Ana Sayfa Blog Sayfa 101

1 Mayıs 2012 ve birleşik bir sınıf hattı

0

Hükümetin Kürt sorunda makas değiştirmesi, kıdem tazminatı hakkının her an alınabilir olması, özel istihdam bürolarının faaliyete girişi, bölgesel asgari ücretin kapıya dayanması, sendikalılığı tarihe gömecek TİİY… Bunlar yaşamakta olduğumuz yahut kısa vadede yüzleşeceğimiz hükümet saldırıları. Tüm bunlara Suriye ve Yunanistan’daki seferberlikleri ve de Avrupa’daki seçimlerin Türkiye ihracat ekonomisine olası olumsuz yansımalarını da ekleyecek olursak tarihsel bir 1 Mayıs anından geçtiğimizi söyleyebiliriz.

Hey Tekstil işçilerine polis müdahalesi ne anlama geliyor?

0

91 gündür, kıdem tazminatlarını ve 3 aylık maaşlarını alamadıkları için direnişte olan Hey Tekstil işçileri, Hey Tekstil’in iflas göstermesinden dolayı kendileriyle iş yapan Li-Fung firmasından alacaklarının kendilerine ödenmesi için, mücadelelerini bu firmanın önüne taşımış durumdalar. Uluslararası piyasada tanınmış olan bu firma, işçilerin isteklerini gelecekteki direnişleri de göz önüne alarak kabul etmemenin yanında, firma önündeki direnen işçileri de dağıtmak için hükümetten ve kolluk kuvvetlerinden yardım isteyerek, birçok işçinin hastanelik olmasına sebep olacak polis müdahalesine neden olmuştur.

Açlık grevi sona erdi, baskılar sürüyor

0

Süreç nasıl başladı?

14 Şubat tarihinde BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak’ın imzalarıyla yayınlanan basın açıklamasında: “AKP Hükümeti’nin aralıksız sürdürdüğü siyasi soykırım operasyonlarını, İmralı Cezaevi’nde giderek ağırlaştırdığı tecrit uygulamalarını ve Kürt sorununda çatışmaları tırmandıran savaş operasyonlarını protesto amacıyla” Diyarbakır Cezaevi’ndeki Şırnak milletvekili Selma Irmak ve diğer siyasi tutukluların süresiz açlık grevi başlattığı duyuruldu. Aynı açıklamada 20-21 Şubat tarihinde BDP/Blok Grubu milletvekillerinin parti genel merkezinde destek amaçlı iki günlük açlık grevi gerçekleştireceği de açıklandı. Sonrasında Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da Mardin Cezaevi’nde açlık grevine başladığı haberi geldi.

Miguel Sorans ile dünya durumu üzerine

0

Devrimci Troçkist hareketin önemli sembol isimlerinden, UIT-CI (İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal) ve Arjantin partisi Izquierda Socialista (Sosyalist Sol)’nın liderlerinden Miguel Sorans, İşçi Cephesi’nin davetlisi olarak İstanbul’daydı. 6 Mayıs tarihinde kendisiyle, gazetemizin bürosunda bir söyleşi gerçekleştirdik. Aşağıda Miguel Sorans’ın konuşmasının bir kısmını bulacaksınız.

Bahreyn’de protestolar sürüyor!

0

Bahreyn’de 2004’ten beri düzenlenen ve protestolar nedeniyle geçen yıl iptal edilen Formula 1 yarışı geçtiğimiz hafta tüm protestolara rağmen gerçekleşti. Fakat ülke genelinde geçtiğimiz yıldan bu yana Arap Devrimleri sürecinin bir parçası olarak çatışmalar sürüyor.

Suriye halkı ile uluslararası dayanışma çağrısı

0

Suriye’de Esad diktatörlüğü katliamlarına devam eder ve emperyalizm ve Birleşmiş Milletler “barış planı” adı altında Esad’ın devrimi ezmesine arka çıkarken, Tunus’un Regueb kentinden Suriye halkıyla uluslararası dayanışma çağrısı yapıldı.

