Ana Sayfa Blog Sayfa 113

Vaat edilmiş demokrasinin sınırları

0

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan referandum sonuçlarının hemen ardından huşu içinde, 13 Eylül sabahıyla birlikte Türkiye’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını muştuluyordu. Nitekim “ileri demokrasi” hurafesinin sarsılması için İstanbul ve Ankara’da gerçekleşen bir dizi barışçıl öğrenci gösterisi yetti de arttı bile. Yakın zamana dek gazetelerin iç sayfalarında sıradanlaşan vahşi polis terörü, yerini artık kamuoyunun görmezden gelemeyeceği şekilde tüm toplumsal muhalefet odaklarına yönelik sistematik bir şiddet uygulamasına bırakmış görünüyor.

“Ji bo biratîyê, Ji bo aşitîyê, Ji bo wekhevbunê Diyarbekir mala meye”

0

Başlıktaki sözler TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’e ait. “Kardeşlik, barış ve eşitlik için Diyarbakır bizim evimizdir” anlamına geliyor. 17 Aralık 2010 günü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) Diyarbakır Zirvesi’ne katılan Boyner konuşmasına bu sözlerle başlamıştı.

Gazze saldırısının ardından iki yıl

0

27 Aralık 2008’de başlayan ve 22 gün süren kanlı saldırının ardından iki yılı geride bıraktık. Saldırıda 352’si çocuk 1.417 Filistinli öldürüldü ve 5.300 kişi sakat kaldı; kullanımı yasaklı Beyaz Fosfor dahi Gazze topraklarına salındı. Sonrasında gerçekleşen sayısız incelemenin her birinde İsrail’in burjuva hukukunu dahi aşan ihlaller gerçekleştirdiği tespit edilmiş olsa da, İsrail’e hiçbir yaptırım uygulanmadı. Bu boyutları ile incelendiğinde İsrail’in bu saldırısının Gazze’de yaşanan diğer katliamlarla kıyaslandığında dahi tarihi büyüklükte olduğu ortaya çıkıyor.

Avrupa’da sınıf mücadelesi: Kurtarma paketleri, peki ya kimin için?

0

2008 yılından bu yana süren ekonomik kriz Avrupa’da etkisini şiddetli bir biçimde arttırmakta. Krizin ilk etabında, batık finans kuruluşlarına, kamu kaynaklarının kullanılmasıyla, yüklü miktarda para pompalanmıştı. Sonrasında ise bu harcamaların üzerinden kalkabilmek adına emekçi kitleler üzerinde yoğun baskı politikaları uygulanmaya başlanarak sert tedbirler alınması yoluna gidildi. Tüm bu gelişmeler ise kıta genelinde kitle seferberliklerinin önünü açtı.

Loç Vadililer HES’e karşı seferber

0

Cide’deki Loç Vadisi’ne, yani dünyanın en büyük dördüncü kanyonuna hidroelektirik santralleri (HES) yapılmasına karşı, Loç Vadililer projeyi yürüten OR-YA enerji şirketinin önündeki oturma eylemlerini bir ayı aşkın süredir sürdürmekteler. Aynı zamanda, Cide’de, köy halkı da şantiye başında nöbet tutmakta.

Torba Yasa: Yeni bir saldırı paketi

0

Hükümetin güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıran saldırı paketi, ancak birleşik bir mücadeleyle durdurulabilir

AKP hükümeti, emekçilere dönük yeni bir saldırı paketiyle yine karşımızda. 8 yıllık iktidarı boyunca esnek ve güvencesiz çalışmayı temel kaide haline getirmeye çalışan AKP, “torba yasa”yla bu konuda yeni bir adım atma peşinde. Burjuva medya organlarında, yalnızca “vergi affı” boyutuyla gündeme getirilen, halka büyük bir jest gibi sunulan “torba yasa”, esasında emekçilere karşı gerçekleştirilen kapsamlı bir saldırı programıdır.

UPS’nin taşeron işçileri

0

En genci 22, en yaşlısı 62 yaşında olan tam 83 kişi. Bundan sekiz ayı aşkın bir süre önce sendikalılaştıkları için işten atıldılar. Oysa sendikalılaşmak suç değildir, anayasal bir haktır! Her kim sendikalılaşmayı engellemeye çalışıyorsa suç işleyen asıl odur. Bu gerçeğin ışığında işçiler 84 kişi olarak direnişe başladılar. Sendikalı olarak işlerine geri dönebilmek temel talepleri oldu.

