Ana Sayfa Blog Sayfa 87

Sezon başladı, tribünler boş

0

Türkiye Futbol Ligleri’nde yeni sezon başladı. Milyonlarca Avroluk transfer harcamaları, kavga, gürültü, şike tartışmaları, her hafta sonu birilerini asıp kesmek için binlerce TL maaş alan futbol yorumcuları yine baş köşeyi tuttular. Ancak bilinegelenlerin dışında bu sezonun yeni bir tartışma konusu daha var: boş tribünler.

Soma: 150 günün ardından…

0

Soma katliamının üzerinden 5 ay geçti. Dile kolay, 150 gün! Son olsun dendi. Tedbirler alınacak dendi. Sorumlular hesap verecek dendi. Öyle mi oldu? Hayır!

İnşaat İşçileri Başkanı Mustafa Akyol ile söyleşi

0

İnşaat İşçileri Sendikası henüz 2 aylık bir sendika. İş cinayetleriyle gündeme gelen, taşeron, güvencesiz çalışmanın genelleştiği sektörde, kaba inşaattan, ince işçiliğe, proje üretimi ve şantiye süreçlerinde çalışan; kalıpçı, duvarcı, sıvacı, boyacı, mermerci, fayansçı, tekniker, mimar ve mühendis gibi kol ve kafa emekçilerinin tümünü örgütlemeyi hedefliyor. Geleneksel işyeri/işkolu sendikacığının yıllardır yol alamadığı sektörde yeni bir örgütlenme tarzıyla yeni bir soluk yaratmayı uman sendikanın başkanı Mustafa Akyol’la bir söyleşi gerçekleştirdik…

İDP Girişimi Tezkere Bildirisi: Kürt halkına ve bölge emekçilerine ölümü gösterip sıtmaya razı etmeyi amaçlayan Tezkere’ye Hayır!

0

Kürt halkına, bölgenin emekçilerine ve ezilen halklarına hayati önemdeki sorunları için çözüm ve dayanışma sunmayan Tezkere’ye hayır diyoruz! Kürt halkı, bölge emekçileri ve ezilen halkları bugün, IŞİD’in soykırımcı saldırılarıyla yüzleşmektedir. Ezidi katliamını gerçekleştiren, Bağdat ve Erbil’e dahi saldırmaktan çekinmeyen, Musul’u kontrolü altına alan, Suriye’nin kuzeyinde geniş bir alanı işgal eden IŞİD şimdi de tüm gücüyle Rojava’ya saldırmaktadır. Kobane ölümcül bir kuşatma altındadır!

Mücadeleci demiryolu işçileriyle uluslararası dayanışma

0

Arjantin’de Kirchner hükümetinin işçi sınıfına dönük saldırı politikalarına karşı (artan hayat pahalılığı, düşük ücretler, işten atmalar, vs.) 28 Ağustos’ta gerçekleşen başarılı genel grevin ardından; ülkenin İçişleri ve Ulaştırma Bakanı, komik bahanelerle mücadeleci demiryolu delegelerine dönük suçlamalarda bulunmuş, bu delegelerin görevlerinden alınmalarını ve haklarında soruşturma açılmasını talep etmişti. Bakan’ın bu girişimiyle hükümet, grevin başarısına gölge düşürmek ve genel grevin başını çeken kesimlere gözdağı vermek amacı taşıyordu.

Hong Kong’un Gezi’si…

0

Hong Kong’da 2017 seçimleri için yarışacak adayların Çin Komünist Partisi’nin atadığı 1200 kişilik bir komite tarafından seçilecek olmasına tepki gösteren öğrencilerin “demokratik seçim” talebiyle ders boykotuna gitmesi üzerine, Hong Kong hükümetinin verdiği olağan tepki şuydu: Tüm talepleri reddetme ve polis saldırısı.

İskoçya: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”

0

İskoçya’da 18 Eylül’de düzenlenen bağımsızlık referandumundan yüzde 55 oranında Hayır oyu çıkmasına karşın, bütün gözlemciler yukarıdaki başlıkta dile getirilen ifade üzerinde görüş birliğindeler. Bu gerçeğin temel nedeni, dört milyon nüfuslu ülkenin işçi yoğunluklu sanayi merkezlerinde (Glasgow, Dundee, North Lanarkshire, West Dunbartonshire) Evet oylarının çoğunluğu oluşturması. Gençlerin yüzde 70’i aşkın bir kesimi de bağımsızlıktan yana oy kullandı. Bu kitleler yarınki İskoçya’nın kaderini belirleyecek işçi ve emekçilerden oluşuyor.

Kobane…

0

IŞİD Kobane’ye neden saldırdı? Biz ölümlülerin anlaması zor, çok daha derin stratejik, siyasi veya ilahi nedenleri saymazsak, şöyle bir şey olabilir: Kuzeyde işgal altında tuttuğu bölge ve şehirlerin doğrudan bağını kesen Rojava kantonlarını düşürerek hâkimiyet alanlarını birleştirmek; Kobane’nin ardından en batıdaki Afrin’i de alıp kuzeyden Suriye’nin ekonomik merkezi Halep’e inmek. Bu arada en doğuda tek kalan ve önemli bir petrol alanına (Rimela) sahip Cizire’yi de ele geçirip hem bölge petrollerinin tamamını denetim altına almak hem de bütün TC sınırını kontrol ederek askeri, örgütsel, lojistik vb. ihtiyaçlarının kesintisiz teminini garantilemek.

