Gözden kaçan büyük bir gerçek var. 4C’nin sadece özelleştirilmiş ve özelleştirilecek işyerlerindeki işçilerle sınırlı olduğu/kalacağı sanılıyor. Eğer böyle olsaydı işçi sınıfı açısından kayıplar sınırlı, mücadele ve kazanım olanakları daha güçlü olabilirdi. Çünkü saldırı işçi sınıfının küçük bir sektörüne yönelmiş olurdu ve orada bloke edilebilirdi. Oysa gerçek daha farklı. Saldırı tarihsel nitelikte ve dalga dalga tüm emek piyasasına yayılacak boyutta. Kısacası 4C yeni çalışma düzeninin adıdır.
Mesafe, 4. sayısında “Kürt Sorunu”nu ele alıyor
Sosyalist Düşünce Dergisi Mesafe’nin 4. sayısı 8 Mart’ın 100. yılı vesilesi ile Dicle Nadin ve Canan Yılmaz’ın birlikte yazdıkları 100. yılında 8 Mart ve Kadının Kurtuluşu Üzerine başlıklı makale ile açılıyor… Bu sayının dosya konusu ise “Kürt sorunu”.
TEKEL direnişi: Gerçeğin izinde mücadeleye devam
TEKEL işçileri; çadırlarıyla başkenti fethederek, 4 Şubat genel eylem kararını aldırarak, 4C statüsünde çalışan 17 bin işçinin yeni haklar kazanmasını sağlayarak ve sadece kendi kararlılıklarıyla 78 gün boyunca çok önemli bir mücadeleyi sürdürerek örnek oldular.
TEKEL İşçisini Anlamak
“Tek bir burjuvanın direncini kırmak için bunca sıkıntıya katlananlar, tüm burjuvazinin direncini kırmayı da başaracaklardır” F. Engels
Ankara’nın kalbinde, Sakarya caddesinde çadırları ile neredeyse küçük bir komün kuran TEKEL işçileri 78 gündür tüm emekçilere umut oldular. Üstelik sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde mücadele eden emekçilere de moral verdiler. Tam 78 gündür bürokrasinin Ankara’sında başka bir ses vardı: işçi sınıfının sesi.
Avrupa işçi sınıfı kazanmak için mücadelelerini birleştirmek zorunda!
Dünya genelindeki devasa ekonomik kriz olanca şiddetiyle Avrupa’yı sarsmaya devam ediyor. Finansal istikrarsızlık bir türlü durdurulamazken, Avrupa Birliği (AB) ekonomik kurumlarından ve özellikle Fransız ve Alman maliye kuruluşlarından gelen pembe tablolar, artık kimse için tatmin edici değil. Zira devasa kamu borçları, bütçe açıkları ve gerilemek bir yana giderek katlanan işsizlik rakamları, Avrupa’da toplumsal ve politik sonuçlarını daha yeni yeni veriyor.
İşgale hayır, Haiti’ye işçi yardımı
200 binden fazla insanın yaşamını yitirdiği, 1 milyondan fazla insanın evsiz kaldığı Haiti depreminin üzerinden neredeyse iki ay geçti. Bu süre zarfında, burjuva hükümet ve yardım kuruluşlarının gösterişli yardım vaatlerine rağmen, Haiti halkının yaşam koşullarında henüz bir iyileşme sağlanmış değil.
Yaşamak için mücadeleye!
DTP Van Milletvekili Fatma Kurtalan, geçtiğimiz aylarda meclise 2002’den bu yana yıllar itibariyle cinayete kurban giden kadın sayısını sormuştu. Adalet Bakanlığı’nın Aralık ayında bu soru önergesine cevabı, 2009’un ilk yedi ayında 953 kadın cinayetinin işlendiği, yedi yılda cinayetlerin yüzde 1400 arttığı yönünde oldu. Öte yandan yine aynı istatistikler, sekiz yılda 5 bin 673 kadının intihar ettiğini söylüyor… Peki, Türkiye’de her gün en az üç kadının, kendisini seven erkek tarafından katledildiğini biliyor musunuz?
Esenyurt’ta mücadele kaldığı yerden!
Esenyurt direnişi, mücadelenin yedinci ayında yeni bir evreye giriyor. Şubat ayının başında üç parça halinde süren işe iade davalarının ilkini kazanmalarıyla yedi işçinin iş başı yapması, patron belediyenin saldırılarının boşa çıkartılması anlamına geliyordu.