Öğrenci hareketi: Nereye doğru?

0

Yüksek harç zamları, eğitimdeki bütçe kısıntıları gibi ortak saldırı planına, kitlesel eylemlerle karşılık veren Avrupalı öğrencileri, bu kez Türkiye’deki öğrenciler izliyor. Aynı planın parçası ve bu topraklardaki uygulayıcısı AKP Hükümeti’ne yönelik protestolar geçtiğimiz aylarda Başbakan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaretiyle başladı. Öğrenciler şikâyetlerini dile getirmeye çalışırken, yeriyle ironik bir şekilde de olsa gaz bombaları ve polis şiddetiyle karşılaştı.

Videla ve 12 Eylül

0

Geçtiğimiz 22 Aralık’ta, 1976-1981 yıllarında başında olduğu askeri cunta ile insanlık suçu işleyen Jorge Rafael Videla, Arjantin yasalarınca ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Seslerini yükselten ve isteklerini kitlesel örgütler altında dile getiren emekçiye ve işçiye karşı sermayenin desteğini alan faşist rejimler ve diktalar dünyanın her yerinde kendisini gösterdi ve gösteriyor.

Gizli Diplomasi ve Burjuva İkiyüzlülüğü

0

Kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslararası organizasyon olan Wikileaks’in, ABD Dışişleri Bakanlığı ve dünya genelindeki ABD büyükelçilikleri arasındaki ayrıntılı yazışmalardan oluşan 251 bin 287 gizli belgeyi yayımlayacağını duyurmasının ardından, Radikal gazetesinin deyimi ile “diplomasi tarihinde bir depremin patlak vereceği” bekleniyordu.

Frida Kahlo, Diego Rivera sergisi İstanbul’da

0

20. yüzyıl sanatının Meksika ve dünyadaki en çarpıcı figürlerinden ikisi, Frida Kahlo ve Diego Rivera Türkiye’de ilk kez Pera Müzesi’nde ağırlanıyorlar. Meksika dışında çok az ülkede sergilenen Kahlo eserleri, 40 yapıttan oluşan bir seçkiyle, 23 Aralık 2010 – 20 Mart 2011 tarihleri arasında, Beyoğlu Pera Müzesi’nde görülebilir.

Bilinen bir Gerçek: Büyümeden Pay Almıyoruz

0

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR): “Asgari ücret ekonomik büyüme oranında bir artış kaydetseydi, bugün brüt 2 bin 324 TL olacaktı.” Yani, Asgari ücrete, aslında büyümeden pay ayrılmamış. Bu bildiğimiz bir şey, evet sürekli artan yoksulluğumuzun ve küçülen ekmeğimizin sebebi bu olsa gerek. Peki, ama neden ayrılmadı?

İC yaşamında bir kritik dönemeç daha

0

İşçi Cephesi gazetesi (İC) Ocak ayının başlarında çok önemli bir konferans gerçekleştirdi. Gazetenin -genç bir kadın arkadaşın deyimiyle- 32 yıllık sadık bir okuru ve zaman zaman da yazarı olarak, konferansta davetli olarak bulunma fırsatına ve onuruna sahip oldum.Gözlemimi hemen bir cümleyle özetleyeyim: İC bunca yıllık tarihinin en önemli ve en verimli anını yaşamakta. Daha başından itibaren kendisine hedef olarak belirlediği, işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin devrimci partisini inşa etme mücadelesinde tarihsel bir adımın eşiğine ulaşmış durumda.

Kazanan Tüm Sınıf Olacak: Sendikalaşma mücadelesi ve UPS direnişi

0

Dünya çapında 200’den fazla ülkede, Türkiye’de ise 81 ilde toplam 290 şube ve servis aracılığıyla faaliyet gösteren UPS Kargo’da çalışan işçiler, Türk-İş’e bağlı TÜMTİS (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası)’te örgütlenmeye başladıkları için işten çıkartılmışlardı. İşten çıkartmalara ve UPS’de sendikalı işçilere yönelik baskılara karşı 5 Mayıs 2010 tarihinde direnişe başlayan işçiler direnişteki 9. aylarına girdiler.

Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde kıvılcımın adı Sa-Ba direnişi

0

Dünyanın önde gelen otomotiv devlerine yedek parça üreten, 210 kişinin çalıştığı Sa-ba Enjeksiyon Fabrikası, bu sektörde yaklaşık 30 yıldır faaliyet yürüten bir fabrikadır.

