Ana Sayfa Blog Sayfa 97

Devrimin üzerindeki kabuk çatlıyor

0

11 Haziran günü ve gecesi Taksim’de Gezi Parkı’nda dehşet anları yaşandı. Yürekli insanların ve dürüst basın mensuplarının kaydettikleri fotoğraflar ve videolar, baskıcı bir hükümetin demokratik taleplerini dile getiren kitlelere, ateşli silahların kullanmından önceki son eşikte hangi vahşi, barbarca yöntemlerle saldırabileceğine hiçbir itiraza yer bırakmamacasına tanıklık ediyor. Mücadeleler sadece Taksim’de değil, pek çok başka kentte, büyük kentlerin varoşlarında da sürüyor. Kitleler, kriz yönetiminde deneyim sahibi herhangi bir burjuva demokrasisinde şiddete başvurulmaksızın soğurabilecek basit, yalın demokratik taleplerinde ısrar ediyorlar ve bu noktada geri dönüşsüz bir noktaya ulaşmış durumdalar. Pekiyi, otoriter tavrında ısrar eden hükümet yukarda andığımız eşiği aşacak mı? Günah keçisi olarak seçtiği SDP’lilere yönelttiği saldırılarını, “terörist örgüt” suçlamasıyla seçmeci biçimde tayin edeceği kesimlerin üzerinde başlatacağı bir kıyıma dönüştürecek mi? İşaretler bu doğrultuda. Ortak seferberlik halindeki milyonlarca insanı bu yöntemle bölüp geri püskürtmeyi, evlerine hapsetmeyi başarabilecek mi? Her şey kitlelerin iradesine bağlı hale gelmiş durumda.

Erdoğan’ın son çırpınışları ama faydasız!

0

Mesajı almayan ayağa kalkan halk değil bizzat Başbakan Erdoğan’ın kendisidir. Erdoğanlı AKP hükümetinin son kullanım tarihi gelmiştir. Böl parçala yönet ilkelliği içinde direnişi içerden parçalama hilekarlığı sonuç vermeyecek, Erdoğan amacına ulaşamayacaktır. Zor ve hile ile artık Türkiye’yi yönetmek mümkün değildir. Bu yöndeki her ısrar öfkeyi ve seferberliği daha da büyütecektir. Türkiye’nin dört bir yanında günlerdir ayakta olan milyonlarca insanın Başbakan parmağını salladı diye evine döneceğini sanmak ancak gözü dönmüş bir iktidar körlüğünün ürünü olabilir.

La cáscara sobre la revolución está rota

0

Atestiguamos desde hace ya dos semanas la violenta represión policial turca contra los decenas de miles manifestantes en las calles y en las plazas. Las fotos y los videos grabados por gente valiente y periodistas honestos nos demuestra claramente qué medias bárbaras justo antes de solicitar a armas de fuego puede utilizar un gobierno autoritario para abalanzarse sobre los manifestantes que reivindican sus derechos democráticos básicos. Las luchas siguen no solamente alrededor de la Plaza Taksim sino también en los suburbios de Estambul, en Ankara, en Izmir y varias otras ciudades. Las masas insisten en defender sus sencillas demandas democráticas que podrían haber absorbido en cualquier país burgueo-democrático sin solicitar a una violencia semejante, y parecen haber alcanzado a un punto sin retorno en su lucha. Y el gobierno turco que insiste en su actitud autoritaria y represiva, ¿va a cruzar la línea del fuego para emplear armas más letales? Ya enfoca sus ataques sobre algunas organizaciones como cabezas de turcos, ¿va a convertirlo en una campaña criminalización contra los sectores acogidos selectivamente calificándoles como “organizaciones terroristas”? Los hechos señalan hacía esa dirección. ¿Va a poder dividir las masas con este método para disolver las movilizaciones y encerrar una vez más la gente en sus casas? Todo dependerá en la voluntad de las masas.

