Ana Sayfa Blog Sayfa 110

Tunus – Öğretmenlerin grev kararı

0

Tunus’ta Genel Eğitim Sendikası’nın çağrısıyla geçici hükümetin istifası talebiyle öğretmenler greve gitti. Sendikanın grev karar metninin çevirisini yayımlıyoruz.

Genel Eğitim Sendikası 22 Ocak 2011’de ulusal düzeyde süre giden durumu değerlendirmiş ve şu kararları almıştır:

PTT Taşeron işçilerinin mücadelesi 21. günü geride bıraktı: 29 Ocak’ta basın açıklaması var!

0

İstanbul Avrupa Yakası Posta İşlem Dağıtım Merkezi (AVPİM) önünde üç haftadır bir direniş sürüyor. Dar kaldırımın üzerine derme çatma kurulmuş iki metrekarelik çadır bu direnişin somut belgesi. Teneke içinde yakılan tahtalarla ısınmaya çalışan üç direnişçi işçi, çadırı akşam 18:00’da kaldırdıklarını ve sabah 08:00’da de yeniden kurduklarını anlatıyor. Pazar günü hariç her gün orada olan işçiler direnişin başlarında polisin baskı-yıldırma girişimleri olsa da haklı ve kararlı duruşlarıyla bu duruma boyun eğmemişler.

Sa-Ba’da buruk bir sevinç var!

0

“Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde kıvılcımın adı Sa-Ba direnişi” başlığı ile gazetemizden duyurduğumuz Sa-Ba direnişi 18. gününde sona ermiştir. Günde 16 saat, düşük ücretle çalışmak zorunda bırakılan Sa-Ba işçisi bu duruma karşı sendikal çalışma başlatmıştı. Bu çalışmanın farkına varan Sa-Ba patronunun dört işçiyi işten atmasıyla işçiler direnişe geçmişti. Sendikalaşma mücadelesi veren işçilerin 20 Aralık 2010 tarihinde başlattıkları direniş, Petrol-İş sendikası ve Sa-Ba patronu tarafından yapılan anlaşmayla 10 Ocak 2011 günü sona ermiştir.

Sidi Bouzid Halk Direnişi Komitesi’nin çağrısına cevap

0

Halk Direniş Komitesi’nin değerli üyelerine,

Kahraman Tunus halkının, emekçilerinin ve gençliğinin yakmış olduğu kıvılcım, etkileri Tunus’un dışına dalga dalga yayılan yeni bir devrimci sürecin başlangıcı oldu.

Tunus’tan destek çağrısı

0

Biz demokratik sol kitle örgütleri, yasadışı hükümet Gannuşi’ye ve Bin Ali’nin sömürge rejimine karşı verdiğimiz mücadelede, tüm sendikaların ve işçi dostlarımızın güçlerini birleştirerek bizleri desteklemeleri için çağrıda bulunuyoruz.

Direnişteki UPS işçileri ile söyleşi: “8 ay değil 8 yıl da sürse…”

0

“Şimdiden maaştan para kesmeler kalktı. Bir saatlik yemek molası var. Dahası çay molası, bayram tatilleri gibi haklarımızı da kullanabiliyoruz (…) En önemlisi fazla mesai paraları ödenmeye başlandı”

UPS işçileri : “Daha içeri girmedik!”

0

17 Ocak Pazartesi günü UPS Mahmutbey’e direniş ziyareti için artık son gidişimiz diye düşünüyordum. Çünkü son süreçte uluslararası baskı ve işçilerin Türkiye’de sendika ile uyumlu olarak kararlı bir biçimde direnişi sürdürmesiyle işçilerin sendikalı olarak işe iadelerinde büyük mesafe alınmıştı.

“İstanbul uyuma, postacına sahip çık!”

0

İstanbul’da PTT işletmelerinde çalışırken hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarılan PTT işçileri Topkapı ve Sarıyer PTT işletmeleri önünde direnişe başlamışlardı. İşten çıkarılan taşeron PTT işçileri direnişlerinin 16. gününde bir basın açıklaması düzenlediler.

“4 yıldır adalet yok!”

