Kocaeli’deki çelik kablo ve tel üretimi yapan Bekaert fabrikasında 4 Mayıs Çarşamba günü 9 işçi işten atıldı. İşten atılma gerekçeleri patron tarafından fazla izin ve istirahat, yetersiz performans ve”diğer nedenler” olarak açıklandı. Ancak işçiler performanslarını arttırmaları konusunda daha önce herhangi bir uyarı almadılar. Asıl nedenin bu komik gerekçeler değil, “diğer nedenler” olduğu ve bu “diğer nedenler”in MESS’e bağlı işyerlerinde bir süre önce imzalanmış olan toplu sözleşme öncesinde işçileri greve hazırlayan öncüler oldukları BMİS Şube Başkanı tarafından belirtildi ve Bekaert’te yapılanın MESS rövanşı olduğu söylendi.
Bekaert işçilerinin direnişi sürüyor!
4 Mayıs 2011 günü dokuz Bekaert işçisi işten çıkarıldı. Bunun üzerine fabrikada çalışan 400 işçi, “onlar yoksa biz de yokuz” diyerek direnişe başladı. Fabrikaya kapanan işçilerin talebi açık: İşten çıkarılan arkadaşlarının tekrar işe alınması.
YGS: Bu bir skandal değildir!
Son aylarda Türkiye gündemini çokça meşgul eden bir konu: “YGS’deki şifre skandalı”. Konuyla biraz yakından ilgilenenler, KPSS ile başlayan YGS ve ALES ile devam eden skandalların aslında birer skandal olmadığını da fark edeceklerdir.
Düzen partilerine karşı, oylar Emek, Demokrasi ve Özgürlük adaylarına!
2011 1 Mayısı yüz binlerce kişinin katıldığı kitlesel ve coşkulu bir 1 Mayıs olarak tarihe geçti. 1 Mayıs bu yıl, Türkiye’nin 130 farklı il ve ilçesinde kutlandı. İşçi sınıfı ve Kürt halkının kitlesel bir şekilde katıldığı Taksim Meydanı’nda ise, üç yüz binden fazla insan toplanmıştı.
12 Haziran seçimlerinin önemi ve Blok’un sınırlılıkları: Olanaklar ve tehlikeler
12 Haziran 2011 Pazar günü milletvekili genel seçimleri yapılacak. Aynı gün akşam saatlerinde, teknolojinin imkânlarıyla donanmış medya aracılığıyla, kimlerin kazanıp kaybettiğini herkes öğrenmiş olacak. Sonuçların resmiyet kazanması için ise biraz zaman geçmesi gerekecek. Ardından Cumhurbaşkanı Gül 61. Hükümeti kurma görevini çoğunluğu sağlayan parti başkanına (müstakbel başbakana) verecek. Müstakbel başbakan kurduğu hükümetin bakanlar kurulunu, programını açıklayacak ve onay alması için parlamentoya sunacak. Yasama (parlamento) yürütmeyi (hükümet) onaylayacak… Son 28 yılda sekiz kez tekrarladı bu sahne; 12 Haziran sonrası dokuzuncu kez izlemiş olacağız.
12 Haziran seçimleri ve İşçi Cephesi
Dünya çapında emekçilere yönelik neoliberal saldırılara eşlik eden ekonomik kriz, yaşam koşullarımızı giderek ağırlaştırdı. Güvencesizlik ve geleceksizlik işçi ve emekçilerin hayat standartları haline geldi. Buna karşılık Avrupa’da seferber olan kitleleri, Ortadoğu’daki devrimler silsilesi izlemeye başladı. Başka bir dünyaya giden yolun kapılarını aralayan emekçi halkların mücadelesi, aynı yıkımın mağduru Türk ve Kürt emekçilerin mücadelelerine örnek olmaktadır.
