Ana Sayfa Blog Sayfa 102

Apartheid’in* iki yüzü: siyah ve beyaz

0

1994’te Apartheid’ın devrilmesiyle iktidara gelen ANC (Afrika Ulusal Kongresi) ve Apartheid rejimine karşı yürütülen mücadelede “demokrasi kahramanı” haline gelen Mandela’nın “gökkuşağı toplumunu yaratma” vaadi liberal çevrelerce Türkiye’ye de model olarak sunulmuş, 11 resmi dilin bulunduğu Güney Afrika Cumhuriyeti (GAC), kimi zaman oryantalist zihinlerle de harmanlanarak gıptayla izlenir olmuştu. Afrika’nın iç savaşlar, kıtlık ve salgınlarla belirlenen sosyal ve politik atmosferinde GAC’ın görece istikrarlı görünümünün ardında yatan çelişkiler, son olarak Marikana’da gerçekleşen ve en az 45 işçinin ölümüyle sonuçlanan katliamla dünyanın gündemine oturdu.

Solun Suriye ile imtihanı

0

2011’in Mart ayında başlayan Suriye’deki halk ayaklanması, bir buçuk yılı geride bıraktı. Barışçıl ve kitlesel protesto gösterileri biçiminde başlayan ayaklanmayı, rejimin katliamlarla bastırmaya çalışması ve barışçıl muhalefete hiçbir şekilde hayat hakkı tanımaması sonucunda isyan bir silahlı ayaklanmaya dönüştü ve mücadele bir iç savaş biçimini aldı. Devrim sürecinin giderek uzaması ve silahlı bir ayaklanmaya dönüşmesi ise, sosyalist harekette Suriye’deki sürece başından beri temkinli yaklaşan kesimlerin veya daha baştan Esad-yanlısı tutum alan kesimlerin yaşadığı bilinç bulanıklığını ve savrulmayı daha da artıran etkenler oldular.

DHL’de sendikalaşma mücadelesi ve direniş devam ediyor

0

Alman sermayeli uluslararası taşımacılık sendikası Dalsey Hillblom Lynn (DHL)’in -adını kurucu patronlarının isimlerinden almıştır- Türkiye kolunda sendikalaştıkları için işten atılan işçilerin direnişi iki buçuk ayını doldurdu.

Haklarımıza “ileri demokrasi” darbesi!

0

Geçtiğimiz ay, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) “11 yılın en düşük işsizliği”ni yaşadığımızı müjdeledi. Mayıs 2012 dönemi işsizlik rakamlarını açıklayan TUİK, Türkiye genelinde işsiz sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 278 bin kişi azalıp istihdamın arttığını duyurdu.

2020 Türkiye Olimpiyatları: “fatura halka”

0

Olimpiyatlar evrensel barışın, sporla buluştuğu bir şölen, gösteri olmalı. Ama bunun böyle olmadığını Londra olimpiyatlarında gördük. İnsanların zorla yaşadığı yerlerden tahliye edildiği, sermayenin kâr adına her yeri dönüştürdüğü, olimpiyatlar yüzünden turistler için yalıtılmış alanların oluşturulduğu ve sözde güvenlik zaaflarını bahane ederek halka karşı baskı araçlarının, barışı ve üstün spor anlayışını savunan olimpiyatlar tarafından İngiltere, Londra’ya geldiğini, getirildiğini görüyoruz.

1 Eylül ve gerçek barış güçleri kimlerdir?

0

2012 yılının ilk yarısında dünya genelinde savaş sonucu yaşamını yitirmiş kişi sayısı 30 bin dolaylarında. Bunlar yalnızca resmi rakamlar ve kayıtlara alınmamış ölü, yaralı ve kayıp sayıları ise meçhul.

Kadınlara çağrı, rahim hikayelerimizi anlatıyoruz!

0

Kürtaj Haktır, Karar Kadınların Platformu kadınları son birkaç ayda yaşanan kürtaj yasağı, fişleme, sezaryen deneyimleri üzerinden devletin kadın düşmanlığını ifşa etmeye çağırıyor.