0
Hrant Dink davası: 4 yıldır adalet yok!

Hrant Dink 19 Ocak 2007’de saat üç sularında AGOS gazetesi önünde öldürülmüştü. Aradan geçen dört yılda ise cinayet hâlâ aydınlatılabilmiş değil. Bu nedenle 19 Ocak 2011’de “Hrant’ı Unutmayacağız, Devleti Affetmeyeceğiz” diyen Hrant’ın Arkadaşları ve çeşitli siyasi kurumlar Taksim ve Şişli’den hareketle AGOS gazetesi önüne yürüdü.

La révolution Tunisienne continue

0

Translate

Le règne du dictateur-président Ben Ali est renversé par la révolte historique du peuple tunisien grâce à sa mobilisation permanente et son héroïsme. L’étincelle de la révolte était la tentative de suicide de Mohamed Bouazizi -un jeune de 26 ans au chômage- . Il a tenté de se suicider par immolation le 17 décembre 2010 suite à la confiscation de sa charrette sous prétexte qu’il n’avait pas de permission de travail.

¡La revolución tunecina y magrebí está en marcha!

0

Translate

El pueblo tunecino ha derrotado al clan del ex presidente dictatorial, Zine El Abidine Ben Alí, por medio de una revuelta histórica con una movilización permanente y heroica en todo el país. La chispa que dio paso a la insurrección fue la inmolación del joven parado, Mohamed Bouazizi, el 17 de diciembre del año pasado, en protesta de que unos policías volcaran su carro de vendedor ambulante por no tener licencia.

Tunisian Revolution continues

0

Translate

Tunisian people have defeated the dictatorial clan of the ex-president Zine El Abidine Ben Ali through an historical uprising with a permanent and heroic mobilization all over the country. The spark that ignited the insurrection was the setting himself on fire of a young unemployed, Mohamed Bouazizi, on 17th of December, to protest the policemen that knocked over his selling car because he did not have a permit to sell vegetables in the street.

Tunus ve Mağrip devrimi ilerliyor!

0

Translate

Tunus halkı sürekli bir seferberlik ve kahramanlıkla ve tüm ülkeye yayılan bir tarihsel ayaklanma sayesinde, eski diktatör başkan Zeynel Abidin Bin Ali yönetimini yenilgiye uğratmış bulunuyor. Ayaklanmaya yol açan kıvılcım, işsiz bir genç olan Muhammed Bouazizi’nin 17 Aralık tarihinde seyyar satıcılık lisansı olmadığı gerekçesiyle arabasına el konulmasını protesto etmek için kendini ateşe vermesiyle parlayıverdi.

Tecavüz ve Cinsel Şiddete Karşı Acil Kadın Dayanışması!

0

Kadına yönelik cinsel şiddet ve tecavüze karşı kadın dayanışmasına her daim ihtiyacımız olduğu muhakkak. Bizler, yaratılan tecavüz kültürüne ve bunu yaratan, meşrulaştıran devlet kurumları ve hukuk sistemine karşı her fırsatta bu dayanışmanın ağlarını örmeliyiz. Bu saikle, aşağıda 2007 Haziran’ında tecavüze maruz kalmış bir kadının üç yıldır süren adalet mücadelesinin kendi kaleminden hikâyesini ve dayanışma çağrısını sizlerle paylaşıyoruz.

Ankara’da İşçi Cephesi okurları buluştu

0

Ankara’daki İşçi Cephesi okurları olarak 16 Ocak günü bir araya geldik. Bu ay buluşmamızda memur, işçi ve öğrencilerin yanı sıra İstanbul’dan gelen iki İC yazarı da vardı. Etkinliğimizde Beynelmilel filmini izledik, darbecilerden ne kadar hesap sorulduğunu tartıştık ve Tunus’ta patlak veren ayaklanmayı sorguladık.

Türkiye’de politik durum

0

1.Türkiye Cumhuriyeti sahip olduğu sınırlı sermaye birikimi ile emperyalist devletlere mali ve diplomatik açıdan bağımlı kapitalist bir ülkedir. 1980’den bu yana başa gelen hükümetler tarafından ekonomik anlamda liberal, siyasal anlamda gittikçe muhafazakâr politikalar bütünü ile emperyalist dünya sistemine uyum sürecini idame ettirmektedir.