Erdoğan’ın otobüs konuşması ve sonun başlangıcı

0

İktidar bloğu çatlamıştır. Çatlamanın sebebi bizzat Başbakan Erdoğan’dır. Evet, AKP hükümeti son 10 yılda Türkiye’yi sermaye cenneti yaptı. Ekonomi rekorlar kırdı. Türkiyeli dolar milyarderlerinin sayısı dörde beşe katlandı. Dünya ekonomik krizi koşullarında dahi Türkiye cazibesini kaybetmedi. Lakin bunlar sorunlar çözülerek değil birikerek oldu. Erdoğan liderliğinde AKP hükümeti bir sorun çözdüyse yerine iki sorun üretti. Başbakan Erdoğan’ın olaganüstü liderlik özelliği ve uzlaşmaz kişiliği ironik şekilde kendisi, hükümet ve sermaye için en büyük tehdit haline geldi. Gezi Parkı direnişinin ulusal ölçekte bir kitlesel halk ayaklanmasına dönüşmesi bu tehdidin ulaştığı en somut ve üst noktadır.

Taksim: Bu işte bir iş (mi) var?

0

Havasından mı, suyundan mı, bilmiyorum? Türkiye’de yaşayan herkeste sürekli bir kıllanma hali var. Güzel olan hiçbir şeyin aslında o kadar da güzel olamayacağına dair işkillenme hallerinden bahsediyorum. Seyredeniniz çoktur, İşler Güçler dizisinde “Tüüürkiye Güzeli!” ile sevgili olan Sadi bir türlü yaşadıklarına inanamaz. Çünkü Sadi’ye göre gerçek olamayacak kadar güzeldir yaşadıkları! Bu yüzden ancak bir rüya olabilir! Ya da bu işte bir iş vardır!

5 Haziran Grevi: Uyarı grevi yetmez, genel greve!

0

5 Haziran’da Devimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Türk Tabipler Birliği (TTB) Gezi Parkı Direnişi’ne destek amacıyla iş bırakırken, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) de 4 Haziran saat 12.00’de iş bırakıp, 5 Haziran’da ise uyarı grevi gerçekleştirdi. Grevi Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) de destekledi.

Türkiye’de başkaldıran halkla dayanışma

0

Yunan devrimci Marksist örgüt OKDE (Enternasyonalist Komünistler Örgütü)’nin, Türkiye’de ayaklanma patlak verdikten sonra yayınladığı ve Türkiye Büyükelçiliği önünde süren eylemlerde dağıttığı deklarasyon.

İntifadanın Alibeyköy yankısı

0

31 Mayıs Hareketi’nin Taksim’den tüm Türkiye’ye yayılması mahallelerde de oldukça büyük bir yankı buldu. Buna İstanbul’un en önemli işçi mahallelerinden Alibeyköy de dâhil. Pazar akşamı 50 kişi ile başlayan yürüyüşün 5000 kişi ile sonlanmasının ardından, dün akşam (3 Haziran’da) daha örgütlü bir yürüyüş gerçekleşti. Yarım saat içinde 20 bine yakın mahalleli, büyük bir coşkuyla sokağa döküldü. Yaklaşık 2 saat süren yürüyüşe katılanlar hep bir ağızdan “Hükümet İstifa! Genel Grev, Genel Direniş” dedi.

Türkiye ayağa kalktı!

0

Taksim Gezi Parkı direnişi ve ardından gelişen kitle seferberliği hızı ve yönelimi itibariyle politik iktidarı sarsmış bulunuyor. Kitle seferberliği öylesine beklenmedik şekilde başladı ve öylesine yüksek bir enerji ve kararlılıkla gelişti ki, AKP hükümeti 10,5 yıllık iktidarında ilk kez geri adım atmak zorunda kaldı. Seferberliğin üzerine yükseldiği muazzam halk gücü ve meşruiyeti karşısında birçok hükümet çoktan istifa etmiş olurdu. Muhtemelen bu hakikatin farkına ilk varan, temellerine dek sallanan AKP hükümetinin bizzat kendisi oldu. Dolayısıyla her yönüyle bütün ezberleri bozan 31 Mayıs Hareketi Türkiye sınıflar mücadelesinin en önemli siyasal deneyimlerinden biri olarak şimdiden yerini almıştır.

The dictatorship of deceit is cracking…. Government, step down!

0

The resistance that had started to protect Gezi Park have transformed into a public upheaval in response to the brutal police violence and to the Turkish government’s uncompromising attitude. The anger toward retrogressive, oppressive and labour-hostile policies carried out by the AKP government throughout its 10,5 years-long exercise of power, ignited the fuse of a public rebellion, embodied in the slogan “Government, Step Down!”