Şili’de öğrencilerin mücadelesi sürüyor

0

Eğitimin sermayenin ihtiyaçları doğrultusundaki dönüşümü, eğitimdeki birçok kesintiyi ve harç zamlarını beraberinde getirmişti. Şili Santiago Üniversitesi’nde başlayan protestolar bugün tüm ülkeye yayılmış durumda. Hükümet, öğrencilerin taleplerine kulaklarını tıkamış ve bildiğini okumakla meşgul, tek yaptığı bakan değiştirmek. Şu ana kadar üç eğitim bakanı değişti. Şili öğrenci hareketinin 2011 yılının son günlerinde yapılan FECH (Şili Üniversite Öğrencileri Konfederasyonu) başkanlık seçimleriyle yeni bir boyut kazandığını söylemek abartı olmaz. Şili Komünist Partisi üyesi olan Camila Vallejo’nun başkanlığa yeniden seçilememesi, Şilili öğrencilerin uzlaşmacı çizgiden daha radikal bir çizgiye doğru yönelmek ve neoliberal baskıya karşı sonuna kadar direnmek istemelerinin bir ifadesiydi şüphesiz.

4+4+4’le gerçekte hedeflenenler

0

AKP hükümetinin hazırlayıp dayattığı 4+4+4 eğitim sistemi bu sene ilk defa uygulanacak. Yeni sistemle beraber öğrencileri ve öğretmenleri yeni sorunlar bekliyor. 4+4+4 ile okula başlama yaşı 66 aya düşürüldü ve şu anda yapılan kayıtlarla bazı okullarda en az 80 kişilik sınıflar oluşmuş durumda. Üstelik Türkiye’de halihazırda 300 bini aşkın işsiz öğretmen varken sınıf öğretmenliğinin 4 seneye düşmesiyle Milli Eğitim Bakanlığı 29 bin 103 sınıf öğretmenin ihtiyaç fazlası olduğunu açıkladı. Görünen o ki, yetersiz okul sayısı, 5.5 yaşındaki çocukların yaşayacağı pedagojik problemler, işsiz kalan öğretmenler hükümetin umrunda değil. Bakan Ömer Dinçer’in ağzından, yeter ki “dünyayla rekabet edebilelim, eğitim sistemimiz demokratikleşsin, esnekleşsin”…

Hizmet sektörü – Kara listede adın yazılı!

0

Ben bir özel istihdam bürosunda çalışıyorum. Her gün tanık olduğum şey, aslında okurken belki çoğumuz için satırlardan ibaret olan oyunların gerçekliği. Duysam, komplo teorisi olduğunu düşüneceğim, hatta belki de inanmayacağım olayları görüyorum. Müşteri olan firmalara eleman ‘satmak’ için telefonda insanlara söylenen yalanlar, bir bakıyorsunuz ki performansınızın bir parçası oluvermiş. Yalan söylerken en başarılı olanın, yanakları kızarmayanın performansı iyi oluyor. Her gün, daha güvencesiz, daha esnek çalıştırmak için yaratıcılığını zorlayan sistemin bir parçası… Öyle ki işten atılanların işe iade davasıyla hak aramalarına engel olmak için verilen sözde hizmet, insana değer vermek sayılıyor.

Tekstil sektörü – Bedavaya mesai!

0

Ben tekstil atölyesinde çalışan bir işçiyim. Çalıştığım yer küçük bir atölye. Bayramdan önce iki hafta mesai yaptık, 21-23 saat kadar sürdüğü oldu bu mesailerin. Fakat aslında biz mesai yapmıyor, telafi çalışması yapıyormuşuz. Patron başka bir firmadan -yani her zaman çalıştığımız firmadan değil- iş almış. Adedi yüksek ama fasonu düşük. İşsiz kalmamak için almış. Tabii biz bunu hafta sonu öğrendik.

Hizmet sektörü – Patrondaki açgözlülük

0

Merhaba. Ben hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. İşçiler olarak benzer sömürü koşulları altında çalışıyoruz. Ben de bir işçi olarak kendi işyerimde yaşadığım sorunlardan bahsetmek istiyorum.

Sezaryen: Kadının bedeni, başbakanın kararı

0

“Bunların milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu biliyoruz.”

Başbakanın sezaryen ve kürtaja ilişkin bu cümlesi tarihe geçer mi bilemiyoruz, ama yasada bir şekilde yerini almış durumda. Kimler, nasıl, ne amaçla “milleti” silmek için sinsice planlar kuruyor tam anlamıyoruz ama birtakım sinsi planlar bozguna uğratılıyormuşçasına Temmuz ayında sezaryanla doğum yapmayı zorlaştıran yasa değişikliği hızla mecliste onaylandı.