Yunanistan: 6 Mayıs seçimleri – İlk sonuçlar

0

Translate

Yunan Troçkist örgütü OKDE’nin (Enternasyonalist Komünistlerin Örgütü) 6 Mayıs seçimlerinin ardından yayınladığı açıklama.

2B yasası: Orman satma projesi

0

2B Nedir?

Toplumda 2B olarak bilinen bu yasa “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” olarak ifade edilmektedir. Ancak bu kadar uzun ve göstermelik bir adı olan bu yasanın altında yatan gerçekler ise şunlardır:

Fethiye davası: Erkek adaleti ile tecavüzcülerin ittifakı!

0

Bir kadın, Fethiye’de sekiz kişinin tecavüzüne uğradı. Kadının, toplu tecavüzün yargılanabilmesi için yaptığı başvurular sonuçsuz kalınca, AİHM’e başvuruldu. İç hukuk yolları tıkandığından ötürü Adalet Bakanlığı’na başvuruldu ve olaydan dört yıl sonra ancak dava açılabildi.

Formasyonun kaldırılması geleceğimizin çalınması demektir

0

5 Nisan 2012’de YÖK genel kurulunda alınan kararlardan birkaçı şu şekildeydi; “Açık öğretim fakültelerindeki öğretmenlik bölümlerinin kaldırılmasına, Fen-edebiyat fakültelerinde de yeni pedagojik formasyon programlarının açılmamasına ve var olanların da kapatılmasına karar verilmiştir.”

İslam tiyatrosu yakında başlıyor

0

AKP iktidarının sessiz sedasız yapacağı tiyatro operasyonu yolunda gitmeyince ortaya bir başbakan komedisi çıktı. Oyuncuları önce zavallı ilan etti, sonra onlara “serseri” dedi, en son da “devletin parasıyla içki içiyorlar”a kadar geldi iş… Başbakanın ve maiyetindeki bakanların ortak bilinç altıydı bu… Sanatçıları böyle görüyorlardı onlar. Ayyaşlar, serseriler, fuhuş batağındaki zavallılardı sanatçılar başbakan için ve şimdi bu rezil herifler kalkıp ona karşı çıkıyorlar… Bu tiyatro operasyonu sadece bunu ortaya çıkardığı için bile önemli bir şeydi. En azından artık biliyoruz başbakanın sanatçı dediğinde ne anlatmak istediğini…

Gaf Bakanlığı

0

Dünyada olduğu gibi bu ülkede de bakan olmak sorumluluk gerektiren bir mevki olsa gerekir. Hele iç işleri bakanı olmak, herhalde bu sorumlular içinde en sorumlulardan biri olmayı gerektirir. Sorumluluktan kastımız; halkın arasına girmek, onların derdini ve sorunlarını dinlemek ve bu sorunlara çözüm bulmak…

Enternasyonalist Öğrenci 3. Sayı: “1 Mayıs ve Öğrenci”

0

Aylık siyasi öğrenci fanzini Enternasyonalist Öğrenci’nin 3. sayısı çıktı. Dosya konusu olarak “1 Mayıs ve Öğrenci”nin seçildiği bu sayının tanıtım yazısı şu şekilde:

1 Mayıs’ta isçilerin çoğunluğu çalıştı

0

Ben üç senedir bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Malum 2009 yılında 1 Mayıs işçi bayramı AKP hükümeti tarafından resmi tatil olarak kabul edildi. Ama küçük atölyelerde çalışan işçiler ve kayıt dışı çalışan işçiler bugüne kadar bu resmi tatilden yararlanamadılar.

İşeme eğrisi

0

Bir başkadır benim memleketim!!!

Biber gazına, tazyikli suyuna

Copuna, zindanına

Bin can feda, faili meçhule…

Her köşesi pusudur

Ezilir yanar gönlüm

Bir başkadır benim memleketim..

Anadolum bir yanda, emperyalizm yaşar koynunda

Mazlumlar destan yazar dağlardaa…

Jitemine, Mitine… satılmış toprağına.

Bütün işbirlikçiler kurban benim yurduma..