Sa-Ba ve Sa-Ba patronu’nun başarısının sırrı
Ürünlerini çoğunlukla Almanya, Slovakya ve Fransa’ya ihraç eden Sa-Ba patronunun başarısının sırrı özetle; asgari ücreti geçmeyen ücretler, işyerinde sağlık görevlisi bulundurmamak, ücretleri zamanında ödememek, zorunlu olmamasına rağmen zorla işçiyi alıkoyup 24 saatte 16 saat çalıştırmak, kimyasal bölümlerde çalışan işçilerin ihtiyacı olan bir kaşık yoğurttan bile çalmak, mazota zam geldi diye servisleri iptal etmek olarak özetlenebilir.

Ankara’da İC okurları buluştu

0

Her ay olduğu gibi Aralık ayında da Ankara’daki İşçi Cephesi okurları olarak bir araya geldik. Bu seferki gündem konumuz “2010’da neler oldu? ve 2011’de bizi neler bekliyor?” idi.

Yeni işsizlik sigortası: neyi, ne kadar ve nasıl değiştirecek?

0

Türkiye’de işsizlik fonu devletin genel bütçesine aktarılarak eritiliyor, patronların kullanımına açılıyor. Yeni sistemin bu uygulamaların önüne geçme çabası yok, işçiye soyut bir ‘primini kontrol et’ görevi veriyor ve geriye çekiliyor.

Referandumun ardından

0

İktidarı boyunca kadın ve çocukları dilinden düşürmeyen AKP, referandum sürecinde, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık anlamına gelecek anayasa maddesiyle epeyce oy toplamıştı. Ayrıca niyet okuması yapanlar bu maddeyi alkışlarla karşılasalar da, eklenen bölüm; Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz idi.

Vatandaşlık yardımı nedir, ne değildir?

0

Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve Türkiye’de henüz teorik plânda ele alınan bir konu olsa da uygulanması düşünülen “vatandaşlık geliri” ya da “vatandaşlık yardımı” projeleri, genel seçim sürecine girdiğimiz bugünlerde bazı partiler tarafından seçim vaadi olarak öne sürüldü.

Katliamdan İki Yıl Sonra: Gazze’den Mektup Var

0

İşgal ve Abluka Altındaki Gazze – Filistin 27 Aralık 2010

Biz, abluka altındaki Gazze Şeridi’nden Filistinliler, İsrail’in ailelerimize, evlerimize, yollarımıza ve okullarımıza yönelik soykırım saldırısından iki yıl sonra bugün hareketsizliğe yeter, tartışmaya yeter, beklemeye yeter diyoruz – şimdi İsrail’den bize karşı süren suçlarından dolayı hesap sormanın zamanıdır. 27 Aralık 2008’de İsrail, Gazze Şeridi’ni ayrım gözetmeksizin bombardımana tutmaya başladı. Saldırı, 22 gün sürdü, ana akım İnsan Hakları Örgütlerine göre 352’si çocuk1.417 Filistinli öldürüldü. Bu sarsıcı 528 saat boyunca İsrail İşgal Kuvvetleri, ABD’nin temin ettiği F15’leri, F16’ları, Merkava Tanklarını, uluslararası planda yasaklanmış Beyaz Fosforu salıverdi ve 800 bini çocuk ve yüzde 80’den fazlası BM’ye kayıtlı mülteci olan 1,5 milyon kişiyi barındıran bu küçük Filistin sahil yerleşim bölgesini bombaladı ve istila etti. Yaklaşık 5.300 kişi kalıcı yara aldı.

ODTÜ’lü öğrencilerden polislere “orantısız zekâ”

0

Başbakan Erdoğan, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’ndeki Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun 22. toplantısı için 15 Aralık’ta Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ ndeydi.

