Sosyalizm mücadelesinin yılmaz, yorulmaz neferi Rıfat Ucur yoldaşımızı 1 Mart 2011 günü yitirdik. Henüz gençti ve önünde ailesine, dostlarına, işçi sınıfının ve emekçi halkın mücadelesine hasredebileceği onlarca yıl daha vardı. Üstelik epeyce bir süreden beri bedenini tehdit eden acımasız bir hastalığa karşı amansızca savaşmış ve yaşama tutunma hırsıyla galip bile çıkmıştı. Ama bu kez ölüm onu başka bir yerinden, kalbinden, kalbimizden vurdu, aramızdan çekip aldı.
Paralı eğitim çilesi
Selamlar,
13 yıllık öğretim hayatımı 14. yılına bağlayan şu günlerde, öğrendiklerimi tekrar etmek ve ülkenin eğitim-öğretim programının uygulanışında aklıma kazınan birkaç detayı paylaşmak için size yazıyorum.
Hizmet – Merhaba
Ben hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. Biz işçiler patronlara karşı nasıl haklarımızı korumalıyız? Her geçen gün daha da elimizdeki haklar alınıyor. Baskılar daha da artıyor. Özeleştirmeler artıyor. Taşeronlaştırılıyoruz ve emeğimiz çok ucuza geliyor.
Tekstil – Parasız sağlık, parasız aşı yalanı!
Merhaba İşçi Cephesi okurları, sizlerle paylaşmak istediğim bir konuyu anlatmak istiyorum…
Hizmet – İşyerinde yaşanan taciz
Merhaba,
Ben emekçi bir kadınım. Mahallemde, otobüste ve işyerinde kadınların karşılaştıkları baskı, şiddet ve ikinci sınıf insan muamelesini gözlemliyor ve bir kadın olarak bizzat yaşıyorum. İşyerinde tanık olduğum bir olayı sizlere anlatmak istiyorum.
Metal – Ya hava işçiden yana dönerse!
Bir zam dönemini daha geride bıraktık. Tabii ki, her zam döneminde olduğu gibi zam, beklentimizin çok altındaydı, yüzde beş. Patron bu durumu şöyle açıklıyor: “Kriz etkisini sürdürüyor, harcamalarımız çok fazla, ancak bu kadar yapabildik”. Evet harcamalara baktığımızda patrona hak vermemek elde değil.
Tekstil – Merhaba arkadaşlar
Ben tekstil sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Tekstilde çalışan işçiler bilir ki biz paramızı hiçbir zaman zamanında ve tam alamayız, sigortamızı yaptıramayız. Bu sektörde çalışalı 7-8 yıl oluyor ve her yerde gördüğüm gibi burada da kadınlar, kadın oldukları için daha fazla eziliyor. Patronlar kendilerince bir yol bulmuşlar: “Bazı kadın arkadaşlar erkenden paralarını alıyorlar”. Bunu sorduğumdaysa, sen de patronun her dediğini yaparsan paranı zamanında alabilirsin, dediler.
Ontex işçileri Taksim’de yürüdü
Hem patrona hem de sendika bürokratlarına karşı mücadele veren Ontex işçileri, 26 Şubat Cumartesi günü Taksim’de basın açıklaması gerçekleştirerek herkesi Canped, Canbebe ve Helen harper ürünlerini boykot etmeye davet etti.
Ontex direnişi: İki cephede devam eden direniş
Ontex Fabrikası, içinde Can Bebe, Helen Herper, Can Ped adlı ürünlerin de olduğu markaları üreten, Ortadoğu ve Afrika bölgesine ihracat yapan, yaklaşık 450 işçinin çalıştığı çok uluslu bir şirkete ait. Selüloz-İş’in yaklaşık 20 yıldır örgütlü olduğu fabrikada işçiler, asgari ücret civarındaki maaşlarına ve sendika yöneticilerinin işverenin çıkarlarını savunur hale gelmesine tepki olarak direnişe geçmişlerdir. İşci Cephesi Gazetesi olarak ziyaret ettiğimiz Ontex Direnişi İşçileri ile yaptığımız röportajı yayınlıyoruz.
