Ana Sayfa Blog Sayfa 98

Mısır: “Mübarek, Mursi, devrim her yerde!”

0

Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki Arap devrimci süreci yeni bir aşamaya giriyor. Suriye’de muhalif güçler, birçok yeni bölgenin kontrölünü ele geçirirken, çatışmalar Şam’ın merkezine dek ilerlemiş durumda. Ürdün’de yeni zamların tetiklediği protestolarda, Kral Abdullah’ın yıkılması, rejimin devrilmesi sloganları ön plana çıkyor. Devrimlerin başladığı yer Tunus’ta ise, işsizliğin yüzde 50 civarında olduğu Silyana kentinde iş ve sosyal haklar talebiyle başlayan eylemler, polisin ve ordunun müdahalesiyle, bölgesel ayaklanmaya doğru evrilmekte.

Yaşasın kadın dayanışması!

0

İşçi Cephesi olarak 25 Kasım’da düzenlediğimiz “Devlet, Yargı ve Erkek Şiddetini Tartışıyoruz” adlı etkinliğimiz başarıyla gerçekleşti. Tiyatro gösterisi ile başlayan etkinlik video sunum ve ne yapabiliriz, talepler bölümüyle devam etti.

Video sunumda, son dönemde kadına şiddet haberlerinden ve hükümetin aldığı tutumdan bahsedilirken ne yapmalı ve talepler bölümünde kadınların bu konuda nasıl bir araya geleceği ve acil taleplerimiz tartışıldı.

Uluslararası İstanbul Buluşması’nın anlamı

0

Her zaman, devrimci partinin salt ideolojik propagandayla değil sınıf mücadelesine programatik/politik müdahaleyle ve kitle seferberlikleri içinde inşa edilmesi gerektiğini söyleyegeldik. Bu elbette son derece güç ve sebat isteyen bir çalışma yöntemi, zira özellikle inşanın dinamiklerini sınıf mücadelesinin şiddeti ve derinliğiyle ilişkilendirir; öyle ki, gericilik veya durgunluk dönemlerinde propaganda ögesi kaçınılmaz olarak öne çıkar ve partiyi tehlikeli bir biçimde dar öncü gruplara doğru iter. Ama bundan daha da tehlikesi, sınıf seferberliklerinin yaygınlaştığı dönemlerde inşayı propagandanın çerçevesine hapsedip öncücü ve maksimalist pozisyonlara sığınmak, partiyi kitlelerden yalıtık, yani etkisiz ve hatta “fuzuli” bir düzeye indirmektir. Bu şekilde kendisini tahrip eden, Marksizm’den ve devrimci Troçkizm’den kopan pek çok parti ve akım örneğiyle karşılaştık, hâlâ da karşılaşıyoruz. Bu söylediklerimiz, partinin uluslararası düzeyde inşasında da tamamen geçerlidir.

Gazze’ye dönük saldırılar ve abluka sonlandırılsın! Yaşasın özgür Filistin!

0

Aralık 1987, Filistin halkının Siyonist İsrail devletine karşı direnişinin simgesi olan birinci intifada’nın başlangıcı. Bugünler ise topyekun direnişin başlangıcının 25. yıldönümü. O günlerden bu zamana kadar Ortadoğu’da ve Filistin mücadelesinde birçok değişim meydana geldi. Ancak değişmeyen en önemli nokta ise Filistin halkının mücadelesinin Ortadoğu devrimi açısından barındırdığı patlayıcı etki! Emperyalizmi bölgede en çok tedirgin eden konu ise, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan devrimci sürecin Filistin mücadelesiyle birleşerek derinleşmesi. Korkulanın olmaması için, bir yandan İsrail Gazze’ye dönük saldırılarla ve ablukayla Filistin direnişini çökertmeye çalışırken, diğer yandan “demokratik gericilik” politikalarıyla, Filistin halkının kurtuluş mücadelesi “iki devletli çözüm” cenderesine sıkıştırılmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz 20 gün yaşananları da bu çerçevede değerlendirmekte yarar var.