İşçi sınıfı mücadelesine adanmış bir hayat: Nahuel Moreno

0

Ortalama bir işçi ve genel olarak sömürülenler mücadele etmeye pek istekli değildir. Bu, greve çıkarak kıt kanaat geçindiği ücretinin bir parçasını kaybetmek istemeyen, bir gösteriye katılarak fiziksel sağlığını tehlikeye atmaktan çekinen, kapitalizme karşı silahlanarak ölümü göze alamayan normal bir insanın doğasıdır. Kitleler, kapitalizm onları sefalete mahkûm ettiği için, bu durumdan kurtulmak için, kapitalizm onlara mücadele etmekten başka bir yol bırakmadığı için grev yaparlar. İşçi greve “âşık” değildir, ama kapitalistlerin şiddetine karşı kendini korumak için şiddet kullanmak zorunda kalır. Silaha “âşık” değildir, ne var ki kapitalizm ona karşı silah kullandığında, o da silah kullanmak zorunda kalır.” Nahuel Moreno, Parti ve Devrim, Atölye Yayınları

Demokratik Özerklik Modeli ve tartışmaları üzerine: Kürt sorunu artık var, çözümü ise hâlâ…

0

Kürt sorunu etrafında çeşitli tartışmalar sürüyor, çoğunluğun hemfikir olduğu nokta, bugün en azından, sorunun inkâr edilmediği bir aşamaya gelinmiş olması. Ayrışılan yer ise sorunun ve çözümün adının koyulması sürecinde.

İzmir Buca’da CHP’li belediyenin işçileri taşeronlaşmaya karşı direnişte

0

26 Aralık günü Buca Belediyesi önünde direnişlerini sürdüren Buca Belediyesi işçilerini ziyaret ettik.

Direnişlerinin 32. gününde morallerinden ve mücadele azimlerinden hiçbir şey kaybetmemiş olan Buca belediye işçileri, direnişlerini yalnızca kendi işten atılma ve sendikasızlaştırma sorunları için değil, torba yasası gibi tüm işçi sınıfını ilgilendiren saldırılara karşı ilerlettiklerini belirttiler.

Tekstil – Bir işçinin canının ne önemi var ki!

0

Merhaba arkadaşlar,

Ben 300 kişilik bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Burada çalışmaya başlayalı 2 ay oldu. Tekstil sektöründe çalışma koşulları çok ağır, hani şu “esnek çalışma koşulları” dediklerinden.

Metal – Askerliğini yapmayana mesai ücreti yok

0

Çalıştığım fabrikada henüz 20 yaşını doldurmamış birkaç işçi arkadaşımız var. Bu arkadaşlar işe alınırken belli bölümlere çırak olarak alınmışlar, kimi iki, kimi üç yıldır çalışıyor. Aslında fabrikada her işe koşan, her bölümdeki eleman açığını kapatmak için kullanılan kalifiye elemanlar… Ama fabrikadaki idari amirler tarafından sürekli baskı altında tutuluyorlar ve tüm angarya işler bu genç arkadaşlarımızın omuzlarına yükleniyor. Ama gelin görün ki; diğer tüm işçi arkadaşlar fazla çalışmada mesai ücreti alırken, bu genç arkadaşlarımıza mesai ücreti ödenmiyor. Gerekçe ise komik; askerliklerini yapmamışlar. Patronun bu keyfî gerekçesi elbette mantıktan uzak ve tek kelimeyle bir hak gaspı. Fakat patronun bu keyfî uygulamayı rahatça hayata geçirmesinin altındaki nedenler açık.

Matbaa işçilerinin sorunları…

0

Merhaba İC okurları,

Ben Ankara’dan bir İşçi Cephesi gazetesi okuruyum. Bu ikinci yazım. Öncelikle yazdığım yazıya gazetede yer veren İC’den yoldaşlara çok teşekkür ediyorum, beni çok gururlandırdılar.

Daha önce yazdığım yazımda çalıştığım işyerinde olan sorunlardan, ne kadar ağır şartlarda çalıştığımızdan ve bizim üzerimizden para kazananlardan bahsetmiştim.

UPS direnişi: Savunma hattından saldırıya!

0

“Bizler kazanmaya mecburuz!” diyen UPS işçileri Zonguldak madenci yürüyüşünün ardından en önemli direnişlerden birini gerçekleştirmekteler, çünkü UPS sistemin kilit sektörlerinden biri olan kargo sektöründe faaliyet göstermekte olup, ülkenin her yerinde çalışma yapmakta. Ayrıca daha önce sendikalaşma mücadelesinin başarıyla sonuçlanamadığı bir sektöre sendikanın girebilmesi büyük önem taşıyor, çünkü UPS’nin direnişçi işçilerinin kazanması halinde, bu direnişi dikkatle takip eden diğer kargo şirketleri çalışanları da sendikalaşma mücadelesine başlayacaklardır. Görünen o ki, bu direniş on binlerce kargo işçisinin geleceğini belirleyecek.