74 Saybolt işçisi greve çıktı
Petrol-İş’in yeni örgütlendiği ve 74 üyenin çalıştığı, Merkezi Gebze’de bulunan, Aliağa, İstanbul Haramidere, İzmit, Trabzon, Mersin ve Batman’da da faaliyet gösteren Saybolt Gözetim ve Laboratuvar Hizmetleri A.Ş. işletmesinde 4 Mayıs itibariyle grev başladı.
PTT ve Ontex’te direnişlerin seyri
Farklı sektörlerde de olsa aynı nedenlerle direnişe geçmiş ve ortak taleplerle bir araya gelmiş direnişçi işçiler… Ontex ve PTT işçileri… Bu yazının yazıldığı sırada Ontex işçileri 82, PTT işçileri ise 124 gündür direniyorlar.
Bin Ladin’in ardından Pakistan ve emperyalizm
Geçtiğimiz hafta, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in, Amerika’nın düzenlediği bir operasyon sonucunda öldürülmesi gündemde, Ortadoğu coğrafyasını sarsan devrimci sürecin önüne geçmesinin dışında birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. İşkencenin ne kadar uygulanabilir bir yöntem olduğu, emperyalizmin bundan sonraki durağının Pakistan mı olacağı ya da son Kızılderili direnişçilerinden Geronimo’nun operasyon için kod ad olarak kullanılması… Bunlar tartışmaların bir bölümünü oluşturuyor.
Filistin: Hamas ve El Fetih anlaşması ne anlama geliyor?
Ortadoğu’yu sarsan devrimci seferberlikler süreci eşitsiz ve bileşik bir seyir izleyerek tüm bölge üzerinde belirleyici etkiler yaratmaya devam ediyor. Bugüne dek emperyalizmle uyum içinde yaşamaya devam eden diktatörlük rejimlerinin bir bir alaşağı olmasıyla, dahası denetim dışı kitle seferberliklerinin başlı başına bir endişe kaynağı olmasıyla, “demokratik gericilik” politikası da emperyalizmin bölge üzerindeki hegemonyası açısından hayati bir önem kazanmış durumda.
YGS’de şifre tartışmaları ve talepler
Bilindiği üzere, son zamanlarda ÖSYM’nin adı sıklıkla skandallara karışmaya başladı. KPSS, YGS ve son olarak da ALES. YGS’deki şifre iddialarının ardından çok sayıda gösteri düzenlendi. Bu gösterilerde öne çıkan talepler sorumluların istifası ve yargılanması, sınavın iptali ve takrarı olarak özetlenebilir. Yani, sınavın adil olmadığından yakınanlar, adil bir sınav yapılması için gösteri yaptılar.
Kurtuluşumuz mücadelede…
Tunus’ta başlayan devrim dalgasının fitilini ateşleyen Muhammed Bouazizi’nin açtığı bayrağı Arap kadınları yükseltmeye devam ediyor. Mücadele içinde dönüşen ve dönüştüren kadınlar, sokakları ve meydanları terk etmeyerek miadı dolmuş baskı rejimlerini devirmek için her gün ve gece ellerinde sopalarla nöbet bekliyor. Evlerinde oturup “tehlikeli işlere” girişmemeleri beklenen kadınlar, kendi önderlerini çıkararak mücadelenin başını çekiyor.
Casper işçisi boyun eğmiyor!
“Bizler Casper Bilgisayar çalışanları olarak uzun yıllardır yaşadığımız haksızlıkları önlemek ve hayatımızın patronun iki dudağının arasında olmaması, şirket içerisinde ve çalışma yaşamımızdaki keyfi uygulamaların son bulması için sendikalaştık.”
Halk rejimin devrilmesini istiyor!
El Şeb yurid iskat el-nizam! (Halk rejimin devrilmesini istiyor!) Tunus’ta başlayan ve bütün Arap dünyasına yayılan kitlesel seferberliklerle, Arap sokağı bu sloganla yankılanıyor. Tunus’ta Bin Ali diktatörlüğünün devrilmesi ve seferberliklerin diğer bölgelere yayılmaya başlaması üzerinden yaklaşık 5 ay geçti. O günden bu yana, inişler ve çıkışlarla birlikte Arap devrimi yoluna devam ediyor. Devrimin bugünkü odak noktası ise, Suriye.