Lay Lay…

Fransa’da birinci tur seçimlerinin ardından

0

22 Nisan Pazar günü ilk turu yapılan Fransa başkanlık seçimlerinde Sosyalist Parti’nin (PS) adayı Hollande %28,6 ile ilk sırada yer aldı. Hollande’ın hemen ardından ikinci sırada %27 oy oranı ile Sarkozy, üçüncü sırada ise %18 oy oranı ile Ulusal Cephe (FN) partisinin adayı Marine Le Pen vardı. Fransa solunun umudu olarak bahsedilen Sol Cephe (FG) adayı Melenchon %11, merkezci parti MODEM’in adayı Bayrou %9, Avrupa Ekoloji adayı Eva Joly %2, Yeni Antikapitalist Parti’nin (NPA) adayı Poutou %1, İşçi Mücadelesi’nin (LO) adayı Nathalie Arthaud ise %0,56 oy oranlarıyla seçimden çıktılar. Ana akım medyadaki “solun zaferi” başlıklarına yahut “faşizm yükselişte” çığırtkanlıklarına kapılmadan seçim sonuçlarını daha iyi okuyabilmek için ilk olarak katılım oranlarına, ardından oy alan partilerin hangi söylemlerle hangi tabanlardan oy aldıklarına bakmak yerinde olacaktır.

28 Şubat dindarlara karşı mı yapıldı?

0

Genelde İslam dini, özelde ise Sünni Müslümanlık, imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle yaratma anlamında daima Türkiye Cumhuriyeti’nin çimentosu olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde İslam dini, özellikle de Sünni Müslümanlık yok edilmek ya da zayıflatılmak istenen bir sosyo-kültürel unsur olmamıştır. Tam tersine din ve dindarlık kitleleri kontrol etmenin, siyasi-sosyal biat kültürünü gerçekleştirmenin güçlü bir aracı olarak görülmüş ve kullanılmıştır. Kemalist kurucu kadroların politik pratiği de bunu göstermektedir.

1 Mayıs 2012: “Onurlu bir iş ve onurlu bir yaşam koşulları için, karanlığın perdesini yırtalım!”

0

İstanbul Taksim’de 1 Mayıs, bu yıl da yüz binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. İşçi Cephesi olarak kortejimiz, saat 9’dan itibaren Şişli kolunda toplanmaya başladı. Kapitalizmin krizinin derinleştiği ve hükümetin emekçilere dönük saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde, kortejimiz bu yıl da, “onurlu bir iş ve onurlu bir yaşam koşulları” talebini ön plana çıkardı.

İşçi Cephesi’nin 1 Mayıs etkinliği onurlu bir iş ve onurlu bir yaşam şiarıyla gerçekleşti

0

1 Mayıs öncesinde İşçi Cephesi olarak, onurlu bir iş onurlu bir yaşam, şiarıyla toplandığımız etkinliğimize, “Neden 1 Mayıs’a gitmeliyiz?” sorusu ile başladık.

Türkiye’nin 2011’de Çin’in ardından en çok büyüyen ülke olması, dünyanın en zenginleri arasında daha fazla Türk patronunun bulunması, ekonomik büyümenin artması, gerçekten büyüdüğümüzün bir kanıtı mı?

Avrupa’da Kurtlar Savaşı

0

Dört yıldan beri derin ekonomik krizin içinden çıkamayan Avrupa Birliği’nde, “istikrar” yanlısı Ricardocular (Merkel-Sarkozy) ile “büyümeci” Keynesçiler (Monti-Hollande) arasında sıkı bir mücadele sürüyor. Sosyalistlerin dikkatle izlemeleri ve olası sonuçlarını kestirebilmeleri gereken bir çatışma bu. İstikrarcılar, “piyasalara” (yani uluslararası spekülatörlere) güven verebilmenin yegane yolunun bütçe dengesi olduğunu, bu nedenle tüm kamu harcamalarında kısıntılara gidilmesini, ekonomik büyümenin ve yeni iş alanlarının açılmasının ancak bundan sonra gelebileceğini savunuyorlar. Almanya başbakanı Merkel’in önderliğindeki bu kesim şu anda AB içinde egemen durumda ve kemer sıkma politikalarını tüm Birlik ülkelerine dayatıyor. Büyümeciler ise, ekonominin yeniden canlandırılabilmesinin ve işsizliğin azaltılabilmesinin formülünün, kamu yatırımlarının hızlandırılması olduğunu savunuyorlar. Pekiyi, bu yatırımlar için parayı nereden bulacaklar? Diyorlar ki: mali piyasalara işlem vergisi koyalım ve dış borçlanmadan (yani kamu açıklarından) bu denli kaçınmayalım.