Dünya durumu için perspektifler (Ocak 2011)

0

1. İçinden geçtiğimiz sürece damgasını vuran olgu, dünya ekonomik krizidir. Kapitalizm 1929 buhranına benzer türden, küresel çapta bir aşırı üretim krizinden geçiyor. Krizin resmen patlak verdiği 2008 yılından bu yana hükümetler, iflas eden banka ve şirketleri kurtarmak adına, devlet kaynaklarından trilyonlarca doları burjuvaziye ikram ettiler. Ne var ki, krizin faturasının işçi sınıfına ve emekçi kesimlere kesilmesi anlamına gelen “kurtarma operasyonları”, krizden çıkışı sağlamadığı gibi, krizi daha da şiddetlendiren bir süreci başlatmış oldu. Devlet kaynaklarının patronlara hibe edilmesiyle dev bütçe açıkları oluşurken, banka ve şirket iflaslarının yerini devletlerin iflası almaya başladı. Kapitalizmin “zayıf halkası” konumundaki birçok ülke borçlarını ödeyemez duruma gelirken, IMF bu ülkelerin kurtarıcısı ilan edildi, trilyonlarca doların patronlara sunulduğu bir ortamda, “kemer sıkma politikaları” uygulanmaya başlandı.

YURT- KUR önce barınma sorununu çözsün!

0

Yüksek harç zamları, eğitimdeki bütçe kısıntıları gibi ortak saldırı planına, kitlesel eylemlerle karşılık veren Avrupalı öğrencileri, bu kez Türkiye’deki öğrenciler izliyor. Aynı planın parçası ve bu topraklardaki uygulayıcısı AKP Hükümeti’ne yönelik protestolar geçtiğimiz aylarda Başbakan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ni ziyaretiyle başladı. Öğrenciler şikâyetlerini dile getirmeye çalışırken, yeriyle ironik bir şekilde de olsa gaz bombaları ve polis şiddetiyle karşılaştı.

İş Yasası’nda kadın – erkek eşitliğini düzenleyen hükümler: Eşit davranma ilkesi

0

4857 sayılı yasada, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı her türlü ayrımcılık yasaklanmıştır.

Duygusal şiddet

0

Her gün ortalama 3 kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Dünyada ve Türkiye’de her üç kadından biri şiddet görüyor ve bu şiddet genellikle kendilerine en yakın erkekler (baba, eş, sevgili) tarafından gerçekleştiriliyor. Bu vahim tablo, bize kadına yönelik şiddet konusunda acilen bir şeyler yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Kadına yönelik bu soykırıma sessiz kalmamamız ve onu daha da görünür kılmamız hayati önemde. Bizler de bu saikle, bu sayıda kadınlara yönelik görünmeyen bir saldırı biçimi olarak duygusal şiddet konusunda bilinçlenmenin önemli olduğunu düşündük.

Ne Liberal’in lafazanlığı ne de Vatansever’in hezeyanı…

0

Çinliler, beddua etmek için “İlginç zamanlarda yaşayasın!” derlermiş! Her zaman çabuk fark edemesek de galiba o “ilginç zamanlardan” birindeyiz. İnsan evladı, kendi kısa ömrü içinde uzun sayılabilecek bir süre boyunca “tarihin sona erdiği” biçiminde bir liberal hurafeye inandırıldı. Ancak bu hurafe, tarihin ve toplumun merhametsiz yasaları ve elbette kapitalizmin ertelenebilir ama kaçınılmaz krizi karşısında tarihsel açıdan çok kısa sayılabilecek bir sürede yıkılıp gitti… Şimdi çıplak maddi gerçekle karşı karşıyayız; bilinç maddi gelişmeleri geriden takip etse de!

Direnişlerinin 235. gününde UPS işçileriyle dayanışma!

0

5 Mayıs 2010’da TÜMTİS’e (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası) üye oldukları için işten çıkartılan UPS işçilerinin direnişi 8. ayına girmiş bulunuyor. Direniş yalnızca İstanbul’daki Mahmutbey ve Kurtköy aktarma merkezlerinde değil, Ankara ve İzmir’de de sürüyor. 8 aydır direniş çadırlarında haklı mücadelelerini sürdüren UPS işçileriyle bugün de dayanışmak, ilk günkü kadar önemli. Bizler İşçi Cephesi gazetesi olarak, bu süre boyunca seslerini duyurmaya çalıştığımız UPS işçileriyle 235. günlerinde de birlikteydik.

Antalya 19 Aralık’ı protesto etti!

0

19 Aralık tarihi, bu topraklarda burjuva devletin; işçilere, emekçilere, Alevilere ve devrimcilere karşı gerçekleştirdiği iki büyük katliamın yıl dönümü olarak anılmaktadır. Bu iki katliam Türkiye’nin hemen her yerinde olduğu gibi Antalya’da da yaklaşık 170 kişinin katılımıyla Kapalıyol Halk Bankası önünüden Kışlahan Oteli’ne yapılan meşaleli yürüyüşle protesto edildi.