Yeni dönemde gençliği neler bekliyor?

0

Hükümet, yaz başlangıcından itibaren saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. Bütün sektörler gibi eğitim de bundan nasibini almış bulunuyor. Öncelikle bu saldırıları birbirlerinden ayırmamak gerekiyor. İşçilerin elindeki tek yasal mücadele aracı olan grevi yasaklamak ve “Ekonomide etkisi olan sektörlerde, kimse kusura bakmayacak, grev yasağı olacak” diyen Başbakan yardımcısı Ali Babacan’ın tavrı ile yeni Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde boykotun, işgalin ve protestonun yasal bir suç sayılmasının, mücadeleleri tasfiye etme çabası yönünde bir paralellik izlediği bariz. Hükümet her adımını önceden planlıyor. Neoliberal uygulamalarını şiddetlendirdikçe, bu uygulamaların doğuracağı mücadeleler silsilesinin de bir an önce önüne geçmeye uğraşıyor. Patronlar için fabrikalarda ve eğitim kurumlarında sermayeye yer açarken, haklarımızı talep etmeyi illegalleştiriyor.

Sınıf mücadelesi karşısında ilan edilmemiş ittifak: Esad-Merkel-Chavez Cephesi

0

Bugünlerde bu üç adı bir araya getiren ortak özellik, her birinin uluslararası sınıflar mücadelesinde bölgesel etkilere yol açan kitle mücadelelerini bastırabilmek ve/veya saptırabilmek için yoğun bir çaba içinde olmaları. Henüz ABD’nin denetiminde sürmekte olan emperyalist dünya düzeninin emekçi halkların mücadelesiyle sarsılmasını önleyebilmek için, sanki bu üç lider bir kader birliğine girmiş gibiler. Ama kitlelerin mücadelesini bastırmak derken sadece Beşar Esad’ın kendi halkı üzerinde uyguladığı katliamlardan söz etmiyoruz; ne de Merkel önderliğindeki Avrupa burjuvazisinin sendikalar ve işçi hareketine yönelik giriştiği karşıdevrimci “reformlardan” ya da Chávez’in paralı katillerinin sistematik olarak devrimci sendikacıları kurşunlamalarından. Emekçi yığınlar bu tip saldırılar karşısında kendilerini bir şekilde savunmanın yolunu bulabilirler; ama daha da tehlikeli olanı, burjuvazinin ve diktatörlük rejimlerinin bu saldırganlıklarını ideolojik-politik söylemlerle meşrulaştırıyor olmaları. Bu noktada sınıf mücadelesinin politik bilinç berraklığına ihtiyacı var. Önümüzdeki mücadeleler dönemi bunu gerektiriyor.

Polis cinayetleri ve biber gazının sağlığa faydaları

0

Geçtiğimiz günlerde sıradan bir trafik kazası sırasında polis silahını ateşledi ve bir genç hayatını kaybetti. Bu olay İzmir’de yaşandı. Sebep ne olursa olsun silahsız üç genç ve silahına davranan polis manzarası, “İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?” dedirtiyor insana. Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nda yapılan değişikliklerle bu infazlar daha da arttı. Pervasızca cinayetler işleniyor, savunmasız insanlar polis kurşunuyla hayatını kaybediyor. Polisin kullandığı orantısız güç, AKP iktidarı tarafından 10 yıldır adeta teşvik edilir duruma geldi.

Bölünme korkusu mu, devrim umudu mu?

0

Birinci Körfez Savaşı’na ön gelen süreçte, 21 Ağustos 1990 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haberde, savaşın kaçınılmazlığını gören Ankara’daki Türk diplomatik çevrelerinin “Saddam gitsin, Baas kalsın” şeklinde bir politik çizgiyi benimsedikleri belirtiliyor. Bunun gerekçesi yine habere göre “Bölgedeki Kürt unsurunun kaygı yaratıyor” olması.

