Ana Sayfa Blog Sayfa 96

Direnişin 15. gününde BEDAŞ’tan işçilere yeni teklif

0

1 Ağustos’ta hukuksuz bir şekilde işten çıkarılan BEDAŞ işçileri, direnişlerinin 15. gününde yine BEDAŞ merkezinin önündeydi. Cengiz-Kolin-Limak ortaklığına devredilen BEDAŞ ile Enerji-Sen temsilcileri, görüşmelere bugün de devam etti.

Saat 10:30’da biraraya gelen 300 kişilik grup Talimhane’deki BEDAŞ merkezine yürüdü. Yürüyüşe DİSK, Sine-Sen, Limter-İş, Gıda-İş, Dev Yapı-İş sendika temsilcileri, Halkevleri, Politeknik, İHD, Öğrenci Kolektifleri, SYKP, BDP, Sultan Gazi Cem Evi, Mücadele Birliği, İşçi Cephesi ve Sürekli Devrim Hareketi üyeleri de katıldı.

Yürüyüş sırasında işten atıldıktan sonra ilaç alamadığı için yaşamını yitiren Murat Göçmen de anıldı. Yürüyüş sonunda konuşma yapan Kani Beko; “Bayramdan önce işbaşı yapılsaydı Murat Göçmen arkadaşımız aramızda olacaktı. Özelleştirmelerin sonunda ölüm var, işsizlik var, yoksulluk var. Bu arkadaşlar işe alınmanın da ötesinde kadrolu çalışmalı” dedi.

Açıklamadan sonra sloganlar eşliğinde BEDAŞ binasına giren görüşme heyetinin toplantısı dört saat sürdü. Toplantı sonunda işverenin uzlaşma teklifi çıktı. Teklife göre 35 işçi işlerine geri dönecek ardından Eylül ve Ekim ayında yeni işçi alımlar yapılacak. 540 işçiden geri kalanlar ise tazminatlarını alabilecek. BEDAŞ’ın bu teklifi işçiler arasında, patronun işçileri bölmek ve sendikayı tasfiye etmek için yeni bir hamlesi olarak yorumlandı.

Enerji-Sen yönetimi, teklifi direnişçi işçilerle görüştükten sonra, teklifin ayrıntılarıyla ilgili olarak işverenle müzakereleri sürdürmekte.

Mısır’daki vahşi katliamı nefretle kınıyoruz! Askeri-sivil hükümet defol!

0

Mısır’da Temmuz ayında iktidara gelen yeni diktatörlüğün askerleri ve polisleri tarafından bir katliam gerçekleştirildi. İslamcı eski devlet başkanı Muhammed Mursi’yi destekleyen göstericilerin kamp alanlarının vahşice tahliye edilmesi sonucunda, 600’den fazla kişi hayatını kaybetti ve binlerce kişi yaralandı. Bunlar bizlere ulaşan ilk rakamlar, fakat ölü ve yaralı sayısı çok daha yüksek olabilir.

Darphane İşçilerinin Grevi 1 Ayı Doldurdu

0

1 aydır grevde bulunan Darphane çalışanlarından biri olan, aynı zamanda da Basın-İş Sendikası’nın Mali Sekreteri Çetin Akyayla ile, grev, şu ana kadarki süreç, işçi sağlığı, çalışma koşulları ve ücretler üzerine sohbet ettik.

Bize direnişin nasıl başladığını anlatır mısınız?

1 Ocak 2013 tarihi itibariyle bizim toplu sözleşmemiz başlar. Bu iki yılda bir yapılır. Bizim 45 tane idari maddemiz vardı. İşveren (devlet adına Kamu İşverenleri Sendikası) ve Basın-İş olarak oturumlara gidiyoruz. 3 tane oturum geçtik. Ancak bir tane bile idari madde geçemedik. 8 Temmuz itibariyle de grev kararını aldık. 8 Temmuz saat 14:00 itibariyle çıktık. Bugün 31 gün oldu. Taleplerimiz, isteklerimiz karşılanana kadar devam edeceğiz.

Gezi ayaklanması Almanya’da tartışıldı

0

Almanya’da faaliyet sürdüren dost ve kardeş grup Komitee für Rätedemokratie (Konsey Demokrasisi için Komite) gazetemiz İşçi Cephesi’ni davet ettiği toplantıda Gezi parkı seferberliğini ve seferberliğe nasıl destek olabileceklerini tartıştı.

BEDAŞ’ta direniş 6. gününde

0

İşten atılan BEDAŞ işçileri Enerji-Sen öncülüğünde direnişe devam ediyor. Direnişin 6. gününde Enerji-Sen Genel Sekreteri ve aynı zamanda BEDAŞ’ta işten atılan bir okuma işçisi olan Alişan Doğan’la konuştuk.

Direnen BEDAŞ işçilerine polis müdahalesi

0

Cengiz-Kolin-Limak ortaklığı, BEDAŞ’ın özelleştirilmesinden önce çalışan taşeron şirketlerinin sözleşmelerini 1 Ağustos itibariyle feshederek işçilerin büyük çoğunluğunun işine son vermişti. Bugün (5 Agustos), hukuksuzluğa ve vurdumduymazlığa karşı seslerini duyurup, işlerini ve ekmeklerini geri kazanmak isteyen mücadeleci işçiler, sabah erken saatlerde firma binasının önüne gelip toplandılar.