Akdeniz Üniversitesi Isınıyor

0

Akdeniz Üniversitesi’nde bu yıl 8.’si düzenlenen ve üniversitelerin sermayeye nasıl peşkeş çekileceğini ballandıra ballandıra anlatarak, öğrencileri ve başta öğretim üyeleri olmak üzere tüm bilim emekçilerini bu talana ikna etme amacı güden Girişimcilik Haftası’nın açılış konuşmasını yapan Yaşar Holding yönetim kurulu başkanı İdil Yiğitbaş, Öğrenci Kolektifleri üyesi bir kadın öğrenci tarafından yumurta atılarak 14 Aralık tarihinde Atatürk Konferans Salonunda protesto edildi.

Demokrasi mi yumurtadan, yumurta mı demokrasiden?

0

AKP tipi demokrasi, başka bir deyişle burjuva demokrasisi, öğrencilere yönelik polis şiddetiyle yine kendini gösterdi. Başbakan, sarayın içinde rektörlere Türkiye’nin sekiz yıldır ne kadar demokratikleştiğini anlatırken, başbakanın geçtiği güzergahta yollar kapandı, bazı duraklarda otobüs beklemek dahi yasaklandı. Taleplerini Başbakan’a dosya halinde vermek isteyen öğrenciler, dışarıda öldüresiye dövüldü, talepleri bir yana, içeriden çığlıkları dahi işitilmedi. Ankara ve Eskişehir’den otobüslerle gelen öğrenciler ise, ihtiyaç molası için durdukları benzin istasyonlarında biber gazlarıyla karşılanarak İstanbul’a alınmadılar.

Hukuk Bürosu Çalışanları Dayanışma Ağı’ndan, UPS ve TEKEL direnişlerine dayanışma ziyareti

0

Hukuk Bürosu Çalışanları Dayanışma Ağı işçileri 4 Aralık cumartesi günü UPS Mahmutbey işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu.

Füze Savunma Kalkanı Projesi Onaylandı

0

19-20 Kasım’da Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleşen NATO zirvesinde emperyalizm adına önümüzdeki 10-15 yıllık dönemi şekillendirecek “yeni strateji belgesi” oylandı.

Esnek Çalışma modeli nedir?

0

İş Kanunu, işverene çalışma saatlerini iki aylık bir süreye eşitsiz olarak yayma hakkı vermektedir.

63. maddeye göre, “Aksi kararlaştırılmamışsa çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir” denmektedir.

“Fantezi” değil gerçek, erkek devlet şiddeti sürüyor!

0

Gazeteci Asiye Zeybek Güzel, 26 Şubat 1997’de, işten eve döndüğü bir gün evinde kendisini karşılayan polislerce gözaltına alındı. İşkenceyle öldürülen Süleyman Yeter’in de aralarında bulunduğu 14 kişi ile birlikte gözaltına alınan Asiye Zeybek Güzel, 14 gün boyunca gözaltında tutulduğu Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gördü, tecavüze uğradı.

Avrupa’da Kriz:

0

Ekonomik kriz ve sınıf mücadeleleri yaygınlaşıyor

2008 yılından bu yana hesapta olmayan küçük bir yol kazası gibi geçiştirilmeye çalışılan ekonomik kriz dalgası, etki alanını yaygınlaştırıyor ve şiddetleniyor. Aradan geçen iki sarsıcı yıl boyunca önce ulus ötesi finans kuruluşlarının birbiri ardına iflasına tanık olduk. Şimdiyse Avrupa merkezli “devletlerin” tek tek iflas bayrağını çeker hale gelişini izliyoruz. İzlanda’nın ardından, Yunanistanı bir sınıf seferberlikleri sürecinin eşiğine taşıyan koşullar bu kez İrlada’ya sıçramış durumda. Dahası Avrupa sermayesi artık saklamaya gerek duymaksızın sıranın hangi ülkeye geleceğini tartışmakta.

Bir “cephe” de Demirtaş’tan: AKP’ye karşı sol blok

0

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Milliyet gazetesi ile yaptığı bir görüşmede: “Keşke önümüzdeki seçimlerde içinde CHP, ÖDP, BDP, EMEP olan bir sol demokrasi cephesi olsa. AK Partiye karşı ciddi bir sol blok oluşabilir” demiş, böylece de yeni bir tartışmanın önünü açmıştı.