DHF’ye yönelik devlet terörü Antalya’da protesto edildi
Burjuvazinin devletinin devrimci demokrat kurumlara pervasızca saldırısı her geçen gün hız kazanıyor. Bunun en son örneği Demokratik Haklar Federasyonuna (DHF) yönelik 23 Şubat tarihinde bir çok ilde eş zamanlı gerçekleşen operasyonlar sonucunda, yaklaşık 30 kişinin gözaltına alınmasıyla kendisini gösterdi.
PTT işçileri taleplerini Ankara’ya gönderdi
Direnişlerinin 50. gününü dolduran PTT işçileri bir süredir seslerini duyurmak ve taleplerini meclise iletmek üzere bir imza kampanyası yürütüyorlardı. Bugün Sirkeci Garı önünde toplanan işçiler, PTT Sirkeci Müdürlüğü’ne yürüdü. “Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz. İşimizi geri istiyoruz” yazılı pankart taşıyarak kampanya boyunca topladıkları imzaları onları karşılayan Ontex işçileri ve destekçilerle birlikte meclise postaladılar.
Ontex işçileri 26 Şubat’ta Taksim’de
Sendikalı oldukları için işten atılan, İstanbul Yenibosna’daki Ontex Fabrikası’nın işçileri, işe iade talebiyle Sirkeci PTT Merkezi önünden Eminönü İskelesi’ne yürüyüş gerçekleştirdi. 7 Şubat’ta sendikal mücadeleden ötürü 16 işçinin işten atılması üzerine direnişe geçen Ontex işçilerinin eylemlerine PTT işçileri de destek verdi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) öğrencilerinden basın açıklaması
Üniversitedeki sorunları tartışıp çözmek üzere kurulan SAÜ Öğrenci Hakları Platformu, öğlen saatlerinde kampus kafeterya önünde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Birleşerek elde edilen kazanımların açıklandığı, yeni yol haritasının nasıl çizileceğini belirten açıklamayı aynen yayınlıyoruz:
Geri dönüşüm işçileri Antalya’da da baskılara boyun eğmiyor!
Geri dönüşüm işçilerine yönelik baskı, Türkiye’nin hemen hemen her yerinde olduğu gibi Antalya’da da tüm hızıyla sürüyor. Bu baskılara karşı geri dönüşüm işçileri, 18 Şubat tarihinde Muratpaşa Belediyesi önünde saat 14.00’da yaklaşık 170 kişinin katıldığı basın açıklamasıyla baskılara boyun eğmeyeceklerini belirterek taleplerini Antalya kamuoyuna duyurdular.
Bericap’ta mücadele sürüyor!
Plastik kapak üreticisi olan Bericap’ta direniş ilk günkü hızıyla devam ediyor ve bugün ise direnişin 50. günü. Fabrikadaki direniş, patronun işçilerden habersiz bir vardiya değişikliği yaparak işçilerin bir günlük izin günlerini gasp etmesi ve buna karşı 30 işçinin yeni vardiya sistemini protesto amacı ile işe gelmemeleri sonucu, 30 kişinin gruptan dört işçinin tazminatsız olarak işten çıkarılması ve 12 kişinin de yevmiyesinin kesilmesi ile başladı. Bugün benzer gerekçelerle işten atılan işçi sayısı altıya ulaşmış durumda.
Torba Yasa’ya karşı meşaleli yürüyüş
KESK’in çağrıcılığında Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleştirilen eylemlerle Torba Yasa Tasarısı protesto edildi. Eylemlerin İstanbul ayağının organizasyonunu üstlenen KESK İstanbul Şubeler Platformu ve diğer birçok emek örgütünün katılımıyla Beyoğlu Tünel Meydanı’ndan Taksim Meydanı’na meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi.
Acil talepler için mücadele programı
Herkes için iş ve onurlu yaşam koşulları!
Özelleştirme ve piyasalaştırmayla yol alan neoliberal saldırılar sonucunda eğitimden sağlığa her şey artık paralı; sosyal güvenlik sistemi ve emeklilik fiilen tasfiye edilmiş durumda. Kapitalistler böylece neredeyse nefes alışımızdan kâr elde etmeye çalışırken, açlık ve yoksulluk tüm dünya toplumlarında tarihin en yüksek seviyesinde.
Sarıyer PTT önünde basın açıklaması
Bir aydır Topkapı Avrupa Yakası Posta İdare Müdürlüğü (AVPİM) ve Sarıyer PTT önünde direnen taşeron PTT işçileri, 5 Şubat günü Sariyer PTT’nin önünde çeşitli sosyalist grupların katılımı ve Sarıyer halkı desteğiyle bir basın açıklaması düzenlediler.