Vaat edilmiş demokrasinin sınırları

0

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan referandum sonuçlarının hemen ardından huşu içinde, 13 Eylül sabahıyla birlikte Türkiye’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını muştuluyordu. Nitekim “ileri demokrasi” hurafesinin sarsılması için İstanbul ve Ankara’da gerçekleşen bir dizi barışçıl öğrenci gösterisi yetti de arttı bile. Yakın zamana dek gazetelerin iç sayfalarında sıradanlaşan vahşi polis terörü, yerini artık kamuoyunun görmezden gelemeyeceği şekilde tüm toplumsal muhalefet odaklarına yönelik sistematik bir şiddet uygulamasına bırakmış görünüyor.

“Ji bo biratîyê, Ji bo aşitîyê, Ji bo wekhevbunê Diyarbekir mala meye”

0

Başlıktaki sözler TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’e ait. “Kardeşlik, barış ve eşitlik için Diyarbakır bizim evimizdir” anlamına geliyor. 17 Aralık 2010 günü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) Diyarbakır Zirvesi’ne katılan Boyner konuşmasına bu sözlerle başlamıştı.

Gazze saldırısının ardından iki yıl

0

27 Aralık 2008’de başlayan ve 22 gün süren kanlı saldırının ardından iki yılı geride bıraktık. Saldırıda 352’si çocuk 1.417 Filistinli öldürüldü ve 5.300 kişi sakat kaldı; kullanımı yasaklı Beyaz Fosfor dahi Gazze topraklarına salındı. Sonrasında gerçekleşen sayısız incelemenin her birinde İsrail’in burjuva hukukunu dahi aşan ihlaller gerçekleştirdiği tespit edilmiş olsa da, İsrail’e hiçbir yaptırım uygulanmadı. Bu boyutları ile incelendiğinde İsrail’in bu saldırısının Gazze’de yaşanan diğer katliamlarla kıyaslandığında dahi tarihi büyüklükte olduğu ortaya çıkıyor.

Avrupa’da sınıf mücadelesi: Kurtarma paketleri, peki ya kimin için?

0

2008 yılından bu yana süren ekonomik kriz Avrupa’da etkisini şiddetli bir biçimde arttırmakta. Krizin ilk etabında, batık finans kuruluşlarına, kamu kaynaklarının kullanılmasıyla, yüklü miktarda para pompalanmıştı. Sonrasında ise bu harcamaların üzerinden kalkabilmek adına emekçi kitleler üzerinde yoğun baskı politikaları uygulanmaya başlanarak sert tedbirler alınması yoluna gidildi. Tüm bu gelişmeler ise kıta genelinde kitle seferberliklerinin önünü açtı.

Loç Vadililer HES’e karşı seferber

0

Cide’deki Loç Vadisi’ne, yani dünyanın en büyük dördüncü kanyonuna hidroelektirik santralleri (HES) yapılmasına karşı, Loç Vadililer projeyi yürüten OR-YA enerji şirketinin önündeki oturma eylemlerini bir ayı aşkın süredir sürdürmekteler. Aynı zamanda, Cide’de, köy halkı da şantiye başında nöbet tutmakta.

Torba Yasa: Yeni bir saldırı paketi

0

Hükümetin güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran saldırı paketi, ancak birleşik bir mücadeleyle durdurulabilir

AKP hükümeti, emekçilere dönük yeni bir saldırı paketiyle yine karşımızda. 8 yıllık iktidarı boyunca esnek ve güvencesiz çalışmayı temel kaide haline getirmeye çalışan AKP, “torba yasa”yla bu konuda yeni bir adım atma peşinde. Burjuva medya organlarında, yalnızca “vergi affı” boyutuyla gündeme getirilen, halka büyük bir jest gibi sunulan “torba yasa”, esasında emekçilere karşı gerçekleştirilen kapsamlı bir saldırı programıdır.

