AK Saray yolcusu kalmasın!
Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı nam-ı diğer “AK Saray” için harcanan ve harcanacak ve altı sıfır atılmış haliyle bile milyarlarca liraya tekabül eden meblağlar çoğumuzun matematik hesabını zorluyor. 2015 yılı bütçesinde de en büyük artışı %97 ile AK Saray almış durumda. Sarayın yapımına harcanan 1,8 milyar TL ile örneğin madenciler için 12 bin yaşam odası inşa edilebilir, 58.330 okul yapılabilir, 105 yataklı 30 hastane açılabilirdi. Miktar büyük olunca bu örnekleri çoğaltmak hiç de zor değil. Ancak burada esas olan, iç kontrol mekanizmaları dahi çalışmayan rejimin bir sonucu olarak hükümetin her türlü denetimden muaf hareket alanının giderek genişliyor olması. Bunun sonucu olarak da bütçeden (işin doğrusu cebimizden) milyarlarca lira saraylara, güvenlik harcamalarına ya da örtülü ödeneklere akıtılıyor. Bu yetmezmiş gibi Maliye Bakanı 2015 yılı için öngörülen merkezi yönetim bütçesini açıklarken memurlara “Toplu sözleşme yaptınız hâlâ enflasyon farkı mı istiyorsunuz?” demeye getiriyor. Memurları azarlıyor. Toplu sözleşme hakkından vazgeçmeyi ücretlerin enflasyon karşısında erimemesinin bir koşulu olarak öne sürüyor.
Taşerona, güvencesiz çalışmaya son! Madenler işçi denetiminde kamulaştırılsın! Tüm iş yerlerinde işçi denetimi!
İş cinayetlerinin büyük artış göstermesinin baş nedeni AKP tipi büyüme ve kalkınma modelidir. Bu neoliberal model iş güvencesini ve sosyal hakları parçalarken sadece çok daha fazla kazanca odaklanmıştır. Bu modelde denetimsizlikten, tedbirsizlikten, ihmalden bahsedilemez. Bilakis bu model daha fazla kazanç uğruna kuralsız ve esnek çalışmayı teşvik etmektedir. Denetimsizlik, tedbirsizlik, ihmal ve sonucunda gerçekleşen “kazaları” geçiştirme, üstünü örtme, cezasızlık bu modelin ana mantığıdır. Bu nedenle iş cinayetlerinin ardı arkası kesilmemektedir. Bu nedenle 12 yılda 15 bin işçinin öldüğü bir savaş bilançosu oluşmuştur. Bu nedenle işçiler öldükçe fıtrattan, kaderden bahsedilmektedir. Bu neoliberal model derhal terk edilmelidir.
Ermenek ve Ekim
Bu satırlar kaleme alınırken 18 madenciye hala ulaşılamamış, Torunlar GYO patronu Aziz Torun ve beş şirket yöneticisi hakkında takipsizlik kararı verilmiş, son 24 saat içinde en az iki işçi daha patronların ihtiyaçları için öldürülmüştü. İşçi cinayeti haberlerinin popüler figürü Taner Yıldız madenin krokisini çizerek işlerinin zorluğunu anlatmaya çalışıyor. Ermenekli madencilere ulaşmak için kaldığı söylenen 400 metrelik mesafede ne olduğu, çalışmaların ne kadar sürede tamamlanacağı bütünüyle belirsizken Kasım ayında 100’ün üzerinde işçinin öleceği “sermayenin yasaları” gereğince kesin.
Futbolu neden seviyoruz?
Resmi kurallarına göre yirmi iki kişinin bir topun etrafında koşturmasından ibaret bir oyun; nasıl oluyor da aynı anda diktatörlerin halkları uysallaştırmak için kullandığı bir afyon, patronlar için para basan bir endüstri, emekçilerin tüm sıkıntılarını unutturabilen soğuk bir bira olabiliyor.








.jpg)





