Rojava halkı yalnız değildir!

0

Rojava’da Kürtlerin yaşadığı Tel Aran ve Tel Hasıl köyleri El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi ve diğer radikal İslamcı grupların saldırısıyla kana bulandı. Çoğunluğu kadın ve çocuk olan 50 sivilin hayatını kaybettiği bu saldırıyı kınıyor, Kürt halkına baş sağlığı diliyoruz.

Gezi ışığında Tarih ve Devrim

0

Tarih zaten çok eskiden beri bildiğimiz şeyleri tekrar mı ediyor, yoksa hiç bilmediğimiz, görülmemiş şeyler mi oluyor? Resmen ve samimiyetle ifade edilmese de büyük bir ihtimalle hemen bütün sosyalistler kafalarının içinde bu soruya cevap arıyor.

Enerji işçisi ayakta, hak kavgasında

0

BEDAŞ işçisi işten çıkarmalara karşı harekete geçerek BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. İşçiler, atılan işçilerin derhal geri alınması talebini vurgularken, BEDAŞ’ın kararından vazgeçmemesi durumunda bunun BEDAŞ’a maliyetinin ağır olacağını belirtti.

BEDAŞ’ta 500 işçi işten çıkarıldı

0

Cengiz-Kolin-Limak ortaklığı, BEDAŞ’ın özelleştirilmesinden önce çalışan ve bugün işe devam eden açma-kesme ve okuma taşeron şirketlerinin sözleşmelerini bugün (1 Ağustos) itibariyle feshederek işçilerin büyük çoğunluğunun işine son verdi. Yasal olarak özelleştirme öncesi çalışan işçilerin geriye dönük tüm haklarıyla birlikte yeni şirketle devam etmeleri gerekirken BEDAŞ yönetimi hukuksuz bir biçimde sözleşmeleri yenilemeyeceğini duyurarak çoğu sendikalı 500 işçiyi işten çıkardı. Bu sayı kesme servisinde bulunan işçilerin yüzde 45’ini, okuma servisinde bulunan işçilerinse %20’sini kapsıyor.

Muhammed Brahmi cinayeti ve Tunus’taki durumla ilgili deklarasyon

0

Tunus Halk Cephesi, Şükrü Belaid ‘in katledilişinden altı ay sonra, Halkçı Akım partisinin kurucusu Muhammed Brahmi’nin de alçak bir saldırı sonucu öldürülmesiyle sarsıldı. Tunus halkına devrimci bir perspektif sunabilecek tek güç olan sola karşı gerçekleştirilen bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Suriye: Kürt meselesi, İslamcılar ve Özgür Suriye Ordusu

0

Mezhepçiliğe hayır! Irkçılığa hayır! Bizim devrimimiz, haysiyet ve özgürlüğün devrimidir.

Geçtiğimiz günlerde, PKK’nin Suriye kanadı olarak bilinen PYD’nin (Demokratik Birlik Partisi) silahlı kanadı YPG’yle (Halk Savunma Birlikleri) Kürtlerin çoğunlukta olduğu Suriye’nin kuzeydoğusunda konuşlanan El Nusra Cephesi ve Irak ve Suriye İslam Devleti (ISİL) içindeki İslamcı gruplar arasında çatışmalar başladı.

Darphane grevi 11. gününde

0

Toplu iş sözleşmesi sürecinde kendilerine dayatılan işçi düşmanı sözleşmeyi kabul etmeyen Darphane işçileri bundan tam 11 gün öncesinde grev ilan etmişlerdi. Basın-İş sendikasına üye darphane işçileri direnişlerini kararlılıkla sürdürürken, Beşiktaş’taki direniş çadırlarında hem semt halkından büyük bir dayanışma görürüyor, hem de emekli darphane çalışanları tarafından da yalnız bırakılmıyorlar.

Direnişlerinin 11. gününde ziyaret ettiğimiz Darphane İşçileri Direniş sözcüsü İbrahim Kılıç ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

İşçi Cephesi: Öncelikle sizlere tüm okurlarımızın selamlarını iletir ve direnişinizde başarılar dileriz. İlk soru olarak Darphane işçisini direnişe iten sebepler nelerdi?

İbrahim Kılıç: Toplu iş sözleşmesi sürecinde bize dayatılan sözleşmede ciddi şekilde sıkıntılar mevcut. Sözleşme rahatlıkla işçiler aleyhine yorumlanabiliyor. Bize dayatılan maaşı da kabul etmiyoruz ama daha ciddi sıkıntılar da var. Şöyle özetlemeyi deneyeyim size. Kapı girişinde anormal üst aramalarına maruz kalıyoruz. Resmen arkadaşlarımız üzerinde hırsız psikolojisi yaratmaya çabalıyorlar. Bu oldukça gereksiz bir şey çünkü zaten değerli madenlerin bulunduğu bölmelerde aramalar mevcut. Görev yeri değişimimiz çok sık yapılabiliyor. Hatta sık sık Beşiktaş’tan Kartal’a dahi sürülebiliyoruz. İşyerimizde kafeteryalarımız vardı. Bunu kapattılar. Futbol sahamız, basketbol sahamız, pinpon masamız vs. her birini elimizden aldılar. Şimdi de atölyeleri yeniden düzenlemeye girişiyorlar ama bu düzenlemeyi de profesyonel destek almaksızın yapmaktalar. İşimizi daha da çok zorlaştırıyorlar. Bu gibi değişikliklerde işyeri temsilcisinin görüşleri ya hiç alınmıyor, alınsa da dikkate alınmıyor.