Ortadoğu’da devrim yangını!
Tunus Devrimi’nin açığa çıkardığı enerji, Ortadoğu coğrafyasına dalga dalga yayılıyor. Tunus’taki devrimci sürecin gelişmesiyle beraber Cezayir, Ürdün, Moritanya ve Yemen’de benzer taleplerle kitlesel protesto hareketleri patlak verirken, özellikle Mısır’daki isyan dalgasının Mübarek rejimini düşürmesi an meselesi.
OSTİM’de cevapsız kalan sorular
Ankara Ostim Organize Sanayi bölgesinde 4 katlı bir iş merkezinde meydana gelen patlamada ölü sayısı 7’ye ulaştı, onlarca kişi yaralandı. Yenimahalle’deki OSTİM Sanayi sitesinde bulunan Mega Center içindeki jenaratör üretim tesisinde meydana gelen şiddetli patlama sonucu, dört katlı binanın iki katı tamamen çökerken, üretim tesisinde çalışan 40-50 kadar işçinin de enkaz altında kaldığı öne sürüldü. Patlamanın gerçek sebebi hâlâ bilinmiyor.
Hükümetin “istihdam stratejisi”: Esnek ve güvencesiz çalışma!
Haklarımıza dönük kapsamlı bir saldırıyı hayata geçirecek Torba Yasa’nın, Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri sürüyor. Hükümetin planlarına göre, yasa paketinin Şubat ayı ortasında Meclis’ten geçmiş olması bekleniyor.
Tahrir’den dünyaya: İsyan, Devrim, Özgürlük!
Mısır ve Tunus halkları ile dayanışma amacıyla dün (2 Şubat) Taksim Galatasaray’da toplanan yaklaşık 200 kişi isyan eden halkların direnişlerini selamladı. Çeşitli siyasi grupların katılımcı olduğu eylemde, İşçi Cephesi okurları olarak biz de sloganlarımızla direnen halklara desteğimizi gösterdik.
Torba Yasa’ya karşı Ankara yürüyüşü başladı!
Dört büyük sendika konfederasyonunun Torba Yasa’ya karşı Ankara’ya yürüme kararının ardından ülkenin çeşitli vilayetlerinden işçiler ve sendikacılar kafileler halinde yola koyulmaya başladılar.
Direnen UPS işçileri kazandı
UPS direnişi dokuz ayın ardından sendikalı 151 işçinin yeniden işbaşı yapması ile başarıya ulaştı. Bu kazanım hem aynı işkolundaki diğer şirketler için hem de mücadele eden tüm işçiler için bir referans olacaktır…
Bericap direnişi sürüyor
Petrol-İş’in örgütlü olduğu Bericap Kapak Sanayi Limited Şirketi‘nde 23 Aralık’ta sendikalı olan dört işçi, bir gün işe gelmemeleri gerekçe gösterilerek işten atıldı. Bunun üzerine Petrol-İş’te örgütlü Bericap işçileri bu keyfî işten atmaya karşı direnişe geçtiler. 40. gününe giren direniş sürüyor.
Ve UPS işçisi kazandı: Sıra toplu iş sözleşmesinde!
TÜMTİS’e (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası) üye oldukları için işten çıkartılan 163 UPS işçisi 272 gün süren direnişlerini zaferle sonuçlandırdılar.
Direnişin başından beri dayanışma içinde olduğumuz UPS işçilerinin bu haklı mutluluklarını bizde İşçi Cephesi gazetesi olarak paylaşıyoruz.
PTT’de direniş sürüyor!
İstanbul Topkapı’da bulunan Avrupa Yakası Posta İşlem Dağıtım Merkezi (AVPİM) önünde, Sarıyer’de ve Ankara’da PTT işçilerinin direnişi sürüyor. Dar kaldırımın üzerine derme çatma kurulmuş iki metrekarelik çadır bu direnişin somut belgesi. Teneke içinde yakılan tahtalarla ısınmaya çalışan üç direnişçi işçi, çadırı akşam 18:00’da kaldırdıklarını ve sabah 08:00’da de yeniden kurduklarını anlatıyor. Pazar günü hariç her gün orada olan işçiler direnişin başlarında polisin baskı-yıldırma girişimleri olsa da haklı ve kararlı duruşlarıyla bu duruma boyun eğmiyorlar.