UPS’nin taşeron işçileri

0

En genci 22, en yaşlısı 62 yaşında olan tam 83 kişi. Bundan sekiz ayı aşkın bir süre önce sendikalılaştıkları için işten atıldılar. Oysa sendikalılaşmak suç değildir, anayasal bir haktır! Her kim sendikalılaşmayı engellemeye çalışıyorsa suç işleyen asıl odur. Bu gerçeğin ışığında işçiler 84 kişi olarak direnişe başladılar. Sendikalı olarak işlerine geri dönebilmek temel talepleri oldu.

Öğrenci hareketi: Nereye doğru?

0

Yüksek harç zamları, eğitimdeki bütçe kısıntıları gibi ortak saldırı planına, kitlesel eylemlerle karşılık veren Avrupalı öğrencileri, bu kez Türkiye’deki öğrenciler izliyor. Aynı planın parçası ve bu topraklardaki uygulayıcısı AKP Hükümeti’ne yönelik protestolar geçtiğimiz aylarda Başbakan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaretiyle başladı. Öğrenciler şikâyetlerini dile getirmeye çalışırken, yeriyle ironik bir şekilde de olsa gaz bombaları ve polis şiddetiyle karşılaştı.

Videla ve 12 Eylül

0

Geçtiğimiz 22 Aralık’ta, 1976-1981 yıllarında başında olduğu askeri cunta ile insanlık suçu işleyen Jorge Rafael Videla, Arjantin yasalarınca ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Seslerini yükselten ve isteklerini kitlesel örgütler altında dile getiren emekçiye ve işçiye karşı sermayenin desteğini alan faşist rejimler ve diktalar dünyanın her yerinde kendisini gösterdi ve gösteriyor.

Gizli Diplomasi ve Burjuva İkiyüzlülüğü

0

Kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslararası organizasyon olan Wikileaks’in, ABD Dışişleri Bakanlığı ve dünya genelindeki ABD büyükelçilikleri arasındaki ayrıntılı yazışmalardan oluşan 251 bin 287 gizli belgeyi yayımlayacağını duyurmasının ardından, Radikal gazetesinin deyimi ile “diplomasi tarihinde bir depremin patlak vereceği” bekleniyordu.

Frida Kahlo, Diego Rivera sergisi İstanbul’da

0

20. yüzyıl sanatının Meksika ve dünyadaki en çarpıcı figürlerinden ikisi, Frida Kahlo ve Diego Rivera Türkiye’de ilk kez Pera Müzesi’nde ağırlanıyorlar. Meksika dışında çok az ülkede sergilenen Kahlo eserleri, 40 yapıttan oluşan bir seçkiyle, 23 Aralık 2010 – 20 Mart 2011 tarihleri arasında, Beyoğlu Pera Müzesi’nde görülebilir.

Bilinen bir Gerçek: Büyümeden Pay Almıyoruz

0

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR): “Asgari ücret ekonomik büyüme oranında bir artış kaydetseydi, bugün brüt 2 bin 324 TL olacaktı.” Yani, Asgari ücrete, aslında büyümeden pay ayrılmamış. Bu bildiğimiz bir şey, evet sürekli artan yoksulluğumuzun ve küçülen ekmeğimizin sebebi bu olsa gerek. Peki, ama neden ayrılmadı?

İC yaşamında bir kritik dönemeç daha

0

İşçi Cephesi gazetesi (İC) Ocak ayının başlarında çok önemli bir konferans gerçekleştirdi. Gazetenin -genç bir kadın arkadaşın deyimiyle- 32 yıllık sadık bir okuru ve zaman zaman da yazarı olarak, konferansta davetli olarak bulunma fırsatına ve onuruna sahip oldum.Gözlemimi hemen bir cümleyle özetleyeyim: İC bunca yıllık tarihinin en önemli ve en verimli anını yaşamakta. Daha başından itibaren kendisine hedef olarak belirlediği, işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin devrimci partisini inşa etme mücadelesinde tarihsel bir adımın eşiğine ulaşmış durumda.

Kazanan Tüm Sınıf Olacak: Sendikalaşma mücadelesi ve UPS direnişi

0

Dünya çapında 200’den fazla ülkede, Türkiye’de ise 81 ilde toplam 290 şube ve servis aracılığıyla faaliyet gösteren UPS Kargo’da çalışan işçiler, Türk-İş’e bağlı TÜMTİS (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası)’te örgütlenmeye başladıkları için işten çıkartılmışlardı. İşten çıkartmalara ve UPS’de sendikalı işçilere yönelik baskılara karşı 5 Mayıs 2010 tarihinde direnişe başlayan işçiler direnişteki 9. aylarına girdiler.