Hükümetin baskılarına rağmen birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs hazırlığı

0

Son iki yıldır İstanbul’da tüm sınıf güçlerinin katılımı ile Taksim’de gerçekleştirilen 1 Mayıs mitingine bu yıl ilk darbeyi İstanbul’da 1 Mayıs’a katılmayacağını açıklayarak Türk-İş bürokrasisi vurmuş bulunuyor.

Türk-İş bürokrasisi, sendikaların sonunu getirecek olan Toplu İş İlişkileri Yasası’nın ve hükümetin işsizlik ve yoksulluk saçacak olan istihdam projesinin gündemde olduğu dönemde ciddi şekilde direniş kırıcı bir rol üstlenmiş bulunuyor.

Türk-iş’in açıklamasına göre, Türk-İş, Kamu-Sen, Birleşik Kamu-İş İzmir’de, Hak-İş ve Memur-Sen ise Ankara’da 1 Mayıs’a katılacaklar.

Direnişteki Hey Tekstil işçileri ile dayanışma şenliği

0

Toplu işten çıkarmayla işlerini kaybeden üstelik fabrikanın kapatılmasıyla haklarını alamayan Hey Tekstil işçileri, haklarını alabilmek için direnişlerini sürdürüyorlar. Geçtiğimiz hafta direnişleri polis zoruyla sonlandırılmak istendi ancak onlar her türlü baskı ve zorluğa karşı oldukça kararlılar ve bunun için de bir dayanışma kampanyası örgütlemiş durumdalar.

Hatay: Suriyeli muhalif aktivistler Saib ve İsa ile görüşme

0

İşçi Cephesi olarak 14-15 Nisan tarihlerinde Hatay’da Suriyeli aktivistlerle görüştük ve Reyhanlı’daki Bohşin mülteci kampını ziyaret ettik. Aşağıdaki röportaj, Suriye devrimine aktif olarak katılan ve daha sonra devlet terörü nedeniyle ülkeden kaçmak zorunda kalan Muhammed İsa ve Cemil Saib’le Hatay’da gerçekleştirildi.

Hey Tekstil işçilerine polis saldırısı

0

Direnişlerini Li Fung fabrikası önünde sürdüren Hey Tekstil işçilerine, bu sabah çevik kuvvet ekipleri müdahale etti. İşçiler, iflas göstererek fabrikasını kapatan Hey Tekstil’e ödemesi olan Li Fung firmasının, ödemeyi Hey Tekstil yerine kendilerine yapmaları talebiyle, bir süredir direnişlerini Li Fung firması önünde sürdürüyorlar.

1 Mayıs 2012: Güvenceli iş, onurlu bir yaşam istiyoruz!

0

Dünya çapında patlak veren küresel mali kriz, patronlar sınıfı tarafından hazırlanan reçetelerle atlatılmaya çalışılıyor. Bu reçeteler, onların hizmetindeki işçi düşmanı hükümetler tarafından, çalışma koşullarının kötüleştirilmesi, elimizde son kalan sosyal hakların tasfiyesi ve onurlu bir yaşam sürmenin imkânsız hale getirilmesi üzerinden hayata geçirilirken, kriz patronlar için fırsata dönüştürülüyor. Bunun yanında dış borç ödemeleri emekçilerden alınan ağır vergi yükleri ile sürdürülüyor. Ekonomik krizin faturasını yoksulların hanesine yazanlar, baskı politikalarının güçlendirildiği bir eylem programını devreye sokmaktan da geri durmuyor. Yaşanan krizin ekonomik değil de, politik bir kriz olduğu açıktır.

Kaşıkla ver, kepçeyle al!