Il s’écroule l’empire de mensonges… Gouvernement, démission!

0

Les mobilisations qui ont démarré en Taksim (Istanbul) pour sauver le Gezi Parki (Parc de Promenade) de la démolition, se sont vite transformées en rébellion populaire, face à la terreur sauvage déployée par la police et l’attitude hyper autoritaire affichée par le gouvernement turque. La rage et l’indignation accumulées depuis plus de 10 années face aux politiques répressives, réactionnaires et anti-ouvrières du gouvernement de l’AKP (Parti du Développement et la Justice), se sont manifestées dans le soulèvement actuel par un seul mot d’ordre commun : « Gouvernement, démission ! »

Acil Talepler

0

Gezi Parkı’nın savunulması üzerinden kendiliğinden olarak gelişen 31 Mayıs Hareketi, kısa zamanda yalnızca Gezi Parkı’nın betonlaştırılması projesine karşı değil, AKP Hükümetinin 10,5 yıldır sürdürdüğü tüm anti-demokratik, gerici ve neoliberal uygulamalara karşı da bir “dur” ihtarına dönüşmüştür.

Se está hundiendo el imperio de las mentiras… ¡Gobierno, dimisión!

0

Las movilizaciones que han empezado para salvar de demolición el Gezi Parki (Parque de Paseo) en Taksim (Estambul), se han convertido en una rebelión popular ante el terror salvaje de la policía y la actitud prepotente y autoritaria del Gobierno turco. La rabia y la indignación acumuladas desde hace más de 10 años por las políticas represivas, reaccionarias y antiobrera del gobierno del AKP (Partido del Desarrollo y Justicia) ha impulsado el levantamiento actual con una única consigna común: “¡Gobierno, dimisión!”

Yalan diktatörlüğü çatırdıyor… Hükümet istifa!

0

Taksim Gezi Parkı için başlayan direniş, polisin vahşi terörü ve hükümetin takındığı tutum sonucunda bir halk ayaklanmasına dönüşmüş durumda. AKP hükümetinin 10,5 yıllık iktidarı boyunca uyguladığı emek düşmanı, baskıcı, gerici politikalara karşı biriken öfke, “hükümet istifa!” sloganında somutlaşan bir halk isyanının fitilini ateşledi.

Ankara ayakta, Taksim’in yanında!

0

Gezi Parkı direnişine yapılan sert müdahale, tüm Türkiye’de olduğu gibi Ankara’da da 31 Mayıs günü on binleri sokağa döktü. ‘Ayakların’ haklı isyanı karşısında korkudan ve şaşkınlıktan şuursuzlaşan devlet ve devletin sopası polisler, her yerde olduğu gibi vahşice göstericilere saldırdı.

Türk Metal bildiğimiz gibi

0

2012-2014 metal toplu iş sözleşmesi sürecinde Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından yapılan düşük ücret dayatmalarına karşı, 6 Mayıs’ta “işçimizi ezdirmeyeceğiz” diyen ve greve çıkacaklarını açıklayan Türk Metal Sendikası, 30 Mayıs gecesinde her zaman olduğu gibi yine bir gece yarısı sessiz sedasız MESS’in 20 kuruş iyileştirme ve %7 zam önerisine imza attı. Oysa işçiler 40 kuruş iyileştirme ve %18 zam istemişti. “İşçilerimizin taleplerini sonuna kadar savunuruz, artık gece imzalamaları bitti” diyen Türk Metal bürokrasisi, işçileri yine görmezden geldi. Bursa başta olmak üzere birçok fabrikadan çağrı yapılsa da Türk Metal 110 bin işçiyi hiçe saydı. Ama tabanın hoşnutsuzluğu artıyor.