Misak Manuşyan’a saygı duruşu
1906 yılında Adıyaman’da doğan Misak Manuşyan, 1915 felaketinde ailesini kaybederek Suriye’de uzun yıllar yetimhanede büyüdü. Adıyaman’dan Fransa’ya uzanan ve faşizme karşı direnişin sembolüne dönüşen zorlu hayatı, yaşamı savunmak için sanatla, edebiyatla ve yeri geldiğinde silahla direnmenin mütevazı ve öğretici bir örneği.
Sin-Ter’de 455 günün ardından
Sin-Ter Metal direnişinin 455. günü geride kaldı. 1 Mart Pazartesi günü yapılan duruşmada dava yine ertelenerek yaklaşık 14 aydır devam eden hukuki süreç üç ay daha uzatılmış oldu. Adliyenin dışında beklerken bu haksız erteleme kararını duyan işçiler salona girmek isteyince polis tarafından tartaklandı.
Formasyon hakkımızı istiyoruz!
Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde bir süredir formasyon meselesi gündemimiz durumunda. Mesele şu ki, YÖK eğitim bilimleri olan üniversitelere, öğrencilerine formasyon eğitimi verebilme yetkisi tanıdı. Bu durumda Fen-Edebiyat Fakültesi’ndeki öğrencilerin dershanelerde, özel okullarda ve devlet okullarında öğretmen olarak çalışabilmelerinin yolu açılmış oldu.
Tecavüz kriz merkezleri
Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu, Cinsel Şiddetle Mücadele Başkanlığı Kurulması hakkında kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması için imza kampanyası başlattı. Platform, hazırladığı kanun teklifini 28 Ocak’ta Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na sunmuştu.
Baykal ve Bahçeli’den erken seçim çalışmaları
Ocak ayından itibaren CHP ve MHP erken seçim taleplerini çeşitli biçimlerde dile getirmeye başlamıştı. Şubat ayında ise, ordu ve yargı içerisindeki operasyonların derinleşmesi ile beraber bu iki parti AKP’ye karşı oluşan tepkileri oya çevirme çalışmalarını hızlandırdı.
Karadolap’ta kentsel dönüşüm iptal ama mücadeleye devam
Karadolap mahallesinde yapılan, kentsel dönüşüm projesine hayır yürüyüşleri ve basın açıklamalarından sonra, halkın sorununa ne kadar sahip çıktığı ve bundan sonra da işleyişi takip edip birlik ve beraberlik içerisinde sorunlarının takipçisi olacağı ortaya koyuldu.
Dersimiz direniş, konumuz TEKEL
Her 100 kişiden 20’sinin işsiz olduğu bir ülkede verilen her türlü hak mücadelesi, öğrencilere, kendilerini nasıl bir geleceğin beklediğine ve bu karamsar tabloda neler yapılabileceklerine dair fikir vermeye başlıyor. Geçtiğimiz günlerde Mimar Sinan Üniversitesi’nde TEKEL direnişi için düzenlenen söyleşinin afişinde yazdığı gibi: Artık Dersimiz Direniş, Konumuz TEKEL.
Çocuk hakları mı, o da ne?
Onları miting alanlarında, gösterilerde, sokaklarda bazen de çocuk parklarında ya da devletin bölünmesine sebep olabilecekleri gerekçesi ile mahkeme salonlarında görebilirsiniz. Onlar Kürt çocukları, onlar her ulusun çocukları gibi çocuk. Tek farkları erken büyümeleri…
Kaza ya da facia mı?
Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında 17 Mayıs günü öğleden sonra meydana gelen patlama ile birlikte, çalışma koşullarından dolayı en ağır işkollarından biri olan maden işkolu yeniden gündeme geldi… Tıpkı, geçtiğimiz şubat ayında Balıkesir’den gelen grizu patlaması haberiyle konunun anahaber bültenlerine, gazete manşetlerine taşındığı ve sonra unutulduğu gibi… Bizse, B. Turgut’un 27 Şubat tarihli yazısında belirttiği aynı soruyu soruyoruz hâlâ… “Kaza ya da Facia mı?”
İyerlerinden Mektuplar – Mart (2010)
İşçi Cephesi’nin Mart 2010 tarihli 15. sayısında yayımlanan okur mektupları:
28 Şubat’ta ne olmuştu?
Kimilerine göre post-modern darbe, kimilerine göre ordunun görevini yerine getirmesi… Burjuva medya tarafından sulandırılarak Sincan’daki tanklardan ve cübbeli sakallı şeyhlerden ibaret gösterilen bir istikrarsızlık döneminin adıydı 28 Şubat süreci. Peki, Susurluk skandalını tozlu raflara kaldıran, Ergenekon’dan yargılanan pek çok kişinin rol aldığı, dünü bugüne bağlayan süreç nasıl gelişti?