Türkiye’de öğrencileri temsil eden ÖTK’ları vardı!
Avrupa’da Bologna sürecinin hızlanmasıyla üniversite işgalleri ve hareketlilik artarken Türkiye’ye bu hareketlerin sıçramasından korkan burjuva hükümet ardarda “öğrenci temsilcileri” ile görüşmeler yapıyor. Peki, bu görüşmelere Jaguar marka otomobiliyle giden, seçildikleri meçhul ÖTK (öğrenci temsilcileri konseyi) temsilcileri gerçekten biz öğrencileri temsil ediyor mu?
Arap demokratik devrimi yaygınlaşarak sürüyor
Arap halklarını yarım yüzyılı aşkın bir süredir çelikten cendere içinde ezen Bonapartist rejimler çökmeye başladı. Bu rejimlerin monarşi ya da cumhuriyet biçiminde örgütlenmiş olmaları, parlamentolarının bulunup bulunmaması veya çok partili seçimler düzenleyip düzenlememeleri temel karakterlerini değiştirmiyor.
Tekstil – Çoklar ama hiç yoklar!
Tekstil işçisiyim. Yıllardır bu sektörde çalışıyorum. Uzun süredir de hiçbir sosyal güvencem olmadan çalışıyorum. Yaşım itibarı ile sigortasız çalışıyorum. Sigortası olan bir iş bulamadım. Daha önceki yıllarda sigortalı çalışıyordum. Güvencesi olmadan çalışan yalnız ben değilim, biliyorum; ama yine de kendi kendime sorup duruyordum, “Neden?” diye. Bir araştırma yapmaya niyetlendim sonuçlarını siz İşçi Cephesi okurlarıyla paylaşmak istiyorum:
Tekstil – Zorluklar artarken…
Merhaba,
Ben İşçi Cephesi okuru bir tekstil işçisiyim. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörde de sorunlar çok… En büyük sorunumuz da esnek çalışma denen çalışma şekli. Bizler günde 10 saat üzerinde çalışıyoruz, yalnız daha önemli sorun ise sezon boşluğu dediğimiz dönem. Bu dönemlerde ücretsiz izine çıkarılıyoruz… Ücretsiz izin demek en az 15 gün ve bazen iki bazen üç ay işsiz-parasız kalma dönemi demek. Zaten sigortasız ve iş güvencesi olmadan çalışıyoruz, bir de bu dönem çıkıyor. Sonucunda kiramızı ve doğal ihtiyaçlarımızı karşılayamayacak durumlarla karşı karşıya kalıyoruz.
Metal – Şu denetlemeler de olmasa…
Fabrikada iş elbisesi, eldiven, çelik burunlu ayakkabı ve baret senede bir anca verilir. Ama kullanılış süresine bakarsanız; kiminin üç, kiminin altı ay ömrü vardır. Üzerimizdeki elbiseler ve ayakkabılarımız paramparça dâhi olsa, yenisini istediğimizde son elbise alış tarihimize bakıyorlar ve eğer süremiz altı aydan az ise kesinlikle yenisini vermiyorlar. Vermeme nedenlerini ise şöyle açıklıyorlar: “Dikkatli kullansaydınız, yırtılmazdı.”
Metal – Ağır çalışma koşulları
Merhaba,
Ben 200’den fazla kişinin çalıştığı bir metal fabrikasında işçiyim. Günde 13-14 saat çalışıyorum ve benim gibi mesaiye kalan çok arkadaşım var. Herkesin mesaiye kalma sebepleri farklı ama sorunları ortak. Her şeyden önce pazarları da çalışmamıza rağmen zamlı mesai ücreti almıyoruz. Mesaiye kalmasak, bu sefer de asgari ücretle geçinemiyoruz.
Tam teslimiyet
Geçtiğimiz ay içerisinde el-Cezire’de yayımlanan kimi belgeler FKÖ’nün Filistin davasına yaptığı ihanetleri ve Siyonizm ile iş birliğini ortaya koymakta idi. Konuya ilişkin Tarık Ali tarafından hazırlanmış ve ilk olarak London Review Blog’da yayımlanmış olan bu yazının çevirisi Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi tarafından yapılmıştır.
