Ana Sayfa Blog Sayfa 101

Tekstil sektörü – Bayram gelmiş neyime!

0

Bayramlarda herkes mutlu oluyor. Özellikle de çalışanlar. Niye? Çünkü işler tatil ediliyor. Çalışmıyoruz, dinleniyoruz, sevdiklerimizle birlikte oluyoruz, üstelik maaşımız işliyor… Gerçekten böyle olduğunu mu sanıyorsunuz?

Bir de benim gözümle bakalım. Ben bayramı nasıl geçirdim, anlatayım, siz karar verin.

DEĞİŞİM’in diğer yüzü; Amerika’da başkanlık seçimleri

0

2008 yılında “değişim” parolası ile başkanlığa aday olan ve kazanan, seçim süresince çeşitli ‘sol’ oluşumlarca desteklenen Obama, 2012 başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Mitt Romney karşısına çıkıyor. Cumhuriyetçi aday tamamen sınıf karşıtı bir politika ile faturanın halka kesilmesini savunuyor ve savaşa yönelik daha agresif yaptırımlar istiyor. Bu açıdan Bush döneminin devamı denebilir. Seçimleri kazanmaya daha yakın aday olan Obama’nın bu sefer ki parolası ise “ileri“. Fakat bu 4 yıllık süreçte Obama’nın neler yaptıkları, kimin için “ileri” ya da geri olacağının ip uçlarını veriyor.

14 Kasım Avrupa Genel Grevi ve Türkiye

0

Hakkında hüküm verilen işçi ve emekçilerin buna cevabı mücadeleyi birleştirmek ve krizin faturasını krizi yaratan hükümet ve patronların önüne koymaktır. Kamu kaynaklarının işçi sınıfı ve emekçi yoksul halk için kullanılacağı bir ekonomi ve politika yönetiminin kurulmasıdır. 14 Kasım’ı bu yönde bir adım olması adına selamlıyor ve destekliyoruz

Eğitimde genel grev çağrısı

0

Avrupa’da krizin etkileri hissedilmeye başlandığından beri, başa gelen hükümetler çareyi kamu hizmetlerinden tasarruf yapmakta gördüler. Yunanistan’da krizi atlatma gerekçesiyle uygulanan politikalar, vergilerin yüzde 23 artmasına, emeklilik maaşlarının ve ücretlerin yüzde 40 düşmesine sebep olmuştu. Portekiz ve İrlanda’da da benzer şekilde toplu taşımaya, benzine ve dolaylı vergilere gelen zamlarla ülke genelinde gösteriler, protestolar başladı. Son olarak Avrupa Sendikalar Konfederasyonu tüm AB ülkelerinde yapılan kesintilere karşı, 14 Kasım’da gösteriler yapılacağını açıkladı.

“Bizden korkmuyorlar da, kafalarındaki bizimle ilgili düşüncelerinden korkuyorlar!”

0

6 Ekim gecesinden beri sürekli bir endişe içerisindeyiz. Her yazılana her çizilene bakmaya, yorumları takip etmeye çalışıyoruz. Neden mi? Avcılar’da yaşayan trans bireylere (biyolojik olarak cinsiyet değiştirmiş kişi) yönelik linç oldu olacak korkusu yüzünden!

Güzellik ve güvencesizlik

0

Bir özel istihdam bürosunda insan kaynakları bölümünde stajyer olarak çalışıyorum. İşe alınacak insanları biz seçiyoruz, patronlar da bize nasıl elemanlar istediklerine dair taleplerini iletiyorlar. Genelde kadınlar için en önemli kriterleri “güzel bayan” olmaları…!

2013 Bütçesi TBMM’de görüşülüyor: “Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmud.”

0

Bu hafta içerisinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak 2013 yılı Merkezi Yönetim ve Bütçe Kanunu Tasarısı geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna sunuldu. Şimşek, “millete hizmet bütçesi” olarak duyurduğu 2013 bütçesinde aslan payının eğitim ve sağlığa ayrıldığını ileri sürdü. 371 milyar lira gelir ve 404 milyar gider öngörülen bütçenin en büyük gelir kalemi her yıl olduğu gibi gene, 318 milyar lira ile vergiler.