BEDAŞ direnişi 96. gününde

0

İki ay boyunca maaşlarını alamadıkları için Enerji-Sen’de sendikalaşan ve ‘iş edimini yerine getirmeme’ hakkını kullanan 120 taşeron BEDAŞ işçisi, işveren tarafından hukuksuz bir şekilde işten çıkarılmıştı. BEDAŞ yönetiminin sendikalaşmaya ve işçilerin haklarını aramasına karşı aldığı bu net tavra işçilerin cevabı tam 96 gün önce direnişe geçerek cevap vermek olmuştu.

WIVP’den “Marikana Katliamı’nı” protesto mitingine çağrı

0

Güney Afrikalı Troçkist örgüt İşçilerin Uluslararası Öncü Partisi’nin (WIVP) 16 Ağustos 2012′ de Marikana’da gerçekleşen katliamla ilgili olarak yayınladığı bildiriyi okurlarımızla paylaşıyoruz ”

Madencilerin katledilmesini protesto için bugün (17 Ağustos) saat 15.00’da parlamento önünde gerçekleştirilecek gösteriye yapılan çağrıyı destekliyoruz.

DHL direnişinde 62. gün

0

Sendikalaşma faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan DHL lojistik firması işçileri, Gebze ve Kıraç depoları önünde direnişlerine devam ediyor. 15 Haziran’dan bu yana direnen 18 işçi; işveren, TÜMTİS’i kabul edinceye ve atılan işçileri geri alıncaya kadar direneceklerini dile getiriyorlar.

Venezuela’da işçi sınıfının adayı Orlando Chirino için uluslararası destek çağrısı

0

7 Ekim’de Venezuela’da başkanlık seçimleri gerçekleşecek. Bu seçimde iki güçlü aday bulunuyor: PSUV’un (Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi) adayı Başkan Hugo Chavez ve geleneksel sağ güçleri temsil eden MUD’un (Demokratik Birlik Masası) adayı Henrique Capriles.

Çapa Tıp Fakültesi’nde iş cinayeti!

0

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde dün (31.07.2012) bir iş cinayeti gerçekleşti. Serkan Korucu adlı, 1976 Sinop doğumlu işçi dün 15.00’te Çapa, Mono Blok 6. Kata klima takmak için gelmişti. Ancak hastanenin iş güvenliği şartlarının sağlanmamış olması nedeniyle Serkan Korucu klimayı takarken 6. kattan düşerek hayatını kaybetti. Olay sonrası yapılan “incelemeler” sonucu ise, ölüm kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak girdi.

Çapa’da müdahaleye rağmen direniş sürüyor!

0

Çapa’da taşeron işçileri ücret kesintilerine karşı kadro talebiyle 5,5 aydır direnişlerini sürdürmekte. Şu ana kadar hastane yönetimi işçileri yıldırmaya dönük birçok yolu denemişti. Bu seferki hedef ise direniş çadırı oldu. Direnişin 163. gününün sabahı saat 05.00 sıralarında başhekim yardımcısı ve dekan yardımcısının kontrolü eşliğinde, çevik kuvvetin direniş çadırının etrafını çevrelemesinin ardından hastane özel güvenliği ve sivil polisler direniş çadırını söküp içindeki tüm eşyaları da toplayarak götürdüler.

HEY Tekstil direnişi 172 gündür devam ediyor

0

HEY Tekstil işçileri, 172 gündür direnişlerini başta fabrika önünde olmak üzere seslerini duyurabildikleri her yerde sürdürmekteler. 400’den fazla işçi 9 Şubat günü haksız bir biçimde atılmalarınının yanında, 3 aylık maaşları ve kıdem tazminatları da gasp edilmişti. HEY Tekstil işçileri en son 29 Temmuz günü Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda eylem yaparak, direnişlerine ihtiyaç duydukları desteği tekrar dile getirdiler.

BEDAŞ işçileri direnmeye devam ediyor

0

Taşeron işçiliğin yasak olduğu enerji sektöründe 70 gündür direnen taşeron BEDAŞ işçileri, mücadelelerine devam ediyor. Enerji-Sen’de örgütlenen işçiler, maaşlarının eksik ve geç ödenmesine karşın yasal haklarını kullanarak iş bırakma eylemi gerçekleştirmişler ve yasadışı bir şekilde taşeron işveren tarafından işten çıkartılmışlardı. Bunun üzerine Enerji-Sen yönetimi ve BEDAŞ işçileri direnişe geçme kararı aldılar ve 70 günü aşkın bir süredir mücadelelerini sürdürüyorlar.