Eski ağza eski taam
“Eğer Türkiye enerjisini, bütçesini, kazanımlarını, huzurunu, refahını, gencecik fidan gibi delikanlılarını teröre kurban etmeseydi, Türkiye son 25 yılını terörle, çatışmayla, olağanüstü hal ile faili meçhullerle, boşaltılan köylerle, üzerine ay yıldızlı bayrağımızın örtüldüğü tabut görüntüleriyle heba etmeseydi bugün nerede olurdu?”
CHP: Herkes için mi?
12 Haziran 2011 seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde değişim vaat eden “yeni CHP”yi de test eden bir süreç olacak. Hiçbir ayrım gözetmeden herkesin partisi olduğunu ilan eden, bugüne kadar “devletin ve rejimin partisi” görünümünden “halkın partisi” imajına bürünen bir CHP var, meydanlarda. CHP’deki bu imaj değişikliği; seçim öncesi kozmetik bir müdahale mi, yoksa kökten bir değişim mi sorusunu akıllara getirdi.
Deri – Ortak talepler etrafında birleşik işçi mücadelesinin önemi
Merhaba,
Bizler Bayrampaşa’da bulunan DEPAR Ayakkabı Fabrikası’nda uzun zamandır çalışan işçilerdik. Yaşadığımız bir deneyimi siz emekçi kardeşlerimizle paylaşmak istiyoruz. Fabrikada toplam 170 kişi çalışıyorduk ve bu işçilerin yarısı kadın, yarısı erkekti. Çalışan işçilerin yüzde sekseni sigortasız çalıştırılıyordu. Maaşlar ortalama 570 lira civarında ve 18 yaşın altında çalıştırılan yaklaşık 20 işçi vardı.
Sosyalist düşünce dergisi Mesafe çıktı!
Sosyalist düşünce dergisi Mesafe’nin yeni sayısı REJİM dosya konusu ve Arap Devrimi Üzerine Ek Yazılar ile birlikte çıktı.
Kapital, Yordam Kitap’tan çıktı
Karl Marks’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital, Almanca aslından özenli bir çeviriyle Yordam Kitap tarafından basıldı.
YSK’nın marifeti İbrahim Oruç’un ölümüne yol açtı!
YSK’nın (Yüksek Seçim Kurulu) içlerinde BDP’nin desteklediği adayların da bulunduğu 12 bağımsız adayı veto etmesi, Kürt illerinde infial yarattı. Kürtler yapılan haksızlık karşısında insanlar meydanlara döküldü. Protestolar her zaman olduğu gibi yine devletin şiddeti ile bastırılmaya çalışıldı. Hak aramanın bedelini, ne yazık ki 26 yaşındaki Halil İbrahim Oruç canıyla ödedi.
Kadınların meclisteki temsili II: Nasıl bir anlayışla?
Geçtiğimiz sayıda bilhassa kadın kotası bağlamında meclisteki partilerin kadın politikalarını değerlendirmiştik. “Kadınların meclisi doldurmasının yanında en önemli talebimizin, erkek egemen sisteme karşı durmak, onun tüm pratiklerini değiştirmek amacıyla hazırlanan bir program dâhilinde meclise girmek” olduğunu vurgulamıştık.
Tekstil – Merhaba İşçi Cephesi okurları
Ben tekstil sektöründe çalışan bir işçiyim. Bu işyerine gireli yaklaşık üç ay oldu ve bu üç ay içerisinde sürekli toplantılar yapılıyor, daha fazla üretim yapmak için. Oysa zaten biz çalışanlar fazlasıyla üretim yapıyorduk ama yine de, patronun gözünü doyuramıyoruz çünkü, ne kadar çok üretim yapsak bir o kadarını daha istiyor.