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde kıvılcımın adı Sa-Ba direnişi

0

Dünyanın önde gelen otomotiv devlerine yedek parça üreten, 210 kişinin çalıştığı Sa-ba Enjeksiyon Fabrikası, bu sektörde yaklaşık 30 yıldır faaliyet yürüten bir fabrikadır.

Sa-Ba ve Sa-Ba patronu’nun başarısının sırrı
Ürünlerini çoğunlukla Almanya, Slovakya ve Fransa’ya ihraç eden Sa-Ba patronunun başarısının sırrı özetle; asgari ücreti geçmeyen ücretler, işyerinde sağlık görevlisi bulundurmamak, ücretleri zamanında ödememek, zorunlu olmamasına rağmen zorla işçiyi alıkoyup 24 saatte 16 saat çalıştırmak, kimyasal bölümlerde çalışan işçilerin ihtiyacı olan bir kaşık yoğurttan bile çalmak, mazota zam geldi diye servisleri iptal etmek olarak özetlenebilir.

Ankara’da İC okurları buluştu

0

Her ay olduğu gibi Aralık ayında da Ankara’daki İşçi Cephesi okurları olarak bir araya geldik. Bu seferki gündem konumuz “2010’da neler oldu? ve 2011’de bizi neler bekliyor?” idi.

Yeni işsizlik sigortası: neyi, ne kadar ve nasıl değiştirecek?

0

Türkiye’de işsizlik fonu devletin genel bütçesine aktarılarak eritiliyor, patronların kullanımına açılıyor. Yeni sistemin bu uygulamaların önüne geçme çabası yok, işçiye soyut bir ‘primini kontrol et’ görevi veriyor ve geriye çekiliyor.

Referandumun ardından

0

İktidarı boyunca kadın ve çocukları dilinden düşürmeyen AKP, referandum sürecinde, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık anlamına gelecek anayasa maddesiyle epeyce oy toplamıştı. Ayrıca niyet okuması yapanlar bu maddeyi alkışlarla karşılasalar da, eklenen bölüm; Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz idi.

Vatandaşlık yardımı nedir, ne değildir?

0

Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve Türkiye’de henüz teorik plânda ele alınan bir konu olsa da uygulanması düşünülen “vatandaşlık geliri” ya da “vatandaşlık yardımı” projeleri, genel seçim sürecine girdiğimiz bugünlerde bazı partiler tarafından seçim vaadi olarak öne sürüldü.

Katliamdan İki Yıl Sonra: Gazze’den Mektup Var

0

İşgal ve Abluka Altındaki Gazze – Filistin 27 Aralık 2010

Biz, abluka altındaki Gazze Şeridi’nden Filistinliler, İsrail’in ailelerimize, evlerimize, yollarımıza ve okullarımıza yönelik soykırım saldırısından iki yıl sonra bugün hareketsizliğe yeter, tartışmaya yeter, beklemeye yeter diyoruz – şimdi İsrail’den bize karşı süren suçlarından dolayı hesap sormanın zamanıdır. 27 Aralık 2008’de İsrail, Gazze Şeridi’ni ayrım gözetmeksizin bombardımana tutmaya başladı. Saldırı, 22 gün sürdü, ana akım İnsan Hakları Örgütlerine göre 352’si çocuk1.417 Filistinli öldürüldü. Bu sarsıcı 528 saat boyunca İsrail İşgal Kuvvetleri, ABD’nin temin ettiği F15’leri, F16’ları, Merkava Tanklarını, uluslararası planda yasaklanmış Beyaz Fosforu salıverdi ve 800 bini çocuk ve yüzde 80’den fazlası BM’ye kayıtlı mülteci olan 1,5 milyon kişiyi barındıran bu küçük Filistin sahil yerleşim bölgesini bombaladı ve istila etti. Yaklaşık 5.300 kişi kalıcı yara aldı.

ODTÜ’lü öğrencilerden polislere “orantısız zekâ”

0

Başbakan Erdoğan, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’ndeki Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 22. toplantısı için 15 Aralık’ta Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ ndeydi.