Suriye: hükümetin cevabı tezkere, peki ya bizim?

0

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (KAF) devrimci sürecinin vardığı aşamada Suriye bugün hem bölgenin hem de tüm uluslararası konjonktürün geleceğini belirleyecek kritik bir noktada duruyor. Mevcut dengelerin değiştiği, inisiyatifin artık eskisi gibi yönetilmek istemeyen kitlelerce elde tutulma çabasına sahne olan Suriye, 40 bin kişinin ölümüne sebep olan iç savaş koşulları içinde giderek daha fazla aktörün dahil olduğu bir politik arenaya dönüşmüş durumda.

Açlık grevleri ne anlatıyor?

0

“45. gününü de aşarak devam eden açlık grevinde, Wernicke korsakof çıkması da artık kaçınılmaz gibi. Bu korkunç bir şey, ne bedenen çeşitli şekillerde sakat kalmaya, ne de psikolojik olarak rahatsızlık-cinnet geçirmeye benzer, tanımı tasviri çok güç bir durumdur bu. Zira şöyle düşünün ki çok bilinçli (ki açlık grevindeki insanların politik ve bilinç seviyelerini kimse inkâr edemez) bir insan bir şekilde bilinci henüz açılmamış bir çocuğa dönüyor, bunu nasıl izah edebilirsiniz?

Siyonist İsrail saldırmaya devam ediyor!

0

Filistin’e karşı uygulanan ambargoyu kırmak ve Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla 22 Haziran’da İsveç’ten yola çıkan Finlandiya bandıralı “Estelle” yardım gemisi, Gazze kara sularını ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail donanmasının müdahelesine uğradı. İsrail ordusu uluslararası sularda seyreden yardım gemisini 6 donanma gemisiyle çevreledi. El konulan yardım gemisi Aşdod limanına yönlendirildi ve Kanada, Yunanistan, Finlandiya, İsveç gibi farklı ülkelerden gelen ve 20 gönüllüden oluşan mürettabat İsrail ordusu tarafından gözaltına alındı. İsrail Başbakanı Netenyahu, Estelle gemisini rehin alan İsrail ordusunu tebrik etti.

Bilgi Üniversitesi’nde işçi kıyımını direnen işçiler sonlandıracak!

0

Türkiye’de ilk kez akademisyenler, asistanlar ve diğer hizmet birimlerinde çalışan tüm işçiler bir araya gelerek aynı sendika çatısı altında örgütlenme sürecini başlattı. Ancak Sosyal-İş çatısı altında Bilgi Üniversitesi’nde başlatılan bu süreç, yönetimin sendika ve işçi düşmanı tavrı ile karşı karşıya.

4 Kasım: Uluslararası İstanbul Buluşması

0

Önümüzdeki günlerde İstanbul, devrimci sosyalist grupların uluslararası bir toplantısına ev sahipliği yapacak. Buluşma, uluslararası sınıflar mücadelesinin bugün için iki temel eksenini oluşturan, Avrupa’da kemer sıkma politikalarına karşı gelişen işçi sınıfı seferberliklerine ve Suriye devrimine dönük ortak kampanyalar geliştirme hedefiyle gerçekleşecek. Uluslararası Birlik Komitesi bileşenleri olan İşçi Cephesi ve Enternasyonalist Mücadele (LI, İspanya) tarafından çağrısı yapılan buluşmaya, İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI), Yunanistan Enternasyonalist Komünistler Örgütü (OKDE) ve Enternasyonalist Sosyalist Grup (GSI, Fransa) temsilcileri katılım gösterecek.