Tekstil – Hakkımız için mücadele etmediğimizde kazanamayız
Merhaba arkadaşlar,
Ben tekstil sektöründe çalışıyorum. Daha önce çalıştığım tekstil atölyesindeki patronun bize yaptığı baskıları anlatmak istiyorum. Bu atölyede çalışırken patronlarımız sürekli hızlı üretim için bize baskı yapıyordu. Oysaki biz işçiler yeteri kadar iş çıkarıyorduk. O kadar çalışmamıza rağmen patronun gözü doymuyordu. Patron parayı kazandıkça bizlerden kısmaya çalışıyordu. Biz işçiler de ücretimiz artsın diye sürekli zam talebinde bulunuyorduk ama patronun işine gelmediği için bizi duymazlıktan geliyordu ve bir sürü bahane uyduruyordu. Bahane hazır, diğer patronların uydurduğu bahanelerin aynısı; yeterince üretim yapılmaması ve kriz… Zaten başka bir şey uydursalar şaşardım.
Petrokimya – Patron, mesai ücretlerine göz dikti
Merhaba arkadaşlar, ben petrokimya sektöründe faaliyet yürüten bir fabrikada çalışıyorum. Çalıştığım fabrikada işler yaz sezonu oldu mu oldukça artıyor. İşleri yetiştiremediğimiz için mesaiye kalmak zorunda kalıyoruz. Patron sanki para kazanmıyormuş gibi, bizim mesai paralarımıza da göz dikmiş durumda. Hafta içi mesaiye kaldığımızda yüzde 50, hafta sonu kaldığımızda ise yüzde 100 ücret alıyorduk.
Protestoyu terör suçu saymak
İki gün önce Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden bir yüksek lisans öğrencisinin evi basılarak apar topar Diyarbakır’a götürüldüğünü duyduk. Ders programına dahi ‘örgütsel doküman’ diye polislerce el koyulduğunu ve KCK davası kapsamında gözaltına alındığını öğrendik. Nejat tek değildi. Aynı operasyonla farklı illerden 17 öğrenci daha benzer durumu yaşıyordu. Şanslıydı, serbest bırakıldı ancak, diğer 12 öğrenci ‘örgüt üyeliği’nden tutuklu yargılanıyor.
ÇMO Öğrenci Kurultayı’nın ardından
Çevre Mühendisleri Odası 4. Öğrenci Kurultayı bu kez, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 23-24 Nisan tarihlerinde gerçekleşti.
İki yılda bir kez gerçekleşen ve Türkiye’deki tüm çevre mühendisliği öğrencilerinin katıldığı kurultaya bu yıl kırkın üzerinde okuldan, 450 öğrenci katıldı.
Çılgın proje: Seçimler
Bugüne değin iktidar olabileceğini, iktidarda kalabileceğini ve iktidarda kalarak güçlenebileceğini ispatlamaya çalışan AKP bu kez farklı bir hedefle seçimlere giriyor. AKP çıraklığını tamamlayıp “ustalaştığının” ilanı ile beraber, inandırıcılığı sorgulanır haldeki diğer düzen partilerini iyiden iyiye sıkıştırmak için elindeki tüm kozları bir bir sürüyor.
Özal’dan Erdoğan’a: Sahi, var mı birbirinizden farkınız?
Erdoğan tam 2 bin 975 gündür başbakanlık koltuğunda oturuyor. 39 gün sonra 12 Haziran’da seçimler var. Erdoğan o gün 59 ve 60. Hükümetlerin başbakanı olarak 3 bin 13 günü geride bırakmış, 8 yılı aşkın bir süre başbakanlık yapmış olacak. Kendisi sürekli zaman istiyor ama, işte hesap ortada!