Petrokimya – Yeter ki bir arada olalım

0

Merhaba arkadaşlar,

Bundan önceki okur mektubumda yazdığım gibi sorunlarımız aynı şekilde devam ediyor, yani kısacası krizin bizi teğet geçtiği yok. Tam tersine kronik bir hastalık gibi bize bulaştı. Başbakanımız teğet geçti derken patronları ve kendi yakın çevresini kastetmiş, yanlış anlamayın çünkü her gün görüyoruz. İşten çıkarılan, iş bulamayan, evine ekmek parası götüremeyen, hakkını alamadığı için fabrika önlerinde direnen veya bizim yasal hakkımız olan sendika hakkını almak için işten çıkarılan ve halen direnen bir sürü işçi kardeşimiz var. Unutmamamız gereken ortak çıkarlarımız olduğu ve eğer direnen arkadaşlarımız kaybederlerse kaybedenin sadece onlar değil bizler de olacağıdır.

İşçi Cephesi Gazetesi 2 yaşında: Sınıf partisine yürüyüşümüz sürüyor

0

İşçilere, emekçi halka, gençliğe sınıfın sözünü taşıyacak bir gazete ihtiyacı var” ile başladı, tam 2 yıl önce gazetemizin serüveni. Ancak kolay değildi, çünkü mali zorlukların yanında, politik zorlukları vardı. Üstelik bunca gazetenin içerisinde yaşam bulmak, farklılığını ortaya koyabilmek ayrı bir zorluktu. Heyecanla çıktık yola… Zorluklara değil, hedeflere kilitlendik. Yoklukları, zorlukları aşarak ilerledik. Ve bu sayıyla 24 sayıyı geride bırakmış olduk.

KARDEMİR’de mücadele sürüyor!

0

Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR)’de bu yılın temmuz ayının sonunda başlayan işçi kıyımı, hâlâ devam ediyor. İşçiler sadece patronla değil sendika bürokrasisiyle de şavaşıyor. Mücadele, temmuz ayında 76 işçinin sebep gösterilmeden izne çıkarılmasıyla başladı. İşçiler bağlı bulundukları Çeliş-İş Sendikası’na tepki göstermek için aileleriyle birlikte bir basın açıklaması düzenledi ve Çelik-İş’in tepkisiz kalmasını protesto ettiler.

Eğitim toplumun aynasıdır

0

Eğitim, bir haktır. Kimsenin istediği alanda eğitim görme özgürlüğü engellenemez, kısıtlanamaz veya satılamaz. Tek tek bireylerin gelişiminin çok ötesinde, toplumsal bir sorumluluktur aynı zamanda. Daha iyi eğitimli bir nesil daha büyük bir toplumsal refah getirir. Mesela, daha iyi mühendisler yetiştirerek üretimin verimi arttırılıp, aynı malı üretmek için gerekli insan emeği azaltılabilir, çalışma koşulları iyileştirilebilir ve çalışma saatleri kısaltılabilir.

Katalonya seçimleri ve devrimci sol

0

28 Kasım’da İspanya’nın Katalonya Özerk Bölgesi parlamentosu için gerçekleştirilen seçimlerde, iki dönemdir iktidarda bulunan “Üç Parti Hükümeti” büyük yenilgiye uğradı. İktidar koalisyonunu oluşturan Sosyalist Parti (PSC), Katalonya İçin Girişim-Yeşiller-Birleşik Alternatif Sol ittifakı (ICV-EUiA) ve Katalonya Cumhuriyetçi Solu partileri otonomi parlamentosundaki temsilcilerinin yarısını yitirerek, yerel devlet başkanlığını ve hükümeti, 62 temsilciyle birlikte mecliste mutlak çoğunluğa çok yaklaşan (toplam 135 parlamenter) Katalan milliyetçisi merkez-sağ parti Kümelenme ve Birlik’e (Convergencia i Unió-CiU) bırakmak zorunda kaldı.

Marksist Çözümleme, Niteleme ve Politika

0

Lenin’e göre Marksizm, “sınıf ilişkilerinin kesin ve nesnel olarak doğrulanabilir bir çözümlemesini ve her tarihsel anın somut özelliklerini” belirlemeye çalışır… Bu da, verili “tarihsel anın” niteliğinin tanımlanmasından başka bir şey değildir… Lenin’in sözünü ettiği bilimsel zemin budur; bu zemin gerçekliği değiştirmekte kullanacağımız aleti sağlamlaştırmak için gereklidir.