Üniversitelerde formasyon rantı

0

Biliyorsunuz, 2009-2010 Dönemi öncesi “öğretmenlik sertifikası” alabilmek, Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarına verilmiş bir haktı. Dileyen ve belli yeterlik şartlarına sahip olan adaylar tezsiz yüksek lisans adı altında bu belgeye bir buçuk yıl gibi bir sürede sahip olabiliyorlardı. Önce bu verilmiş hakkı kaldırmaya çalışan ve sonrasında gelen tepkiler ve açılan davalar sonucu bu kaldırma girişiminden vazgeçen YÖK, formasyon eğitiminin tezsiz yüksek lisans adı altında değil, “sertifika programı” şeklinde verilmesini uygun gördü ve bir buçuk yıl sürelik eğitim, sekiz ay gibi bir süreye indirildi.

Güvencesizliğin adı: 50-D

0

2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda üniversitelere asistan alımını düzenleyen iki madde var. 33. Maddenin “a” bendi; 33/a ve 50. Maddenin “d” bendi; 50/d. Bu iki madde sırasıyla şöyle demektedir.

33/a: Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır.

“Yeni bir Dünya” kurulurken….

0

Sol hareket yeni bir ayrışma ve yeniden örgütlenme dönemine doğru sürükleniyor. İşçi Cephesi ve devrimci Troçkizm, kurulmakta olan bu “Yeni Dünya”nın içindeki yerini alacaktır. İstanbul Buluşması’nın bu yolda atılan yeni ve önemli bir adım olduğuna inanıyoruz

Havada grev yasağı kalktı ama!

0

Dünya genelinde büyük grevlerin örgütlendiği, Avrupa’da kemer sıkma politikalarına karşı en başarılı eylemliliklerin yürütüldüğü havacılık sektöründeki grev hakkı Türkiye’de yaklaşık 5 ay önce yasaklandı. Yetkili sendika Hava-İş, grevin yasaklanmasıyla THY’de süresiz eylem ilan etti ve 29 Mayıs’ta düzenledikleri eylemle 305 THY çalışanı THY yönetimi tarafından “yasadışı eylem” yapmaları iddiasıyla işten atıldı. Geçtiğimiz hafta ise Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı’nın Meclis’ten geçmesiyle grev yasağının kaldırıldığı haberi müjdelendi.

AKP sendikaların altını oyuyor!

0

Hükümetler işte böyledir. İnsana külahını ters giydirirler. 15 yaşındaki işçi gence sendika hakkı tanırlar ama 65 yaşındaki emekliye “sendika senin neyine!” derler. Lafa geldiğinde memlekette herkes için hak ve özgürlük olduğunu söylerler ama örneğin çiftçi isen, “ne yapacaksın sendikayı?” demekten geri durmazlar. Seçme-seçilme yaşını 18’e indirme hazırlıkları yaparlar ama öğrenci isen, sendikayı sana yasak ederler. Özgürlüklere sınır çizmekte ustadırlar.

Yasaksız, barajsız, herkes için sendika hakkı!

0

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası uygulanırsa işçilerin yüzde 80’i sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkını hiçbir şekilde kullanamayacak; toplu sözleşme yapma hakkına sahip sendikaların yüzde 60’ı yeni yasayla bu hakkını kaybedecek

“Anadilde Eğitim Ana Sütü Gibi Helaldir!”

0

Yeni eğitim yılı 17 Eylül’de başladı. Bu yazı kaleme alındığı dakikalarda okullar açılalı tam 40 gün oldu. Biliyorsunuz Ekim sayımızda, “Seçmeli Kürtçe değil anadilde eğitim istiyoruz!” demiştik. Bu iktidar bırakın anadilde eğitimi, Kürtçe seçmeli dersi bile yüzüne gözüne bulaştırdı.

Meleklerin Payı’na düşen ne?