Kobane…

0

¿Por qué ISIS atacó Kobane? No hay una explicación sencilla para ello. La respuesta podría ser la siguiente, si pasamos por alto las más profundas razones estratégicas, políticas y “divinas”: para unir las áreas dominadas por ISIS capturando los cantones de la Rojava (Kurdistán Occidental en kurdo, el Kurdistán de Siria), lo que constituye una desconexión física entre estas áreas – los distritos y las ciudades en el norte-; y para llegar a Aleppo, el centro económico de Siria, desde el norte tras la captura después de Kobanê de la más occidental Afrin. Sin embargo, otro motivo podría ser para capturar Cizre que se encuentra en el extremo oriental de Siria y que tiene un campo de petróleo importante (Rimela), lo que permitiría a ISIS tener todos los campos petroleros bajo su dominio y poder garantizar un suministro continuo de las necesidades militares, de organización y de logística dado que toda la frontera con la República de Turquía estaría entonces bajo su control.

Kobane…

0

Why did the ISIS attack Kobanê? There is not an easy explanation for it. The answer could be the following if we were to disregard the much deeper strategic, political and “divine” reasons: to unite the ISIS-dominated areas by capturing the Rojava (West Kurdistan in Kurdish, Kurdistan of Syria) cantons, which constitute a physical disconnection between these areas – the districts and the cities in the north; and to get to Aleppo, the economic centre of Syria, from the north by capturing the westernmost Afrin after Kobanê. Yet another motive could be to capture Cizre that is located at the far east of Syria and that has an important oil field (Rimela), which would allow ISIS to both get all the oil fields under its dominance and to guarantee a continuous supply of military, organizational and logistic needs as the entire border with the Republic of Turkey would then be under their control.

Çöken Türk dış politikasının son örneği: Musul rehine olayı!

0

Türkiye’nin dış politikası tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor; bölge politikası ise paramparça durumda. ABD askerleri tarafından Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi (Temmuz 2003) ve Türkiye’nin tüm diklenmelerine rağmen TSK’nın keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesiyle (Haziran 2012) birlikte Musul rehine olayı, çöken dış politikanın en uç örneklerinden birini oluşturmakta. Tam da bu nedenle, IŞİD tarafından rehin alınan 49 Musul konsolosluk çalışanının 101 günün ardından serbest bırakılmasının AKP hükümeti ve medyası tarafından destansı bir kahramanlık havasında sunulması beyhude bir çaba. Olayın vahameti bu şekilde örtülemez.

İzmir’de taşerona karşı kitlesel miting

0

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 1170 işçiyi taşerona geçme ya da işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan ihale krizinin ardından harekete geçen DİSK Genel-İş Sendikası, “Taşerona karşı #direnİŞÇİ” sloganı ile bir miting düzenledi. “Taşerona hayır” diyen on binlerce işçi ve emekçi sokaklara çıktı. Basmane Meydanı’ndan Gündoğdu Meydanı’na kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi.

İDP Girişimi Kobane bildirisi: Kobane direnişinin yanındayız! IŞİD bölgeden defol!

0

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Kürt halkına dönük saldırılarını son günlerde Kobane üzerine yoğunlaştırmış durumda. Kürt halkına, bölgedeki diğer azınlıklara, seküler ve demokratik güçlere barbarca saldırılar gerçekleştiren IŞİD, Kobane’ye dönük son saldırılarda yine katliamlara girişti, on binlerce kişinin topraklarını terk etmesine neden oldu. Buna karşılık Kürt gençleri ve halkı, YPG/YPJ savaşçıları, IŞİD’in saldırılarına karşı kahramanca bir direniş gerçekleştirmekte ve Kürdistan topraklarını IŞİD’e karşı savunmakta. İDP Girişimi olarak Kürt halkına dönük bu saldırıları lanetliyoruz. Tüm bölge halklarını ve devrimci güçlerini, Kobane direnişiyle dayanışmaya çağırıyoruz.

Taksim’de Kobane için devrimci dayanışma eylemi gerçekleştirildi

0

HDK İstanbul İl Meclisi’nin yaptığı çağrı ile biraraya gelen demokratik kitle örgütleri IŞİD’in Kobane’ye yönelik saldırısını ve gerici AKP politikalarını protesto etmek için Taksim Tünel’de bir araya geldi.

Tünel önünde toplanan kitle 16.30 civarında Taksim’e doğru sloganlar eşliğinde ilerlemeye başladı. “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” pankartının arkasında yürüyen kitle, “Kürdistan IŞİD’e mezar olacak!”, “Biji Berxadane Kobane (Yaşasın Kobane direnişi!)” sloganları ile yürüyüşünü sürdürdü.