Dünya durumu için perspektifler (Ocak 2011)

0

1. İçinden geçtiğimiz sürece damgasını vuran olgu, dünya ekonomik krizidir. Kapitalizm 1929 buhranına benzer türden, küresel çapta bir aşırı üretim krizinden geçiyor. Krizin resmen patlak verdiği 2008 yılından bu yana hükümetler, iflas eden banka ve şirketleri kurtarmak adına, devlet kaynaklarından trilyonlarca doları burjuvaziye ikram ettiler. Ne var ki, krizin faturasının işçi sınıfına ve emekçi kesimlere kesilmesi anlamına gelen “kurtarma operasyonları”, krizden çıkışı sağlamadığı gibi, krizi daha da şiddetlendiren bir süreci başlatmış oldu. Devlet kaynaklarının patronlara hibe edilmesiyle dev bütçe açıkları oluşurken, banka ve şirket iflaslarının yerini devletlerin iflası almaya başladı. Kapitalizmin “zayıf halkası” konumundaki birçok ülke borçlarını ödeyemez duruma gelirken, IMF bu ülkelerin kurtarıcısı ilan edildi, trilyonlarca doların patronlara sunulduğu bir ortamda, “kemer sıkma politikaları” uygulanmaya başlandı.

YURT- KUR önce barınma sorununu çözsün!

0

Yüksek harç zamları, eğitimdeki bütçe kısıntıları gibi ortak saldırı planına, kitlesel eylemlerle karşılık veren Avrupalı öğrencileri, bu kez Türkiye’deki öğrenciler izliyor. Aynı planın parçası ve bu topraklardaki uygulayıcısı AKP Hükümeti’ne yönelik protestolar geçtiğimiz aylarda Başbakan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaretiyle başladı. Öğrenciler şikâyetlerini dile getirmeye çalışırken, yeriyle ironik bir şekilde de olsa gaz bombaları ve polis şiddetiyle karşılaştı.

İş Yasası’nda kadın – erkek eşitliğini düzenleyen hükümler: Eşit davranma ilkesi

0

4857 sayılı yasada, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı her türlü ayrımcılık yasaklanmıştır.

Duygusal şiddet

0

Her gün ortalama 3 kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Dünyada ve Türkiye’de her üç kadından biri şiddet görüyor ve bu şiddet genellikle kendilerine en yakın erkekler (baba, eş, sevgili) tarafından gerçekleştiriliyor. Bu vahim tablo, bize kadına yönelik şiddet konusunda acilen bir şeyler yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Kadına yönelik bu soykırıma sessiz kalmamamız ve onu daha da görünür kılmamız hayati önemde. Bizler de bu saikle, bu sayıda kadınlara yönelik görünmeyen bir saldırı biçimi olarak duygusal şiddet konusunda bilinçlenmenin önemli olduğunu düşündük.

Ne Liberal’in lafazanlığı ne de Vatansever’in hezeyanı…

0

Çinliler, beddua etmek için “İlginç zamanlarda yaşayasın!” derlermiş! Her zaman çabuk fark edemesek de galiba o “ilginç zamanlardan” birindeyiz. İnsan evladı, kendi kısa ömrü içinde uzun sayılabilecek bir süre boyunca “tarihin sona erdiği” biçiminde bir liberal hurafeye inandırıldı. Ancak bu hurafe, tarihin ve toplumun merhametsiz yasaları ve elbette kapitalizmin ertelenebilir ama kaçınılmaz krizi karşısında tarihsel açıdan çok kısa sayılabilecek bir sürede yıkılıp gitti… Şimdi çıplak maddi gerçekle karşı karşıyayız; bilinç maddi gelişmeleri geriden takip etse de!

Direnişlerinin 235. gününde UPS işçileriyle dayanışma!

0

5 Mayıs 2010’da TÜMTİS’e (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası) üye oldukları için işten çıkartılan UPS işçilerinin direnişi 8. ayına girmiş bulunuyor. Direniş yalnızca İstanbul’daki Mahmutbey ve Kurtköy aktarma merkezlerinde değil, Ankara ve İzmir’de de sürüyor. 8 aydır direniş çadırlarında haklı mücadelelerini sürdüren UPS işçileriyle bugün de dayanışmak, ilk günkü kadar önemli. Bizler İşçi Cephesi gazetesi olarak, bu süre boyunca seslerini duyurmaya çalıştığımız UPS işçileriyle 235. günlerinde de birlikteydik.