Taksim Gezi Parkı direnişine Paris’ten de destek

0

Taksim Gezi parkında başlayıp hızla pek çok şehire yayılan protestolara Paris’ten de destek geldi. Saat 18:00 sularında Türk büyükelçiliğinin önünde toplanan yaklaşık 20 kişilik grup, polisin ısrarı üzerine dağıldı. Saat 19:00’da Eiffel Kulesi önündeki Champs de Mars meydanında başka bir grubun toplanacağı haberiyle, 60’ın üzerinde gösterici burada buluşarak pankart ve dövizlerle eylem yaptı. Eylemlerin yaygınlaşması ve olanlardan dünyanın haberdar olması için uğraşan grup, 4 Haziran salı akşamı “Istanbul est à nous!” (İstanbul bizimdir!) sloganıyla daha geniş katılımlı bir gösteriye hazırlanıyor. Ayrıntılar etkiliğin Facebook sayfasında: https://www.facebook.com/events/126559374216806/

31 Mayıs İstanbul İntifadası

0

31 Mayıs günü İstanbul alt üst edici bir gün yaşadı. 4 gün boyunca Taksim Gezi Parkı’nın halktan alınıp doğrudan sermayenin kullanımına sunulmasını protesto edenlere uygulanan tarifsiz vahşet, beklenmedik bir seferberlik dalgasına yol açmış durumda.

Intifada en Estambul

0

A partir del 31 de mayo toda Turquía, encabezado por Estambul, se viven grandes movilizaciones populares. La violencia desmesurada de la policía contra las personas que protestaban desde hace cuatro días en el Gezi Parki (Parque de Paseo) en la plaza central de Taksim (Estambul) ha sido la chispa de las movilizaciones. El gobierno quiere convertir el parque en un centro comercial por los intereses del gran capital financiera y comercial.

Intifada d’Istanbul

0

Le 31 Mai Istanbul a vécu une journée bouleversante. La violence inexprimable dirigée vers les gens qui se protestent pendant 4 jours la prise du Taksim Gezi Parkı dans leur main pour l’intérêt du capital a relevé une vague mobilisation inattendue.

Istanbul intifada of May 31

0

Istanbul had an overturning day on May 31. Brutal attacks of security forces on demonstrations against the capitalists’ confiscation of Gezi Park from public have caused an unpredicted mass mobilization for the last four days.

Gezi Parkı direnişinden

0

“Taksim Yayalaştırma Projesi” adı altında Gezi Parkı’nın yıkılarak yerine AVM dikilmesine itiraz eden Gezi Parkı İşgali 4. gününde!

Suriye devrimi üzerindeki ihanet çemberi

0

Suriye devrimi hızla bir girdabın içine doğru sürüklenmekte. Devrimi desteklemekten uzak, emperyalist ülkelerin çıkarlarını desteklemeye çok daha yakın Batı basını, ülkede yaşanan süreçlere ilişkin haberleri veriş ve yorumlayış tarzıyla kamuoyunu aydınlatmaktan çok burjuva önyargıların, işe yaramaz ve son tahlilde Esad rejimini desteklemeye varan sahte barışçıl seçeneklerin ve elbette kafa karışıklığının güçlenmesine katkıda bulunuyor. Bu haber ve yorumlara bakılırsa Suriye devrimi, Sünni Selefiler ile Şiiler/Aleviler arasındaki bir din savaşına dönüşmüş durumda. Bu açıdan bakıldığında tabii tuhaf bileşimler ortaya çıkıyor; örneğin İsrail Suriye topraklarını bombalayınca “anti-siyonist” Esad rejimine karşı can düşmanı Hamasçıların şeriatçı dostları Selefilerle işbirliği yapmış oluyor; ya da Lübnan Hizbullahı, Esad rejimine karşı konumlanan Sünni Hamas’la arasındaki köprüleri yıktıkça İsrail’in eline su döker hale geliyor; ya da Katar ve Suudi Arabistan, Suriye’de El Nusra Cephesi’ni silaha ve paraya boğdukça, El Kaide ile hâlâ savaşmakta olduğunu ilan eden ABD’nin düşmanları safında yer almış sayılıyor; bu arada Rus Ortodoks kilisesi bir anda dünya Şiilerinin koruyucusu konumuna yükseliyor; Fransa Mali’de savaştığı Sünni şeriatçıların Suriyeli kardeşlerine silah yardımı yapılmasını istiyor… Bütün bunların arasında ABD ve Rusya el ele verip, Haziran ayı ortalarında Cenevre’de Esad rejiminin temsilcilerinin de davetli olduğu bir “barış konferansı” düzenlemeyi tasarlayarak çevrimi tamamlıyorlar.