Van İŞKUR işçilerinin mücadelesi sürüyor

0

Van depreminin ardından, İŞKUR aracılığıyla toplum yararına çalışma projesi kapsamında işe alınan 7.286 işçi, işten çıkarıldı. Depremde, devletin altyapı, ulaşım, yardım ve doğabilecek ekonomik-sosyal sorunlara dair önlem alma ve yapılanma eksikliğinden dolayı evsiz, işsiz hatta sakat kalan yüzlerce işçi, herhangi bir açıklama yapılmaksızın 14 Haziran günü işten çıkarıldı. Çoğu TOKİ evlerine borçlu olan işçiler Feqiye Teyran Parkı’nda başlattıkları eylemlerini aylardır devam ettiriyorlar. İşten çıkartılan 7.286 işçi, defalarca işe geri alınma talebinde bulundular. 90 günlük direnişin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bu talebe olumlu cevap verip işçilerin işlerine geri alınacaklarına dair söz verdi. Ancak Faruk Çelik bu sözü tutmak yerine işçileri direnişten yıldırmayı ve bölmeyi denedi; işçilere kura yolu ile bir kısım işçinin işlerine dönebileceği söylendi.

Sürgün edilen Eğitim-Sen’li öğretmenler için Alibeyköy’de basın açıklaması

0

Geçtiğimiz günlerde Eyüp İMKB Ticaret Meslek Lisesi’nde yeni atanan müdürün uygulamalarına karşı çıktıkları için üç öğretmen okullarından sürgün edilmişti. Sürgüne gerekçe, “Mescit ve başörtüsü konusunda öğretmenler kurulunda sert tepki göstermek.” olarak gösterilmişti. Okulda mescit açılmasına ve başörtüsünün özendirilmesine karşı çıkan Eğitim-Sen’li öğretmenleri sendikaları ve öğrencileri yalnız bırakmadı. 16 Eylül sabahçı öğrencilerin okul çıkış saatinde düzenlenen protesto yürüyüşü ve basın açıklamasında onlarca öğrenci, Eğitim-Sen üyeleri ve politik parti mensupları hazır bulundu.

Karadolap Mahalle Meclisi toplandı

0

Yerel seçimlerde Eyüp ilçesindeki Karadolap Mahallesi’nde muhtar adayı Ali Ekber Binici’yi desteklemiştik. Bu desteğin sebebi ise muhtar adayımızın seçimler döneminde savunduğu mahalle için kreş, ulaşım ve kültür merkezi ile birlikte tüm taleplerin mahallede yaşayan emekçilerle birlikte hayata geçireleceği mahalle meclisinin oluşturulmasıydı. 6-7 Eylül’de bu taleplerin en önemlisi olan Karadolap Mahallesi Meclisi muhtarlığın öncülüğünde Karadolap Parkı’nda gerçekleştirildi.

Enternasyonalist Mücadele (LI)’nin yaz kampı gerçekleşti

0

İspanya’daki kardeş partimiz Enternasyonalist Mücadele (Lucha Internacionalista) ‘nin 29-31 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği yaz kampı başarıyla sonuçlandı. Barcelona’da gerçekleşen kampa İDP Girişimi ve Almanya’dan İşçi Demokrasisi İçin Komite (KRD)’den yoldaşlar da katılım sağladılar.

Alibeyköy’de iş cinayeti protestosu

0

Torunlar İnşaat’ta yaşanan iş cinayetinde 10 işçinin hayatını kaybetmesi, Eyüp/Alibeyköy’de de protesto edildi. Eyüp Karadolap Mahallesi’nde, Karadolap Mahalle Meclisi’nin çağrısıyla düzenlenen eyleme yaklaşık 500 kişi katıldı. “Susma haykır, taşerona hayır!”, “Kader değil bu bir cinayet”, “İşçilerin katili sermaye düzeni” gibi sloganların atıldığı eylemde, Veysel Karani Caddesi bir süreliğine trafiğe kapatıldı. Mahalle Meclisi adına basın açıklaması, inşaat işçisi bir meclis üyesi tarafından okundu.

Halkalı’da inşaat işçileri isyanda!

0

Eski Halkalı Çöplüğü arazisinde devam eden Temapark şantiyesinde çalışan işçiler; 10 işçinin Torun Center şantiyesinde iş cinayeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından taşeron dayatmasını, iş cinayetlerini ve güvencesiz çalışma koşullarını protesto etmek için inşaat malzemelerini TEM’e yığarak trafiği kestiler.

İş cinayetine karşı binler sokaktaydı

0

Torunlar İnşaat’ta 11 işçinin hayatını kaybettiği katliamın ertesi günü önce İnşaat İşçileri Sendikası’nın daha sonra DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla eylem ve yürüyüşler gerçekleşti. Eylemlere sendikalar, farklı sektörlerden işçi dernekleri, çok sayıda siyasi grupla birlikte İDP de katıldı.

Filistin’de savaş ve ateşkes: Kim için?