Şimdi TEK-EL olma zamanı
Tekel işçilerinin sürdürdüğü direniş ikinci ayını doldurdu. 15 Aralık günü işçilerin Ankara’da toplanmasıyla başlayan direniş, polisin saldırısı ve baskısıyla geçti. Tekel işçilerinin 4/C uygulamasına, güvencesiz çalışmaya ve özlük haklarının ellerinden alınmasına karşı başlattığı direniş hala devam ediyor.
Türkiye: Transeksüellere Yönelik Şiddeti Durdurun
[Pembe Hayat, IGLHRC, ILGA-Europe ve HRW’den Ortak Basın Duyurusu, 22 Şubat 2010]
Türkiyeli ve uluslararası insan hakları örgütleri, Türkiye’deki hükümet yetkililerine gönderilen mektupta, Türkiye’de son iki hafta içerisinde iki transeksüel kadının öldürülmesinin, devam eden şiddet olaylarına karşı hükümetin yetersiz kaldığını ortaya çıkarmakta olduğunu belirttiler.
Alibeyköy’de TEKEL işçilerine destek eylemi yapıldı
Aibeyköy’de İşçi Cephesi’nin de bileşeni olduğu “Alibeyköy TEKEL İşçileriyle Dayanışma Platformu”nun çağrısıyla 21 Şubat Pazar günü saat 13.00’da bir destek yürüyüşü gerçekleştirildi.
20 Şubat’ta TEKEL ile dayanışma
İşçi Cephesi gazetesi olarak, sendikalar, emek örgütleri ve sosyalist gruplarla birlikte 20 Şubat’ta Ankara’da TEKEL işçileriyle buluştuk. Kurtuluş Parkı’ndan Sakarya Meydanı’na yürüyen binlerce insanla direnişin 68. gününde, desteğimizi “TEKEL işçisi yalnız değildir”, “Her yer TEKEL, her yer direniş!” sloganlarıyla gösterdik.
İşçinin bildirimsiz fesih hakkı
Süresi belli olsun veya olmasın; işçi, İş Yasası’nın 24. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.
Feminizm nedir?
Modern anlamda bir felsefe ve hareket olarak feminizmin kökenlerini, 18. yüzyıl Aydınlanma Dönemi’nde bulmak mümkündür.
Marmaray işçileri ile söyleşi
İşçi Cephesi gazetesi olarak, direnen Marmaray işçilerini ziyaretimiz sırasında onlarla bir sohbet gerçekleştirdik. İşçilerin, direnişin başlangıcına ve gidişatına dair anlattıklarını sizlerle paylaşıyoruz.
Direnen Esenyurt İşçileriyle Buluşmanın Ardından
İşçi Cephesi gazetesi olarak hemen her sayımızda yaklaşık 6 aydır kar, yağmur dinlemeden kararlılıkla direnen Esenyurt Belediye İşçileri’nin mücadele günlüklerini sizlere aktarmaktayız. Esenyurt direnişini sadece kapı önünde mücadele eden 16 işçinin değil tüm işçi sınıfının bir mevzi mücadelesi olarak gördüğümüzü her fırsatta dile getirerek, geçtiğimiz haftalarda ‘Direnen Esenyurt İşçisiyle Dayanışma Çağrısı‘ yapmıştık.
4 Şubat’ta ülke çapında iş bırakma eylemi gerçekleşti
4 Şubat günü Türkiye genelinde TEKEL işçileri ile dayanışma amacı ile bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirildi.
Direnen Esenyurt İşçisiyle Dayanışma Çağrısı
Belediye-İş sendikasına bağlı Esenyurt belediye işçileri, bundan yaklaşık 6 ay evvel, sendikalı oldukları için işten atıldılar. O günden bu yana da, işe geri alınmak için direnişlerini kararlılıkla sürdürüyorlar.
TEKEL direnişi; Türkiye’nin yol ayrımı
TEKEL işçisinin mücadelesi kendiliğinden ve ekonomik kazanımları savunma temelinde başlamış olsa da, bugün kendi sınırlarını aşarak tüm işçi sınıfının ve toplumun diğer kesimlerinin çıkarlarını temsil eden bir düzeye ulaştı.
Marmaray’da Grev
Marmaray Projesi’nin Yenikapı Şantiyesi’nde, projede alt taşeron olan Polat İnşaat Müteahhitlik ve Ticaret Limited Şirketi’ne bağlı çalışan işçiler maaşlarının düzenli ödenmemesi, üç yıldır zam alamamaları ve aybaşında 27,5 lira olan yevmiyelerine yalnızca 1 lira zam yapılması nedeniyle greve çıktı. Maaşlarının yanı sıra sigortalarının da tam yatırılmaması sorunlarının başında geliyor.