Gezi Parkı direnişine uluslararası destek büyüyor!

0

Gezi Parkı direnişinin 3. gününde yaşanan polis şiddetine karşı Avrupa’da birçok şehirden tepki büyüyor.

Reyhanlı ışığında: Uçmaya hazırlanan Türkiye!

0

Bu memlekette bütün iç olaylar da dahil olmak üzere her şey, eğer devletin ve egemen sınıfların kontrolü ve isteği doğrultusunda cereyan etmemiş ise birbirini bütünleyen iki kalıbın içine sığdırılmaya çalışılır: “Olayların zamanlaması çok manidar”dır ve bütün olanlar “ülkemizin güçlenmesini ve yükselmesini istemeyen dış güçlerin komplosudur”!

Reyhanlı halkının yanında, AKP’nin karşısında!

0

Bu yazının konusu bu sayfalarda pek çok kez değindiğimiz Suriye’deki gelişmeler, ÖSO veya Baas rejimi değil. Reyhanlı patlamasının sorumlusu AKP’nin politikalarının manipülasyonuna nasıl alet olunduğu ve AKP’ye yönelmesi gereken okların, kimlere nasıl çevrilmeye çalışıldığını anlatmak ve bu durum karşısında devrimci Marksistlerin tutumunu vurgulamak artık vazgeçilmez bir halde.

THY grevi büyüyor, baskılar ters tepiyor!

0

THY işçilerinin grevi büyürken, THY yönetimi skandallara imza atıyor, insanların can güvenliğini hiçe sayıyor. Polis ve yasaklar ise işçileri yıldırmıyor.

THY’de grev başladı

0

Hava-İş’in günler öncesinden duyurduğu grev, 15 Mayıs 03:00’te başladı. Günün ilk saatlerinde başlayan grev önce polis ablukasına alındı. Grev pankartının ve gözcülerin dış hatlar terminalinde durmasına izin verilmedi.

Türkiye’de politik durum (2013)

0

1. Türkiye’de 1980’den bu yana -giderek artan ölçüde- bütün hükümetlerin temel yönelimi neoliberal politikalar doğrultusunda emperyalist dünya sistemiyle tam bir uyum ve bütünleşme yönündedir. Devletin ekonomik faaliyetlerden çekilmesi anlamında küçülmesine karşılık gelen bu neoliberal politikalar, bir yandan eğitimden sağlığa her türlü hizmetin özelleştirme yolu ile piyasalaştırılması ve sosyal hakların gaspı gibi sonuçlar doğururken, bir yandan da üretim sürecinin esnekleşmesi, güvencesizleşmesi ve üretenlerin örgütsüzleşmesi sonuçlarını beraberinde getirdi. Özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, esnekleştirme ve sosyal politikaların tasfiyesi son otuz yılda sermaye lehine emek aleyhine eşitsiz bir tablo oluşmasına yol açtı.

Uluslararası Perspektifler (2013)

0

1. Dünya ekonomik krizinin açığa çıkmasından bu yana 4 yılı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen, krizden çıkışa dair ufukta herhangi bir ışık görünmüyor. Krizin merkez üssü konumundaki Avrupa’da ekonomik büyüme durmuş vaziyette. ABD ekonomisi, trilyonlarca dolarlık banka ve şirket kurtarma operasyonlarının ardından, toparlanabilmiş olmaktan fazlasıyla uzak. Ve şimdi, krize karşı “korunaklı” olduğu iddia edilen Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkelerde krizin etkileri giderek daha fazla belirginlik kazanıyor. Bu durum, mevcut krizin ’30’lu yıllardakine benzer biçimde küresel ve yapısal bir kriz olduğu ve kapitalizmin krizden ancak, üretici güçleri büyük ölçekte tahrip ederek çıkabileceği analizimizi doğruluyor.

Taşeron yalanı devam ediyor

0

Geçtiğimiz Nisan ayında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Üçlü Danışma Kurulu toplantısında sunduğu taşeron çalışmaya yönelik yeni yasa taslağı burjuva medya tarafından “taşeron işçiye müjde” ya da “taşeron işçiye süper koruma” şeklinde servis edildi. Bakanlığın ve dolayısıyla hükümetin uzun süredir üzerinde çalıştığı taslak, işçi ve işveren sendikalarına sunuldu. Ne var ki, yasa taslağı müjde ya da korumadan çok daha fazla hak gaspı ve daha fazla geleceksizlik barındırıyor.