0

İsrail’in Gazze’de 7 Temmuz’dan itibaren giriştiği katliamın yaklaşık iki aylık bilançosu 2 binden fazla ölü ve 11 binden fazla yaralı. Öldürülenlerin 560’ı çocuk ve %85’i sivil. Aslında Siyonist İsrail’in saldırganlığı, gerçekleştirdiği katliam ve zulümler birçoğumuz için beklenmedik bir durum değil. Zira emperyalizmin bölgedeki ileri karakolu olan İsrail varlığını ancak (başta Filistinliler olmak üzere) bölge halklarının katli pahasına sürdürebilir. İsrail, yaklaşık iki ay boyunca son yılların en büyük katliamını gerçekleştirmesine rağmen 2012’deki ateşkesin şartlarına çok benzeyen bir ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bu durum Filistin halkı için kısmi bir zafer anlamına geliyor. Zira, 11 binden fazla okul, cami, ev ve hastanenin yıkılması ve on binlerce insanın evsiz kalmasına rağmen, en ileri teknolojik silahlarla kendisine saldıran düşmana karşı onurunu korumasını bilmiş ve bulunduğu her alanda (hapishanede açlık grevi de dahil olmak üzere) elindeki tüm araçlarla İsrail ve işbirlikçilerine karşı canını ortaya koymuştur. Bunun sonucunda, Gazze’ye uygulanan ambargonun hafifletilmesi gibi kısmi tavizleri kazanabilmiştir. Ancak bu, İsrail’in ve Hamas’ın görünürde neden başladıkları yere geri dönmüş oldukları sorusunu tam olarak cevaplamıyor.

Torun Center’da iş cinayeti!

0

Mecidiyeköy’de yıkılan Ali Sami Yen stadyumu arazisinde, inşaatı devam etmekte olan Torun Center’da işçileri taşıyan asansör 14. kattan yere çakıldı. En az 8 işçinin hayatını kaybettiği ve sayının artabileceği belirtiliyor. Aynı inşaatta geçtiğimiz Nisan ayında da iş cinayeti gerçekleşmiş, 19 yaşında bir işçi hayatını kaybetmişti.

La Plata katliamının 39. yıldönümü

0

Bundan 39 sene önce, 5 Eylül 1975 tarihinde uluslararası Troçkist lider Nahuel Moreno önderliğindeki akımın Arjantin seksiyonu PST [Sosyalist İşçi Partisi] La Plata lokali, Triple A adlı faşist örgütün ve Arjantin anti-komünist ittifakının militanlarınca basıldı. PST üyesi 8 işçi kaçırıldı, işkenceden geçirildi ve katledildi.

Barış ve emekçilerden yana bir çözüm!

0

Geçtiğimiz Temmuz ayında Çözüm süreciyle ilgili “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı” adıyla sunulan bir yasa onaylandı. Yasa Hükümet ile Kürt önderliği arasında yürütülen müzakere sürecinin çerçeve yasası olarak da anılıyor. Öcalan’ın geçtiğimiz ay çözüm sürecinde 30 yıllık savaşın son aşamasına gelindiğini açıklaması, sürecin gidişatına ve çözümün geldiği noktaya göz atmak açısından büyük önem arz ediyor. Zira, gerçek anlamda bir barışın gelmesi umudunu taşıyan ve özgür bir toplumun inşası için halkların özgür olması gerektiğini düşünenler olarak, Kürt halkının taleplerinin karşılanmasının, kendi kaderlerinin bizzat belirleyicileri olmalarına bağlı olduğunu düşünüyoruz.

Arjantin: Mücadeleci demiryolu işçilerinin suçlanması girişimini reddediyoruz! Protestonun suç olarak kabul edilmesine hayır!

0

Arjantin’de, 28 Ağustos’taki başarılı genel grevin ardından, Ulaştırma ve İçişleri Bakanı Florencio Randazzo, Sarmiento şubesinin çeşitli demiryolu delegelerine karşı suçlamalarda bulundu, bu delegelerin görevlerinden alınmalarını ve haklarında soruşturma açılmasını talep etti. Bakanın hedefi, emekçilerin haklarını savunan ve bunun için mücade eden ve hükümetin meşhur “demiryolu devrimi” yalanlarıyla çarpışagelen Ruben “Pollo” Sobrero’nun liderliğindeki Delegeler Birliği’ne ve sendikaya ağır bir darbe vurmaktır.

Sosyalist Sol’dan Kadınlar: “Aslında ülkenin başbakanı da bir kadın ama bu, kadınların durumunu değiştiren bir şey değil.”

0

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)’in Birleşme Kongresi’ninin gerçekleştiği Arjantin’de Izquierda Socialista (IS – Sosyalist Sol)’dan Kadınlar’la kadın mücadelesinin dünya çapında ortak gündemlerini ve kadın hareketi içinde enternasyonal mücadelenin önemini konuştuk. Aşağıda yaptığımız söyleşiyi okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Çok alametler belirdi… Şimdi işçi seçeneğini yükseltelim!