0

AKP, kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alan bir hükümet. On yıllık AKP hükümetleri döneminde bu hep böyle oldu. AKP döneminde tek bir örnek yoktur ki işçiye, kamu emekçisine, emekliye yapılan maaş zammının ardından mal ve hizmetlere misliyle zam yapılmamış olsun. Yani AKP kaşıkla verdiğini daima kepçeyle geri almıştır.

Kürt sorununda yeni yöntem

0

Yeni yöntem dediğimize bakmayın. KCK iddianamesinde BDP’nin kapatılmasına kadar varabilecek kimi betimlemelerin yanında, tutuklama dalgalarına ve Newroz yasağına da bakacak olursak, hükümetin esas olarak yeni olmayan -ama görece toplumsal desteğiyle birlikte çok daha ağır siyasi/sosyal sonuçlar üretebilecek- baskıcı bir yöntemde ısrarcı olduğunu söyleyebiliriz.

Enternasyonalist Öğrenci’nin 2. sayısı çıktı!

0

İlk sayısı Şubat ayında yayımlanan Enternasyonalist Öğrenci’nin 2. sayısı öğrencilerle buluşuyor. 2. sayının tanıtım yazısı, şu şekilde:

1 milyon 683 bin kişi için sadece iki sanık

0

Hacı Zengin’in polisin gaz bombası ile öldürülmesi ile, polisin yetkilerinin arttırıldığı 2007’den itibaren polis tarafından öldürüldüğü belgelenmiş kişi sayısı 111’e ulaştı. Buna karşılık 12 Eylül sürecinde kuşkulu (!) şekilde öldüğü anlaşılan kişi sayısı 300 olarak belirlenmişti.

AKP modeli ekonomik büyüme kime hizmet ediyor?

0

Önümüzde bir Türkiye tablosu var. Hep birlikte karşısına geçip şu tabloya bir bakalım! Deniyor ki Türkiye Çin’den sonra dünyada ekonomisi en hızlı büyüyen ikinci ülkedir. Üst üste ihracat rekorları kırmaktadır. Kişi başına gelirini son on yılda üç kat arttırmıştır. Çok güzel! Lakin buna mukabil Türkiye’nin dış borcu da son on yılda üç kat arttı. İthalat yani aldığı sattığının çok çok üstünde gerçekleşti. İşsizlik, büyüdüğü söylenen ekonomiye rağmen, azalmadı. Kayıt dışı ekonomi ve istihdamda anlamlı bir gelişme sağlanmadı. Özelleştirmeler yoluyla kamu iktisadi kuruluşlarının neredeyse tamamı satıldı ve/veya kapatıldı. Bu kuruluşlarda çalışan yüz binlerce işçi zorla emekli edildi, işsiz kaldı ya da hak ve ücret kayıplarıyla güvencesiz çalışmaya mahkûm edildi. Devlet ve belediye elinde kalan tüm mal ve hizmetler paralı hale getirildi. Emeklilik yaşının kademeli olarak 65’e çıkarılmasına karar verildi. İş yasası işçiler aleyhine değiştirildi. Çalışma şart ve koşulları, hak ve ücretler esnekleştirme adı altında tamamen sermaye lehine düzenlendi. Taşeron çalışma daha da yaygınlaştırıldı. İşçiyi tamamen korumasız kılan özel istihdam büroları devreye sokuldu. Kıdem tazminatının 2012 yılında bir fona devredilmesi ve bölgesel asgari ücret uygulaması gündemde. AKP hükümeti “güvenceli esneklik” adıyla sürdürdüğü bu emek karşıtı politikaları Ulusal İstihdam Strateji Belgesi ve Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı düzenlemeleriyle sendika, grev, toplu sözleşme gibi en temel işçi haklarına kadar yaygınlaştırma peşinde…