Zamlara hayır! İşsize iş, ücretlere zam, herkes için insanca yaşam!
Gelmiş geçmiş hükümetlerin en başarılısı olduğunu söyleyen AKP hükümeti işçilerin, emekçilerin, dar gelirlilerin yeni yılını havai fişekler yerine adeta zam yağmuruyla kutladı. Tabir caiz ise iğneden ipliğe akla gelebilecek her ürün ve hizmete zam yapıldı. Üstelik zam yağmuru bitmiş değil, devamı var ve en fahiş oranlarda uygulanması söz konusu…
Dün Halep’çe, bugün kelepçe!
24 Aralık 2009’da başlayan ‘KCK Operasyonu’ devam ediyor. Operasyon kapsamında çok sayıda eski DTP’li, yeni BDP’li belediye başkanının yanı sıra 20 Kürt aydını ve sanatçısı, eski milletvekilleri, yerel parti yöneticileri PKK’nin ve Kürt ulusal hareketinin çatı örgütü KCK’ye (Koma Civakên Kurdistan yani Kürdistan Halklar Konfederasyonu) üye olmaları bahanesiyle tutuklandı. Ayrıca Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde okuyan 18 öğrenci de operasyon kapsamında gözaltına alındı.
Kriz, zamlar ve AKP hükümeti
2008 yılının son çeyreğinde açığa çıkan ekonomik kriz derinleşerek devam ediyor. En iyimser tahminle Eylül 2008’den bu yana, geride kalan 17 ayda, bir milyonun üzerinde insan kriz nedeniyle işini kaybetti. Ve mevcut işsiz sayısı resmi rakamlara göre 3,5 milyona, reel rakamlara göre ise 6,5 milyona ulaştı.
Mahkeme metrobüs zammını iptal etti, Kadir Topbaş ısrarcı!
Enflasyonun yıllık yüzde yedi olduğu bir ortamda, metrobüse yapılan yüzde 33’lük zam İstanbul 10. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.
İstanbul 2010 Kültür Başkenti neyi ifade ediyor?
İstanbul Kasım 2006’da, 2010 yılı için belirlenen üç Avrupa Kültür Başkenti’nden (AKB) biri olarak seçilmişti. 16 Ocak tarihinden itibaren ise resmen Avrupa Kültür Başkenti olmuş durumda.
Okul-aile işbirliğinde son nokta!
İlköğretimin ilk basamaklarından beri çocuğun okula, sosyal hayata alışabilmesi için okul-aile işbirliğinin önemi bilinir. Okula başlayan çocuğun okul içindeki tavırları aileye aktarılır, aileler de çocuklarını yetiştirmek için okulla her türlü işbirliğine hazırdır.
Soruşturma terörü
Yükseköğretim ticari bir iş kolu haline geldiğinden beri, devletin YÖK ve kolluk güçleri vasıtasıyla üniversite öğrencilerini zapturapt altına alması kolaylaştı. Hak arayan ve tepki gösteren öğrencilere açılan soruşturmalar, eğitim ve barınma hakkının elinden alınması gibi baskılar öğrencilerin susturulması işlevini görüyor.
Avcılar av olunca…
Beyoğlu Dolapdere’de DTP’nin kapatılmasını protesto eden Kürtlere Roman vatandaşlar silahlı saldırıda bulunarak bazı DTP’lileri yaralamıştı. Aralık ayının ortalarında gerçekleşen bu saldırının 2 hafta sonrasında, bu defa Manisa’nın Selendi ilçesinde saldırıya uğrayan Romanlardı. Toplum o kadar ayrışmış ki, kimin kime saldırdığı çok da umursanmıyor. Av olan bir süre sonra avcı, avcı olan da av olabiliyor.
Eşcinsellik hastalık değildir!
“Eşcinsellik bir cinsel sapkınlık ve hastalıktır. Kapitalizm, cinselliği, aşkı sadece bir haz duygusuna indirgemiş ve bunu teşvik ederek sapkınlığı kanıksattırıp yaygınlaştırmaktadır. Bu sorun, kapitalizmin insanı kendisine, doğaya ve değerlerine yabancılaştırmasının ürünlerinden biridir. Bu, alkışlanacak, meşrulaştırılacak bir şey değildir; kişisel bazda tedavi edilmeli, ama daha önemlisi, ekonomik, sosyal, kültürel koşulların değişmesiyle, eşcinselliğe ve benzeri sapkınlıklara zemin hazırlayan koşullar yok edilmelidir.” Halk Cephesi’nin Yürüyüş Dergisi’nin 201. sayısında ‘Direnemeyen Çürüyor’ başlıklı yazısından bir paragraf okudunuz.