AKP’nin yalan diktatörlüğüne karşı birleşik mücadeleye!

0

AKP hükümeti özgürlükten, demokrasiden, büyümeden, toplumsal refahtan ne kadar çok bahsederse, işçi sınıfına ve emekçilere dönük baskısı da o denli şiddetli oluyor. Son örneğini 1 Mayıs’ta gördüğümüz üzere bu durum, bir devlet terörü halini de alabiliyor. İşçi sınıfının bugünkü örgütlülük düzeyinin zayıflığından yararlanan AKP, inşa ettiği yalan imparatorluğunun arkasına sığınarak, ekonomik ve demokratik alandaki saldırılarını hız kesmeden sürdürebiliyor.

Metal işçileri greve hazırlanıyor

0

Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesinin (TİS) sonuna gelindi. Masaya oturan sendikalar Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Çelik-İş’ten, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) TİS sürecindeki dayatmalarına karşın grev kararı çıktı.

Reyhanlı katliamı derhal aydınlatılsın!

0

11 Mayıs Günü Hatay Reyhanlı’da gerçekleşen bombalı saldırılar sonucu onlarca sivil yaşamını yitirdi. Katliamın failleri henüz netliğe kavuşmuş değil. Ancak bunun bir önemi olmaksızın sivillere yönelik ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika işçi sınıfının birlik ve bütünlüğünü bozmaya, halkları birbirine kışkırtmaya yönelik böylesi bir saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Yapılan saldırının karşısında Reyhanlı halkının yanındayız.

“Sol Suriye devriminin yanında” etkinliği başarıyla gerçekleşti

0

Suriye devrimiyle uluslararası dayanışma günleri (6-12 Mayıs) kapsamında İstanbul’da, İşçi Cephesi ve Antikapitalist Eylem tarafından, 11 Mayıs Cumartesi günü Geoaktif Kültür Merkezi’nde, bir salon etkinliği gerçekleştirildi. Suriye Sol Koalisyonu’ndan Iyad Kriem ve Suriye Komünistler Örgütü’nden Ziad Sebai’nin konuşmacı olarak katıldığı, PYD Avrupa temsilcisi Hassan Mohammed Ali’nin telefon bağlantısıyla konuşma yaptığı etkinlikte, Suriye devriminin güncel durumu masaya yatırıldı ve kritik bir evreden geçmekte olan Suriye devrimiyle uluslararası sol güçlerin dayanışmasının önemi vurgulandı.

Barış geri dönülmez bir noktada mı?

0

2013 Newroz kutlamaları ile birlikte, Öcalan’ın açıklamaları sonucu çatışmazlık sürecine girilmiş oldu. Barış süreci olarak adlandırılan bu dönemin, gerillaların sınır dışına çekilmeye başlamaları ile artık geri dönüşü olmayan bir sürece girildiği izlenimi yaratılıyor.

Hastanelerde kürtaj fiilen yasak

0

Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu’ndan kadınlar 3 Mayıs Cuma günü Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanarak fiili olarak kürtaj yasağının yaygınlaşmasını ve doğum kontrol yöntemlerine erişimin zorlaşmasını protesto etti.