İC: Çalışma koşullarınız nedir? Yol yardımı, yemek vs. alıyor musunuz?

Kılıç: Servisimiz var. Servisin bulunmadığı bölgedeki arkadaşlarımıza yol yardımı yapılıyor. Ama çalışma koşullarını açıklamak için şöyle bir örnek vermek istiyorum size. 2004’teki paradan altı sıfırın atıldığı dönemde biz gerçekten çok özverili şekilde çalıştık. Hemen takip eden yılda da YTL’den TL’ye geçiş oldu ve bu dönemlerin iş yükü de ciddi şekilde fazlaydı. Bizler tüm bu yüklerin altından hakkını vererek kalkabildik. Ama bu dönemlerde paranın dağıtımı için çalışan emniyet görevlilerine pirimler dağıtılırken bize hiçbir vakit böyle bir uygulama yapılmadı.

İC: Bu ayrım bile direnişinizin sebepleri hakkında pek çok şey anlatıyor. O halde direnişinize katılım ne durumda?

Kılıç: Greve ezici çoğunlukta bir katılımımız var. Bizim iş yerimizde 257 kişi çalışıyor. Beşiktaş’ta 22 adet Kartal’da ise 2 adet grev kırıcı mevcut. Bunun dışında topyekûn greve katılıyoruz.

İC: Buna rağmen basında altın üretiminin sürdüğü ve iş bırakmanın darphane işlerini etkilemediğine yönelik kimi haberler dolanabiliyor. 22 kişi ile üretimi sürdürebiliyorlar mı?

Kılıç: Bu haberler kesinlikle yalan. İçeride kalan 22 kişi zaten bu üretimi yapabilecek kısımlarda çalışanlar değil. Zaten üretilmiş altının bir kısmı piyasaya sürüldü. Bunu da o şekilde servis ettiler. Şu anda Darphane’de hiçbir şekilde üretim yok.

İC: Direnişiniz için beklentileriniz nelerdir? Sizin için neler yapabiliriz?

Kılıç: Sağ olsunlar, komşularımız bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. Sizin gibi dostlarımız da sık sık ziyaretlerimize geliyorlar. Bugün de Süleyman Çelebi gelip bizleri destekledi. Bu gibi dayanışmalar sayesinde neyse ki bir şeye ihtiyacımız kalmıyor. Bir eksiğimiz yok. Ancak sizden bizlere böyle ziyaretlerde bulunarak desteklemenizi, bizlere sendikal ve işçi dayanışmalarınızı sunmanızı isteriz. Direnişimiz için her şeyden önemlisi bizim birliğimiz. Bizim ortak noktamız da işçi olmamız, sendikalı olmamız. Bu gibi işçi dayanışmaları ile bizlere destek olursanız çok memnun oluruz. Ancak bunun dışında neyse ki sendikamız ve komşularımızın desteği ile hiçbir mahrumiyetimiz yok. Geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. Yine bekleriz.

Kadıköy’de Gezi tutsakları ile dayanışma yürüyüşü

0

16 Temmuz sabah saatlerinde İstanbul ve İzmir başta olmak üzere 4 ilde düzenlenen tutuklama operasyonlarını protesto etmek üzere aynı gün saat 19.00’da Kadıköy Yoğurtçu Parkı’ndan başlayan protesto yürüyüşü Boğa Heykeli, Söğütlüçeşme, Bağdat Caddesi güzergâhını takip ederek tekrar Kadıköy’e döndü.

Acil talep: “Gezi tutukluları serbest bırakılsın”

0

İstanbul, Ankara, İzmir, Balıkesir… Gezi eylemlerinin ardından yargı polis el ele tutuklamalara günlerdir devam ediyor. Bu sabah da İstanbul’da şafak baskınlarıyla onlarca kişi gözaltına alındı.

Yunanistan’da genel grev!

0

Yunanistan’da işçi düşmanı Samaras hükümeti, Troyka’nın(IMF-AB-Avrupa Merkez Bankası) emirlerini uygulamaya devam ediyor. Her geçen gün uygulamaya konan kesinti dalgalarının sonuncusu ise geçtiğimiz Haziran ayında devlet televizyonu ERT’in kapatılma kararı oldu. 2014’e kadar kamu giderlerinde 11,5 milyar avroluk kesintiyi hedefleyen hükümet, işçi sınıfına gözdağı vermek için 2700 ERT çalışanını işsiz bırakacak karara imza attı. Koalisyon hükümetinde çatlaklara sebep olan bu hukuksuz karar ise çoktan taşmış olan bardağı devirdi ve ERT işçileri kanalı işgal ederek, ERT’nin yönetimini ele geçirdi.