Özelleştirme mağduru kadın olmak
’70ler bunalımının ardından düşen kâr oranlarını yeniden arttırmanın bir yolu olarak özelleştirmeler neoliberal politikaların temel direği olmuştur.
Türkiye’nin yeni ikonu: ‘Mesih’ Ağca
Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’ye düzenlenen suikastın tetikçisi, Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca adaleti simgeleyen(!) mavi kazağıyla 18 Ocak’ta serbest bırakıldı.
Yeni zamlar yolda!
2010 yılı bütçesi duyurulurken, hükümetin yeni yılda yeni ek gelirler beklediğini öğrendik. Akaryakıt, sigara, motorlu taşıtlar ve beyaz eşya gibi ürünlerden gelecek vergi gelirlerinde artış öngörülüyordu.
“İnsani yardım” mı, emperyalist işgal mi?
Haiti, 12 Ocak günü büyük bir depremle sarsıldı. Deprem, ülkede büyük bir insani felakete neden oldu; 10 milyonluk ülkede, 200 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 3 milyondan fazla insanın da yaralandığı veya evsiz kaldığı tahmin ediliyor.
Zonguldak Madencileri’nin Yürüyüşünden Tekel İşçilerinin Direnişine
Ocağın ayazında Ankara’yı mesken eyleyen Tekel işçilerinin direnişi, işçi sınıfı ve elbette sosyalist hareket için bir umut olurken, sınıf hareketinin geleceğine dair birçok soru ve tartışmayı da gündeme taşıdı. En önemli soru şu; Tekel işçileri cüret ve direngenlikleri ile Türkiye işçi sınıfının üzerindeki ölü toprağını atıp, yükselen bir mücadelenin artçıları olabilecekler mi?
Arap dünyasının Nobel’i Erdoğan’a verildi
1976 yılında kurulan “Kral Faysal Fonu” tarafından verilen ve Dünya’nın en ‘saygın’ ödülleri arasında yer alan, Arap dünyasının Nobel’i “Kral Faysal” ödülü ilk kez 1979’da beş ayrı dalda verilmeye başlandı. Bu ödüle layık görülenler; İslam Hizmeti, İslam Araştırmaları, Edebi ve Arapça Araştırmalar, Bilim ve Tıp Ödülü dallarında çalışma yürütenler arasından seçiliyordu.
Tam gün tam hizmet mi?
Tam gün yasası meclisten geçti. Başbakan ve Sağlık Bakanı yaptıkları açıklamalarda sağlık hizmetine erişimin önündeki tam gün engelini kaldırdıklarının söylediler.
Esenyurt’ta yılgınlık yok, direniş var!
Sendikalarından vazgeçmediklerinden dolayı işlerine son verilen Esenyurt belediye işçileri, direnişlerinin beşinci ayını devirip altıncı ayına girdiler. İlk günden bugüne taleplerinden en ufak bir taviz vermeyeceklerini kararlılıkla ifade eden Belediye-İş’li işçiler, bir yandan işyerleri olan Esenyurt Belediyesi önünde fire vermeden nöbet tutarken, diğer yandan da açmış oldukları işe iade davalarının sonuçlanmasını beklemekteler.
Direnişteki itfaiye işçileriyle röportaj
Haziran 2008’den beri sendikalı olan itfaiye işçileri bu yılın Mart ayında toplu iş sözleşmesi yapabilme hakkına kavuşacaktı. Ancak belediyenin açtığı ihaleyi Makro adlı şirket kazanınca itfaiye emekçileri tüm haklarından mahrum edilmeye çalışıldı ve olumsuz koşullarda çalışmaya zorlandı. Daha direnişlerinin başından itibaren polis ve zabıtanın türlü zorbalıklarıyla karşı karşıya kalan itfaiye emekçileri direnişlerini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
Yusuf Barman ile Rejim, Darbe Girişimleri, Kürt Açılımı ve Demokratikleşme Üzerine
İşçi Cephesi (İC) – Türkiye’deki rejimin kronik bir kriz içinde oluğu malum. Fakat özellikle son dönemde bir tarafta deşifre olan darbe planları, Genelkurmay’ın “kozmik odasına” girilmesi, diğer tarafta telefon dinlemeleri, sivil darbe tartışmalarıyla bu konu güçlü bir biçimde Türkiye’nin gündeminde yer alıyor. Siz bu mücadelenin taraflarını nasıl tanımlıyorsunuz ve rejimin bir dönüşüm geçirdiğini düşünüyor musunuz?