Açlık grevlerinin gösterdikleri

0

Cezaevlerinde, okullarda, mecliste, içeride dışarıda sürdürülen açlık grevleri 68. gününde, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının ardından sona erdi. Bu 68 gün, ‘Kürt kardeşlerini’ dilinden düşürmeyen ve onları ‘her türlü sinsi plana karşı’ uyaran büyük abi Erdoğan’nın gerçek niyetini, iktidarda olduğu 10 yıllık süreden daha fazla ortaya çıkardı, netleştirdi. Niyet belli; Kürt sorununun çözümünde tek söz sahibi olmak, Kürt siyasi hareketini tasfiye etmek, kısaca meseleyi “halletmek”. Oysa 68 günlük süreç, Kürt halkının direniş kapasitesini ve Kürt hareketinin gücünü bir kez daha göstermiş durumda. Buna rağmen süreç boyunca çirkin karalamalar, meydan okumalarla tantana yapan hükümet sorumluluklarını gizlemeye çalışmak dışında bir şey yapmıyor. Bu tantana da hükümetin politik olarak eşiğinde olduğu iflasını örtbas etmeye yetmiyor.

Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi’nden İsrail’e protesto

0

Filistin’e destek ve dayanışmayı örgütlemek için çeşitli demokratik kitle örgütlerinin bir araya gelerek oluşturduğu ve İşçi Cephesi’nin de parçası olduğu Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi 22 Kasım Perşembe günü Levent’te buluşarak İsrail Konsolosluğu’na yürüdü.

287. gününde Hey Tekstil İşçileri TOBB’un önünde direniyor!

0

Dokuz aydır direnen Hey Tekstil işçileri ve destekçileri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önünde eylemliliklerini sürdürüyor. Patronları Aynur Bektaş tarafından işten atılan işçiler, ödenmemiş maaşları ve kıdem tazminatları için Şubat ayından beri direnişlerine devam ediyorlar. ‘2010 TBMM Üstün Hizmet Ödüllü’ Aynur Bektaş ise hala TOBB Kadın Girişimleri Yöneticisi.

Gazze’deki Siyonist saldırılara son!

0

Siyonist İsrail Devleti’nin silahlı güçleri, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yeni bir askeri saldırı gerçekleştirdi. Her saldırda olduğu gibi İsrail bu saldırıları da “savunma” amaçlı ve “teröristleri ortadan kaldırmak” için yaptığını iddia etti. ABD Başkanı Obama da İsrail’in bu soykırımcı saldırılarını meşrulaştırmak için benzer gerekçeleri kullandı.

Yeni bir evren yaratmak

0

Gerçekten tebrik etmek gerekiyor. Bu memleketin “Atatürkçü-cumhuriyetçi-laik-ulusalcı” güçleri, herhangi bir devlet güvencesi, “devletin asıl sahiplerinin” gizli-açık, maddi bir desteği olmadan da meydanlara çıkıp gerektiğinde “terörist” muamelesine uğramak pahasına, devletin katı-sıvı-gaz (cop-tazyikli su-biber gazı) bütün hallerine karşı direnerek 29 Ekim’de “Atasının huzuruna” çıkmayı başardı. Kabul etmek gerekir ki bu, Kürt ulusal hareketinin bütün cephelerde yürütülen tasfiye harekâtına karşı göstermekte olduğu büyük direnişten sonra AKP’ye karşı bugüne kadar kazanılmış önemli başarılardan biridir.

Açlık grevindeki tutsakların talepleri derhal kabul edilsin! Olası ölümlerin sorumlusu hükümettir!

0

Kürt sorununda çözüm tartışmalarının varıp varabildiği son aşamada açlık grevlerinin başlamış olmasının, bu sorunu çözeceğini iddia eden siyasal iktidar açısından bir bilançosu olmalıydı. Ama 65 günün ardından söyleyebiliriz ki, meydan okumalar ve karalamalar dışında atılmış ve zaten halihazırda geç kalınmış tek adım olan “anadilde savunma hakkı” yasa tasarısına ilişkin verilecek karar bile kenarından köşesinden çekilerek uzatıldıkça uzatılıyor.

Devlet, Yargı ve Erkek Şiddetine Hayır Demek İçin 25 Kasım’da Alanlara!

0

Son 5 yılda aramızda dolaşan kadın katili erkek sayısı 5 bine ulaştı. Buna sistematik olarak şiddet gösteren erkekleri, tacizcileri ve tecavüzcüleri, kadını korumayarak ölmesine sebep olan yargıyı, şiddetin bizzat uygulayıcısı olarak kolluk kuvvetlerini de eklersek durumun kadına yönelik bir vahşete dönüştüğünü söyleyebiliriz.