Antakya’da eylemler ve polis şiddeti sürüyor

0

Eskişehir’deki eylemlerde saldırıya uğrayan ve 38 gün sonra hastanede hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’ın cenazesi 11 Temmuz günü Hatay’da toprağa verilmişti. Cenaze sonrası polis ve jandarma özel harekat timleri çok sert müdahalede bulunmuş, TOMA’lar ve pazerler su ve gaz bombalarıyla gece boyu halka saldırmıştı.

Olaylar 4 gündür aralıksız sürerken, polis her geçen gün şiddetin dozunu arttırıyor.

Dün Abdullah Cömert’in ölümünün 40’ıncı gününde Abdullah’ı ve Ali İsmail’i anmak isteyen halka polis müdahale etti. Gece geç saatlere kadar süren çatışmada polis elektriği kesip evlere plastik mermi ve gaz bombalarıyla saldırırken, TOMA’lar evlere ve hatta çatılara kadar asitli tazyikli su yağdırdı. Asitten etkilenen pek çok kişinin vücutlarında yanıklar oluştu.

Gece boyu direnen halk ev eşyalarını sokağa çıkarıp barikatlar kurdu.

Şu an 3’ü ağır 14 yaralı var.

Enerji işçileri: “Şimdi söz sırası bizde!”

0

Daha fazla yatırım, daha fazla kâr adına sermayenin kullanımına açılarak özelleştirilen enerji sektöründe, İstanbul’un Avrupa yakasındaki dağıtım şirketi olan BEDAŞ’ın özel şirketlere devri de geçtiğimiz aylarda gerçekleşti. Özelleştirme bizler için öncelikle daha fazla güvencesizlik, daha düşük ücret yani daha yoğun sömürü demek iken, bunun BEDAŞ’taki uygulayacıları da Cengiz-Kolin-Limak konsorsiyumu oldu. Bu üç şirket inşaat sektöründeki yıldızlarını enerji sektöründe de parlatadursun biz onların emek sömürüsünden iş cinayetlerine karnelerinin pek de parlak olmadığını biliyoruz.

Kürtler ve Gezi direnişi

0

Kürt halkının ve illerinin Gezi Parkı seferberlik sürecine eksik katılımı olası politik sonuçlar üzerinde belirleyici oldu. Kürt siyasal hareketinin kimi sözcüleri süreci başından itibaren sahiplenirken kimi sözcüleri Gezi direnişinde belirleyici rengin ırkçı ve şoven unsurlar olduğunu söylemeye devam etti. Özellikle bu ikinci bakışın Kürt siyasal hareketinin “tutumunu” oluşturduğu söylenebilir. “Barış süreci” muhtemelen bu tutumda özellikle belirleyici oldu. Hükümetin alacağı siyasal bir darbenin barış sürecini akamete uğratma tehlikesine karşı Kürt siyasal hareketi refleksif olarak Gezi direnişinin tetiklediği halk hareketine doğrudan müdahil olmaktan kaçınmış olabilir.

Gezi direnişi: Son sözü hep halk söyler!

0

Gezi Parkı direnişi ve yol açtığı seferberlik AKP hükümetini tabir caiz ise yoğurdu üfleyerek yemek zorunda olduğu bir sürece soktu. Bu çerçevede önümüzdeki dönem boyunca saldırı niteliğinde olan birçok uygulama ve yasal düzenlemenin ertelenmek ya da “yumuşatılmak” zorunda olacağını öngörebiliriz. Diğer bir ifadeyle AKP hükümeti her icraatında Gezi Parkı direnişini aklının bir köşesinde tutacak. Hükümet en azından yerel ve genel seçimlerde gücünü yeniden tasdik ettirene kadar bu yolu izlemek zorunda kalacak. Yerel ve genel seçimlerde gücünü korusa hatta arttırsa dahi 31 Mayıs öncesi dönemin dil ve söylemiyle devam edemeyeceğini, bu ekonomik, siyasal ve sosyal maliyeti üstlenmekten kaçınacağını söyleyebiliriz.

Şu meşhur “yüzde elli” ve nasıl yapmalı?

0

Haziran Ayaklanması Türkiye halkları açısından yeni bir döneme işaret ediyor. Bu dönemde uygulanacak doğru taktikler, yerel seçimlerle birleşerek mücadelenin büyümesi ve devrimci bir duruma doğru yönelişin anahtarı olabilir.

31 Mayıs İntifadası ve üniversite meclisleri üzerine…

0

31 Mayıs intifası ile birlikte, yıllarca “apolitik” olmakla suçlanmış bir, hatta iki kuşak, üzerindeki ölü toprağını kaldırdı. Kelimenin tam anlamıyla çıplak elle siyaset sahnesine ve dolayısıyla mücadeleye atıldı. Binlerce insan yaralandı ve hepsi de henüz yirmili yaşlarında olan şehitler verildi. Bu satırlar aracılığıyla bir kez daha yinelemekte fayda var; kaybettiğimiz kardeşlerimiz mücadelemizde yaşayacak!