Seçimler ve kurucu meclis
Haziran genel seçimlerine katılacak olan burjuva çoğunluk partilerinin hemen hepsi, bu arada BDP’nin önderliğinde kurulan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun ileri sürdüğü bağımsız adaylar, yeni oluşacak Meclisin en önemli görevlerinden birinin -belki de öncelikli olanının- yeni bir Anayasa hazırlamak olduğunu söylüyorlar (Blok’u bu söylemden biraz ayıran, yüzde 10 barajının adaletsizliğine, dolayısıyla da seçilecek yeni parlamento bileşiminin temsil yetersizliğine vurgu yapıyor olması.) Bu durum, 12 Haziran’dan sonra toplanacak olan yeni yasama organına, Türkiye’yi Bonapartist diktatörlüğün egemenliğinden kurtarıp demokratik bir dönüşüme doğru ilerletecek yeni bir siyasal sistemin hazırlayıcısı bir “Kurucu Meclis” niteliği kazandıracak mı? Kemalist rejimin patronların bile serbest ekonomik ve toplumsal faaliyetini sınırlayan bürokratik milliyetçi sınırlamalarının artık kaçınılmaz olarak ilga edilmesi, ülkede devrimci bir demokrasinin kurulmasını olanaklı kılacak mı?
2. İstanbul Su Forumu protesto edildi
3-5 Mayıs’ta İstanbul’da Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen 2. İstanbul Su Forumu’nda bir araya gelen su tekelleri, “Dereler Özgürdür Özdür Akacak”, “Sermaye Elini Doğamızdan Çek” sloganları ile protesto edildi. Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu çağrısı ile 3 Mayıs günü saat 10.00’da Beyoğlu Adliyesi önünde toplanarak birçok dilde “Su hayattır, Satılamaz” yazılı pankart arkasında Kongre Merkezine yürüyüş düzenlendi. Yapılan basın açıklaması ile doğa ve yaşam için vazgeçilmez bir unsur olan suyun ticari bir metaya dönüştürülmesini hedef alan kararların uygulanmasına izin vermeyeceğimiz vurgulandı. Aşağıda, eylemde okunan basın açıklamasını paylaşıyoruz.
Büyük Anadolu Yürüyüşü: Eğirdir basın açıklaması
Doğanın talanına karşı mücadele edenlerin 7 ayrı koldan başlattıkları Büyük Anadolu Yürüyüşü’nün Batı Akdeniz Kervanı tarafından, 2 Mayıs 2011 günü Eğirdir’de yapılan basın açıklamasını yayınlıyoruz.
Fransa’da 1 Mayıs
Fransa’nın en büyük iki sendikası olan CGT ve CFDT ile birlikte FSU, UNSA ve Solidaires’in yaptığı ortak 1 Mayıs çağrısının bu yılki ana başlığı, Ortadoğu ve Afrika’da yaşanan gelişmeler ve bu bölgelerdeki halkların büyük mücadelesiydi.
1 Mayıs 2011 Antalya’da coşkuyla kutlandı
1 Mayıs 2011, Kürt illeri dahil olmak üzere Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Antalya’da da coşkulu ve kitlesel bir şekilde kutlandı.
12 Haziran 2011 genel seçimlerinde Emek, Demokrasi, Özgürlük Bloku bileşenleri ve adayları
Emek, Demokrasi, Özgürlük Bloku bileşenleri
- Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)
- Emek Partisi (EMEP)
- Emekçi Hareket Partisi (EHP)
- Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP)
- Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP)
- İşçilerin Sosyalist Partisi (İSP)
- Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP)
- Demokrasi ve Özgürlük Hareketi (DÖH)
- İşçi Cephesi (İC)
- Köz
- Sosyalist Birlik Hareketi (SBH)
- Sosyalist Gelecek Parti Hareket (SGPH)
- Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP)
- Toplumsal Özgürlük Platformu (TÖP)
- Türkiye Gerçeği
İşçi sınıfı ve Kürt halkı Taksim’de 1 Mayıs’ı kitlesel şekilde kutladı!
Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yüz binlerce emekçi Taksim Meydanı’nı doldurdu. BDP öncülüğünde Kürt halkının 1 Mayıs’a kitlesel katılımı ise ayrıca çok önemliydi. 12 Haziran genel seçimleri öncesi işçi sınıfının, emekçi yoksulların ve Kürt halkının 1 Mayıs meydanında bir araya gelmesi hiç kuşkusuz Emek, Demokrasi ve Özgürlük açısından çok ayrı bir anlam ve değer ifade etmektedir.