2012 yılının ilk 9 ayında 116 kadın katili daha aramıza karıştı. Geçtiğimiz ay ise erkekler 13 kadını öldürdü, 12 kadına tecavüz etti, 16 kadını yaraladı. Sekiz kadını kocaları, ikisini boşanma davası süren kocaları, birini imam nikahlı kocası, birini eski kocası, birini eski sevgilisi öldürdü. Yani kadınlar en çok yakınlarında bulunan erkekler tarafından şiddet gördü. Kadınların biri, denetimli serbestlik yasasından ötürü serbest kalan kocası tarafından, diğeri koruma istediği halde korunmadığından, bir diğeri ise boşanma davası esnasında adliye önünde öldürüldü.

Uluslararası İstanbul Buluşması başarıyla sonlandı

0

2,3 ve 4 Kasım günlerinde İstanbul, devrimci sosyalist grupların uluslararası buluşmasına ev sahipliği yaptı. Uluslararası Birlik Komitesi (UBK) bileşenleri İşçi Cephesi ve Enternasyonalist Mücadele (LI, İspanya) tarafından çağrısı yapılan buluşmaya, İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI) yönetimi ve Almanya sempatizan seksiyonu İşçi Demokrasisi için Komite (KRD) temsilcileri ile Enternasyonalist Sosyalist Grup (GSI, Fransa) ve Yunanistan Enternasyonalist Komünistler Örgütü (OKDE) temsilcileri katıldılar.

Kemer sıkma politikalarının durdurulması için, Avrupa genel grevi!

0

14 Kasım’da, Troyka (AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF) tarafından dayatılan kemer sıkma politikalarına karşı, Avrupa’nın güney ülkeleri Yunanistan, Portekiz, İspanya ve Kıbrıs’ta genel grev, Avrupa’nın diğer ülkelerinde ise, eylemler, yürüyüşler ve çeşitli seferberlikler gerçekleşecek. Avrupa’nın çeşitli ülkelerini kapsayan bu genel grev çağrısı, geç kalmış olsa da, oldukça önemli bir adım. Avrupa burjuvazisi, AB ve ulusal hükümetler tarafından dayatılan sosyal yıkım politikalarına karşı bir direniş hattının örülebilmesi için, işçi hareketinin 14 Kasım’da kitlesel seferberlikler gerçekleştirebilmesi gerekiyor.

Suriye Devrimci Solu’nun açık mektubuna yanıt

0

Değerli Yoldaşlar,

Katil Beşar Esad’ın neoliberal diktatörlük rejimine karşı yürütülmekte olan halk devriminin kalbi Şam’dan, bizlere ulaştırmış olduğunuz mektubu heyecanla almış bulunmaktayız. Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Bahreyn devrimlerinde olduğu gibi Suriye halkının, sefalet ve baskıya son vermek için ayaklanan kitlelerin, terör rejimine karşı yürütmekte oldukları mücadeleye koşulsuz desteğimizi sunmaktayız. Devrimci adını taşıyan her örgütlenmenin başlıca görevinin bu mücadelenin yanında saf tutmak olduğunu düşünüyoruz.

Declaration of the constitution of Coordination Committee (UIT-CI/ILC)

0

Capitalism is going through an economic, political and historic crisis. All capitalist ideologists and economists concentrate their efforts in the recovery of capitalism but they cannot achieve it. A solution under capitalism to the actual crisis presents a desolating future for humanity. Imperialism and the bourgeoisie want to make the working class and the popular sectors to carry the weight of the crisis, but the workers reject paying the price of the capitalists’ benefits with unemployment, poverty and misery and they begin to fight all over the world. The youth also mobilizes, rebelling against the lack of alternatives and the abuses it’s submitted to. Strikes are shaking Europe, China and Latin America. The peoples of Northern Africa and the Middle East have rebelled against their dictators, and the revolutions are making them fall one after another. Popular sectors, indigenous peoples and peasants against impoverishment and the looting of natural resources also join the struggle.

Suriye devrimi deklarasyonu

0

Uluslararası İstanbul Buluşması’nda, Suriye devrimi üzerine kabul edilen deklarasyon

1. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da doğan Arap devrimlerinin bir parçası olarak Mart 2011’de patlak veren Suriye devrimci süreci, Suriyeli emekçi halk kitlelerinin Beşar Esad’ın temsil ettiği diktatörlük rejimine karşı meşru demokratik ayaklanışlarının bir ürünüdür. Kitleler rejimin sadece baskı, işkence ve katliam uygulamalarına değil, aynı zamanda uluslararası mali sermaye ve Suriye burjuvazisi ile işbirliği içinde yürürlüğe koyduğu neoliberal politikalara, bu politikaların sonucu olarak yaygınlaşan işsizliğe, yoksulluğa ve hayat pahalılığına karşı başkaldırmışlardır. Yolsuzlukları temel ekonomik faaliyet haline dönüştüren ve ülke gelirlerinin yarısına el koyan egemenler kastı, Beşar’ın önderliğinde bir mafya oluşturmaktadır ve başta gizli güvenlik servisleri ve ordu olmak üzere rejimin tüm kurumlarını emekçi halkın üzerine sürerek otokratik yönetimi ayakta tutmaya çalışmaktadır. Bu görüntü karşısında dünya devrimci solunun yeri hiç kuşkusuz ayaklanan Suriyeli emekçilerin safıdır. Ayakta kalabilmek için ayrım yapmaksızın yaklaşık 40 bin Suriyeliyi katleden Beşar rejimine verilecek en küçük destek, tarihe ve dünya emekçilerine karşı işlenen karşıdevrimci bir suç ve ihanet anlamına gelmektedir.

Avrupa’da Kriz ve Gelişen Mücadeleler Üzerine Deklarasyon

0

2, 3 ve 4 Kasım tarihlerinde gerçekleşen Uluslararası İstanbul Buluşması’nda, Avrupa’daki mevcut durum üzerine kabul edilen deklarasyon

UIT-CI ve UBK arasında Koordinasyon Komitesi Kuruluş Deklarasyonu

0

Kapitalizm ekonomik, politik ve tarihsel bir kriz yaşamakta. Tüm kapitalist ideologlar ve ekonomistler var güçleriyle kapitalizmi yeniden canlandırmaya çalışmakta, ama bunu başaramamaktadırlar. Krizin kapitalizm çerçevesinde çözümü, insanlık için felaketler dolu bir gelecek anlamına gelmektedir. Emperyalizm ve burjuvazi krizin faturasını işçi sınıfına ve emekçi halk kesimlerine ödetmeye çalışmakta, ama işçiler ve emekçiler kapitalist kârların faturasını işsizlik, yoksulluk ve sefaletle ödemeyi reddetmekte ve tüm dünya ölçeğinde mücadelelere girişmektedirler. Gençlik de seferber olmakta, alternatifsizliğe ve sırtına yıkılan sömürü ve tacizlere karşı isyan etmekte. Avrupa, Çin ve Latin Amerika grevlerle sarsılmakta. Kuzey Afrika ve Ortadoğu halkları diktatörlüklere karşı ayaklanarak birbiri ardına devrimler gerçekleştirmekte. Yoksul halk kesimleri, yerli halklar ve köylüler de doğal kaynakların sömürüsüne karşı mücadele etmekteler.

Venezuela deklarasyonu: İşçiler yönetmeli

0

Uluslararası İstanbul Buluşması’nda, Venezuela üzerine kabul edilen deklarasyon

Venezuela’da Chavez’in Ekim seçimlerindeki zaferi, işçi sınıfı ve halk açısından hiçbir olumlu değişimi beraberinde getirmeyecek. Halk arasında pek çok kesimde ve dünya solunun saflarındaki kimi sektörlerde halen Venezela’nın sosyalizm yolunda ilerlemekte olduğuna dair açık bir umut, varlığını sürdürmektedir. Fakat 14 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren Chavez yönetiminin ardından, ne yazık ki, başka bir gerçeklik açığa çıkmakta.

Yeni büyükşehir yasası: kaynakların burjuvaziye tesliminde yeni yol

0

TBMM’nin gündeminde olan Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, kamuoyunda MHP ve CHP sayesinde (!) gündeme getirilen ve aslında kimi AKP milletvekillerinin de aynı nedenle tepki gösterdiği bilinen “federatif yapıya gidiş” saçmasından öte, AKP’nin neoliberal yağmayı hızlandırmak için yerel yönetimler düzeyinde getirdiği bir dizi düzenlemeyi içeriyor.

İstanbul Barosu’nda seçimlerin ardından

0

İstanbul Barosu Genel Kurulu geldi ve geçti. Öncelikle tekrar seçilen başkan ve yönetim kurulunu tebrik etmek isteriz. Ancak, meslek adına değişim bekleyenler iki yıl daha bunun özlemini çekmeye mahkumlar. İstanbul Barosu’nda, avukatların %50’den fazlası; İstanbul Barosu’nun başkanı ile cumhuriyeti koruyabileceklerine ve mevcut iktidarı alt edebileceklerine büyük bir safdillikle inanıyorlar.