Başbakan’ın Gezi hayali neydi?

0

Gezi Parkı direnişinin ateşlediği isyan hareketi AKP hükümetini temellerine kadar sarstı. Aynı zamanda hükümetin krizler karşısında ne kadar kırılgan ve basiretsiz olduğu açığa çıktı. Başbakan Erdoğan komplo teorileri, karalama kampanyaları ve polisiye tedbirlerle hedef şaşırtmaya çalışsa da mızrak çuvaldıza girecek gibi değil. Ok yaydan bir kez çıkmış durumda. Ağızdan çıkan her sözün silinmez şekilde kayıt altına alındığı bir çağdayız. Tabii ki yalan dolanın bir bedeli var! Aşağıda son 2,5 ay içinde aynı parti ve çevreden yarım düzine insanın hem kendi sözlerini hem de birbirlerini nasıl peşi sıra yalanladığını görmekteyiz. Bu açıklamalar aynı zamanda muktedirlerin “Gezi Parkı AVM/Rezidans olacak, biz kararımızı verdik” noktasından, “parklar halkımızındır” noktasına nasıl gelmek zorunda kaldığının ibretlik vesikası niteliğinde!

Susmak kolay da, ya susturmak…

0

Öyle bir adam ve zihniyet düşünün ki, kadınlarla ilgili her şeyi düşünmüş olsun. Bir kadının nasıl ve nerede yaşayacağını, evlenip evlenmeyeceğini, çalışıp çalışmayacağını, çalışırsa ne kadar ücret alacağını, çocuk doğurup doğurmayacağını, doğurursa kaç çocuk doğuracağı gibi birçok konuda fikir beyan etmiş ve düzenlemeler yapmış. Yani kadının emeğine kimliğine hata bedenine müdahale etmeyi kendine görev edinmiş bu adam ve zihniyeti, son dönemlerde kadınları nasıl ‘koruyup kolladığını’ Gezi eylemlerinde de gözler önüne serdi.

Metalde toplu iş sözleşmesi imzalandı!

0

2012-2014 metal toplu iş sözleşmesi sürecinde Türk Metal sendikasından sonra Birleşik Metal-İş sendikası da öne çıkardığı taleplerin çok daha altındaki şartları kabul ederek MESS (Metal Sanayicileri Sendikası) ile grup toplu iş sözleşmesini imzaladı. Metal işçilerinin bu süreçte 40 kuruş iyileştirme ve %18 zam talep etmelerine karşın, sendikaların MESS ile yaptığı sözleşme 20 kuruş iyileştirme ve %7 zamma dayanmakta. Tabandaki işçilerin basınçlarına dayanamayarak toplu iş sözleşmesi sürecinde grev kararı alan sendikalardan Türk Metal, uzlaşmacı bir tavırla 30 Mayıs’ta sözleşmeyi imzalamıştı. Türk Metal’in tavrını eleştiren Birleşik Metal-İş’in de neredeyse benzer bir sözleşmeyi 11 Haziran’da imzalamış olması manidar.

Yunanistan’da Taksim rüzgarı

0

Yunanistan emekçileri Taksim direnişi ve ayağa kalkan Türkiye’yi başından beri alkışlayıp destek verdiler. Türkiye konsolosluğu önünde yaptıkları eylemler, işgal edilip işçileri tarafından yönetilen ERT televizyon kanalından gönderdikleri dayanışma mesajları ve kendi başbakanları Samaras’a dair “Samardogan” afişleri ile Selanik sokaklarını süslemeleri dayanışmanın yalnızca birkaç örneği.

“Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini!”

0

Dün öğlen saatlerine doğru, 15 Haziran gününden itibaren insanlara kapalı durumda olan Gezi Parkı, İstanbul Valisi Mutlu’nun, İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın ve Emniyet Genel Müdürü Hüseyin Çapkın’ın yuhalamaları ve sloganları bilinçli olarak işitmek istemeyen sahte ve kaygı dolu tebessümleri eşliğinde, halka açıldı. Vali Mutlu, çevresini sarmış olan protestocu havanın ve ıslıklarla yuhalamaların varlığını görmezden gelerek ve yok gibi sayarak başladığı konuşmasında, “halkımızı buraya davet ediyoruz” diyerek utanmadan kızarmadan yalan söyledi.

AKP özgürlükleri sağlayabilir mi?

0

Son bir buçuk aydır, Türkiye, tarihinde eşine az rastlanır nitelikte bir ayaklanmaya tanık oluyor. Kendiliğinden ve kitlesel hareketlerin doğasına da uygun bir şekilde, birçoğu herhangi bir parti ya da derneğin üyesi olmayan yüz binlerce insan, belki de daha önce hiç yapmadığı bir şeyi yaparak sokağa çıktı.