0

Sosyal Gerçekçi sinemanın önde gelen isimlerinden Ken Loach’un yeni filmi Angel’s Share (tr. Meleklerin Payı) yönetmenin dram ve komediyi başarılı harmanlaması ve aslında yönetmenin sinema anlayışının temelinde oturan klasik drama yapısını ustaca kullanmasıyla öne çıkan bir film olarak dikkat çekiyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler Rektörlüğe yürüdü

0

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilere, lisansa hazırlık olarak bir sene boyunca YADYOK (yabancı diller yüksek okulu) denetimindeki hazırlık sınıflarında İngilizce öğrenim veriliyor. Bu öğrenciler, dönem sonlarında yapılan İngilizce yeterlilik sınavından yeterli puanı alamadıkları takdirde remedial (beklemeli) statüsüne geçiş yapıyorlar. Bu durumun beklemeli olarak adlandırılma sebebi, öğrencilerin yeterlilik sınavını geçene kadar bölümlerine başlayamaması. Bu öğrenciler sınavı geçemedikleri için yurtlardan atılıyorlar, öğrenci belgesi alamıyorlar ve bursları kesiliyor yani sınavı geçemedikleri için yurt haklarından mahrum ediliyor ve okulun öğrencisi sayılmıyorlar.

Suriye: İlgisizliğin halleri!

0

Kuzey Afrika-Ortadoğu bölgesinde 2010 sonlarında başlayan devrimci dalga, ilk eldeki siyasi sonuçları itibariyle geri çekilme dönemine girmiş görünüyor. Bu geri çekilişin başlıca nedenleri arasında, öncelikle neoliberal polis rejimlerini yıkmaya yönelik devrimci halk hareketini örgütleyebilecek, onlara kitle özörgütlenmelerinin inşasında yol gösterebilecek, kitleleri iktidar hedefine yönlendirebilecek güçte devrimci önderliklerin yokluğunu vurgulamalıyız. Bu, sürecin “olmayanlar” bölümüne ilişkin bir sorun. “Olanlar” bölümünde ise bölgedeki dinsel gericiliğin güçlü geleneğinin, uluslararası İslamcı hareketin (Selefi- Vahhabi, Kaideci …) silahlı rolünün, egemen sınıfların çeşitli politik görüntüler altındaki direncinin ve çok önemli bir etken olarak emperyalizmin ve kimi bölge devletlerinin, kitle hareketinin muhtemel devrimci sonuçlarını engellemek amacıyla sürece yaptıkları karşıdevrimci müdahaleyi sayabiliriz.

Suriye halk devriminin desteklenmesi için Suriye devrimci solunun açık mektubu

0

Suriye halkının direnişi, devrimci sürecin başladığı Mart 2011’den beri hız kesmedi. Suriye halkının mücadelesi Tunus ve Mısır’da başlayan ve bölgedeki diğer ülkelere de sıçrayan halk mücadelesinin bir parçasıdır.

İTÜ Asistanlarından 50-d’ye dur de eylemi

0

Bugün, (15.10.2012) İstanbul Teknik Üniversitesi asistanları başta olmak üzere birçok üniversiteden asistanlar isten atılmanın ve güvencesiz çalışmanın önünü açan 50-d yasasına dur demek için Taksim’de eylemdeydi. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı eylemde, “diplomalı işsiz olmayacağız” “50d’ye dur de”, “iş güvencesi istiyoruz”, “YÖK gitsin biz buradayız” gibi sloganlar atıldı. Taksim Meydanı’ndan Gümüşsuyu kampüsüne yüründükten sonra basın açıklaması yapıldı.

İstanbul Barosu seçimlerinde Filiz Kerestecioğlu’nu destekliyoruz!

0

Adalet hizmetlerinin nicedir herkes için erişilebilir bir kamu hizmeti olmaktan uzaklaşarak lüks bir meta haline geldiği, avukatların işçileştiği, hakkını arayanların müşterileştiği dolayısıyla hak arama özgürlüğünden söz edemediğimiz bir dönemin içindeyiz. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek İstanbul Barosu seçimleri’nde programında işçi avukatların sorunlarını, kadınların hak mücadelelerini temel alan Av. Filiz Kerestecioğlu’nun aday olması hayli umut verici.

İşçi düşmanı Bilgi Üniversitesi’nin demokrasi balonu!