Türkiye’de eğitimin güncel sorunları -1

0

2012-2013 eğitim öğretim döneminin başlamasıyla eğitim sistemindeki sorunlar da tartışılmaya başladı. Ne yazık ki bu tartışmalar kapsamlı olarak eğitim sisteminin yapısına, verilen eğitimin koşullarına odaklanmaktan çok AKP’nin eğitimdeki en büyük müdahalesi olan 4+4+4 sistemine yönelmiş durumda. Özellikle yasanın önerildiği gibi çok kısa sürede meclisten geçmesi, eğitimin bileşenlerine (öğretmenler, öğrenciler, sendikacılar, veliler, vs.) fikirlerinin sorulmaması bir yana eğitim sürecinin bir nesnesi olarak görülen “öğrencinin” aile ve devlet yapıları çerçevesinde bir üretim aracına dönüştürülmesi söz konusu.

BEDAŞ direnişi 163. gününde

0

Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi için taşeron şirketler üzerinden çalışan ve Enerji-Sen sendikasında örgütlenen 116 işçinin direnişi devam ediyor. Maaşlarının sürekli eksik ve geç yatırılması ve de çalışma bölgelerinde eksik işçi çalıştırılması sebebiyle iş hukukunun 34. maddesine istinaden “20 günü aşkın bir süre boyunca maaşlarını alamadıkları taktirde iş edimini yerine getirmeme” haklarını kullanan işçiler, 21 Mayıs 2012 tarihinde iş bırakma eylemi gerçekleştirmişlerdi.

Tekstil sektörü – Bayram gelmiş neyime!

0

Bayramlarda herkes mutlu oluyor. Özellikle de çalışanlar. Niye? Çünkü işler tatil ediliyor. Çalışmıyoruz, dinleniyoruz, sevdiklerimizle birlikte oluyoruz, üstelik maaşımız işliyor… Gerçekten böyle olduğunu mu sanıyorsunuz?

Bir de benim gözümle bakalım. Ben bayramı nasıl geçirdim, anlatayım, siz karar verin.

DEĞİŞİM’in diğer yüzü; Amerika’da başkanlık seçimleri

0

2008 yılında “değişim” parolası ile başkanlığa aday olan ve kazanan, seçim süresince çeşitli ‘sol’ oluşumlarca desteklenen Obama, 2012 başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Mitt Romney karşısına çıkıyor. Cumhuriyetçi aday tamamen sınıf karşıtı bir politika ile faturanın halka kesilmesini savunuyor ve savaşa yönelik daha agresif yaptırımlar istiyor. Bu açıdan Bush döneminin devamı denebilir. Seçimleri kazanmaya daha yakın aday olan Obama’nın bu sefer ki parolası ise “ileri“. Fakat bu 4 yıllık süreçte Obama’nın neler yaptıkları, kimin için “ileri” ya da geri olacağının ip uçlarını veriyor.

14 Kasım Avrupa Genel Grevi ve Türkiye

0

Hakkında hüküm verilen işçi ve emekçilerin buna cevabı mücadeleyi birleştirmek ve krizin faturasını krizi yaratan hükümet ve patronların önüne koymaktır. Kamu kaynaklarının işçi sınıfı ve emekçi yoksul halk için kullanılacağı bir ekonomi ve politika yönetiminin kurulmasıdır. 14 Kasım’ı bu yönde bir adım olması adına selamlıyor ve destekliyoruz

Eğitimde genel grev çağrısı

0

Avrupa’da krizin etkileri hissedilmeye başlandığından beri, başa gelen hükümetler çareyi kamu hizmetlerinden tasarruf yapmakta gördüler. Yunanistan’da krizi atlatma gerekçesiyle uygulanan politikalar, vergilerin yüzde 23 artmasına, emeklilik maaşlarının ve ücretlerin yüzde 40 düşmesine sebep olmuştu. Portekiz ve İrlanda’da da benzer şekilde toplu taşımaya, benzine ve dolaylı vergilere gelen zamlarla ülke genelinde gösteriler, protestolar başladı. Son olarak Avrupa Sendikalar Konfederasyonu tüm AB ülkelerinde yapılan kesintilere karşı, 14 Kasım’da gösteriler yapılacağını açıkladı.

“Bizden korkmuyorlar da, kafalarındaki bizimle ilgili düşüncelerinden korkuyorlar!”

0

6 Ekim gecesinden beri sürekli bir endişe içerisindeyiz. Her yazılana her çizilene bakmaya, yorumları takip etmeye çalışıyoruz. Neden mi? Avcılar’da yaşayan trans bireylere (biyolojik olarak cinsiyet değiştirmiş kişi) yönelik linç oldu olacak korkusu yüzünden!