THY’de grev ikinci ayına yaklaşıyor

0

THY’de 15 Mayıs’ta başlayan grev tüm hukuksuzluklara rağmen devam ediyor. Grevin daha başladığı andan itibaren yoğun bir polis gücü Atatürk Havaalanı’na yığılarak grevin güçlü bir biçimde başlaması engellendi. Sendika ve THY yönetimi daha görüşme masasındayken THY, sendikanın alabileceği grev kararına karşı hukuksuz bir biçimde, grevci işçilerin yerine çalıştırmak üzere 1100 yeni kabin görevlisi alımı yaptı.

İşyerini işgal eden ERT işçileriyle röportaj

0

Yunanistan’da yeni bir kemer sıkma politikası çerçevesinde devlet kanalı ERT’nin kapatılması kararı alındı. Buna karşı, 12 Haziran günü 2500 çalışanıyla ERT işçileri ülke çapında işyerlerini işgal ederek direnişe geçtiler. Direnişin 24. gününde ERT’nin Selanik bürosunda, direnişçi işçilerle bir röportaj gerçekleştirdik. Gezi direnişinin başlangıcından itibaren Türkiye’deki mücadeleyle dayanışma içerisinde olan ERT çalışanları, bu süreçte enternasyonal dayanışmanın da önemli bir örneğini sundular. Yunanistan’da Kilkis ve Vio.Me’nin ardından üçüncü işgal deneyimi olan ERT direnişinin Türkiye ve dünya işçi sınıfı açısından önemli dersler barındırmakta.

“Tacizsiz ve Tayyipsiz yaşam alanı için sokaklardayız!”

0

Kırmızılı kadın, siyahlı kadın, başörtülü kadın, marjinal anneler… Hepimiz en başından beri direnişteydik. Kimsenin annesi, bacısı olduğumuz için değil. Her gün bedenimiz üzerinden söz söyleyen, kimliğimiz üzerinden siyaset yapan iktidara karşı öfkeli olduğumuz için.

Maskesi düşen yalan diktatörlüğüne karşı: Taksim-Lice hattı!

0

Gezi ayaklanmasının ardından Türkiye yepyeni bir politik döneme giriyor. Kitleler sokak mücadelesiyle hükümete geri adım attırabileceğini deneyimlemiş, hükümet ise eski meşruiyetini yitirdiğinin farkına varmış durumda. Hükümetin ve Erdoğan’ın ülkeyi yeni bir yalan bulutuyla kaplama çabasının arkasında da, bu gerçeğin yarattığı panik hali yatıyor. Fakat hükümetin bu yöntemlerle kaybettiği meşruiyeti yeniden kazanma, tarihi geri çevirme şansı bulunmuyor; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Ekonomi Gezi direnişine çarparsa…

0

Gezi Parkı’nın savunulması ile başlayan ve “hükümet istifa!” sloganı ile birçok kente sıçrayan Gezi Direnişi, AKP hükümetinin politik meşruiyetinin şiddetli bir biçimde sarsılmasına neden oldu. Öyle ki, iktidara geldiği günden bu yana emek sömürüsü ve baskı politikalarında ustalık maharetine erişmesine rağmen bu denli kitlesel bir tepkiyle karşılaşmamış AKP için son derece sıradan bir şey olan bir parkı yıkmak, bugüne dek birikmiş tüm öfkenin fitilini ateşledi.

Mısır devrimi kışla ile cami arasına sıkışmış durumda

0

Mısır halkının 30 Haziran’da doruğuna ulaşan müthiş devrimci atılımı ordunun gerçekleştirdiği Bonapartist darbeyle durdurulmak isteniyor. Şu anda dünya kamuoyu “demokratik seçimler” aracılığıyla işbaşına gelmiş Müslüman Kardeşler iktidarının bir askeri askeri darbeyle yıkılmasının, darbe ne denli geniş halk kitlelerini ardına almış gibi görünüyor olsa da, “meşru” olup olmadığını tartışıyor. Şu soru soruluyor: Mübarek’i işbaşından uzaklaştıran Şubat 2011 devrimine asıl ihanet eden kim? Uyguladığı neoliberal politikalarla Mısır’ı emperyalizme ve IMF’ye mahkum ederek halkı yosulluğa sürükleyen, ayrıca İslami normlardan yararlanarak insanların demokratik özgürlüklerini kısıtlayan, her gün biraz daha otoriterleşen Mursi ve Müslüman Kardeşler mi? Yoksa, toplum üzerindeki ayrıcalıklarını yitirmemek için genel oyla seçilmiş bir devlet başkanını, hükümeti ve parlamentoyu ilga edebilen bir silahlı kuvvetler ve onun komutanları mı?

Taksim’de polis terörü; Gezi Parkı ve meydan halka kapalı

0

Taksim Dayanışması öncülüğünde, Taksim Yayalaştırma Projesi ve Topçu Kışlası Projesi’nin iptali istemiyle açılan davayı onaylayan mahkemeye rağmen, 6 temmuz cumartesi (bugün) onbinlerce insan, meydana ve Gezi Parkı’na sokulmadı.