1 Mayıs: Havuç kalmadı, sopa verelim!

0

AKP hükümetinin 1 Mayıs’ta Taksim diyenlere verdiği yanıt budur. Ve bu yanıt göstermiştir ki işçi sınıfı için “bir avuç güç on kamyon haktan” çok daha fazla gereklidir. Hak ve özgürlüklerin teminatının AKP ve benzeri neoliberal hükümetler olamayacağı bir kez daha açığa çıkmıştır. AKP’deki demokrat sayısının mezhabalarda çalışan vejeteryan sayısından fazla olmadığını anlamak için daha ne gerekiyor? Susuzluktan kırılana tuz yalatan bu hükümetin idaresinde işçi ve emekçiler, müebbet kapsama alanı dışına mahkûm edilmiştir. Bu ülke yasaklar için harcadığı enerjinin yüzde birini haklar ve özgürlükler için harcasaydı bugün baharı konuşuyor olurduk. Oysa yalancı baharları bitmeyen bu ülkede ölümlerin, baskı ve işkencenin, kadın cinayetlerinin, çevre katliamının, copun ve gazın işgali bitmiyor. Sakın inanmayın, bu ülkede dört değil iki mevsim var. Kara kıştan sonbahara savurulup duran hayatlarımız kıskaç içine sıkıştırılmış durumda. Mezbahada kesim sırasını bekleyen ineğe et kalitesinden ve şirket gelirlerinin artmasından bahseden kasap gibi Başbakan Erdoğan da işçi ve emekçilere sesleniyor: Varlığınız zenginliğimize kurban olsun. Ne büyük saadet!

Bosch işçileri: Mücadeleye devam

0

Bursa’daki Bosch fabrikasında işçilerin Türk-Metal’den Birleşik Metal-İş’e geçmesi işveren tarafından tepkiyle karşılanmıştı. İşçileri yıldırmak için her şey denendi. İşçilerse saldırılara direnişle cevap veriyor.

THY 15 Mayıs’ta greve çıkıyor!

0

Hava-İş Sendikası uçuş güvenliği ve iş güvencesi taleplerinin THY yönetimince karşılanmaması ve müzakere sürecinin tıkanması üzerine 15 Mayıs’ta greve çıkma kararı aldı. Geçtiğimiz yıl, havacılık iş koluna getirilen grev yasağına karşı eylem yapan 305 THY çalışanının işten atılmasıyla başlayan süreç, grev yasağının daha sonra çıkan yasalarla kaldırılması ve mahkemelerin aldıkları işe iade kararına rağmen atılan işçilerin geri alınmaması üzerine bugünkü noktaya geldi.

Bangladeş’ten mektup var!

0

Bir insan trafik kazasında ölebilir, yolda yürürken kafasına piyano düşerse ölebilir, 8 katlı bir binanın balkonundan düşerse ölebilir, genetik bir hastalığın neticesinde ölebilir…

1 Mayıs’ın “marjinalleri”

0

Öğretmen adayı Meral Dönmez ve lise öğrencisi Dilan Alp, polisin hedef gözeterek attığı gaz bombaları sonucu kafatasları kırıldı ve ağır yaralandılar. Vali Hüseyin Avni Mutlu tarafından, 1 Mayıs günü yapılan tüm basın açıklamalarında hep aynı hikaye tekrarlandı; Yaralılar münferit ! Bunlar radikal örgüt mensubu! Bunlar marjinal, marjinal, marjinal…

İşten Çıkarma Stratejileri Paneli: Hukuk ve birkaç etkileşim üzerine notlar

0

Bir eğitim şirketinden, bir eğitim hizmeti satın alıyorsanız öncelikle bu şirketin neye sahip olmasını beklersiniz? Eğitim vereceği konuya hakimiyet beklersiniz sanıyoruz, ortalama bir algı kapasitesine sahipseniz. Aşağıda göreceğiniz üzere, bir eğitim şirketi, anlatacağını iddia ettiği temel kavramlara ve eğitimin temelinde yer alan bilimsel metodolojiye nasıl sahip olmadığını bizzat ispatladı.

Rektör Karaca atamadığını soruşturuyor

0

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)’nde aylardır 50-d’ye karşı direnen asistanları yıldırma girişimine bir yenisi daha eklendi. Rektör Mehmet Karaca’nın talimatıyla Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden bir asistana açılan soruşturmanın gerekçesi “izinsiz afiş asmak ve üniversitenin huzurunu bozmak”. Soruşturmada 28 Mart günü referans olarak verildi. Yani asistanların rektörlüğü işgal ettiği gün.

Vio.Me: Patronsuz fabrika deneyimi

0

Yunanistan’ın Selanik kentinde inşaat ve temizlik malzemesi üreten bir fabrika olan Vio.Me.’de işçilerin maaşları 2011 Mayıs’ından beri ödenmemekteydi. Fabrikanın mal sahipleri iflasın ardından fabrikayı terk edip gittiler. İşçiler genel toplantıları sonucunda aldıkları kararla fabrikayı işgal etme ve işçi kontrolü altında fabrikayı işletmeye devam etme kararı aldılar. Yoğun bir mücadelenin ardından işçiler Şubat ayında üretime başladılar.