Kim yaptı size o stadı? Hatırlatalım…
Galatasaray Spor Kulübü’nün Seyrantepe’de inşa edilen yeni stadının açılış gösterilerinde söz verilen TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın konuşması sırasında tribünlerden gelen protesto ıslıkları Başbakan Erdoğan’ın isminin anılmasının ardından daha da yükseldi. Protestolar nedeniyle Başbakan Erdoğan açılış konuşmasını yapmaktan vazgeçti ve stadı terk etti. Bunun üzerine çeşitli çevrelerden gelen yorumlar olayın gündeme oturmasına neden oldu.
Yargının yapılandırılması ve Hizbullah örneği
Geçtiğimiz bir ay içerisinde yargı mekanizmasının yeniden yapılandırılması konusunda önemli gelişmeler yaşandı. İlk etapta, siyasi dosyalarda tutukluluk süresinin 10 yılı aşmaması için Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 102. maddesi yürürlüğe sokuldu. Ardından da Yargıtay ve Danıştay’da daire sayısını arttıran ve buraları yeniden düzenleyen Yüksek Yargı Tasarısı Meclis’te tartışılmaya başlandı. Bu iki gelişme, referandum süreciyle birlikte rejimin işlerliği konusunda temsiliyetini pekiştiren AKP hükümetinin, rejim içi çatışmada en kilit rollerden birine sahip olan yargı erkinde kendi lehine bir ivme kazanmasının önünü açacak nitelikte. Özellikle Yargıtay ve Danıştay’ın yeniden yapılandırılmaları süreci bunun en önemli belirleyeni olacak.
İşçi Cephesi okurları İstanbul’da bir araya geldi
İşçi Cephesi okurları 2011 senesinin ilk buluşmasını gerçekleştirdi. 30 Ocak günü gerçekleştirilen etkinlikte dokuz aydır Kurtköy ve Mahmutbey’de sendika hakları için direnişlerini sürdüren UPS işçilerinden arkadaşlarımız ve İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) Genel Başkan’ı Şadi Ozansü de davetlilerimiz olarak bulundular. Yaklaşık üç saat süren birlikteliğimizde, son dönemin öne çıkan üç konusu üzerinde duruldu.
TÜSİAD-Erdoğan ilişkilerinde bahar mevsimi ve “Sermaye taraflara bölünmedi”
Başbakan Erdoğan dört yıl sonra TÜSİAD Genel Kurulu’na Onur Konuğu sıfatı ile katıldı ve yaptığı konuşma sonucu alkışlar ile uğurlandı. TÜSİAD’ın 41. Genel Kurulu, hem TÜSİAD-AKP gerginliğine dair ortaya atılan tezleri yanlışlarken, hem de 2011 seçimlerine dair AKP’nin programı ve TÜSİAD’ın taleplerinin belirginleşmesi açısından kritik bir öneme sahipti.
Torba yasası kadınların lehine değil!
İşçi ve emekçilerin cebinde kalan ne varsa silip süpürmeyi amaçlayan yeni bir saldırı paketi mecliste. Birçok hak gaspının tek bir başlıkta toplandığı Torba Yasa, önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek.
Bir sendikalılaşma mücadelesi daha: Nemtras işçileri direniyor!
Nemtras Lojistik şirketi işçileri 27 Aralık’tan bu yana direnişteler… Başlarına gelenler, son dönemde sendikalılaşma mücadelesi veren işçilerin yaşadıkları ile hemen hemen aynı. Temel sorun, uzun çalışma saatleri ve düşük ücret… İş Bankası’na bağlı Nemtras Lojistik şirketinde DİSK Nakliyat-iş sendikası olarak örgütleniyorlar. Üstelik yaklaşık 60 kişinin çalıştığı işyerinde 46 kişi ile çoğunluğu da sağlıyorlar ve Bakanlığa başvuruları değerlendirildikten sonra sendika işyerinde yetkiyi alıyor… Ve elbette tanıdık olduğumuz süreç işverenin üyelere sendikadan istifa edin baskıları ile başlıyor.
Tecavüzcülere devletten tam tekmil koruma!
Türkiye’nin Muğla ilinde 2007 yazında bir ‘toplu tecavüz’ olayı gerçekleşti. Tecavüze maruz bırakılan kadın yılmadı ve üç sene mücadele etti, hâlâ da ediyor. Bu süreçte yaşananlar ‘bu kadar da olmaz’ dedirtmeye devam ediyor ve “Erkek vuruyor, Tecavüz ediyor, Devlet koruyor!” sloganının haklılığını bir kez daha tüm açıklığıyla gözler önüne seriyor.