UPS direnişiyle dayanışalım, bütün sınıfa yayalım!

0

5 Mayıs 2010’da TÜMTİS’e (Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası) üye oldukları için işten çıkartılan UPS işçileri direnişteki yedinci ayı da devirdiler. İstanbul’da Mahmutbey ve Kurtköy’ün yanı sıra, Ankara ve İzmir’de de direnişler sürüyor. Bizler de bu haklı mücadelelerinde UPS işçilerini yalnız bırakmıyoruz.

Fransa’da mücadelenin bilançosu

0

Fransa’da aylarca süren direniş ve mücadele ülke tarihi ve Fransa işçi sınıfı için olduğu kadar, dünya işçi sınıfı hareketleri için de önemliydi. Buna rağmen reformun onaylanması ve yürürlüğe girmesi birçok kesim tarafından mücadelenin tümden başarısız olduğu anlamına geliyormuş gibi yorumlandı.

Temel görev aynı: Mücadeleyi birleştirmek!

0

İşçi Cephesi gazetesi elinizde tuttuğunuz 24. sayısıyla birlikte ikinci yılını tamamlamış oluyor. İki yıl önce Ocak 2009’da birinci sayımızı yayımladığımızda dünya büyük bir ekonomik krize girmişti. Krizin açığa çıktığı Eylül 2008’den gazetemizin birinci sayısının yayımlandığı Ocak 2009’a kadar geçen beş aylık sürede bir buçuk milyon civarında işçi-emekçi işten atılmıştı (Türkiye İstatistik Kurumu’nun -TÜİK- mevsimsel etkilerden arındırılmış resmi rakamlarına göre 752 bin kişi),

Hizmet – Müdürün baskısı sendika sayesinde boşa çıktı

0

Ben ismi duyulmuş ve birçok şubesi olan bir mağazada kasiyer olarak çalışmaktayım. Daha önce de çalıştığım yerdeki sorunlarımı okur mektubu olarak yazmıştım.

Tekstil – Adı patronsa her dakikası yalan, her dakikası sömürüdür

0

Merhaba,

Ben tekstil sektöründe çalışan bir işçiyim. Bu işyerinde işe başlayalı üç ay oldu. Bayram öncesi tekstilde işler hep yoğun geçer. Başladığımdan beri hep mesaiye kaldım, gece yarılarına hatta sabahlara kadar çalışıyorduk ve neden bu kadar mesaiye kaldığımızı sorduğumda “bayrama kadar yoğun çalışacağız” dendi, ben de “tamam” dedim. Çünkü işe ihtiyacımız vardı. Bayrama iki gün kala patrondan paramı istedim, bana para yok dedi. Borcumuz olduğundan para bulmam gerekiyordu, “ya paramı ver ya da bana izin ver ki para bulayım” diyerek çıktım.

Hizmet – Özelleştirmeler kime yarar?

0

Merhaba arkadaşlar,

Ben özel bir okulda çalışıyorum. Ve özelleştirmenin patronların işine ne çok yaradığını görüyorum. Özelleştirmeyle patronlar, işçiyi köleleştirerek kârlarına kâr katıyorlar. Patronlar işçileri istedikleri gibi çalıştırıyorlar; çünkü işçilerin özelleştirmeye karşı hiçbir şey yapamadığını görüyorlar. Bu yüzden, patronların keyfine diyecek yok. Aslında işçiler de bu durumun farkındalar ama bir araya gelemeyince bir şey yapamıyorlar.

Üniversite işgalleri: Bu bir sınıf savaşı!

0

İngiltere’ de hükümetin bütçe kesintileri kapsamında üniversite harçlarını üç katına çıkarma planı, İtalya’da üniversitelerin bütçesini kısıtlayan ve özelleştirmelerin önünü açan ‘eğitim reformu’…

İstİLA sürüyor… Her yerde…

0

Bir askeri terimden başka anlamlar da yüklediğimiz istila kelimesi, sağlıklı bir dokunun bir mikrop ya da bakteri tarafından ele geçirilmesinden tutun da bir şehrin çevresini, yaşanabilir doğasını veya tarihi dokusunu plansızlık ve popilist politikalar yüzünden ele geçiren karakter ve norm yoksunu beton binalar için de kullanıyoruz.