Mısır: Kitle hareketi Mursi’yi alaşağı etti! Askerlere destek yok! Tek çözüm işçilerin ve halkın iktidarı

0

Mısır’da Başkan Mursi’nin iktidardan düşüşü, birkaç gündür Tahrir Meydanı’nda toplanan emekçi halkın, gençliğin ve kadınların muazzam devrimci seferberliğinin bir sonucudur. Silahlı Kuvvetler, gelişmelerin belirleyiciliği karşısında o güne dek destek olageldikleri Mursi’den sonra devrimci sürecin yukarıya yönelerek kendilerine ulaşmasından ürkmüş, Mursi’nin yerine yeni bir geçiş hükümetinin kurulması amacıyla bir askeri darbe gerçekleştirmiştir.

Dünyanın en güzel Haziran ayı

0

Dünyanın en güzel Haziran ayı tüm acılarıyla geride kaldı. Şimdi daha güzel bir Temmuz’a merhaba!

Tüm acılarıyla geride kalan en güzel Haziran olur mu? Diye sormayın. Oldu işte.

Direniş ruhu Yoğurtçu Parkı Forumu’nda sürüyor!

0

Türkiye genelinde halk tarafından parklarda yapılan forumlar vasıtasıyla seferberlik ve dayanışmanın güçlendirildiği bir süreçten geçmekteyiz. Forumlar, direnişin Taksim’le sınırlı olmadığını göstermesinin yanı sıra, bizleri her akşam kendi kaderimizi tayin etmek üzere tartışmaya davet etmesi bağlamında da, mücadelenin sürekliliğinin sağlanması açısından verimli ve önemli yapılar.

Galatasaray Üniversitesi’nin artık bir meclisi var

0

Galatasaray Üniversitesi bileşenleri 20 Haziran’daki toplantının ardından 27 Haziran’da ikinci kez bir araya gelerek meclisini kurdu.

Üniversitede son yıllarda ziyaretçi yasağı eylem platformu, reklam panolarına karşı muhalefet, Cihan Kırmızıgül’e uygulanan hukuksuzluk için ortak mücadele ve ODTÜ’deki polis şiddeti için öğrencileri suçlayan rektöre karşı protestolarla gelişen irade, Haziran İntifadası ruhuyla birleşti. Galatasaray Üniversitesi öğrencileri, öğretim üyeleri, mezunları, okul bünyesinde çalışan taşeron işçiler, idari personel ve özel güvenlik çalışanlarının katıldığı ortak çağrıyla gerçekleşen toplantıdan meclis kurma kararı çıktı. Karar direnişin büyüyeceğini ve Galatasaray Üniversitesi bileşenlerinin bundan sonra temsil haklarının ellerinden alınmasına izin vermeyeceklerini gösterdi.

Gezi ruhu Alibeyköy’de hiç dinmeden sürüyor!

0

Gezi direnişinin patlak vermesinin ardından seferberlikler Taksim’le sınırlı kalmamış, hızla diğer illere ve İstanbul’un emekçi mahallerine de yayılmıştı. Emekçi mahallerinde her gece yürüyüşler düzenlenmiş, bu mahallelerden on binlerce insan Taksim’deki seferberliklere de dahil olmuştu. Hareketin mahallelerde gerçekleştirilen forumlara evrilmesiyle şimdi, birçok emekçi mahallesinde de her gece forumlar düzenleniyor. Bu forumların kitlesel bir şekilde gerçekleştiği yerlerden birisi de, Alibeyköy’de Karadolap Bölge Parkı.

Forumlar hareketi ve polis-asker rejimi

0

Haziran seferberliği, müteaddit Taksim çıkışlarıyla birlikte, esas olarak “parklar” ya da “forumlar” hareketi biçiminde sürme eğiliminde. Taksim’in kitlelerin gösteri ve ifade özgürlüklerine açık bir meydan (1 Mayıs meydanı), Gezi’nin de sadece halkın kullanımına sunulu bir kamu parkı olarak kalması yolundaki mücadele elbette hâlâ gündemde. Ama Taksim direnişi ve tüm kentlere yayılan seferberlikler kitlelerin önüne daha geniş ölçekli bir sorun çıkardı: hükümet ve rejim sorunu. AKP hükümeti ayaklanan kitleler karşısında atacağı her geri adımın tek parti iktidarı olarak sonunun başlangıcı olacacağını bildiğinden otoriter sistemin bütün baskı aygıtlarını (başta polis ve yargıyı, hatta jandarmayı) onların üzerine sürdü ve sürmeye devam ediyor. Bu da direnişe katılan gençlerin, emekçilerin, işsizlerin, kadınların, tüm dışlanmışların, demokratik hakların hayata geçirilebilmesinin önündeki ilk büyük engelin bu hükümet olduğunu görmelerini olanaklı kıldı, “Hükümet İstifa!” sloganını acil bir talep haline dönüştürdü.

4. Trans Onur Yürüyüşü gerçekleşti

0

On binlerin katılımıyla Taksim Meydanı’ndan Tünel`e yapılan Trans Onur Yürüyüşü geçtiğimiz pazar günü gerçekleşti. 21. LGBT Onur Haftasının ve bu sene dördüncüsü yapılan Trans Onur Yürüyüşü’nün ana gündeminde direniş vardı.

UIT-CI/UBK Koordinasyon Komitesi deklarasyonu: Yaşasın Brezilya halkının mücadelesi!