DHL’de sendikal haklar için direniş başladı

0

TÜMTİS (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası)’in DHL’de başlattığı sendikalaşma mücadelesine karşı, işveren 15 Haziran’dan bu yana ilk olarak Esenyurt-Kıraç lojistik deposundaki 4 işçi olmak üzere, bu zamana kadar 18 işçiyi işten attı ve içeride mücadeleyi sürdüren işçilere karşı baskıyı her gün daha da artırmakta. Sürdürülen mücadele, geçmişteki UPS deneyiminin ışığında, DHL’de örgütlü mücadeleyi sağlamak, taşeronlaşmayı engellemek, atılan işçilerin geri alınması ve grevli toplu iş sözleşmesi talepleri üzerinden sürdürülüyor.

Mısır’da istikrar arayışı: Ne pahasına?

0

Mısır’da Haziran ayında gerçekleşen başkanlık seçimlerini Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi kazanmıştı. Seçimlerin ardından Mursi’nin, parlamentonun toplanması adına adımlar atması, Mursi ile Yüksek Askeri Konsey (YAK) ve Anayasa Mahkemesi arasında çekişmenin başlamasının da öncülü oldu. Bilindiği gibi, kitle seferberlikleri sonucu eski başkan Hüsnü Mübarek’in devrilmesi sonucu YAK yönetimi ele geçirmişti. İlk etapta YAK halkın görece desteğini kazanmıştı ancak kitleler taleplerinin gerçekleşmediğini görüp “İkinci devrim!” sloganıyla tekrardan Tahrir meydanını doldurduğunda bu destek de sorgulanmaya başlamıştı.

Suriye: Ortadoğu devrimi yeni bir boyut kazanıyor

0

18 Temmuz 2012 tarihinde, Suriye başkenti Şam’da düzenlenen bombalı saldırı, Esad rejiminin geleceği açısından kritik bir yol ayrımına gelindiğinin işareti olarak okunabilir. Zira Şam’daki ulusal güvenlik binasına düzenlenen saldırı, yalnızca Esad rejiminin en stratejik isimlerinin hayatını kaybetmesine yol açmadı ama aynı zamanda, yaklaşık 16 aydır diktatörlük rejimine direnen Suriyeli kitleler karşısında, Esad rejiminin ciddi bir kırılganlık kazandığı bir anı temsil etti. Söz konusu saldırının ardından, emperyalist müdahaleciliğin de etkisiyle uzatmalı bir karakter kazanan Suriye devrimi yeni ve belirleyici bir dönemece girmiş oldu.

Hükümetin bir planı var, ya emekçilerin?

0

İktidarı boyunca AKP hükümetinin en güçlü kozları “Komşular ile Sıfır Sorun” politikası ve demokratikleştirme iddiası idi. Bugün ise Ortadoğu politikası iflas etmiş, demokrasi makyajı akmış, yeni politik dengeler karşısında tutum ve taktik belirleme telaşında bir hükümetle karşı karşıyayız. Ancak bu telaş yanıltıcı olmasın. Hükümetin tüm iktidarı boyunca kendi adına en başarılı işi ve bundan sonrası için de iktidar iddiasını canlı tutan en önemli dayanak temsil ettiği sınıfın çıkarlarını istikrarlı bir şekilde koruması oldu ve olmaya devam ediyor.

Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldı mı?

0

Ergenekon, Şike, Balyoz gibi meşhur davaların görüldüğü olağan üstü yetkilerle donatılmış Özel Yetkili Mahkemeler, 1 Temmuz Pazar günü Meclis Genel Kurulu’ndan, “3. Yargı Paketi” uyarınca geçen bir önerge ile kaldırılarak bu tür davaların bundan sonra Ağır Ceza Mahkemeleri’nde görülmesine karar verildi.

Cenaze alayımıza eşlik etmek için değil, faşizmi ezmek için eylem birliği istiyoruz!