Suriye devrimiyle uluslararası bir dayanışma toplantısı için çağrı

0

Tunus’ta patlak veren ve Suriye de dahil olmak üzere, bütün Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yayılan devrimin başlangıcından bugüne bir yılı aşkın süre geçti. Bu süreçte, Bin Ali, Mübarek ve Kaddafi devrilirken, kendileriyle beraber AB ve ABD destekli kanlı diktatörlüklerini de götürdüler. Suriye’de olup bitenler ise gösteriyor ki devrim, en kritik aşamalarından birinde. Beşar Esad, halkını katletmeye devam ederken küresel güçler bu durumdan istifade etmeye çalışıyor. Bu sebeple, bütün politik örgütleri, sendikaları ve kitle örgütlerini acımasız bir diktatörlükle mücadele etmekte olan Suriye halkıya dayanışmaya çağrıyoruz. Ayrıca, Suriye’deki güncel durumu tartışmak ve Suriye devrimiyle bir dayanışma kampanyası örgütleyebilmek adına 1 Mayıs’ta Regueb kentinde gerçekleştirilecek olan uluslararası toplantıya davet ediyoruz.

Hey Tekstil işçileri dayanışmaya çağırıyor

0

Direnişinizin 60. günündesiniz, bu süreci bize aktarabilir misiniz?

R.Ç:
İşçiler maaşlarını isteyince, patron zarar gösterip fabrikayı kapatmakta buldu çözümü, tabi bu arada biz çıktıktan sonra patron, başkalarını getirip çalıştırdı fabrikada ama şu an, fabrikada makineler de kalmadı, her şeyi kaçırdılar. Aslında kaçırılan makinelerden bir tanesi bile, yaklaşık 700-800 milyon lira, burada çalışan insanların bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir durumda, ama patron kendi çıkarları uğruna bunları kaçırmak istedi ve yaptı.

“Ölümüne büyüyoruz!”

0

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİGM) hazırladığı raporlara göre yılbaşından bu yana, 59’u Mart ayında olmak üzere, en az 104 işçi iş cinayetine kurban gitti. En çok işçi ölümlerinin yaşandığı sektörlerin başında inşaat, enerji ve maden geliyor. İş çinayetinde hayatını kaybeden işçilerin sayısı o kadar arttı ki, neredeyse her gün ölen ve/ya yaralanan işçilerin haberleri geliyor. Yeri gelmişken, yukarıdaki rakamların sadece basına yansıyan ölümlerin kayıt altına alınmasıyla elde edilen sayılar olduğunu ve esas rakamların çok daha korkunç boyutlarda olduğunu hatırlatalım. 11 Mart’ta İstanbul Esenyurt’ta bir inşaatın şantiyesinde işçilerin barındığı çadırlarda çıkan yangın sonucu 11 işçinin hayatını kaybetmesi de buzdağının görünen yüzü. Başbakan Erdoğan bu toplu ölümden oldukça etkilenmiş ve kızmış olacak ki, olayın ardından grup toplantısında şu açıklamayı yaptı :

Cihan artık özgür, ama…

0

“Cihan’ı almaya gidiyoruz” demiştik . Arkadaşımızı onların elinden aldık. Başarmış olmanın mutluluğu tarif edilemez. Fakat, sürece dair birkaç söz söylemek yerinde olacaktır. Zira; süreç henüz bitmedi, Cihan henüz beraat etmiş değil, operasyonlar ve tutuklamalar ise hâlâ devam ediyor.

“Çocuklarıma borç bırakmak istemiyorum!”

0

Görgü tanıklarının ifadesine göre, bu sabah saat 9 sularında Syntagma Meydanı’nda yaşamına son veren 77 yaşındaki emekli eczacı Dimitris Christoulas, silahını kendine doğrultmadan önce öfkesini bu şekilde dile getirdi. Christoulas’ın üzerinde bulunan mektupta şunlar yazıyordu :

“Şiddet Yasası” Yürürlüğe Girdi!

0

31 Ocak tarihinde bakanlar kurulunda imzaya açılan “Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair Yasa Tasarısı” yahut son ismiyle “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa Tasarısı” 20 Mart tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayıyla yürürlüğe (resmen) girdi. Hükümetin ikiyüzlü tavırlarına süreç zarfında hep beraber tanık olmuştuk. 8 Mart tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan ve adeta medyada ve sürecin aktörleri tarafından da kadınlara devlet tarafından verilecek bir “armağan” olarak sunulan bu yasa tasarısı, özünde kadınlar için bir “armağan” değil, kadınları aile kurumuna ve şiddeti uygulayan erkeğin beyanına ve boyunduruğuna bağlı kılmanın meşru zeminini hazırlıyordu.