0

Geçtiğimiz günlerde, Latin Amerika’nın en büyük, en kalabalık ve en önemli ülkesi olan Brezilya’da milyonlar 300 farklı kentte sokakları doldurdu ve ülke tarihindeki en kitlesel eylemleri gerçekleştirerek tarih yazdılar. İki yıl boyunca önemli işçi seferberlikleri yaşanmış olsa da, kimse kitle hareketinde böylesi bir patlama beklemiyordu. Bu patlamanın ilk tetikleyicisi, otobüs bilet fiyatlarına yapılan 20 cent Brezilya Real’i (BRL) zam oldu. Fakat açıkça görüldü ki, zam kitlelerin birikmiş hoşnutsuzluğunun tek ve ana nedeni değildi.

Erdoğan’ın günah keçileri!

0

İçinde bulunduğumuz süreç için oldukça açıklayıcı harika bir tarif var: “Zaferin yüzlerce babası vardır ama yenilgi yetimdir.” Kaybeden Başbakan Erdoğan da tam böyle hareket ediyor. Sorumluluğu üstlenmek ve çözüm için adımlar atmak yerine suç ve suçlu üretme yoluna başvuruyor. Büyük bir komplo var iddiasıyla gerçek sorunun odağını kaydırıyor. Daha da ileri gidiyor, çözülen ittifakını konsolide etmek için bunu gayri ahlaki bir şekilde manivela olarak kullanmaya soyunuyor. Bu hiç de masum olmayan, iyi niyetten yoksun anlayış kuşkusuz sorunu çözmek yerine daha da derinleştirecektir.

Hükümet cadı avına çıktı!

0

Gezi Parkı’nda başlayan halk direnişini şiddetle, yalanla, sansürle bastıramayan AKP şimdi de iktidarına karşı sokağa çıkan milyonları polis operasyonları ile tehdit etmeye ve engellemeye çalışıyor. 23 gündür süren direnişte hükümetin kolluk kuvvetlerine verdiği talimatlar sonucu 4 kişi öldü, 7822 kişi yaralandı, 11 kişi gözünü kaybetti, 100 kişi beyin travması yaşadı. Tüm saldırı biçimlerine, taktiklerine devam eden hükümet şimdi ise örgütlü kesimlere yönelik cadı avına çıktı!

Brezilya toplu taşıma zamlarına karşı ayaklandı!

0

Brezilya’da protestolar 2 Haziran’da Sao Paulo’da toplu taşıma ücretlerine yapılan zamla başlamıştı. Polisin protestoları plastik mermi ve biber gazı kullanarak bastırma çabaları üzerine protestolar, 11 kente yayılan bir ayaklanmaya dönüşmüş durumda. Bu haliyle Brezilya’daki ayaklanma, ağaçların kesilmemesi için başlayıp tüm Türkiye’ye yayılan halk hareketini selamlıyor.

Gezi direnişine grev desteği

0

Gezi parkı direnişinde AKP’nin Türkiye genelinde uyguladığı polis şiddetini protesto etmek amacıyla Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) bütün yurtta bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Hükümetin söylediği tek gerçek: BİTTİK!

0

15 Haziran Cumartesi akşamı, en kalabalık olduğu saatte Gezi Parkı’ndaki kitleye saldırarak Taksim’i boşaltan hükümetin elde ettiği tek şey “Pirus Zaferi”dir. Pirus zaferi, tüm güçlerini sarf ederek bir başarı kazanan tarafın bir daha asla zafer elde edemeyeceğini ifade eder. Gaz ve ses bombaları, plastik mermi ve asitli sularıyla tüm kolluk güçlerini silahsız kitlenin üzerine süren Valilik ve Hükümet, meydanı ve parkı boşaltmış fakat kendi sonuna imza atmıştır.

İşe değil direnişe!

0

AKP 11 yıllık iktidarı boyunca bütün vantuzlarıyla iktidar nimetlerine yapışan bir hükümet oldu. Ama kendi konumunu sağlamlaştırdığını sandığı bir anda hesapları, yüz binlerce insanın, onlarca şehirde yürüttüğü kitle seferberlikleriyle yerle bir oldu. Her türden polis terörüne rağmen kitlelerin hareketliliği AKP’nin yalan diktatörlüğüne son demlerini yaşatıyor.

Çapulcular kazandı! Şimdi ne yapmalı?

0

Moral üstünlük Gezi Parkı’nda. Bunu korumak, yaşatmak ve ilerletmek hepimizin görevi. Gezi Parkı demokratik ve özgür yeni Türkiye’nin sembolüdür. 31 Mayıs’tan bu yana Gezi Parkı’nda, Taksim Meydanı’ında ve Türkiye’nin dört bir yanında kenetlenen halk geri adım atmadı. Hükümet polis şiddetini ne kadar artırırsa öfke ve kararlılık o derece arttı. Hükümetin; “bizden günah gitti”, “çoluğunuzu çocuğunuzu alın” yönlü tehditleri sadece kendi itibarını daha da azalttı. Hükümetin demokrasi ve özgürlük takiyyesi bütün alame ifşa oldu.