Güzellik ve güvencesizlik

0

Bir özel istihdam bürosunda insan kaynakları bölümünde stajyer olarak çalışıyorum. İşe alınacak insanları biz seçiyoruz, patronlar da bize nasıl elemanlar istediklerine dair taleplerini iletiyorlar. Genelde kadınlar için en önemli kriterleri “güzel bayan” olmaları…!

2013 Bütçesi TBMM’de görüşülüyor: “Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmud.”

0

Bu hafta içerisinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak 2013 yılı Merkezi Yönetim ve Bütçe Kanunu Tasarısı geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna sunuldu. Şimşek, “millete hizmet bütçesi” olarak duyurduğu 2013 bütçesinde aslan payının eğitim ve sağlığa ayrıldığını ileri sürdü. 371 milyar lira gelir ve 404 milyar gider öngörülen bütçenin en büyük gelir kalemi her yıl olduğu gibi gene, 318 milyar lira ile vergiler.

Suriye: hükümetin cevabı tezkere, peki ya bizim?

0

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (KAF) devrimci sürecinin vardığı aşamada Suriye bugün hem bölgenin hem de tüm uluslararası konjonktürün geleceğini belirleyecek kritik bir noktada duruyor. Mevcut dengelerin değiştiği, inisiyatifin artık eskisi gibi yönetilmek istemeyen kitlelerce elde tutulma çabasına sahne olan Suriye, 40 bin kişinin ölümüne sebep olan iç savaş koşulları içinde giderek daha fazla aktörün dahil olduğu bir politik arenaya dönüşmüş durumda.

Açlık grevleri ne anlatıyor?

0

45. gününü de aşarak devam eden açlık grevinde, Wernicke korsakof çıkması da artık kaçınılmaz gibi. Bu korkunç bir şey, ne bedenen çeşitli şekillerde sakat kalmaya, ne de psikolojik olarak rahatsızlık-cinnet geçirmeye benzer, tanımı tasviri çok güç bir durumdur bu. Zira şöyle düşünün ki çok bilinçli (ki açlık grevindeki insanların politik ve bilinç seviyelerini kimse inkâr edemez) bir insan bir şekilde bilinci henüz açılmamış bir çocuğa dönüyor, bunu nasıl izah edebilirsiniz?

Siyonist İsrail saldırmaya devam ediyor!

0

Filistin’e karşı uygulanan ambargoyu kırmak ve Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla 22 Haziran’da İsveç’ten yola çıkan Finlandiya bandıralı “Estelle” yardım gemisi, Gazze kara sularını ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail donanmasının müdahelesine uğradı. İsrail ordusu uluslararası sularda seyreden yardım gemisini 6 donanma gemisiyle çevreledi. El konulan yardım gemisi Aşdod limanına yönlendirildi ve Kanada, Yunanistan, Finlandiya, İsveç gibi farklı ülkelerden gelen ve 20 gönüllüden oluşan mürettabat İsrail ordusu tarafından gözaltına alındı. İsrail Başbakanı Netenyahu, Estelle gemisini rehin alan İsrail ordusunu tebrik etti.

Bilgi Üniversitesi’nde işçi kıyımını direnen işçiler sonlandıracak!

0

Türkiye’de ilk kez akademisyenler, asistanlar ve diğer hizmet birimlerinde çalışan tüm işçiler bir araya gelerek aynı sendika çatısı altında örgütlenme sürecini başlattı. Ancak Sosyal-İş çatısı altında Bilgi Üniversitesi’nde başlatılan bu süreç, yönetimin sendika ve işçi düşmanı tavrı ile karşı karşıya.

4 Kasım: Uluslararası İstanbul Buluşması

0

Önümüzdeki günlerde İstanbul, devrimci sosyalist grupların uluslararası bir toplantısına ev sahipliği yapacak. Buluşma, uluslararası sınıflar mücadelesinin bugün için iki temel eksenini oluşturan, Avrupa’da kemer sıkma politikalarına karşı gelişen işçi sınıfı seferberliklerine ve Suriye devrimine dönük ortak kampanyalar geliştirme hedefiyle gerçekleşecek. Uluslararası Birlik Komitesi bileşenleri olan İşçi Cephesi ve Enternasyonalist Mücadele (LI, İspanya) tarafından çağrısı yapılan buluşmaya, İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI), Yunanistan Enternasyonalist Komünistler Örgütü (OKDE) ve Enternasyonalist Sosyalist Grup (GSI, Fransa) temsilcileri katılım gösterecek.