0

Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması, ülkenin yakın geleceğini ve iç dinamiklerini belirleyecek, istikrardan uzak yeni bir evreye girmekte olduğumuz anlamına gelebilir. Özellikle Gezi sürecinden bu yana Erdoğan, iç politik ilişkilerin tek kontrol mercii olmadan kendi gücünü ve geleceğini garanti altına alamayacağını biliyor. Bu nedenle Köşk’e çıkmayı başarmasına karşın, hükümeti ve AKP’yi avucunun içinde tutmayı sürdürerek dengeleri korumayı hedefliyor. Böylesi “gölge” bir role en uygun aday olarak, Davutoğlu’nun hem AKP Genel Başkanı hem de Başbakan yapılmasının nedeni bu.

Katiller ve tecavüzcüler TV programlarında, kadın cinayetleri artarak devam ediyor!

0

Geçtiğimiz hafta içinde kadınları öldürmüş veya öldürmeye teşebbüs etmiş, kadınlara şiddet/taciz/tecavüz uygulayan erkekler çeşitli TV programlarına “konuk” edildi.

İlk olarak, eşi Hasret K.’ya defalarca şiddet uygulamış olan ve boşanmak istediği için onu 43 yerinden tornavidayla yaralayan Yakup Kara, 28 Ağustos Perşembe gününde Kanaltürk’te yayınlanan “Songül Karlı ile Yeniden” adlı programa çıkarıldı. Programda “Hasret ile dayanışma” düşüncesi bir yana dursun, söz konusu kişinin eşine neden (!) şiddet uyguladığının cevabı arandı: Kara, “ben evimi kurtarmaya çalıştım” diyerek karısının toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirmediğini anlattı. Yakup Kara hakkında, daha önce kadın örgütlerinin yoğun çabasıyla tutuklama kararı çıkmış; ancak nöbetçi mahkeme tutuklama kararına rağmen Kara’yı serbest bırakmıştı.

Ah şu Suriyeliler olmasa!

0

Rakamlarla başlayalım; 23 milyonluk Suriye’nin 6,5 milyonu ülke içinde, 3,5 milyonu da ülke dışında olmak üzere 10 milyon Suriyeli mülteci durumda. Ülke dışında olan 3,5 milyon insanın 1,3 milyonuna yakını Türkiye’de. Bu 1,3 milyon mülteciden sadece 220 bin kişi kamplarda yaşarken geri kalanlar İstanbul, Gaziantep ve Hatay başta olmak üzere ülkenin güney illerine dağılmış durumda. Unutmadan; 1,3 milyon mültecinin yarısına yakını çocuk. Kamplarda yaşayan çocukların %65’i okula giderken kamp dışındaki çocuların %75’i okula gitmiyor. Dile kolay bu rakamların hepsi resmi, gerçeğin daha da büyük bir vahamet içerdiğini söylemeye gerek yok.

Esad diktatörlüğünün bombalarından kaçan bu insanlar şimdi de, son günlerde kendilerine yönelik artarak devam eden linç kampanyalarıyla karşı karşıyalar.

Arjantin’de sınıf mücadelesi yükseliyor!

0

Arjantin hükümeti derin bir borç krizine batmışken artan hayat pahalılığı, düşen ücretler ve budanmaya çalışılan haklar karşısında işçi sınıfı sessiz kalmayarak genel greve gitti. Her ne kadar burjuva hükümet genel grevin etkisinin %30 dolaylarında kaldığını iddia etse bile, gerçekçi veriler bu oranın %70 civarında dolaştığını gösteriyor.

Neden İmam Hatip, Neden Meslek Lisesi?

0

4+4+4 sisteminin bir parçası olarak henüz bu sene uygulamaya konulan TEOG sistemi daha ilk senesinde, bu sene liseye başlayacak gençler için büyük problemler yaratmaya başladı bile. Gençlerin pek çoğu tercih etmemelerine rağmen istemedikleri liselere gitmekten şikayetçi. Hükümet ise problemi çözeceğini söylüyor, ancak ortada henüz atılmış somut bir adım ne yazık ki yok. Ve öyle görünüyor ki, öğrencilerin liselere kayıt olma süreci okullar açıldıktan sonra da devam edecek.

Eğitimin ticarileşmesi yolunda önemli bir adım: Özel okullara devlet desteği

0

Uzun yıllardır süren, devlet okullarının içinin boşaltılması ve eğitimin giderek ticarileşmesi sürecinin bir ileri adımı da bu sene ilk kez uygulanan teşvik sistemi ile atılmış oldu. Devlet okullarının verdiği eğitimin niteliksiz ve kalitesiz oluşu uzun süredir ailesi özel okul ücretlerini karşılayabilen öğrencilerin özel okulları tercih etmesine sebep oluyordu. Bu seneden itibaren devlet yardımı aracılığıyla özel okullara kaydolmak bir kat daha özendirilmeye başlandı. Bu da yetmemiş olacak ki, ortaöğretim kurumlar sınavının ardından tercih döneminde yerleşemeyen çok sayıda öğrenci yaşadıkları şehirlerin en uzak uçlarındaki liselere yerleştirilerek adeta özel okullara gitmeye zorlandılar.