0

Demokratik olmasıyla övünen Bilgi Üniversitesi (BÜ), demokrasinin olmazsa olmazı olan sendikaya duyduğu nefreti gizleyemiyor. Ağustos ayının sonundan itibaren çoğunluğu DİSK’e bağlı Sosyal-İş üyesi olan 20’den fazla çalışanının işine son veren BÜ, işçi düşmanı karakterini ayan beyan sergilemekten çekinmiyor.

Chirino kampanyasına uluslararası destek

0

Venezuela başkanlık seçimlerinde, Chavez’in ve sağın adayı karşısında işçi sınıfının politik bağımsızlığını ve gerçek sosyalizmi temsil eden işçi aday Chirino’nun seçim kampanyası, yalnızca Venezuela ölçeğinde değil, dünya solunda da önemli bir yankı yarattı.

Hükümet ve yargı tecavüz suçlarını ve kadın cinayetlerini meşru saymaya devam ediyor!

0

2008’de onaylanan, bütçede 4,4 milyarlık tasarruf öngören Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasası hükümetin iddiasına göre herkese genel sağlık sigortası kapsamında “eşit şartlarda ücretsiz sağlık hizmeti” sunuyordu. Gerçekte olanın bu iddiadan uzak olduğunu yasanın ilk gündeme geldiği tarihten itibaren dile getirdik. Prim ödemeye dayalı bu yasa ile vatandaşlar her ay ödenecek bir sağlık vergisinden sorumlu tutuluyordu. Bu düzenleme asıl olarak sağlık sektörünün piyasaya açılmasına, hastanelerin kâr-zarar odaklı çalışan işletmeler haline gelmesine, hastanın müşteri olarak tanımlanmasına, bu alanda yapılan tüm alış-verişler sayesinde sektörün giderek genişlemesine hizmet ediyordu.

Sendikalarda yetki sorunu üzerine

0

Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in yaptığı açıklama, sendikalarda yetki sorununu tekrardan gündeme getirdi. Çelik, bakanlık kayıtlarında %59.8 olarak geçen sendikalı işçi sayısının SGK kayıtları baz alınarak hesaplandığında %8.9 olduğunu açıkladı. Rakamlar arasındaki uçurum kayıt dışı işsizliğin boyutlarına dair bir fikir verirken, OECD verilerine göre Türkiye’de sendikalaşma oranı her geçen yıl biraz daha azalıyor ve 2009 yılında açıklanan son verilere göre %5.9 seviyesinde. Krizin derinleşmesi ve kayıt dışı işsizliğin artmasıyla beraber bu rakamların daha da düştüğünü söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Suriye Devrimci Solu: “Bu bir sürekli devrimdir ve biz kazanacağız!”

0

Lucha Internacionalista’nın (Enternasyonalist Mücadele, İspanya) Suriye Devrimci Sol Akımı’nın liderlerinden Ghayath Naïssé ile Paris’te yaptığı söyleşiyi yayımlıyoruz.

Lucha Internacionalista (Lİ): Suriye Devrimi’nde güncel durum nedir?

Ghayath Naïssé (GN): Devrim, eylemlilikler devam ediyor ve halk direnişi geniş bir coğrafyaya yayıldı. Diktatör, Hava Kuvvetleri de dahil olmak üzere tüm askeri gücünü kullandı. Ama ayaklanan halk, oligarşik rejimin düşmesini istiyor. Çatışmalarda ve özellikle özörgütlenme ve özyönetim birimlerinde iyi bir örgütlenme görüyoruz.

AKP’nin teğet geçen krizi

0

AKP, kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alan bir hükümet. Kanıt mı?

Kamu emekçilerinin 2012 yılı zam oranı yüzde 8,16 (4+4). Elektriğe 2012 yılında yapılan -1 Nisan ve 1 Ekim tarihli toplam- zam oranı yüzde 21,88 (konutlarda kullanılan).