Üniversitelerde formasyon rantı

0

Biliyorsunuz, 2009-2010 Dönemi öncesi “öğretmenlik sertifikası” alabilmek, Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarına verilmiş bir haktı. Dileyen ve belli yeterlik şartlarına sahip olan adaylar tezsiz yüksek lisans adı altında bu belgeye bir buçuk yıl gibi bir sürede sahip olabiliyorlardı. Önce bu verilmiş hakkı kaldırmaya çalışan ve sonrasında gelen tepkiler ve açılan davalar sonucu bu kaldırma girişiminden vazgeçen YÖK, formasyon eğitiminin tezsiz yüksek lisans adı altında değil, “sertifika programı” şeklinde verilmesini uygun gördü ve bir buçuk yıl sürelik eğitim, sekiz ay gibi bir süreye indirildi.

Güvencesizliğin adı: 50-D

0

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda üniversitelere asistan alımını düzenleyen iki madde var. 33. Maddenin “a” bendi; 33/a ve 50. Maddenin “d” bendi; 50/d. Bu iki madde sırasıyla şöyle demektedir.

33/a: Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır.

“Yeni bir Dünya” kurulurken….

0

Sol hareket yeni bir ayrışma ve yeniden örgütlenme dönemine doğru sürükleniyor. İşçi Cephesi ve devrimci Troçkizm, kurulmakta olan bu “Yeni Dünya”nın içindeki yerini alacaktır. İstanbul Buluşması’nın bu yolda atılan yeni ve önemli bir adım olduğuna inanıyoruz

Havada grev yasağı kalktı ama!

0

Dünya genelinde büyük grevlerin örgütlendiği, Avrupa’da kemer sıkma politikalarına karşı en başarılı eylemliliklerin yürütüldüğü havacılık sektöründeki grev hakkı Türkiye’de yaklaşık 5 ay önce yasaklandı. Yetkili sendika Hava-İş, grevin yasaklanmasıyla THY’de süresiz eylem ilan etti ve 29 Mayıs’ta düzenledikleri eylemle 305 THY çalışanı THY yönetimi tarafından “yasadışı eylem” yapmaları iddiasıyla işten atıldı. Geçtiğimiz hafta ise Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı’nın Meclis’ten geçmesiyle grev yasağının kaldırıldığı haberi müjdelendi.

AKP sendikaların altını oyuyor!

0

Hükümetler işte böyledir. İnsana külahını ters giydirirler. 15 yaşındaki işçi gence sendika hakkı tanırlar ama 65 yaşındaki emekliye “sendika senin neyine!” derler. Lafa geldiğinde memlekette herkes için hak ve özgürlük olduğunu söylerler ama örneğin çiftçi isen, “ne yapacaksın sendikayı?” demekten geri durmazlar. Seçme-seçilme yaşını 18’e indirme hazırlıkları yaparlar ama öğrenci isen, sendikayı sana yasak ederler. Özgürlüklere sınır çizmekte ustadırlar.

Yasaksız, barajsız, herkes için sendika hakkı!

0

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası uygulanırsa işçilerin yüzde 80’i sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkını hiçbir şekilde kullanamayacak; toplu sözleşme yapma hakkına sahip sendikaların yüzde 60’ı yeni yasayla bu hakkını kaybedecek

“Anadilde Eğitim Ana Sütü Gibi Helaldir!”

0

Yeni eğitim yılı 17 Eylül’de başladı. Bu yazı kaleme alındığı dakikalarda okullar açılalı tam 40 gün oldu. Biliyorsunuz Ekim sayımızda, “Seçmeli Kürtçe değil anadilde eğitim istiyoruz!” demiştik. Bu iktidar bırakın anadilde eğitimi, Kürtçe seçmeli dersi bile yüzüne gözüne bulaştırdı.

Meleklerin Payı’na düşen ne?

0

Sosyal Gerçekçi sinemanın önde gelen isimlerinden Ken Loach’un yeni filmi Angel’s Share (tr. Meleklerin Payı) yönetmenin dram ve komediyi başarılı harmanlaması ve aslında yönetmenin sinema anlayışının temelinde oturan klasik drama yapısını ustaca kullanmasıyla öne çıkan bir film olarak dikkat çekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler Rektörlüğe yürüdü

0

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere, lisansa hazırlık olarak bir sene boyunca YADYOK (yabancı diller yüksek okulu) denetimindeki hazırlık sınıflarında İngilizce öğrenim veriliyor. Bu öğrenciler, dönem sonlarında yapılan İngilizce yeterlilik sınavından yeterli puanı alamadıkları takdirde remedial (beklemeli) statüsüne geçiş yapıyorlar. Bu durumun beklemeli olarak adlandırılma sebebi, öğrencilerin yeterlilik sınavını geçene kadar bölümlerine başlayamaması. Bu öğrenciler sınavı geçemedikleri için yurtlardan atılıyorlar, öğrenci belgesi alamıyorlar ve bursları kesiliyor yani sınavı geçemedikleri için yurt haklarından mahrum ediliyor ve okulun öğrencisi sayılmıyorlar.