UIT-CI Birleşme Kongresi başarıyla tamamlandı

0

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)’nin Birleşme Kongresi, 31 Temmuz, 1, 2 ve 3 Ağustos günlerinde Arjantin Buenos Aires’te gerçekleşti. Kongrede Latin Amerika, Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya kıtalarından 14 ülkenin temsilcileri hazır bulundu. Türkiye’den İşçi Demokrasisi Parti Girişimi’nin, İspanya’dan Enternasyonalist Mücadele (LI)’nin ve Meksika’dan Sosyalist İşçi Partisi (POS)’nin UIT-CI ile birleşmesiyle tamamlanan kongrenin ardından, tüm çabalarını dünya sınıflar mücadelesinin ilerletilmesine ve devrimcilerin birliğine hasreden yeni bir uluslararası devrimci kutup doğdu.

Direnişin 40, grevin 1. günü: Beltaş işçileri

0

İşlerine iade ve taşeron sisteminin kaldırılması amacıyla 39 gün boyunca Beşiktaş Belediyesi önünde direniş çadırı kurarak eyleme geçen 239 Beltaş işçisi aldıkları karar doğrultusunda bugün itibariyle greve çıktı.

UIT-CI deklarasyonu: Irak’ta ve Suriye’de ABD bombardımanına hayır!

0

IŞİD’i yenebilecek ve nefret edilen bölge rejimlerine son verecek olan, halklardır!

Birkaç haftadan bu yana, Obama’nın emriyle ABD, “ABD yurttaşlarını korumak” ve IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti, yeni adıyla İslam Devleti) tehdidi altındaki Ezidi ve Hıristiyan toplulukları savunmak adına “insani yardım” sağlamak iddialarıyla Irak’a askeri müdahalede bulunmaya başladı. Obama şimdi harekatın; “terörizme karşı mücadele” iddiasıyla, diktatör Beşar Esad’la bir anlaşmayı da içerecek şekilde, Suriye’ye dönük olası bombardımanlarla ilerleyebileceğini ilan ediyor.

İktidarı muktedire zehretmek…

0

“Ortalama” bir muhalif için Recep Tayyip Erdoğan, bir “diktatör” olarak, bu memleketin bugüne kadar maruz kaldığı en büyük tehlikedir; üstelik bu tehlike giderek de büyümektedir. Ancak kendisinden pek o kadar korkulmadığı da belli. Nereden mi? O “olağanüstü tehlikeye” karşı mücadele biçiminin olağanlığından!

Arjantin Sosyalist Solu: Dış borçlar ödenmesin!

0

Aşağıda, dünya partimiz UIT-CI (İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal)’in Arjantin seksiyonu Izquierda Socialista (Sosyalist Sol)’un Arjantin’deki ekonomik kriz ve dış borçlar hakkındaki açıklamasını sizlerle paylaşıyoruz:

Beklenen sona doğru mu gidiyoruz, yoksa son anda bir çıkış kapısı mı doğacak? Hiç de iç açıcı olmayan bu tablo karşısında, Cristina Kirchner hükümetinin tavrı kesin; “Ödemeye devam edeceğiz.” Bizim tavrımız ise tam tersi!

3. köprü, kaçıncı cinayet!

0

İstanbul halkının senelerdir mücadele ettiği, günlerce, aylarca protesto eylemleri gerçekleştirdiği, İstanbul’un kalan son yeşil alanlarını da rant alanı haline getirecek olan 3. Köprü inşaatı başladığından beri pek çok kez gündeme geldi. 3. köprü hakkında hazırlanan raporlardan hangisine bakarsanız bakın, karşınıza, İstanbul’un son yeşil alanlarının da böylece yok olacağı, tıpkı ikinci köprü sonrası olduğu gibi çevresinde başlaması muhtemel olan çarpık kentleşme, nüfusa, trafiğe ve pek çok soruna hiçbir çözüm üretemeyeceği hatta aksine bu sorunları daha da derinleştireceğine dair pek çok veri çıkmata. Tüm bu raporlara, uyarılara rağmen başlatılan köprü inşaatı son dönemlerdeyse, alınmayan tedbirler yüzünden gerçekleşen işçi cinayetleriyle gündemde olmaya devam ediyor.

Eskişehirde otobüs zammı!

0

Büyükşehir Belediyesi ile Özel Halk Otobüsçüleri Odası arasında yapılan anlaşma gereği, büyükşehir belediyesi yönetmeliğine bağlı UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi) ulaşıma 1 Eylül’den itibaren zam yaptığını açıkladı. 23 Temmuz 2014 tarihinde Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne zam için başvuran Özel Halk Otobüsçüleri Odası’nın talebi UKOME Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edildi. Ayrıca, Anadolu Üniversitesi’nce “bilim” heyeti oluşturuldu. Heyet raporunu tamamlayarak, 18 Ağustos 2014 tarihinde göndermiştir. UKOME Genel Kurulu’nun 20 Ağustos 2014 toplantısında kurul üyelerine ulaşım hizmetlerine zam yapılması konusunda görüşleri sunulmuş ve kurul üyelerinin tamamı ulaşım hizmetlerine zam yapılması zamanının geldiği konusunda hem fikir olunmuştur, denildi.