Krizin derinleşmesi ve işçi sınıfı üzerindeki saldırıların yoğunlaşmasıyla işçiler daha radikal mücadele yöntemlerine sarılmakta, bu arada işçi sınıfının geleneksel mücadele yöntemlerinden fabrika işgalleri yeniden gündeme gelmekte. Fabrikayı işgal ederek kendi denetimleri altında üretime geçen Vio.Me işçileri bu bağlamda, Türkiye ve tüm dünya işçi sınıfına değerli bir deneyim sunmakta. Aşağıda Vio.me işçi konseyi başkanı Makis Anagnostou ile Selanik’te yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz.

DİSK Genel Kurulu, 1 Mayıs ve bugün

0

6 Nisan günü gerçekleşen DİSK Genel Kurulu ile işçi sınıfının kurmayı pozisyonundaki kurumlardan birinin bileşimi belirlenmiş oldu. Yeni DİSK önderliği seçimin hemen sonrasında 1 Mayıs, Temmuz’da açıklanacak olan işkolu istatistikleri ve hükümetin yeni saldırı planları ile karşı karşıya kalmış bulunuyor.

1 Mayıs 2013: İşçi sınıfının birliği, halkların özgürlüğü için, her gün mücadele!

0

Bu yıl 1 Mayıs’a giden süreçte, politik şiarımız “Güvenceli iş, onurlu bir yaşam ve halkların özgürlüğü” idi. Bu talepler, bizce bugün emekçi sınıfların ve ezilen halkların en yakıcı sorunlarını oluşturmakta ve bir mücadele günü olan 1 Mayıs’ta bunları alanlarda haykırmak elzemdir. Bu bağlamda bu yıl 1 Mayıs’a giderken bütün politik çalışmamızı bu şiar etrafında ördük, işçiler olarak birbirimize bu talebi anlattık, bu talep etrafında mücadele etmenin yollarını konuştuk.

Suriye Sol Koalisyonu: Siyonist saldırganlık üzerine deklarasyon

0

İsrail hava kuvvetleri devrimin başından bu yana dördüncü kez, Suriye hava sahasını ihlal etti. Bu ihlaller gittikçe daha da saldırgan hale gelmektedir. Siyonist devlet tarafından gösterilen bahaneler ne olursa olsun, Suriye sınırları Suriye halkının düşmanı tarafından ihlal edilmeye ve tıpkı Filistin’in tamamı gibi, topraklarının bir bölümü işgal altında tutulmaya devam ediyor. Bu saldırıların amacı, 40 yıldır İsrail’le çatışmaktan kaçınan bir orduya saldırarak, Suriye rejiminin yararı doğrultusunda kafa karışıklığı yaratmaktır.

Tekstil – Mutfakta isyan

0

Merhaba İşçi Cephesi okurları. Bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Daha önceleri iki ortaklı olan atölyede 30 civarında işçi çalışıyordu. Yemeğimizi ve çayımızı yapan bir aşçı vardı. Patronlar ayrılınca çalışan sayısı 20’ye indi. Bu durumda patron aşçıya ihtiyaç olmadığına karar vererek, yemeği dışarıdan tabldot usulü bir yemek firmasından almaya başladı ve aşçı kadını da işten çıkarttı. Patrona göre artık aşçıya ihtiyaç yoktu.

İstanbul 1 Mayısı’nda devlet terörü

0

İstanbul’da işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs kutlamalarına AKP hükümeti tarafından uygulanan devlet terörü damgasını vurdu. 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda kutlanmasını engellemek adına AKP hükümeti tarafından kentte sıkıyönetim önlemleri uygulandı. Günler öncesinden, söylemleriyle kutlamayı terörize etmeye başlayan hükümet, sabahın erken saatlerinden itibaren emekçilerin Taksim’e gelmesini önlemek için kentin bütün ulaşım hatlarını kesti ve Taksim’e ilerlemek üzere Şişli ve Beşiktaş kollarında toplanan kitleye dönük olarak, gün boyu vahşi bir terör uyguladı.