0

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından dünya işçi sınıfının ağır bir hezimete uğrattığı faşizm belası, küresel ölçekte derinleşen ekonomik krizle ve türlü yeni görüntüler altında geri gelen bir kâbus gibi yeniden yükseliş emareleri gösteriyor. Macaristan’da yüzde 17’lik oy oranıyla ülkenin 3. partisi konumuna erişen ve kendine ait silahlı milis birliklerine sahip Jobbik partisi deneyiminden, Norveçli faşist Anders Breivik’in 77 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamına, Almanya’da yüzde 2 dolaylarında seyreden oylarıyla faşist hareketin bazı kesimlerinin -aynı zamanda Alman gizli servisiyle temas halinde- işi sistematik olarak göçmen işçi avlama boyutuna taşımış olması örneğinden, Yunanistan’da oy oranlarını sol liberalizm havarilerini dehşete düşürerek yüzde 6 dolaylarına çıkartan Altın Şafak’ın yükseliş ve tedhiş öyküsüne tüm yaşananlar, işçi hareketi açısından tehlikeli bir virajın dönülmekte olduğuna işaret ediyor. Bu vesileyle uluslararası akımımızın konuyla ilgili önemli belgelerinden birini okurlarımızla paylaşmayı anlamlı buluyoruz.

62’den tavşan, AKP’den demokrat yapmak!

0

AKP hükümetiyle birlikte Türkiye’nin büyük bir değişim ve gelişim yaşadığı konusunda oldukça geniş bir mutabakat var. Bu mutabakat; ekonominin büyüyüp güçlendiği, demokrasinin gelişip serpildiği ve Türkiye’nin bölgesinde bir lider ülke konumuna yükselirken dünyada da saygın bir yere ulaşmakta olduğu iddiasına dayanıyor. Bununla birlikte bu ‘Güçlü Türkiye’ hayalinin sınırlarını sık sık hatırlatan ve çizen iç-dış sorunların varlığı hem rejimde dalgalanmalara sebep oluyor hem de hükümeti hangi politik enstrümanı ne zaman ve nasıl kullanacağı konusunda kararsızlığa sürükleyerek dengesini bozabiliyor. Hükümetin Kürt sorunu karşısındaki konumlanışı ve giderek daha da karmaşık bir hal alan Suriye meselesi bu durumun en açık örneklerinden birini oluşturuyor.

Van’daki esrarengiz konuşma

0

Geçenlerde işim gereği Van’a gitmem gerekti. Van sokaklarında dolaşırken ‘Deprem’ ile ‘Kentsel Dönüşümü’ gördüm. Bir köşede konuşuyorlardı. Ben de isteyerek kulak misafiri oldum. Ne konuştuklarını hemen size aktarıyorum:

“KPSS 2012 iptal edilsin!”

0

7 Temmuz 2012’de yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sorularının sızdırılması, farklı meslek gruplarından binlerce adayı mağdur etti. Sınav öncesi soruların çeşitli kanallar aracılığıyla servis edilmesiyle, özellikle son 3 yıldır bütün sınavlarında şaibe iddialarıyla gündeme gelen ÖSYM’nin güvenilir bir kurum olmadığı bir kez daha açığa çıktı.

İşçi Cephesi yaz kampı gerçekleşti

0

İşçi Cephesi (İC) yaz kampı bu sene 20-22 Temmuz tarihlerinde gerçekleşti. İC okurlarının biraraya geldiği kampta, dünya ve Türkiye politik durumu ile sınıflar mücadelesi üzerine tartışıldı.

Tekstil – Birbirimize sahip çıkmaktan güç alıyoruz

0

Merhaba Arkadaşlar,

Ben 25 kişilik bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Bodrum katında çalıştığımız için çalışma saatleri çok zorlu geçmekte. Buna bir de sıcaklar eklenince, durum iyice dayanılmaz hale geliyor. Bu olumsuz koşulların yanı sıra bir de müdürlerin daha yüksek performans beklentisi bizi psikolojik olarak da yoruyor. İşyerinde çalışma arkadaşlarımızla yaşadığımız ufak sorunlarda, tartışmalarda hemen kapı yolu gösteriliyor.

BEDAŞ işçilerine polis müdahalesi!

0

Taksim’de BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde direnişte olan BEDAŞ işçilerinin eylemlilikleri sürüyor. İşçiler direnişlerinin 54. günü olan 13 temmuz günü de, Cuma ve Salı günleri yaptıkları yürüyüşlere devam ettiler. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen işçiler “BEDAŞ’tan atılan işçiler geri alınsın!” pankartlarıyla beraber BEDAŞ binasının önüne kadar yürüdüler.