İDP Girişimi Yaz Kampı gerçekleşti

0

İDP Girişimi’nin yaz kampı 14-17 Ağustos tarihlerinde gerçekleşti. Yoğun bir katılıma ev sahipliği yapan kamp, Eyüp emekçileri, tekstil işçileri, öğrenci ve işçi gençlik, kadınlar, emekçi Kürtler ve büro işçileri gibi birçok farklı kesimi bir araya getirdi ve kaynaştırdı. 3 gün süren kampta çeşitli konularda atölyeler ve sunumlar yapıldı.

Güney Kore’de Hyundai ve Kia Motors işçileri grevde

0

Dünya çapında üretim yapan Hyundai ve Kia Motors şirketleri Güney Kore’deki işçilerine düzenli ikramiyeyi çok gördü. Ülke çapındaki fabrikalarda örgütlü olan sendikalı işçilerin (47.262 işçi) %70’i düzenli ikramiye talebiyle greve çıkma kararı aldı. Ayrıca işçiler maaşlarında %8,16’lık bir artış ve emeklilik yaşının 60’a indirilmesini de talep ediyor. Bu grevin, Hyundai ve Kia Motors’a toplam 65 milyar won (yaklaşık 93 milyon dolar) kayba neden olacağı tahmin ediliyor.

Gençlik İDP Eyüp İlçe Bürosu’nda toplandı

0

İDP Girişimi yaz kampının ardından kampı değerlendirmek üzere işçi, işsiz, öğrenci gençler olarak İDP Eyüp ilçe bürosunda bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik. Kampta rejim ve işçi demokrasisi, sendikalar ve işçi demokrasisi, parti ve işçi demokrasisi sunumlarının yanı sıra kadın atölyesi, İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal birleşme kongresi sunumu ve 2 kez de gençlik atölyesi yapılmıştı. Tüm bu sunumlar ve atölyeler hakkında kısaca konuşma fırsatı bulduğumuz toplantıda, kamptaki sunumların daha detaylı ve çeşitlendirilerek konuşulması gerektiğine karar verdik.

Şantuk Tekstil’de zafer direnen emekçinin olacak!

0

Yaklaşık 500 işçinin çalıştığı, Arnavutköy’de bulunan ve ihracat ağırlıklı üretim yapan Şantuk Tekstil fabrikasında ağır çalışma koşulları ve düşük ücretlere karşı sendikal mücadele veren 35 işçinin işlerine son verildi.

ABD’nin politik cinayeti: Michael Brown

0

9 Ağustos tarihinde henüz 18 yaşındaki Afrika kökenli siyahi genç Michel Brown, beyaz polis Darren Wilson tarafından başından iki kez vücudundan altı kez vurularak katledildi. Katledildiği sırada hırsızlık yaptığı iddia ediliyordu fakat silahsız olduğu ve karşısındaki polis için herhangi bir tehlike barındırmadığı görgü tanıkları tarafından kesin olarak teyit edildi. Cinayetin ardından, Brown’un katledildiği şehir olan Ferguson’da ve Missouri eyaletinin genelinde polis şiddetine karşı ayaklanmalar başladı. Ayaklanmaları bastıramayan eyalet yönetimi geceleri sokağa çıkma yasağı ilan etmekle kalmayıp ABD anayasasına aykırı olmasına rağmen orduyu ayaklanan kitlelerin üzerine salmaktan da çekinmedi. Ayaklanma sırasında şu ana kadar 2 kişi daha polis ya da askerlerce katledildi.

İDP Girişimi Cumhurbaşkanlığı seçim değerlendirmesi: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra sınıf siyaseti

0

2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye tarihinde daha önce yaşanmamış bir milat olacağı ve Türkiye’ye dair tüm dengelerin hangi yönde gelişeceğini nihai olarak belirleyeceği yönünde bir inanış vardı. Erdoğan seçilirse bir parantez kapanacak, İhsanoğlu seçilirse de fabrika ayarlarına geri dönülecekti. Diğer bir ifadeyle bu seçim adeta bir ölüm kalım mücadelesi olarak tarif edilmekteydi. Oysa, cumhurbaşkanlığı seçimine katılım yüzde 74 civarında kalarak referandumları saymazsak AKP iktidarı altında yapılan katılımın en düşük olduğu seçim oldu. Yaklaşık 14,5 milyon seçmen tüm ölüm-kalım çağrılarına rağmen sandığa gitmedi; yani en kritik olduğu söylenen seçim en az katılımlı seçim oldu. Üstelik 4 ay önce yapılan 30 Mart yerel seçimlerinde il genel meclisi rakamlarına göre sandığa 46,9 milyon seçmen giderken 10 Ağustos’ta bu sayı 41,2 milyona geriledi. Bu durumu normalleştirme gayretinde olanların Avrupa’da seçimlere düşük katılımı örnek göstermeleri beyhude. Dünyanın hiçbir yerinde 4 ay önce sandığa giden yaklaşık 5,7 milyon seçmenin bu kez sandığa gitmemiş olması [üstelik seçim bir ölüm-kalım mücadelesi olarak tarif edilmişken] tembellik ya da sorumsuzlukla açıklanamaz. Tembel ya da sorumsuz olan, dünya yansa umurumda değil diyen kişi dört ay öncede sandığa gitmezdi! Başta seçim yöntemi ve adayların temsil ettiği programlar olmak üzere bir dizi faktörün seçmeni ikna etmediği, seçmenin bu duruma razı olmadığı ve bu nedenle sandığa gitmediği görülmektedir. Aşağıda bu faktörler ayrıntılı olarak ele alınacaktır. Sonuç olarak her şeye rağmen seçimler gerçekleşti ve ilk turda 21 milyon oy alarak %51.79’luk dilime erişen Tayyip Erdoğan seçimlerin galibi oldu.