Suriye: İlgisizliğin halleri!

0

Kuzey Afrika-Ortadoğu bölgesinde 2010 sonlarında başlayan devrimci dalga, ilk eldeki siyasi sonuçları itibariyle geri çekilme dönemine girmiş görünüyor. Bu geri çekilişin başlıca nedenleri arasında, öncelikle neoliberal polis rejimlerini yıkmaya yönelik devrimci halk hareketini örgütleyebilecek, onlara kitle özörgütlenmelerinin inşasında yol gösterebilecek, kitleleri iktidar hedefine yönlendirebilecek güçte devrimci önderliklerin yokluğunu vurgulamalıyız. Bu, sürecin “olmayanlar” bölümüne ilişkin bir sorun. “Olanlar” bölümünde ise bölgedeki dinsel gericiliğin güçlü geleneğinin, uluslararası İslamcı hareketin (Selefi- Vahhabi, Kaideci …) silahlı rolünün, egemen sınıfların çeşitli politik görüntüler altındaki direncinin ve çok önemli bir etken olarak emperyalizmin ve kimi bölge devletlerinin, kitle hareketinin muhtemel devrimci sonuçlarını engellemek amacıyla sürece yaptıkları karşıdevrimci müdahaleyi sayabiliriz.

Suriye halk devriminin desteklenmesi için Suriye devrimci solunun açık mektubu

0

Suriye halkının direnişi, devrimci sürecin başladığı Mart 2011’den beri hız kesmedi. Suriye halkının mücadelesi Tunus ve Mısır’da başlayan ve bölgedeki diğer ülkelere de sıçrayan halk mücadelesinin bir parçasıdır.

İTÜ Asistanlarından 50-d’ye dur de eylemi

0

Bugün, (15.10.2012) İstanbul Teknik Üniversitesi asistanları başta olmak üzere birçok üniversiteden asistanlar isten atılmanın ve güvencesiz çalışmanın önünü açan 50-d yasasına dur demek için Taksim’de eylemdeydi. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı eylemde, “diplomalı işsiz olmayacağız” “50d’ye dur de”, “iş güvencesi istiyoruz”, “YÖK gitsin biz buradayız” gibi sloganlar atıldı. Taksim Meydanı’ndan Gümüşsuyu kampüsüne yüründükten sonra basın açıklaması yapıldı.

İstanbul Barosu seçimlerinde Filiz Kerestecioğlu’nu destekliyoruz!

0

Adalet hizmetlerinin nicedir herkes için erişilebilir bir kamu hizmeti olmaktan uzaklaşarak lüks bir meta haline geldiği, avukatların işçileştiği, hakkını arayanların müşterileştiği dolayısıyla hak arama özgürlüğünden söz edemediğimiz bir dönemin içindeyiz. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek İstanbul Barosu seçimleri’nde programında işçi avukatların sorunlarını, kadınların hak mücadelelerini temel alan Av. Filiz Kerestecioğlu’nun aday olması hayli umut verici.

İşçi düşmanı Bilgi Üniversitesi’nin demokrasi balonu!

0

Demokratik olmasıyla övünen Bilgi Üniversitesi (BÜ), demokrasinin olmazsa olmazı olan sendikaya duyduğu nefreti gizleyemiyor. Ağustos ayının sonundan itibaren çoğunluğu DİSK’e bağlı Sosyal-İş üyesi olan 20’den fazla çalışanının işine son veren BÜ, işçi düşmanı karakterini ayan beyan sergilemekten çekinmiyor.

Chirino kampanyasına uluslararası destek

0

Venezuela başkanlık seçimlerinde, Chavez’in ve sağın adayı karşısında işçi sınıfının politik bağımsızlığını ve gerçek sosyalizmi temsil eden işçi aday Chirino’nun seçim kampanyası, yalnızca Venezuela ölçeğinde değil, dünya solunda da önemli bir yankı yarattı.