Kürtaj yasası rafa kaldırıldı ama…

0

Kürtaj hakkı bizim için konuştuk, tartıştık, rafa kaldırdık gibi bir mesele olamaz, zira bugün sadece tartışılan kürtaj hakkımız, yarın kürtajın engellenmesi ile devam edebilir, hatta zinanın suç sayılması, belki boşanma hakkımıza da el atacak yeni düzenlemelerle, toplum mühendisliğine soyunmuş AKP’nin yaratmak istediği muhafazakâr bir toplum projesinin adımları atılabilir.

Orlando Chirino: “Venezuela’da işçi iktidarı!”

0

Orlando Chirino sendikal savaşımına 1970’li yıllarda tekstil işkolunda bağımsız ve mücadeleci bir akım inşa etmek üzere başladı. 1980 ve 90’lı yıllarda tekstil grevlerine ve CTV sendika bürokrasisine karşı mücadelelere katıldı. 2002 yılında, bu kez petrol işçisi olarak petrol sanayisinin patronların sabotaj ve lokavt girişimlerine karşı savunulmasında ve Chavez’in bir emperyalist darbeyle düşürülmesi girişimlerine karşı direnişte önemli görevler üstlendi. Ulusal İşçi Birliği (UNT) sendikasının ve onun içindeki Sınıf Mücadeleci, Birlikçi, Devrimci ve Özerk Akım’ın (C-CURA) kurucularından oldu. Uzun bir politik mücadele tarihine sahip olan Chirino, Sosyalizm ve Özgürlük Partisi’nin (UIT-CI’nin Venezuela seksiyonu) adayı olarak 7 Ekim başkanlık seçimlerine katılıyor.

“ÖSYM Başkanı Ali Demir istifa!”

0

Bugün (13 Temmuz) Taksim Galatasaray Meydanı’nda toplanan KPSS İptal Edilsin Grubu, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) İstanbul sözcüleri ve onlarca KPSS mağduru genç, soruların dağıtılmasına ilişkin skandala tepki gösterdi. Saat 19.00’da bir araya gelen gruba, DİSK’e bağlı sendikalar ve çeşitli partiler de destek verdi. Galatasaray Meydanı’ndan yürüyüşe geçen yaklaşık 150 kişilik ekip, “Ali Demir İstifa!”, “Atanmak haktır!”, “”ÖSYM şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Hırsızlar değil, mollalar değil, öğretmenler atansın” sloganlarıyla Taksim Meydanı’na yürüdü.

Miguel Sorans: “Devrimcilerin birliğinde ısrar”

0

UIT-CI (Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal) önderliğinden Miguel Sorans ile, UIT-CI’nin 4. Dünya Kongresi’nin ardından bir görüşme gerçekleştirdik. Sorans, Morenist Troçkist akım içinde oldukça uzun bir geçmişe sahip. Altmışlı yıllarda çok uluslu Chrysler otomobil fabrikasında çalışırken güçlü bir greve ve sektördeki bürokrasiye karşı mücadeleci ve demokratik bir sendikal akıma öncülük etmişti. 1979’da Nikaragua devrimi sırasında, Blufields kentinin Simon Bolivar Tugayı tarafından zaptını yönetti. Son dönemdeki uluslararası inşa faaliyetlerinde Venezuela’da Orlando Chirino ile birlikte devrimci partinin geliştirilmesinde aktif rol üstlenmekte.

UIT-CI’nin 4. Dünya Kongresi gerçekleşti

0

UIT-CI’nin 4. Dünya Kongresi, 24-28 Haziran tarihleri arasında, Brezilya’da gerçekleşti. Kongrede Arjantin, Brezilya, Venezuela, Şili, Bolivya, Peru ve Almanya delegeleri hazır bulunurken, kongreye katılamayan çeşitli ülkelerden partiler (Kolombiya, Panama, Amerika Birleşik Devletleri, Dominik Cumhuriyeti) kongreyi selamlayan mesajlarını ulaştırdılar. Ayrıca, davetliler olarak, Meksika’dan Sosyalist İşçi Partisi’nin (POS) ve UBK’nın (Enternasyonalist Mücadele ve İşçi Cephesi) delegeleri de kongreye katılım gösterdiler.