Direnişçi Ontex ve PTT işçileri Türk-İş binasını işgal etti
Direnişteki Ontex ve PTT işçileri 29 Nisan günü Türk-iş’in Taksim’deki 1. bölge binasını, taleplerinin yerine getirilmesi için işgal ederek, basın açıklaması yaptı.
“1 Mayıs: Dayanışma ve Birlik” etkinliği gerçekleşti
İşçi Cephesi gazetesi okurları, 24 Nisan günü yaklaşan 1 Mayıs ve şeçimler öncesideki politik durumu değerlendirmek, şeçim sürecini tartışmak, işçi sınıfının büyük saldırılarla karşı karşıya kaldığı bir dönemde 1 Mayıs’ın önemini ve örülmesi gereken politik hattı birlikte ele almak için bir araya geldiler.
PTT-Ontex-Çelmer işçilerinin dayanışma gecesi gerçekleşti
Gazetemizin de çağrıcılarından olduğu PTT-Ontex-Çelmer işçileriyle dayanışma gecesi bu akşam gerçekleşti. 200’den fazla kişinin katıldığı gece Şişli Haldun Dormen Sahnesi’ndeydi. Geceye her yaştan insan, işçilerin aileleri, emekçi dostları katıldı. Gece boyunca işçiler direniş deneyimlerini aktarırken, coşkulu kalabalık bu konuşmaları yer yer sloganlarla bölerek işçilerin yanlarında olduklarını vurguladı. Konuşmalarda; direnişteyken yaşanan zorluklara ve yargının, polisin baskısına dikkat çekilerek işçilerle birarada durmanın öneminden bahsedildi.
“Ferman YSK’nın, sokaklar bizimdir!”
Adayların evraklarının eksik olması gerekçesiyle seçime katılması Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından engellenen Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), 22 Nisan’da Türkiye’nin çeşitli illerinde protesto gösterileri düzenledi.
Karanlığın perdesini yırtalım!
Kadın ve erkek emekçiler, kardeşler;
Büyük bir alt üst oluş çağının eşiğindeyiz. Hükümetler devriliyor, bankalar ve şirketler iflas bayrağını çekiyor. Dünya çapındaki ekonomik kriz, emekçiler ve kazanılmış hakları üzerinde muazzam bir yıkıma yol açıyor. Önce Avrupalı emekçiler bu yağmaya karşı seferber oldular. Şimdiyse Ortadoğu ülkelerinde başlayan kitle ayaklanmaları tüm Arap dünyasında devrimci bir durumun ortaya çıkmasına yol açmış durumda. Devrimci seferberlikler farklı ülkelerde, farklı dinamiklerden geçerek tüm dünyayı sarmalıyor.
Başbakan Erdoğan, Ahmet Şık hakkında hükmü verdi: Kitap değil bomba, gazeteci değil terör örgütü mensubu!
Başbakan Erdoğan 13 Nisan günü Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı. Erdoğan’a konuşmasının ardından çeşitli konularda sorular yöneltildi. Sorulardan biri de Ahmet Şık’ın yayımlanmamış kitabı (İmamın Ordusu) ve tutuklanmasıyla ilgiliydi. Lüksemburglu parlamenter Anne Brasseur’un dile getirdiği, “İmamın Ordusu kitabı sansüre uğradı ve Ahmet Şık adlı gazeteci tutuklandı. Bunun nedenini açıklar mısınız?”sorusuna Başbakan Erdoğan’ın verdiği cevap şöyleydi:
İstanbul’da “vetoya” karşı eylem : “Kahrolsun AKP, işbirlikçi YSK!”
Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), bileşenlerinden olduğumuz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adaylarını veto etmesi bugün İstanbul’da protesto edildi. Saat 12.00’de Taksim Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, okunan basın açıklamasının ardından, oturma eylemi ve sloganlar eşliğinde saat 14.00’e kadar Taksim Meydanı’nda kaldı.