4+4+4: Eğitimde neoliberal yeniden yapılanma süreci

0

Neoliberal politikaların taşıyıcılığını üstlenen AKP hükümeti, Türkiye’deki eğitim sistemini kapitalizmin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirmek istiyor. Burjuvazinin ihtiyaçlarına göre biçimlenmesi hedeflenen eğitimde değişiklik üniversitelerde Bolonya Süreci ile devam ederken, ilk ve orta öğretimde 4+4+4 şeklinde formüle edilen eğitim sistemi ile derinleştiriliyor. Bu yeni formül öncelikle ve sadece dini değil, etnik ve sınıfsal eşitsizliklerin derinleştirilmesini de kaçınılmaz hale getiriyor.

Yargının cinsiyeti belli! Erkek…

0

Siirt’te 4 kız çocuğuna, Mardin’de N.Ç.’ye uygulanan cinsel saldırı, Bartın’da 14 yaşındaki kız çocuğunda yinelendi! N.Ç. 2002 yılında 13 yaşındayken Mardin’de çoğu kamu görevlisi olan 26 kişinin tecavüzüne uğramıştı. Bu defa da benzer bir haber Bartın’dan geldi. 14 yaşındaki kıza 18 kişinin tecavüz ettiği belirlendi. Savcılık daha en baştan rıza var dedi!

Özel İstihdam Büroları’nın gerçek yüzü!

0

AKP hükümetinin 2023’ü hedef gösterirken, önüne koyduğu amaçlardan şüphesiz en önemlisi ve işçi sınıfını en derinden etkileyecek olanı Ulusal İstihdam Stratejisi Belgesi. 2009 ve 2010 yıllarında Çalışma Bakanlığınca düzenlenen iki ayrı çalıştayda detaylı olarak düzenlenen bu projenin temelleri aslında çok daha öncesinde yatıyor.

Newroz ve Sınıf Dayanışması

0

Newroz, direnişin özgürlüğün bayramı. Bu yıl Newrozu 18 Mart’ta kutlamak istedi BDP’liler. Çünkü pazar günü tatil, katılım daha fazla olur diye düşünüldü. AKP ise “Olmaz!” diye diretti. Halbuki geçen yıl da 21 Mart’a denk gelmemişti, sorun yaratılmamış ve Newroz tüm Türkiye’de coşku ile kutlanmış ve sorun yaşanmamıştı.

Merhaba

0

Özel bir bankada müşteri temsilcisi olarak çalışıyorum. İnsanların genelde çalışma ortamının rahatlığına imrendiği sektörlerden biri olması nedeniyle iş ortamımdan bahsetmek istedim.

İşkence Pozantı’da başladı, Sincan’da devam ediyor!

0

Cezaevinde, devletin koruması altında olması gereken mahkumlar cezaevlerinde taciz, tecavüz, darp gibi olaylara maruz kalıyor. Geçtiğimiz günlerde Pozantı Cezaevi’nde çocuk mahkumlara taciz ve tecavüz edildiğine dair iddialar gün yüzüne çıktı. Bu iddialar doğrultusunda devletin iddiaların doğruluğunu araştırması beklenirken devlet, çare olarak çocukların Pozantı Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne nakledilmesi yoluna başvurdu.

Sivas Davası zaman aşımından düştü, katliamcı zihniyet hâlâ yaşıyor

0

Sivas Davası 13 Mart’ta zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle düşürüldü. 7 sanıklı ek davada 2 kişi artık hayatta değil ve 5 kişi serbest. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Dündar Örsdemir kararında “İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz ancak bu suçu işleyenler kamu görevlisi değil sivil oldukları için davanın düşmesine karar verildi” dedi.

ODTÜ başkaldırıyor!

0

ODTÜ’de 29 Mart Perşembe günü “Eşitlik, Özgürlük, Adalet için Başkaldırıyoruz” pankartı ile tutuklu öğrencilerin günden güne daha da artmasını ve 4+4+4 eğitim sistemini protesto eden yaklaşık 200 kişilik ODTÜ öğrencisi Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Binası’na yürümek istedi.