Direnişteki işçiler Boğaziçi Üniversitesi’ndeydi

0

Bugün (11.7.2012) halihazırda direnişte olan Borusan, Hey Tekstil, Bedaş ve THY işçileri, Boğaziçi Üniversitesi Emek Günleri kapsamında düzenlenen direniş panelindeydi.

Gebeliği İzleme Sistemi (GEBLİZ) üzerine

0

Geçtiğimiz hafta basına yansıyan bir haberle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, aile hekimleri aracılığıyla kadınların “gebelik testi yaptırıp-yaptırmadığını”, “kürtaj olup-olmadığını”, “neden kürtaj olduğu” ve “gebeliğe ilişkin süreç”i “GEBLİZ”le izlemeye aldığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Sinema Etkinliği “Sivas Katliamı Belgeseli”

0

İşçi Cephesi gazetesi olarak geçtiğimiz Cumartesi günü, Sivas Katliamı’nın 19. yıl dönümünde, Can Dündar’ın “O Gün” adlı belgeselinin gösterimini gerçekleştirdik. 33 aydının yanarak can verdiği olaylar sonucunda faillerin devlet eliyle korumaya alınması ve bunun sonucunda katliamla ilgili davanın zaman aşımına uğraması zihinlerimizde hala diri duran acının ve mücadele azmimizin bir kez daha perçinlenmesine yol açtı.

Alibeyköy Karadolap Spor Tesisleri’nde açık havada gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğe mahalle sakinleri ilgi gösterdi. Yaklaşık 40 kişiyle birlikte izlediğimiz belgeselin ardından konu üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Alibeyköy Karadolap Spor Tesisleri’nde iki haftada bir gerçekleştirdiğimiz film gösterimlerine herkesi bekleriz.

“İşyerlerinde Baskı, Denetim ve Mobbing Konferansı”nın ardından

0

Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği tarafından daha önce birincisi gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören, “İşyerlerinde Baskı ve Denetim ve Mobbing” konferansının ikincisi, Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği, Bilişim Çalışanları Derneği (BİÇDA), Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği (TODAP) Yapı-Yol Sen., Bank-Sen, Plaza Eylem Platformu (PEP), Avukat Sendikası Girişimi ve KaçBizeGel işbirliği ile 10 Haziran 2012 Pazar günü saat 14:00’de Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Kürtler dünyayı yakmak değil, adalet istiyor!

0

Günlerden 28 aralık 2011, saat 21:00 civarıydı. Roboski’de (Uludere) 34 kişi savaş uçaklarının bombalaması sonucu katledildi. Öldürülenler arasında yaşları 12 ile 18 arasında değişen 17 çocuk da vardı. Medya saatlerce dilsiz, sağır ve kör oldu. Devlet saatlerce sessiz kaldı. Muhalif medya ve demokratik kitle örgütleri ise ilk bilgilerin ardından katliamı duyurdu.

Kitleler yeniden Tahrir’de!

0

Mısır’da devrim süreciyle başlayan eylemlerde 900’e yakın kişinin ölümüne suç ortaklığı yapan ve alaşağı edildikten sonra yargılama süreci başlatılan eski Başkan Hüsnü Mübarek’e ve İçişleri Bakanı Habib el Adli’ye müebbet hapis cezası verildi. Yolsuzluktan yargılanan Mübarek’in iki oğlu Cemal ve Ala ile altı polis memuru ise beraat etti.

Üniversite sınavları: Sınava girenlerin payına düşen ne?

0

Bu ayın ikinci ve üçüncü haftası yapılacak olan LYS sınavları ile ilgili bugüne kadar birçok şey söylendi ve söyleniyor. Bir tarafta sınavın varlığından çıkar sağlayanlar diğer tarafta ise biz sınava giren insanlar…

Mısır’da Başkanlık seçimlerinin ilk turu gerçekleşti

0

Mısır’da başkanlık seçimlerinin ilk turu geride kaldı. Seçimlerde 50 milyondan fazla kayıtlı seçmenin yüzde 51’i oy kullandı; ya da şöyle diyelim, 80 milyon nüfusu olan ülkenin 26 milyonu sandığa gitti. İlk turda ilk iki sırayı alan Müslüman Kardeşler’in adayı Muhammed Mursi ile Mübarek’in eski başbakanı Ahmet Şefik, ikinci turda başkanlık için yarışacaklar.