Taşeron PTT işçilerinin işe iade davası karara bağlandı
Özelleştirmeler sonrası yaygınlaşan taşeronlaştırmanın mağdurlarından olan taşeron PTT çalışanlarının işe iade davasının ilk duruşmasından bir karar çıkmamış ve dava, 19 Nisan’daki ikinci duruşmaya ertelenmişti. Bugün gazetemiz muhabirlerinin de gözlemci olarak katıldığı duruşma, 15. İş Mahkemesince karara bağlandı.
AKP ve paramiliter güçlerin oyunlarını bozmak için Emek, Demokrasi ve Özgürlük saflarına!
İşçi Cephesi olarak bileşenlerinden olduğumuz Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku adaylarına 2011 genel seçimlerinde Yüksek Seçim Kurulu, adaylıklarının geçerli olmadığı yönünde kararı ile engel olmaya çalışıyor. Aynı şekilde, Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin seçimlere girmesi de, ‘evrakların eksikliği’ nedeniyle engelleniyor.
PTT-Ontex-Çelmer işçileriyle dayanışma gecesi
23 Nisan Cumartesi günü saat: 17.00-23.00 arası Şişli Haldun Dormen Sahnesi’nde direnen işçilerin dayanışma gecesi gerçekleşecek. Tüm emek dostlarını dayanışmaya çağırıyoruz!
İstanbul Film Festivali başladı
17 Nisan’a kadar sürecek İstanbul Film Festivali başladı. 30 yıldır İstanbullu sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin filmleri, yıldız oyuncuları ve usta yönetmenleri ile buluşturan İstanbul Film Festivali yine sinemayla dolu iki hafta vaat ediyor. Yine de unutmayalım, Altyazı dergisinden Fırat Yücel’in yazdığı gibi: “Bu yıl, bizim kuşağımız için festivalin 30. yılı değil, Emek Sineması’nın olmadığı bir İstanbul Film Festivali’nin 2. yılı.
Birlik olursak…
Merhaba ben tekstil işçisiyim. Yaklaşık dört aydır mümessil bir firmada çalışıyorum. İşe başladığımda patronumuz cumartesi çalışılmadığını, hafta içi ise saat 6’ya kadar çalışıldığını söyledi. Ama öyle olmadı. Cumartesi günleri de dahil bazen gece 5’lere kadar çalışıyorum. Mesai parası almak yerine bol bol azar işitiyoruz. Maaşlarımıza zam isteyemiyoruz, patron bu konuda yanına dahi yaklaştırmıyor.
MEB’in Kılık-Kıyafet Yönetmeliği’ni inceledeniz mi?
Merhaba, ben devlet okullarında okuyan öğrencilerden biriyim. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun her fırsatta dile getirdiği, “okula gitmemiz ve okumamız için” elinden geleni yapacağı gençlerden biri. Ama belirli nedenlerle birçok sabah okulun kapısından evine gönderilenlerden de biri.
Kadın kotası ve kadınların meclisteki temsili
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya parlamentolarının yalnızca yüzde 15’i kadınlardan oluşuyor. Parlamentolararası Birlik’in raporuna göre Türkiye, mecliste kadın temsilinde 107., hükümette kadın temsilindeyse 74. sırada. TBMM’de 549 meclis üyesinden yalnızca 50’si kadın.
Petrokimya – İş güvencesi için 1 Mayıs’a!
Merhaba arkadaşlar ben petrokimya sektörüne bağlı bir fabrikada çalışıyorum. Diğer sektörlerde olduğu gibi benim çalıştığım fabrikada da baskılar devam ediyor. Yaklaşık iki yıldır zam alamıyoruz. Yönetimin bize söylediğine göre Mart ayı zamlı çalışıyor olmamız lazımdı. Ama pek zam verilecekmiş gibi görünmüyor.






