Ekim devrimi: İnsanlığın şafağı

0

Devrimler nasıl yapılır? Bu sorunun bir cevabı yoktur. Hiçbir devrim reçete ile yapılmaz ve birbirini tekrar etmez. Bunun en güzel örneği Ekim Devrimi’dir. Nedir Ekim Devrimi? Bir grup caninin kendi çıkarları için yaptıkları darbe mi? Yoksa tüm ezilenlerin insanca yaşam hedefinde şahlanışı mı? İkisi de olabilir, hangi sınıfsal perspektiften baktığınıza bağlı.

Hizmet sektörü – Büro çalışanları güvencesizlik mağduru

0

Merhabalar;

Ben yerli bir firmada açlık sınırının biraz üzerinde maaş alan bir büro çalışanıyım.

Normal bir ayda brüt maaşımdan yapılan kesinti tam olarak 367,08 TL. Yani her türlü ödememdeayrıca verdiğim vergiler dışında her ay bütçeye 367,08 TL’lik bir katkım oluyor.

Emperyalizmin ve AKP hükümetinin savaş politikalarının karşısında, Suriye devriminin yanındayız!

0

Suriye’den Türkiye’ye açılan top ateşi sonucunda, 3 Ekim’de 5 kişi hayatını kaybetti. AKP hükümeti, bu olayı Suriye’ye dönük müdahaleci politikalarını güçlendirmek için kullandı ve bir misilleme olarak

Balyoz Davasının ardından: Bir devlet geleneği yenilenerek yaşıyor!

0

Malumunuz Balyoz davası “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs” hükmü ile 250’si tutuklu 365 general ile amiral ve üst rütbeli subayların 16 ila 20 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması ile sonuçlandı.

Zamlara da AKP’ye de mecbur değiliz!

0

AKP Hükümeti’nin dikişleri patlıyor! Geçtiğimiz günlerde bunu bir kez daha doğrulayan iki istatistik açıklandı. Ya da hükümet kendi ağzıyla bazı gerçekleri bizzat itiraf etti, diyelim.

Sağlık Reformu Balonu Patladı!

0

2008’de onaylanan, bütçede 4,4 milyarlık tasarruf öngören Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasası hükümetin iddiasına göre herkese genel sağlık sigortası kapsamında “eşit şartlarda ücretsiz sağlık hizmeti” sunuyordu. Gerçekte olanın bu iddiadan uzak olduğunu yasanın ilk gündeme geldiği tarihten itibaren dile getirdik. Prim ödemeye dayalı bu yasa ile vatandaşlar her ay ödenecek bir sağlık vergisinden sorumlu tutuluyordu. Bu düzenleme asıl olarak sağlık sektörünün piyasaya açılmasına, hastanelerin kâr-zarar odaklı çalışan işletmeler haline gelmesine, hastanın müşteri olarak tanımlanmasına, bu alanda yapılan tüm alış-verişler sayesinde sektörün giderek genişlemesine hizmet ediyordu.

Turkcell Global’deki hak ihlallerine karşı

0

Çağrı Merkezi Çalışanları içerisinde örgütlenerek yoğun sömürünün mevcut olduğu bu sektörde çalışanların özlük haklarını savunan Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği (ÇMÇ-Der) bir hak gaspını daha gün yüzüne çıkardı.

Tekstil sektörü – Türkiye’de işler tıkırında, her şey çok güzel!

0

Merhaba sevgili İşçi Cephesi okurları. Daha önceki sayılarda sizlerle çalıştığım işyerinden haberler paylaşmıştım. Maalesef bu sömürü düzeni devam ettikçe sorunlarımız katlanarak sürüyor.

Seçmeli değil Anadilde Eğitim!

0

Yeni öğretim yılı geçtiğimiz günlerde birçok sorunla birlikte başladı. Yeni dönemde eğitimde köklüdeğişikler yapıldı. Bu değişiklikler arasında seçmeli dersler de mevcut. Seçmeli derslerden biri de Kürtçe!

Sebahat Tuncel’e 8 yıl 9 ay hapis cezası!