İspanya’da Genel Grev yeni bir mücadele dönemi başlatıyor

0

29 Mart günü İspanya’da sanayinin yüzde 85’i; 10’dan az işçi çalıştıran küçük işletmelerin yarıdan fazlası; dükkân, kafeterya gibi işyerlerinin önemlice bir bölümü kapalı kaldı. “Asgari servis” olarak öngörülen saatlerin ve miktarın dışındaki tren, metro ve otobüs hizmetleri ile hava ve deniz taşımacılığı tamamen durdu. Başta Madrid, Barcelona, Valencia ve Sevilla gibi büyük kentler olmak üzere yüzlerce yerleşim yerinde düzenlenen sokak gösterilerine 10 milyonun üzerinde emekçi katıldı. Özetle, Franco sonrası İspanyası’nda düzenlenen sekizinci genel grev gerçek bir başarıya ulaştı, hükümete ve işveren örgütlerine karşı işçi sınıfı pazularını sıkmakta olduğunu gösterdi.

Suriye’nin Sahte Dostları İstanbul’da buluşuyor

0

“Suriye’nin Dostları” grubunun ikinci toplantısı 1 Nisan’da İstanbul’da gerçekleşiyor. Başını ABD, AB, Arap Birliği ve Türkiye’nin çektiği “Suriye’nin Dostları”, BM Güvenlik Konseyi’nde gündeme getirilen yaptırım kararının Rusya ve Çin tarafından veto edilmesinin ardından kuruldu ve ilk toplantısını geçtiğimiz ay Tunus’ta gerçekleştirdi.

Humus’tan mektup

0

Suriye devriminin merkezi noktalarından biri olan Humus’un Devrimci Konseyi, İspanya’dan Lucha İnternacionalista ile birlkte Türkiye’den İşçi Cephesi ve Tunus’tan Arjantine birçok devrimci parti ve sendikanın imzaladığı Suriye devrimiyle dayanışmaya dönük mesajına bir yanıt gönderdi. Esad rejiminin vahşi saldırısının devam ettiği, öte yandan emperyalizmin yaşanan gelişmeleri bölgeye müdahale girişimleri için kullanma gayretinde olduğu bu kritik dönemde Uluslararası Birlik Komitesi olarak, Suriye halkının devrimci mücadelesine destek vermeye devam edeceğiz.

Cihan artık özgür!

0

“Cihan’ı almaya gidiyoruz” demiştik . Arkadaşımızı onların elinden aldık. Başarmış olmanın mutluluğu tarif edilemez. Fakat, sürece dair birkaç söz söylemek yerinde olacaktır. Zira; süreç henüz bitmedi, Cihan henüz beraat etmiş değil.

Yunanistan – Leta Zotaki ile Kilkis Hastanesi İşgali üzerine

0

Yunanistan işçi sınıfı ve emekçilerinin kriz karşısında kendilerine ödettirilen bedellere karşı mücadeleleri günden güne olgunlaşırken, geçtiğimiz ay Kilkis Hastanesi çalışanları önemli bir direnişe öncülük etti. Doktorlar, hemşireler ve işçilerden oluşan 250 kişi sağlık sisteminin paralı hale gelişine, ücretlerindeki kesintilere ve çalışma şartlarına hayır demek için çalıştıkları hastaneyi üç hafta süreyle işgal etti. Tahmini zor olmayan, devletin baskı ve yıldırma yöntemleri sonucunda şimdilik “askıya alınan” bu önemli direniş, sunduğu yol ile diğer hastanelere de ilham vermeye başlamış durumda. Bu deneyimi ve bu deneyim etrafından Yunanistan’daki politik durumu ve gelişmeleri direnişin öncülerinden, genel işçi meclisleri üyesi ve Kilkis Hastane Doktorları Sendikası (E.N.I.K) Başkanı Leta Zotaki ile değerlendirdik. – İşçi Cephesi

Newroz iktidarların değil halklarındır!

0

Benimsin sen ey beyrut!
benimsin
halkımın kanayan yarası,
analarımın akan gözyaşısın.
benimsin sen ey beyrut!
benimsin..(*)