Bayramda Kent Gıda işçilerini ziyaret ettik

0

Türk-İş’e bağlı Tek-Gıda İş Sendikası üyesi Kent Gıda (Mondelez) işçileri ocak ayından bu yana toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamaması üzerine 15 Temmuz sabahı grev kararı almıştı. 10 yılın üzerinde çalışan işçilerin dahi maaşı asgari ücret civarı olan Kent Gıda işçileri bu gidişata dur demek için yaklaşık 45 yıldır sendikanın örgütlü olduğu işyerinde ilk kez greve çıktı. İDP-Girişimi olarak grevlerinin 15. gününde bayramlaşma için toplanan işçileri Gebze’deki fabrikalarında ziyaret ettik. Yaptığımız sohbetlerde daha fazla kölelik koşullarında çalışmak istemediklerini söyleyen işçilerin mücadeledeki kararlılıkları dikkat çekiciydi. Çocuklarıyla birlikte grev alanında olan işçiler bayram gününü davul zurna eşliğinde geçirdiler. Eğer grev olmasaydı bayram tatilini memleketlerinde geçireceğini söyleyen pek çok işçi çocuklarına iyi bir gelecek bırakmak için mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi. Grevlerine daha fazla destek bekleyen Kent Gıda işçileriyle gerçekleştirdiğimiz röportajı yayımlıyoruz:

Asker-İhvan-Devrim üçgeninde Filistin ve Türkiye dayanışma hareketi

0

Önceki iki yazıda, Mısır’dan yola çıkarak Arap dünyasının halk ayaklanmalarında hâkim olan Asker-İhvan-Devrimci Güçler üçgenini ele almıştım. Siyonist İsrail apartheid rejiminin Filistin halkına yönelik bir buçuk aydır devam eden son saldırısı karşısında Türkiye’de İsrail’e boykot ve ambargo talebiyle devam eden eylemlerin ve koordinasyon çabası kadar Filistin’deki direniş güçlerini tanımlamak, bu güçlerin bölgesel bağlantılarını anlamak; böylelikle Türkiye’deki Filistin söylemine daha yakından bakmak ve çözümlemek de önem taşıyor. Yukarıda bahsi geçen üçgenin üç tarafı arasındaki çatışmanın Filistin içinde nasıl yansıdığını ve Filistin ile dayanışma perspektifini nasıl etkilediğini tarif etmek, Filistin ile gerçek bir dayanışma perspektifi oluşturmak için de çok önemli.

Kent Gıda işçisi grevde!

0

Gebze’de kurulu olan şeker fabrikası Kent Gıda’da işçiler 15 Temmuz’dan beri üretimi tamamen durdurarak greve çıktılar. Grevci işçileri İDP Girişimi olarak ziyaret ettik. 7 aydır toplu iş sözleşmesinin imzalanmaması üzerine Tek-Gıda İş üyesi 800 işçi greve çıktı. Patronun düşük zam teklifine tepkili olan işçiler toplu iş sözleşmesinin imzalanmamasını isteyerek sendikanın grev kararı almasını sağladı.

Kristal-İş Sendikası işçileriyle röportaj: Grev Haktır Engellenemez!

0

Şişecam yönetimi ile Kristal-İş Sendikası arasında toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde bir anlaşmaya varılamaması sonucu 5800 Şişecam işçisi 20 Haziran’da ülke genelindeki on fabrikada greve çıkmıştı. Direnişlerinin 8. gününde ise Bakanlar Kurulu’ndan grevin ertelenmesine yönelik bir karar çıkmasının ardından erteleme kararının iptali için Danıştay’a başvuran işçilerin bu talebi ise geçtiğimiz günlerde reddedilmişti. Patron, hükümet ve yargı işbirliğinin grev haklarını engelleyemeyeceğini haykıran binlerce cam işçisi 28 Temmuz Cuma günü Levent’te bir araya gelerek Şişecam Genel Merkezi’nin bulunduğu İş Kuleleri’ne yürüdü. Bursa, Mersin, Lüleburgaz, Gebze gibi farklı bölge fabrikalarından gelen Şişecam işçilerinin yürüyüşüne sendikalar, çeşitli politik gruplar ve partiler de katıldı. Bizler de İşçi Demokrasisi Partisi Girişimi olarak beraber yürüyüşe katıldığımız Kristal-İş Sendikası işçileri ile eylem sonrası bir röportaj gerçekleştirdik.

İDP Girişimi: Direniş süreciniz nasıl gelişti? Hangi talepler etrafında örüldü?