İki dilli yaşam
Geçtiğimiz ay Kürt Halkı’nın demokratik kitle örgütlerinin ortak platformu niteliğindeki Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Demokratik Özerklik Projesi taslağını sundu. Bu proje bağlamında DTK, “iki dilli yaşam” kampanyasını başlattı. Anadilde eğitimi de kapsayan “iki dilli yaşam” önerisi kamusal alanda, işyerlerinde, çarşı pazarda Kürtçenin yazılı ve sözlü pratikte kullanımını içeriyor. Bugün Mardin’den Hakkâri’ye birçok BDP’li belediye; bu kampanyayla birlikte, bölgede kullanılan mahalli dillerde de hizmet vereceğini açıkladı.
Önce Tunus, sonra Mısır, şimdi de Yemen!
Tunus’un yaktığı devrimci ateş birçok Arap ülkesini etkileyerek yayılıyor. Tunus ile başlayan Mısır ile devam eden hükümet karşıtı protestolar, bugün de Yemen’e sıçramış durumda.
PTT işçileri: Sermayenin saldırılarına karşı birleşik mücadeleyi yükseltelim!
İşlerine geri dönmek için 5 Ocak’tan bu yana İstanbul Topkapı’da bulunan Avrupa Yakası Posta İdare Müdürlüğü (AVPİM) önünde, 7 Ocak’tan itibaren de Sarıyer PTT önünde direnişlerinin 25. gününe giren taşeron PTT işçileri, Haber-Sen’in, Topkapı İşçi Derneği’nin, çeşitli sosyalist grupların ve birçok destekçinin katılımıyla bir basın açıklaması düzenlediler.
Devrim Mısır’ın kapısını çalıyor!
Tunus Devrimi’nin açığa çıkardığı enerji, bölgedeki diğer ülkelere de dalga dalga yayılıyor. Tunus’taki devrimci sürecin gelişmesiyle önce Cezayir, Ürdün ve Moritanya’da kitlesel protesto hareketleri patlak verirken, bugünlerde Yemen ve özellikle de Mısır’da kitlesel seferberlikler yükseliyor.
“Torba Yasa” saldırısını durduralım!
Bildirinin basılı halini (pdf) indirmek için tıklayın.
AKP hükümeti, emekçilere dönük yeni bir saldırı paketiyle yine karşımızda. Kamuoyunda “torba yasa” olarak bilinen ve basın-yayın organları tarafından “vergi barışı” olarak müjdeyle sunulan kanun paketi, gerçekte emekçilere dönük kapsamlı bir saldırı programıdır.
Güney Sudan ayrıldı!
Geçtiğimiz günlerde Güney Sudan’ın, Sudan’dan ayrılması için referandum yapıldı ve katılanların yüzde 99’unun bağımsızlığa EVET dediği tahmin ediliyor.
“Rachel” belgeseli Tütün Deposu’nda
Filistinlilerin mücadelesi ile dayanışmanın sembol isimlerinden biri olan Rachel Corrie’nin anne ve babası 1 haftalığına Türkiye’deler.
Seçim barajı yüzde 20 olsun!
Malumunuz devlet erkânımız istikrara çok düşkündür.
Bu nedenle olsa gerek Başbakan Erdoğan yüzde 10 olan seçim barajının indirilmesi önerilerine şiddetle karşı çıkıyor.
Memleket istikrarsızlığa sürüklenir. Eskiyi ne çabuk unuttunuz, o koalisyonlu günlere geri mi dönmek istiyorsunuz, diyor.
Yani?
Torba Yasa tasarısı Taksim’de protesto edildi
Sendikaların yetersiz katılım gösterdiği eylemde sendikacılar hemfikir: “Karşı çıkarsak yapamazlar”; peki ama, ne zaman?
İşçi ve emekçiler için çok yönlü bir saldırı paketi olan Torba Yasa tasarısı 26 Ocak itibariyle Meclis’te görüşülmeye başladı. Taşeronlaştırma ve esnekleştirmeye dayalı bir istihdam stratejisinin üzerine oturan değişiklikler içeren Torba Yasa aynı gün sendika ve meslek örgütleri ile siyasi kurumların katılımıyla Tünel’den Taksim’e meşaleli yürüyüş ile protesto edildi.