0

BDP milletvekili Sebahat Tuncel PKK üyesi olduğu gerekçesiyle 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve yurtdışına çıkış yasağı kondu. Tuncel, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 9 aydır tutuklu bulunurken İstanbul 3. Bölge’den bağımsız milletvekili seçilince, 25 Temmuz 2007 tarihinde cezaevinden tahliye edilmişti. Sebahat Tuncel’in, BDP’den milletvekili seçildikten sonra yargılanmasına Anayasa’nın ‘Yasama Dokunulmazlığı’na ilişkin 83.maddesindeki “..ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla..” ibaresi sayesinde devam edildi. Dava bitimine az bir süre kala ortaya çıkan gizli bir tanığın ifadelerine dayanarak, somut hukuki bir delil olmaksızın cezaya çarptırılması, sürecin burjuva hukukunu dahi hiçe sayan gidişatına tekrar dikkatleri çekti.

Katalan ulusal sorunu… yeniden

0

Ulusal sorunun esas olarak diktatörlük rejimleriyle yönetilen “geri kalmış” ülkelere özgü olduğu, bu sorunun “ileri Batı demokrasilerinde” şu ya da bu biçim altında çözüme ulaştığı yolundaki görüşlerin en hafif deyişle ne denli hayalci olduğu, 11 Eylül günü Barselona’da ulusal bayrakları ve “Bağımsızlık” çığlıklarıyla sokağa dökülen 1,5 milyon Katalan tarafından bir kez daha kanıtlandı. Çağımızda demokratik sorunların sınıf çıkarlarından bağımsız olarak çözümlenebileceğine inanmak, ya egemen sınıf temsilcilerinin politik hilesidir, ya da Marksizm bayrağı altında toplanmayı reddeden ama samimi devrimcilerin Stalinist ya da merkezci önderlerince aldatılmalarının bir ürünü olabilir. Ezen ve ezilen ulus proleterlerinin tarihsel çıkarlarını ve gündelik ihtiyaçlarını/bilinçlerini dikkate almayan her türlü anlayış, ulusal sorunu çıkmaza, oradan da felakete sürükler. Bu açıdan bakıldığında, egemen sınıf temsilcileri ile ulusalcı bürokrat önderliklerin pek çok kez “barış ve demokrasiye geçiş” planları altında bir araya geldiklerini görmek şaşırtıcı olmaz. Tıpkı İspanya’da Franco rejimi temsilcileri, Katalan ve Bask burjuvazileri ile Sosyalist ve Komünist parti yönetimlerinin 1977’de benzer bir uzlaşma anlaşmasını -Moncloa Paktı- imzalamış olmaları gibi. Otuz beş yıl sonra, “Bask çozümü” ya da “Katalan çözümü” diye anılan bu karşıdevrimci uzlaşmanın buza yazılmış olduğu Katalan nüfusunun dörtte biri tarafından sokaklarda haykırıldı.

Harçlar kaldırıldı, sırada kamusal yüksek öğretim sistemi var

0

28 Ağustos 2012’de başbakanın imzaladığı kararnameyle katkı kredisinin yani harçların kaldırıldığını Bület Arınç, “müjde” başlığıyla medyaya duyurdu. Bunu üzerine “Müjde! Parasız eğitim geldi!” tarzı başlıklar gecikmeden atıldı.

Uzaktan Kumandan

0

Uyanmıştım. Hiçbir şey göremiyordum. Bir süreliğine kör olduğumu düşündüm. Ellerim gözlerime gitti. Anlaşılan karanlık bir odadaydım. İleride nokta halinde parlayan kırmızı bir ışık gördüm. Yavaşça o ışık süzmesine doğru ilerlemeye başladım. Birden ayağıma bir şey çarptı. Çarpan şeyin ne olduğunu anlayabilmek için yere doğru eğildim. El yordamıyla bunun bir televizyon kumandası olduğunu anladım. Kumandanın tuşlarına önceden gördüğüm kırmızı ışığa doğru tutarak basmaya başladım. Televizyon açıldı. Haberler vardı. İzliyordum:

İTÜ’de asistanlardan geçici güvencesiz çalışmaya hayır eylemi

0

İstanbul Teknik Üniversitesi araştırma görvlileri ve diğer üniversite asistanları, yüksek öğretim görevlilerinin işsiz kalmasına neden olan 50/d yasasına ve piyasa koşullarında güvencesiz çalışmalara karşı eylem gerçekleştirdi.

İTÜ Maslak Kampüsü Yemekhanesi önünden, “Ferman YÖK’ün, üniversiteler bizimdir”, “50/D’ye dur de” sloganları ile asistanların, onlara destek olan öğretim üyesi ve üniversite emekçilerinin Rektörlük binasına yaptıkları yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.

Hükümet ve yargı tecavüz suçunu meşru sayıyor!

0

Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu’ndan kadınlar bugün (8 Eylül) saat 13.00’te Taksim Meydanı’nda toplanarak tecavüz suçlarında savcılar, hakimler ve hekimlerin kadının beyanını esas almalarını, kadına istemediği bir gebelik süreci yaşatmayacak bir prosedür ile hızlı, güvenilir kürtaj hakkı sağlanmasını istedi.

Bilgi Üniversitesi’nden atılan işçilerin direnişi sürüyor!

0

Yıllık öğrenim ücreti ortalama 25.000 TL olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 24 Ağustos’ta başlayan işten çıkarmaların ardından 24 işçi direnişe geçti. DİSK’e bağlı Sosyal-İş’e üye işçilerin önderliğinde, işe iade talebi ile 4 Eylül’de başlayan süresiz oturma eylemi devam ediyor.

Yunanistan’da OKDE yaz kampı

0

Daha öncesinde gazetemizde Yunanistan’daki 6 Mayıs seçim değerlendirmelerini (bak: https://www.gazetenisan.net/uluslararasi/avrupa/1649-yunanistan-6-mayis-secimleri-ilk-sonuclar) yayımladığımız OKDE’nin parti yaz kampı geçtiğimiz Ağustos ayında gerçekleşti.

AKP’nin dikişleri patlarken

0

AKP’nin tek sorunu hörgücünün eğriliği (radikal İslami kökeni) olsa anlamak kolay olabilirdi. Nihayetinde geçmişin geleceği esir almasına izin vermemek gerekir. Olumlu olumsuzu kovar! Yeni eskiyi unutturur! İyi şeyler kötü şeylerin kefareti olur! Hele toplumsal barış ve eşitlik istiyorsak bu sadece gerekli değil zorunludur. Kendi adımıza hiçbir zaman “AKP’nin gizli ajandası var”saplantımız olmadı. Lakin lafla peynir ekmek gemisinin yürümediğini de göz ardı etmedik. Gardolap demokrasisinin kör gözün parmağına bir göz boyama olduğunu ilk andan itibaren söyledik. Bir farkla! Hakiden yeşile geçişin neoliberal sömürünün derinleştirilmesinde bir toplumsal meşruiyet manivelası olarak kullanıldığının altını ısrarla çizdik. Kısacası AKP’nin “dinciliğini” değil burjuva sınıf karakterini teşhir ettik. Bu yüzden gelinen noktada her şeyi AKP’nin hörgücünün eğriliğiyle açıklamaya çalışanlara söylenecek tek bir söz var: “AKP’nin neresi doğru (idi) ki?”

Bedaş direnişi sürüyor, mücadele büyüyor!

0

Enerji-Sen’de sendikalaşan ve iki ay boyunca maaşlarını alamadıkları için ‘iş edimini yerine getirmeme’ haklarını kullanan 114 taşeron BEDAŞ işçisi, işveren tarafından hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmıştı. BEDAŞ yönetiminin sendikalaşmaya ve işçilerin haklarını aramasına karşı aldığı bu net tavra işçilerin cevabı 100 günü aşan süredir devam eden direniş olmuştur.